KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2023
- Esas no
- 2022/421 Esas
- Karar no
- 2023/148
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Dava tarihi
- 15/06/2022
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka numaralı aracın müvekkili şirket nezdinde 12.01.2015-12.01.2016 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... ...
Limited Şirketi adına sigortalandığını, 06.07.2015 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç ile ... römork plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada karşı araçta yolcu olarak bulunan Gülderen Kılınç'ın yaralandığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/...
Esas sayılı dava dosyası ile 52.000,00 TL manevi tazminat, 121.971,26 TL sürekli iş göremezlik ile 2.701,46 TL geçici iş göremezlik tazminatının davacıya ödenmesine karar verildiği, bu karara istinaden ...
İcra Dairesi'nin 2019/... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, müvekkili şirket tarafından sorumluluğu oranında dosya borcunun ödendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme sonrası davalı şirkete başvuru yapıldığını ancak dönüş alınamadığını, müvekkili şirketçe yapılan ödemenin ZMM sigortalısının %10 kusuruna denk gelen miktarın rücuen tazmini talebi ile ....
İcra Müdürlüğü'nün 2019/... sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi başlatılan takibe itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından 09/08/2019 tarihinde icraya ödeme yapıldığını, 12/11/2019 tarihinde ise müvekkili şirkete ilamsız takipte ödeme emri gönderildiğini, müvekkili şirketce de bu ödeme emrine süresi içinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, 25.03.2022’de ise davacı tarafından itirazın iptali için taraflarına zorunlu arabuluculuk davet mektubu ulaştırıldığını, takip tarihi ile işlem tarihi arasındaki 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı tarafa ödenen tazminatın davalı sigortalı şirketinden rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı icra takip dosyası fiziken celp ve tetkik edilmiştir.
Davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde ibraz ettiği tespit edilen cevap dilekçesi içeriğinde zamanaşımı def'i ileri sürdüğü görülmekle HMK'nın 142. maddesinin; ''1) Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.'' düzenlemesi gereğince tahkikata başlamadan evvel zamanaşımı savunmasının tetkik edilmesi gerekmiştir.
Somut olayda davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı tarafa ödenen tazminatın davalı sigortalı şirketinden rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemi ileri sürülmüş olup kaza, ödeme ve dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 73. maddesi ile "Birlikte sorumluların" rücu istemi yönünden zamanaşımı süresinin özel olarak belirlendiği görülmüştür.
Nitekim TBK'nın 73/1. maddesinde zamanaşımı süresi ve sürenin başlamasının esasları. "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir.
Yine, Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/4. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın C.8. maddesi 4. fıkrasında da rücu zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup.
"Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." şeklinde TBK'nın 73. maddesindeki düzenleme ile aynı yönde olacak şekilde düzenlenmiştir.
Gerek TBK, gerekse KTK ve Genel Şartlar kapsamında motorlu araç kazalarında birlikte sorumluların birbirlerine rücu edebilmeleri için öngörülen süre, sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl olarak düzenlenmiş olup başkaca herhangi bir özel düzenleme bulunmadığından dolayı KTK'nın 109. maddesindeki uzamış zamanaşımı süresinin zarar sorumlularının birbirlerine karşı açacakları rücu davalarında uygulanamayacağı anlaşılmaktadır.
Anılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; ödeme tarihinin 09/08/2019, icra takip tarihinin 05/11/2019, arabuluculuk başvuru tarihinin 24/03/2022, dava tarihinin 15/06/2022 olduğu görülmekle, dava tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona erdiği tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
(Emsal kararlar: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/2592 esas, 2022/786 karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2023/602 esas, 2023/401 karar sayılı kararı.)
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/421, K. 2023/148, 5 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama