KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Esas no
- 2024/319 Esas
- Karar no
- 2025/173
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 23/05/2024
Karar Metni
1.360 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firma tarafından davalı sigortalının maliki olduğu ... plakalı araç için 15/10/2022 ile 15/10/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigorta poliçesi tanzim edildiğini, 06/07/2023 tarihinde İstanbul İli, ... mevki kuzey yönünde meydana gelen hasara ilişkin , Trafik Devriye Kaza / olay / hasar tespiti ve müdahale tutanağında, "... istikameti anayol KM 56+600'de devriye sırasında rota refuj kısmında 12 boy ... tipi bariyet ve 8 adet dikme hasarı tespit edildi , araç olay yerinden ayrıldığı için bilgilerine ulaşılamamıştır." dendiğini,
AKM biriminin bölgedeki kameraları incelemesi sonucu hasarı meydana getiren aracın ... plakalı kamyon olduğunun tespit edildiğini, kamera görüntülerinde aracın kusurlu olduğunun görüldüğü ve tutanak tutulması beklenmeden olay yerinden ayrıldığını, müvekkilinin kaza sebebi ile hasar tazimini olarak 96.760,00-TL ödeme yaptığını, KTK 95/2.maddesinin f bendi uyarınca, " bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı,
alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, ödemede bulunan sigortacının , sigorta ettirene rücu hakkı bulunmaktadır." maddesi uyarınca davalı yana rücu hakkını kullandıklarını, alacağın tahsili amacı ile Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibini başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ve taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığından iş bu davanın açıldığını belirterek,
davanın kabulüne, itirazın iptaliyle takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Yetkili mahkemelerin Adıyaman Mahkemeleri olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde belirttiği iddiasının hukuki dayanaktan ve gerçeklikten yoksun olduğunu, talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sebep olduğu herhangi bir zarar olmadığını ve illiyet bağının da bulunmadığını, zira davacı yanın neye dayanarak böyle bir kusur tespitinde bulunduğunun anlaşılır olmadığını, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, Mahkemece olayın incelenerek , kusur oranının belirlenmesinin gerektiğini, alınacak raporlarda davacının iddiasının asılsız olduğunun anlaşılacağını ,
yine kabul anlamına gelmemek ile birlikte müvekkili şirketin aracının kaskosu bulunduğunu belirterek açılan kötü niyetli davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı tarafça dava dışı ilgiliye ödendiği beyan edilen hasar tazminatının sigortalı davalıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine rücuen tazminat alacağına istinaden faizler dahil toplam 103.849,99-TL alacağın reeskont avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 04/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
''..Tüm dosya kapsamı üzerinde Sayın Mahkemeniz'in talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz;
1-Davacı tarafından sigortalı aracın kimliği tespit edilemeyen sürücüsü olayda %100 oranında kusurlu olduğu,
2-Olay sonucu bariyerlerde meydana gelen hasar onarım bedelinin 96.750-TL olduğu,
3-Davacı ... Sigorta A.Ş tarafından 15/08/2023 tarihinde 96.760,00-TL tazminatın dava dışı ... A.Ş'ne ödenmiş olduğu,
4-ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B/4-f maddesinin ; "Sigortacının , "bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere , olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortalıya rücu edebilir hükmünde olduğu,
5-Yargıtay kararı doğrultusunda ; sadece bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse , sigorta şirketinin zarar gören 3.kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkının bulunduğu, bu durumda ise rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükünün sigortalıda olduğu, sigortalının kaza yerini ancak Genel Şartların B.4.f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlaması halinde rücu durumundan kurtulacağı,
6-Ancak dava konusu somut olay, bedeni zarara değil, maddi zarara sebebiyet verilen bir trafik kazası olduğundan, rücu koşullarının dava konu somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle davacı sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu etme hakkının olmadığı,
Görüş ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda.
Davalı tarafa ait ve davacı tarafça sigortalı ... plakalı aracın 06.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yoldaki bariyer ve dikmelere çarparak zarar verdiği, davacı tarafın dava dışı zarar gören şirkete dosyada mübrez 15.05.2023 tarihli dekontta görüldüğü üzere 96.760 TL hasar bedelini ödediği ve dava dışı şirketin tuttuğu kaza ve hasar tespit tutanağı uyarınca olay yerini terk eden sürücünün kusuru nedeniyle sigortalısı davalıya rücu ettiği,
mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı aracının meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunun ve hasar bedelinin 96.750 TL olduğunun ancak maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle davacının davalıya rücu hakkı doğmayacağının tespit edildiği, tarafların hasar hesabı ve kusur yönünden rapora bir itirazlarının olmadığı, rücu hakkının doğup doğmadığı konusunda değerlendirmenin ise mahkememizce yapılması gerektiği, İstanbul BAM 8. H.D nin 2021/1873 esas ve 2024/2093 karar sayılı ilamında''..
Bu halde, eldeki davada kazanın maddi hasarlı ve yaralamalı bir kaza olduğu, olay yerini terk etmenin (ister maddi hasarlı olsun ister bedeni hasarlı olsun) rücu nedeni olduğu, burada ispat yükünün davacıda değil davalıda olduğu; davalı tarafça zorunlu nedenlerle olay yerinin terk edildiğinin ispat edilemediği dosya kapsamından anlaşılmış olup,..'' ve yine İstanbul BAM 40. H.D nin 2021/1926 esas ve 2024/1599 karar sayılı ilamında ''..
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; dosyaya toplanan kanıtlardan sürücünün can güvenliği nedeniyle olay yerini terk ettiğine dair somut delil sunamadığına göre, davacıya sigortalı araç sürücüsünün açıklanan biçimde tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği gibi neden olmaksızın olay yerini terk etmiş, ispat yükü de doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalı davalıya geçmiştir.
Bu itibarla davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı aracın maliki davalının, maddi hasarla sonuçlanan trafik kazasında olay yerini terk eden aracın sürücüsünün, olay yerini KMAZMSSGŞ'nin B.4. maddesinde öngörülen tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği biçimindeki nedenlerle terk ettiğini kanıtlanmadığı,
böylece KMAZMSSGŞ'nin B.4. maddesinin 3. fıkrasının "f" bendinde öngörülen rücu koşulunun oluştuğunun anlaşılması karşısında, davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir'' denilmek suretiyle belirtildiği üzere maddi veya bedeni hasarlı olup olmadığı fark etmeksizin davacı sigortanın olay yerini terk nedeniyle davalı sigortalısına rücu hakkı bulunduğu,
davacı tarafça ödeme ile takip arasında 7.089,99 TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de mahkememizce resen yapılan hesaplamada bu tutarın 6.840,80 TL olması gerektiği anlaşılmakla davanın 96.760-TL asıl alacak, 6.840,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.600,80-TL üzerinden kısmen kabulüne, kusur ve hasar hususlarının yargılamayla anlaşılması ve alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/319, K. 2025/173, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama