İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/642 K.2025/452

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının kasko poliçesi yaptırmak için acentesi ile görüştüğünde hiçbir sigorta şirketinin teklif vermediği bilgisini aldığını, gerekçesinin ... adlı merkezi veri tabanında yer alan kaydın gösterildiği,…

Esas2022/642Karar2025/452Tarih13 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.100 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
13 Haziran 2025
Esas no
2022/642 Esas
Karar no
2025/452
Dava
Tespit
Dava tarihi
29/09/2022
Gereği düşünüldü
—
Dava
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.100 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının kasko poliçesi yaptırmak için acentesi ile görüştüğünde hiçbir sigorta şirketinin teklif vermediği bilgisini aldığını, gerekçesinin ... adlı merkezi veri tabanında yer alan kaydın gösterildiği, kaydın silinmesi amacı ile SEDDK nezdinde yapılan başvuru neticesinde SBM ve ...

Sigorta A.Ş arasındaki yazışmaların sunulduğu ve iki kaydın bulunuğu ve kaydın silinmeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, hiçbir gerekçeye dayanmayan ... kaydının kaldırılması gerektiğini, ... kaydına neden olabilecek herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin hiçbir kayda dayanmadan SBM başvuruda bulunduğunu, SMN'nin inceleme yapmaksızın ...'e işlediğini, müvekkilinin 13 yıldır avukatlık mesleği icra ettiğini, suistimale ve yanlış uygulamalara tenezzül edecek durumda bulunmadığını, müvekkilinin sigorta davaları alanında başarılı bir avukat olduğunu,

davalı sigorta şirketinin yıldırmak ve itibarını zedelemek için ...'i araç olarak kullandığını, kötü niyetli hareket edildiğini, müvekkilinin kasko sigortasından yararlanmasına yönelik kişilik haklarının kısıtlandığını beyanla ... kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; ... kaydı girilmesi ve silinmesinin yönetmelik kapsamında sigorta şirketlerinin görevinde bulunduğunu, müvekkili kurumun kayıtların içeriği incelemesi konusunda dahli ve sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle husumet yönünden ve esastan davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...

Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; şirketleri nezdinde aynı zamanda iş ortağı olan Av. ... ve ...'ün vekil sıfatları ile tazminat talebinde bulunduğunu 18 adet hasar dosyası bulunduğunu, bu dosyaların 17'sinde eksper ... tarafından fahiş fiyatlı ekspertiz raporu hazırladığı, şirketlerden haksız sigorta tazimini kazanmaya yönelik kuvveti şüpheler bulunduğunu, şüphelerini ...'e yapılan kaydın doğruladığını, ... kaydının somut belgelere dayandığını, ...

Anadolu Bölgesinde komisyon karşılığı organize edilen servis ağı sayesinde mağdur araç sahiplerinin özellikle yönlendirildiği Av.... ve Av.... tarafından oto servislerine oldukça cüzi ödemeler yapmasına rağmen eksper ... tarafından fahiş tutarlı, ısmarlama ekspertiz raporları hazırlandığı ve akabinde fahiş hasar talepleri ile şirketlerine başvuru yapıldığı ve davanın reddi gerektiği, ... kaydının bulunduğu veri tabanının T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı olarak çalışmakta olan Sigorta Bilgi ve gözetim Merkezinin Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu ...'e ait olduğu,

bu sebeple husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, husumetin tek muhatabının SGM olduğunu, bu sebeple husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, ... kaydı için gerekçe gösterme zorunluluğu bulunmadığını, onarım servislerine ödenen paranın bir kısımının ... Kiralama Şirketi tarafından gönderildiğini, bu firmanın eski ortağının ... olduğunu, gerçek zarar miktarları avukat tarafından ya da avukatın ortağı olduğu ...

Kiralama Şirketi Tarafından onarım servislerine ödendiğini, avukatların ofis adresi ile ... Kiramala şirketinin adresinin neredeyse aynı olduğunu, ...

Kiralama Şirketi avukatlar eksper ve oto servisleri arasında köprü kurulduğunu ve paravan olarak kullanıldığı yönünde haklı şüphelerinin bulunduğunu, araç tamir edildikten sonra eksper tarafından ekspertiz raporu hazırlanmakta şirketlerinden haksız tazminat talep amacı ile ısmarlama niteliğinde rapor olduğu aşikar olduğu ve bu hususun delilerinin sunulduğu ... kaydının oluşturulması için mevzuatta yasal bir süreç öngörülmediğini, ... internet sitesinde kaydın düşülmesi gerekli hallerin sayıldığı ve olayların bu hallerle birebir örtüştüğünü, davanın husumet ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLER

SBGM ve .... ATM'ye yazılan yazılarımıza verilen cevaplar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişiler Makine Mühendisi ... ve Hukukçu ... tarafından hazırlanan 02/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.

TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; ... veri tabanında kayıtlı oluşturulan suistimal kaydının silinmesi istemine cevaz verilmesinin mümkün olup olmadığı, davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği noktasına ilişkindir.

Bilirkişiler Makine Mühendisi ... ve Hukukçu ... tarafından hazırlanan 02/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;"....Amir hükmü kapsamında hukuki takdir ve tasnif Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacının haksız sigorta tazmini kazanmaya yönelik kuvvetli şüpheler bulunduğunun belirtildiği ancak, bu hususta bir mahkeme kararı sunulmadığı görülmektedir. Ancak, Yönetmelikler ve Genelge kapsamında davalı sigorta şirketinin şüphe duyduğu işlemleri ... sistemine bildirme yükümlülüğü bulunduğu ancak, Yönetmelikte şüphelenilen hususun bir mahkeme kararına dayandırılması yükümlülüğü getirilmediği dikkate alındığında ... kaydına alınacak gerçek ve tüzel kişilerin kimler olacağı hususunda tek karar merciinin sigorta şirketi olduğu görülmektedir.

İdarenin düzenleme yetkisi idarenin genel, objektif nitelikte, kişilere özgü farklılık arz etmeyen normlar koymasıdır. İdarenin düzenleme yetkisi, Anayasa’dan, kanunlardan, Cumhurbaşkanı kararnamesinden kaynaklanabilir ve ayrıca idare düzenleme yetkisine yürüttüğü faaliyetin doğası gereği sahip olmak zorundadır.

1982 Anayasası 8. maddesi yürütmeyi yetki ve görev olarak düzenlemiş ve yürütme yetki ve görevinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirileceğini söylemiştir.

Yürütme kural olarak ancak yasa koyucunun çerçevesini çizdiği alan içerisinde kanunların uygulamasını sağlamak, yürütme görevini yerine getirmek amacıyla türevsel ve bağımlı bir düzenleme yetkisine sahiptir. Türevsel nitelikteki düzenleme yetkisiyle yürütme organı, yönetmelikler ve yönerge, sirküler, esaslar, genelge, tebliğ gibi isimlerle adlandırılan adsız düzenleyici işlemler yapabilir.

Bu kapsamda Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı Ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik düzenlenmiştir.

Anayasanın 124. maddesi açıkça yönetmeliklerin kanunlarla Cumhurbaşkanı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak için ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılabileceği belirlenmiştir.

Ancak, Yönetmelikte ... kaydının kaldırılmasının reddi halinde başvuru yollarına ilişkin bir açıklama getirilmemiştir.

Davalı tarafından delil olarak sunulan hasar dosyalarında davacının avukat sıfatı ile vekaleten işlem yaptığı görülmektedir. Vekaleten yaptığı işlemler sebebiyle davacı aleyhine verilen cezai bir karar dosyaya sunulmamıştır. Vekalet akdi kapsamında müvekkilleri adına başvuru yaptığı, davacı tarafından yapılan işlemlerin Avukatlık Kanununa aykırı olduğu hususunda cezai bir başvurunun dosyaya sunulmadığı belirlenmiştir.

Anayasa 12. Maddesi “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.”

Anayasa 13. maddesi “(Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” Hükmü amirdir.

Kişilerin sigorta sözleşmesi yapma talebi Anayasal hak olarak değerlendirildiğinde, davacının Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı Ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında vekaleten avukat sıfatı ile davalı şirkete yaptığı hasar başvuruları sebebiyle ... kaydının olması Türkiye de faaliyette bulunan sigorta şirketleri ile sigorta sözleşmesi yapamayacağı sonucunu doğuracak ve davacının sözleşme yapma özgürlüğünün Yönetmelik kapsamında elinden alınacaktır.

Heyetimiz tarafından incelenen hasar dosyaları kapsamında davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. ne yapılan hasar başvurularının yanlış sigorta uygulamaları kapsamında olacağı değerlendirilmektedir. Ancak, yapılan bu başvuruların vekalet akdi kapsamında yapıldığı, davacı hakkında Avukatlık Kanununa aykırılık sebebiyle gerek cezai gerek idari başvuru yapıldığına ilişkin dosyaya sunulu bir delil bulunmadığı, haklarında cezai yaptırıma ilişkin başvuru bulunduğu yönünde delil ibraz olunmadığı, bu nedenle davacının Anayasal hakkı olan sözleşme yapma özgürlüğünün kısıtlanamayacağı ve ... kaydının kaldırılması gerektiği değerlendirilmektedir.

SONUÇ

Hukuki takdir ve tasnifi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; HASAR BEDELLERİ YÖNÜNDEN

• Davacının sunduğu ekspertiz raporlarında hasar ekspertizi araçlar görülmeden, sadece fotoğraflar üzerinden yapılmış, araçların hasar aldığı bölgelerdeki yer alan neredeyse tüm parçalar hasarlıymış gibi listelenmiş, bazı durumlarda araçların hasar almayan bölgelerindeki parça ve aksamlar da hasarlı olarak gösterilmiştir.

• Ekspertiz raporlarında orijinal parça ve yetkili servis işçilik fiyatlarını esas alan yazılımlar kullanılarak ve parça sayısı suni şekilde artırılarak hasar bedelleri yükseltilmiştir.

• Davacının ekspertiz raporları ile talep ettiği onarımların ekspertiz raporlarındaki gibi gerçekleştirildiğine dair bilgi ve belgeler ile kanıtlayıcı faturalar yoktur.

• Davacının talep ettiği bazı onarım bedelleri ile ilgili onarımın daha düşük bedellerle tamamlandığı ile ilgili tanık beyanları mevcut olmasına göre davacı gerçek onarım bedelinden daha fazlasını davalı sigorta şirketinden talep ettiği anlaşılmaktadır.

• Davacının ekspertiz raporlarında sunduğu değişmesi gereken parçaların değişip değişmediği, değişen parçalar var ise bu parçaların orijinal olup olmadıkları, eşdeğer/çıkma/yan sanayi parça olup olmadıkları ilgili ispatlayıcı belgeler yoktur.

• Davacının ekspertiz raporlarında sunduğu belirtilen işçilik bedellerinin yetkili/özel servis fiyatlarından hangisine uygun olduğu, onarımın yetkili/yetkisiz servislerde ne şekilde yapıldığı belirsizdir.

• Davacı avukatlık firmasının talep ettiği onarım bedeli ile davalı sigorta şirketi tarafından gerçekleştirilen onarım bedeli arasında önemli oranda farklar mevcuttur.

• Nitekim incelenen 21 hasar dosyasında yukarıda tespit edildiği gibi gerçekleşen/makul onarım bedelleri ile davacının talep ettiği onarım bedelleri arasında suiistimal olarak nitelendirilebilecek farklar olduğu görülmektedir.

• Parça sayısı ve işçilik kalemlerinin artırılarak yapılan bu hasar tespiti işleminin sahtecilik olduğu ve aracın hasarının abartılı gösterilmesini/değiştirilmesini amaçladığı, aldatmaya haiz olduğu ve iğfal kabiliyeti bulunduğu söylenebilir.

SİGORTA YÖNÜNDEN

Hukuki takdir ve tasnif Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;

• Davacının avukat sıfatıyla takip ettiği dosyalara ilişkin onarım bedellerinin fahiş gösterilerek davalı sigorta şirketinden hasar talebinde bulunduğu,

• Davalı sigorta şirketi tarafından davacı aleyhine Savcılık şikayeti ve Avukatlık Kanunu kapsamında bir şikayetin bulunduğu yönünde delil sunulmadığı,

• Davacının sözleşme (sigorta poliçesi) yapma hürriyetinin Anayasa ya göre ancak kanun ile kısıtlanabileceği,

• Davalılar tarafından Yönetmelik kapsamında davacı aleyhine ... kaydının işlenmesi sebebiyle sözleşme yapma hürriyetinin kısıtlandığı,

• Davacının Anayasal hakkı olan sözleşme yapma özgürlüğünün kısıtlanamayacağı ve ... kaydının kaldırılması gerektiği,

Değerlendirilmektedir. Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesine arz ederim...." şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Huzurdaki davada davacı tarafça davalı sigorta şirketi tarafından hakkında kötü niyetli olarak bildirildiği iddia edilen davalı ... nezdinde tutulan ... kayıtlarının silinmesini talep edilmiştir.

