KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Esas no
- 2023/295 Esas
- Karar no
- 2025/159
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/04/2023
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacı tarafından sunulan lisans satışı hakkını kullandığını, verilen hizmetler ardından keşide edilen faturaların tahsil edilemediğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile takip yapıldığını yapılan itirazla takibin durduğunu belirterek takibin devamını, davanın kabulünü, %20'den az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargı ve harç giderlerinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkilinin güvenlik açıkları sebebi ile hizmetten faydalanamadığını, bulut verileri de silindiğinden kullanım imkanı kalmadığını, buna ilişkin Diş dosyasında tespit yaptırdığını, davacı yanca bilgi verilmeden fatura düzenlendiğini, ihtilaftan habersiz olan muhasebe tarafından faturaların kayıtlarına alındığını ancak durum anlaşılıp haberdar olunduğunda 28.11.2022 tarihinde... Noterliği'nin 28.11.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itirazda bulunulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
... Vergi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... ASHM ... D.iş sayılı dosyası Uyap mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Hukuk bilirkişisi ... ve Bilgisayar Mühendisi ... tarafından hazırlanan 23/12/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; davacı tarafça davalıya ... ... Plan hizmeti sağlandığı ancak .... İcra md. ... esas sayılı takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Mahkememizce celp edilen .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ...tarafından davalı ... aleyhine 04/01/2023 tarihinde 8.539,20 USD alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Hukuk bilirkişisi ... ve Bilgisayar Mühendisi ... tarafından hazırlanan 23/12/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;"...Davacı ve davalı tarafça ibraz edilen defterlerde kazıntı ve silintiye rastlanılmadığı ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz oldukları görülmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin varlığına rastlanılmamıştır. Davacı tarafından davalı adına 4 adet fatura keşide edilmiş, davalıya bu faturalar tebliğ edilmiştir.
Davalı, söz konusu bu faturalardan 2 tanesini kayıtlarına almış ve bu faturalar için iade faturası keşide etmiş, 4 adet faturanın tamamına da keşide ettiği ihtarname ile YASAL SÜRESİNDEN SONRA itirazda bulunmuştur. Takip tarihinde davacı kayıtlarında davalı, (07.12.2022) 157.138,54.-TL (8.539,20 USD) borçlu olup; söz konusu borca yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmektedir. Davalı kayıtlarında davacının takip tarihinde borçlu ya da alacaklı olmadığı görülmektedir.
Davalı, söz konusu hizmetin verilmediğini iddia etmiş ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
D.iş dosyasında inceleme yapılmasını talep etmiştir ve yapılan incelemede; “... adlı uygulamanın verilerinin bulunduğu ... ... üzerinde programın çalışmasını sağlayan veri tabanı, barındırma alanı, servisler, hesaplar gibi temel nitelikteki tüm verilerin 31.01.2023 tarihinde sistematik şekilde silindiği, uygulamanın 31.01.2023 tarihinde saat 17:02 sularından itibaren çalışmadığı, bu tarih/saat itibarıyla iş bu rapor tanzim tarihine dek uygulamaya erişim imkanı bulunmadığını ve uygulama marketlerinden indirilen uygulamanın çalışmadığı” yönünde 10.05.2023 tarihinde görüş verilmiştir.
Dosya kapsamındaki e-posta yazışmalarındaki beyanlar, teknik bilirkişimizin tespitleri, davacı tarafından sözleşmeden doğan edimin yerine getirildiğinin tespiti, özellikle “re:...-... ödeme” başlıklı mailde karşı edimin ödeme şekli konusundaki beyanlar nazara alındığında, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu kanaatine varılabilecektir. Sayın Mahkemenin bu kanaatte olması ihtimalinde ise davacı, sunduğu hizmete karşılık davalıdan karşı edimi talep edebilecektir.
Bununla birlikte karşı edimin miktarı konusunda açık bir sözleşme hükmü olmadığından TTK M.23 hükmü çerçevesinde değerlendirme yapılarak karşı edimin miktarının belirlenmesi konusunda takdir Sayın Mahkemeye aittir...." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Huzurdaki davada uyuşmazlık taraflar arasında ... ... Plan hizmeti sağlanıp sağlanmadığı, bu hizmet kapsamında düzenlenen faturalar bağlamında davalı yanın borcunun bulunup bulunmadığı, hizmet kapsamının ticari uyuşmazlıktan mı tüketici işleminden mi kaynaklı olduğu, .... İcra md. ... esas sayılı takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davacının şirket davalının gerçek kişi tacir olduğu ve sağlanan hizmetin niteliğinin ticari işletmeyle ilgili olduğu anlaşıldığından mahkememiz uyuşmazlığın çözümünde görevlidir.
Davalı tarafça taraflar arasında sözleşmeye dayalı borç ilişkisi kurulmadığını iddia edilmiş ise de teknik bilirkişi incelemesiyle 27/02/2022 tarihinde davacı tarafça davalının kayıtlarının ... platformuna taşınmış olduğu ve alınan delil tespiti raporunda davacı tarafça davalıya hizmetin sağlandığı anlaşılmıştır. Şekle bağlı olmayan sözleşmelerin kurulması hususunda tarafların açık veya örtülü irade beyanlarının sözleşmenin esaslı unsurları noktasında uyuşması yeterlidir.
Taraflar arasında yapılan mail yazışmalarıyla davalının ödeme başlıklı mailinde ödeme şekli ile ilgili beyanları ve davacının edimini ifa ettiği göz önünde bulundurulduğunda sözleşmenin esaslı unsurları konusunda anlaşma sağlandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça başlatılan icra takibinin fatura alacağına dayalı olduğu görülmekle ve her iki tarafın da tacir olması nedeni ile 06/03/2024 tarihli celsede tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına, tarafların inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere HMK 222 gereği sunmasına, bu süre içerisinde gereği yerine getirilmediği takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının taraflara ihtar edilmiş, tarafların sunulan kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Yapılan inceleme neticesinde davacı tarafça davalıya gönderilen ve takibe konu edilen faturaların 2 tanesinin kayıtlara alındığı ve iade süresi geçtikten sonra davacıya iade edildiği görülmüştür. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2.
Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.
Davalı tarafça faturalar süresinden sonra iade edildiği için fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağının karine olduğu, faturalara konu edimin ifa edilmediğini ispat yükü davalı tarafa aittir. Davacı tarafça dosya içerisinde mübrez mail yazışmaları, .... Asliye Hukuk Mahkemesi ...
D.iş sayılı dosya içeriği ile hizmetin verildiğini ispatladığı, davalı tarafça faturalara konu hizmetin verilmediğine ilişkin eşdeğer karşı delil sunulamadığı, TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerektiği, davacının faturaları davalıya gönderdiğinin mail yazışmalarıyla sabit olduğu, TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamakla birlikte TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur.
Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterli (Doç. Dr. ... ..., ... Bam 3. HD Başkanı ..., Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, ...-2021 sf. 1022-1040) olduğundan dava konusu edilen dört faturanın da davalıya gönderildiğinin mahkememizce kabul edildiği ve davalı tarafın faturaların ikisinin süresinden sonra iade ettiği görülmekle hizmetin verildiğinin aksini ispat davalı tarafa aittir.
Davacı tarafın edimini ifa etmesine rağmen dava konusu fatura bedellerinin ödenmediği, mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen yeterli teknik incelemeyi ihtiva eden bilirkişi raporlarına göre yapılan tespitlerle de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise davanın yabancı para cinsinden olan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, İİK'nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmedilecek icra inkar tazminatının, takip konusu yabancı paranın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının takip tarihindeki döviz kurlarına göre belirlenecek Türk Lirası karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerektiği, (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/2600 E.,
2022/1376 K.) takibin başlatıldığı tarihte göre tespit edilen değer üzerinden icra inkar tazminatı hesaplaması yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
05/03/2025 Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/295, K. 2025/159, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama