KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/465 Esas
- Karar no
- 2024/863
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/03/2021
Karar Metni
2.129 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirketin konkordato başvurusu yaptığı ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/...
Esas sayılı dosyası kapsamında konkordato komiserliğine alacak bildirimi yapıldığını, davalının, alacağa itiraz etmesi üzerine Mahkemeye başvurulmuş ise de borcun olmadığı tespiti ile müvekkilinin alacağının konkordato nisabına dahil edilmediğini, Mahkemece davalının konkordato başvurusunun kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verildiğini, İİK'nun 308/b maddesi uyarınca iş bu davanın açıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01.10.2018 tarihinde Seçme ve Yerleştirme Hizmet sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin,
ilgili hizmetlere ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirerek akabinde tanzim ettiği faturaların davalı şirket tarafından ödenmediğini belirterek davanın kabulü ile tahsili gereken alacaklarına isabet eden payın davalıdan, konkordato projesine dahil edilerek tahsiline, Mahkeme aksi kanaatte ise alacaklarının doğrudan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 308/b maddesi gereğince işbu davanın, bir aylık yasal süre içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, 16.02.2021 tarihinde arabulucuya başvuru tarih itibariyle, tasdik kararının ilanından itibaren başlayan bir aylık dava açma süresinin çoktan geçirildiğini, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında akdedilen Seçme ve Yerleştirme Hizmet Sözleşmesinin 5. maddesinde,
hizmet bedelinin doğrudan veya dolaylı olarak işe alınan veya istihdam edilen aday başına ödeneceği ve ön ödemenin faturalandırılabilmesi için müşteri tarafından çalışma onayının verilmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen davacı tarafından her biri 3.540,00 TL tutarında "Danışmanlık Hizmeti" adı altında tanzim edilen faturaların neye dayanılarak tanzim edildiğinin anlaşılamadığını, zira yalnızca ... ... isimli şahsın işe girişinin gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından talep edilmeksizin aday listelerinin gönderilip işbu sözde hizmetin faturalandırılmasının kabul edilebilir olmadığını, bununla birlikte,
kabul anlamına gelmemek üzere ... ... için talep edilen hizmet bedelinin de hatalı ve fahiş olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığı için davacı şirket tarafından tanzim edilen faturalar için 30.073,48 TL tutarında iade faturası düzenlendiğini, konkordato, konkordato öncesine ilişkin alacak için bağlayıcı olup çekişmeli alacağın da, verilecek karar neticesinde konkordato kapsamında ödenmesinin söz konusu olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER ve YARGILAMA SAFAHATİ: SGK'ya yazılan müzekkere cevapları ve davacı vekilinin sunmuş olduğu delil dilekçesi mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... ATM'ye yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Mahkememize tevzi olan 2021/ ... esas sayılı dosyanda 22/03/2021 tarihli gerekçeli karar ile, İstanbul (1), (2), (3) Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilerek esasın kapatıldığı, dosyanın ... ATM'ye tevzi olup 2021/... esasına kaydedildiği, ...
ATM'nin 14/04/2021 tarihli gerekçeli kararı ile mahkememizce verilen kararın görevsizlik kararı niteliğinde olup, taraflara gerekli usuli uyarının yapılması gerektiği gerekçesiyle yeniden mahkememize gönderilmek istenirken sehven ... ATM'ye tevzi edildiği, oradan tekrar ... ATM'ye tevzi edildiği ve ... ATM'nin 08/07/2021 tarihli gerekçeli kararı ile Yargı yeri belirlenmesi için dosyanın BAM ... Hukuk Dairesi'ne gönderildiği ve anılı Hukuk Dairesi'nin 2021/ ...
Esas, 2022/... karar nolu ilamı ile mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği görüldü.
Mahkememizce 31/01/2023 tarih ve 2022/ ... Esas 2023/... sayılı kararı ile dosyada "hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine " dair karar verilmiş olup verilen karar ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 22/06/2023 tarih ve 2023/... Esas-2023/... Karar sayılı ilamıyla"....İİK'nun "Çekişmeli alacaklar hakkında dava" başlıklı 308/b maddesi "(1)Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.
(2) Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." hükmünü içermektedir."...
Çekişmeli alacakların, konkordatonun tasdikinden sonraki durumları ise az önce belirttiğimiz gibi İİK m. 308/b'nin konusunu oluşturmaktadır. Hemen açıklamamız gerekir ki, alacağı borçlunun itirazına uğrayan alacaklının, konkordatonun tasdiki kararını beklemesine gerek bulunmamaktadır. Dava alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi içinde her zaman açılabilir...