Davacı vekil sıfatıyla yer aldığı sigortacılık işlemleri nedeniyle hakkında suistimal kaydı tutualamayacağını ifade edilmesi üzerine, ... kaydı tutulmasına dayanak işlem kayıtlarının bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde incelenen 21 hasar dosyasında yukarıda tespit edildiği gibi gerçekleşen/makul onarım bedelleri ile davacının talep ettiği onarım bedelleri arasında suiistimal olarak nitelendirilebilecek farklar olduğunun görüldüğü, parça sayısı ve işçilik kalemlerinin artırılarak yapılan bu hasar tespiti işleminin sahtecilik olduğu ve aracın hasarının abartılı gösterilmesini/değiştirilmesini amaçladığı,

aldatmaya haiz olduğu ve iğfal kabiliyeti bulunduğuna yönelik teknik bilirkişinin tespitlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş mahkememizce de incelenen kayıtlar ve rapor içeriği hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülmüştür.

Davacı taraf avukat olduğundan bahisle vekil olarak yaptığı işlemlerden kendisinin sorumlu olmadığını ifade etmiş ise de Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi , Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik madde 5/b'de ''Sigortalı yanlış sigorta uygulamaları ve tazminat sürecindeki yanlış sigorta uygulamaları: Sigortalının, sigorta ilişkisi içerisindeki ilgili tarafların, tazminat takip aracıları, hasar tedvir ve tasfiyesini yürütenler,

sigorta eksperleri gibi bu ilişkide rol oynayanların sigorta sözleşmesinin kurulması ve yürürlüğü ile sigorta tazminatının tekemmülü aşamalarında şirkete karşı gerçekleştirdikleri yanlış sigorta uygulamalarıdır.'' şeklinde tanımlanmıştır.

Davacı taraf vekil olarak sigorta ilişkisinde bizzat rol oynadığı, sigorta tekemmülü aşamasında aktif rol alması ve bildirdiği hasar kayıtlarında suistimal olduğunun sabit olduğu görülmekle sigorta şirketince yapılan bildirimin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.

Hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan sözleşme yapma hürriyetinin kısıtlandığından bahisle ... kaydının silinmesi gerektiğine yönelik yorumlar içeren tespitlerde bulunulmuş ise de davaya konu talep ... kaydının silinmesine yöneliktir.

Sözleşme yapma hürriyetinin kısıtlanmasının anayasaya aykırı olacağından kaydın silinmesi gerektiğine dair görüşlere; mahkememizin davada konu incelemesinin temelini ... kaydının hukuka aykırı olarak yapılıp yapılmadığı hususunun oluşturduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulup kurulamaması mahkememizce incelenmesi gereken hususlardan olmadığı,

davacı tarafın sigorta tekemmülü aşamasında aktif rol oynaması nedeniyle ve dosya içerisinde suistimal olgusu sabit olduğundan ... kaydı tutulmasında hukuka aykırı bir husus tespit edilemediğinden ve sözleşme yapma hürriyetinin de tarafların iradeleriyle ortaya konulacak hususlardan olması nedeniyle, davalı sigorta şirketi bakımından açılan davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davalı ... aleyhine açılan dava bakımından ise; 30/04/2011 tarihinde 27920 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11.m. “ Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” şeklinde düzenlenmiş, verilerin kim tarafından silineceği hususunda bir düzenleme yapılmadığı görülmüştür.

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’nın 01/11/2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgesinde ise, yanlış sigorta uygulamalarına ve sigorta suistimaline ilişkin veriler hakkındaki esaslar belirlenmiştir.

Genelge’nin 3.4 m. uyarınca bu verilere ilişkin kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular Merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletilecek ve ilgili kurumca 7 iş günü içerisinde kayıt hakkında Merkez’e gerekçeli açıklama yapılacaktır. ...Anılan kaydı oluşturan kurum bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek ...’teki kaydı silebilecektir.

3.5 m. uyarınca tesis edilen işlem ise Merkez tarafından başvuruna sahibine gerekçeli olarak iletilecektir.

Genelge hükmü uyarınca davalı sigorta şirketine husumet yöneltilebilecek ise de (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2019/1987 Esas, 2020/198 Karar) genelge gereğince yanlış oluşan bu kaydın silinmesine ilişkin talebin yalnızca davalı sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiği, davalı ...'ne husmet düşmeyeceği anlaşılmakla ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı tarafından ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın REDDİNE,

2-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 80,60 TL harcın düşümü sonucu kalan 534,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4-Davalı ... Müdürlüğü kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00- TL 'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,

5-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00- TL 'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı taraflarca yapılan masraf bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına,

8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı asilin, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/06/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/642, K. 2025/452, 13 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Deliller
  5. Tahkikat, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç
  7. Sigorta Yönünden
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/642
Karar No
2025/452
Tarih
13 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/646 K.2025/1126
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/647 K.2025/1017
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/647 K.2025/568
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/648 K.2025/519
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/652 K.2025/1077
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/653 K.2025/1078

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.