Konkordatoyu inceleyecek mahkemece, alacağı ister kabul edilsin isterse kabul edilmesin, alacaklı, konkordatonun tasdikine kadar ve hatta tasdikten sonraki bir ay içinde alacağının esasına ilişkin davayı açarsa, o zaman İİK m. 308/b uyarınca, çekişmeli alacağı için ayrılan payın borçlu tarafından mahkemece belirlenecek bir bankaya yatırılmasını isteyebilecektir...
İİK m. 308/b gereğince, alacaklı tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren çekişmeli hale gelen alacağı için dava açmazsa, tasdik kararı ile mahkeme tarafından belirlenen ve bir bankaya yatırılan kendi payına düşen kısmı talep edemeyecek, bankaya yatırılan pay borçluya iade edilecektir. Başka bir ifade ile, çekişmeli alacaklının konkordato gereğince kendisine düşen payı elde etmesi için, genel hükümlere göre alacak davası açması gerekmektedir..." (Prof.
Dr. Selçuk Öztek, Prof. Dr. Ali ... Budak, Prof.. Dr. Müjgan Tunç Yücel, Prof. Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, syf. 657-658, Ankara 2023).İİK'nun 308/b maddesi 2. fıkrası uyarınca, tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir.
İşte alacaklı, mahkeme tarafından belirlenen ve bir bankaya yatırılan kendi payına düşen kısmı talep edebilmesi için İİK'nun 308/b maddesi gereğince, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren çekişmeli hale gelen alacağı için dava açması gerekir. Aksi halde alacaklı, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemeyeceği gibi bankaya yatırılan pay da borçluya iade edilecektir.
Yapılan açıklamalar uyarınca somut olayda, İİK'nun 308/b maddesinde düzenlenen bir aylık süre, Mahkemece hatalı bir şekilde dava açılması bakımından öngörülen bir hak düşücürü süre olarak kabul edilerek davanın, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle verilen karar isabetli olmamıştır.
Zira dava, alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi içinde her zaman açılabilir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur...." şeklindeki ilamı ile kaldırılmış ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Bilirkişiler Mali Müşavir ... ve hukukçu bilirkişi ... ve ... 17/08/2024 tarihli sunmuş olduğu heyet raporundan özetle;"...Sayın Mahkemenizin verdiği görevle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacı tarafından seçilen ve önerilen adaylardan davalı tarafından seçilen ve işe alınan (ya da 5.maddede sayılan durumlarda) davacı her bir aday için 3.maddeye göre belirlenen ücreti alma hakkına sahip olacağı,
2. Davalının her bir aday bakımından 3.000 TL ön ödeme miktarını görev tanımı ve çalışma
onayı verildikten sonra; madde 3 hükmüne göre belirtilen toplam hizmet bedelinden ön
ödeme tutarı düşüldükten sonra kalana bakiyeyi ise ;a)Müşterinin adayın seçimini teyit
ettiği ya da aday ile istihdam koşullarında anlaştığı, b) Adayı istihdam ettiği veya adayı
doğrudan ve dolaylı olarak davalı için çalışmaya başladığı, c) Faturayı onayladığı tarihte
(hangisi daha önce gerçekleşir ise o tarihte), Faturalandırılan miktarları, fatura
tarihinden itibaren en geç iki hafta içinde davacıya ödemekle yükümlü olduğu
3. Fatura bedellerinde yaşanan gecikmeler sebebei ile davacının alacak iddiasında haklı
olması halinde, davalının borçlu olduğu tutar için TC Merkez Bankası banka mevduat
faiz oranı uygulanacaktır.
Ancak, İİK 288. maddesi gereği geçici mühlet kararı kesin mühlet kararının sonuçlarını
doğurmakta olduğundan kesin mühletin alacaklılar bakımından sonucunu düzenleyen
İİK 294. maddesinin "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu'na göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir
takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz
kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren
müddetler işlemez." şeklinde olduğunu, İİK 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 maddesi ise “Tasdik edilen konkordato projesi
aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin
edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” Hükmünü içermektedir. Somut olayda,
Konkordato talep eden davalının anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından konkortadoya tabi borçların geçici
mühlet tarihinden itibaren faizsiz olarak ödenmesinin kararlaştırılması gerekeceği
mütalaa edilmiş ve davacının faiz talep edemeyeceği mütalaa edilmekte olup; takdir Sayın
Mahkemenize aittir..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizde görülmekte olan dava; İİK 308/B maddesi gereğince davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespiti ile alacağın konkordato projesine kaydedilmesi isteminden ibarettir.
Huzurdaki davada ; davacı, davalı ile aralarında 01.10.2018 tarihinde Seçme ve Yerleştirme Hizmet sözleşmesi akdedildiğini, ilgili hizmetlere ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirerek akabinde tanzim ettiği faturaların davalı şirket tarafından ödenmediğini belirterek davanın kabulü ile tahsili gereken alacaklarına isabet eden payın davalıdan, konkordato projesine dahil edilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise davacı taraf ile müvekkili şirket arasında akdedilen Seçme ve Yerleştirme Hizmet Sözleşmesinin 5. maddesinde, hizmet bedelinin doğrudan veya dolaylı olarak işe alınan veya istihdam edilen aday başına ödeneceği ve ön ödemenin faturalandırılabilmesi için müşteri tarafından çalışma onayının verilmesi gerektiğinin belirtildiğini sonrasında ise yalnızca ... ... isimli şahsın işe girişinin gerçekleştiğini, aday listelerinin gönderilip işbu sözde hizmetin faturalandırılmasının kabul edilebilir olmadığını, ... ... için talep edilen hizmet bedelinin de hatalı ve fahiş olduğunu davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.
O halde taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının sözleşme gereği davalıya hizmet verip vermediği, geçici mühlet tarihi itibari ile alacağa hak kazanıp kazanmadığı hak kazanmış ise bu alacağın ne kadarının konkordato projesine dahil edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamı sonrasında tespit edilen uyuşmazlık nokktalarında dosya üzerinde iddia ve savunma doğrultusunda, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 1 mali müşavir, 1 borçlar hukukçusu ve 1 icra iflas konkordato alanında uzman hukukçu bilirkişiye dosyanın tevdii ile, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3. ve 7. Maddesine göre davalının geçicici mühlet tarihi itibari ile fatura alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve talep edilen çekişmeli alacağın işlemiş faizden oluşup oluşmadığı,
işlemiş faize ilişkin kısım var ise konkordato mühletinden önce ya da sonra işleyen faiz alacağı olup olmadığının tespiti ile 1 atm 2018/... esas sayılı dosyada bulunan bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle rapor hazırlanmasının istenilmesine dair karar kurulmuş ve Bilirkişiler Mali Müşavir ... ve hukukçu bilirkişi ... 17/08/2024 tarihli sunmuş olduğu heyet raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; dosyada mevcut istinaf ilamları gereği mahkememizin işbu uluşmazlığın çözümünde görevli olduğu ve davacının hak düşürücü sürede davayı açtığının kabulü gerekmiştir. Davalı hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasında 05/12/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, konkordato kararının ise 03/12/2020 tarihinden geçerli olmak üzere karar verildiği, 10/12/2020 de kararın ilanına karar verildiği ve ilanın 07/01/2021'de yapıldığı, verilen kararın 03/06/2021 tarihinde istinafta, 21/04/2022 tarihinde ise Yargıtayda onamış ve bu tarih itibariyle kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında 01.10.2018 tarihinde Seçme ve Yerleştirme Hizmet sözleşmesi akdedildiği hususunda ihtilaf yoktur. İhtilaf davacının sözleşmenin 5.,3,,7. maddeleri uyarınca hizmeti verip vermediği, davacının davalıya önerdiği şahısların davalı tarafından işe alınıp alınmadığı noktalarında toplanmıştır.
Mahkememizce ilgili SGK Müd.'ne müzekkere yazılarak, sözleşme tarihinden sonra davalı yanında ... , ... ..., ... ..., isimli şahıslarının çalışıp çalışmadığı sorulmuş olup gelen yazı cevabında ... ... isimli şahsın davalının iş yerinde çalıştığı görülmüştür. Ayrıca bu işçinin davalının iş yerinde çalıştığı cevap dilekçesinde belirtildiği üzere davalının da kabulündedir.
Her ne kadar davalı ... yönünden işe alım sürecini kendi gerçekleştirdiğini ileri sürmüş olsa da dosyada mevcut mail yazışmalarından da işçinin davalı şirket ile ilk temasının davacı tavsiyesi üzerine olduğu görülmüş ve bu işçi yönünden davacının sözleşme gereği hizmeti yerine getirdiği, sözleşmenin 3. ve 5. maddesi uyarınca alacağa hak kazandığı görülmüştür.
İsmi belirtilen diğer adaylar yönünden ise davacı sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca alacağa hak kazandığını dosya kapsamı ile ispat edememiştir. Açıklandığı üçere davacının, işçi ...'nun davalı tarafından işe alımı nedeniyle sözleşme gereği hesaplanan bedel üzerinden davalının geçici mühlet tarihi itibari ile alacağa hak kazandığının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne, davacının projeye dahil edilmeyen çekişmeli 2.282,80 tl alacağı bulunduğunun tespitine, tespit edilen 2.282,80 tl alacağın davalı ... anonim şirketi'nin ... asliye ticaret mahkemesi'nin 2018/... esas 2020/... karar sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesine dahil edilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/465, K. 2024/863, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama