KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/137 Esas
- Karar no
- 2025/858
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/02/2025
Karar Metni
1.129 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın toptan ve perakende kahve satışı yaptığını, davalı yana bu kapsamda muhtelif tarihlerde kahve satışı yapılarak faturalandırıldığını, 11/06/2024 - 21/10/2024 tarihleri arasında 16 adet fatura kesildiğini ve davalıya gönderildiğini, davalı yanın bu faturalara itirazı olmadığını, ara ödemeler yapılmış ise de bakiye borç miktarının 67.191,60-TL olduğunu ve borcun ödenmediğini, akabinde ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız bir şekilde itiraz ettiğini ve dosyaya haricen 20.000-TL ödeme yaptığını,
ancak borç tamamı ile kapatılmadığından işbu davanın açıldığını belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturaya konu malların müvekkiline tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediğini, düzenlenen faturanın hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafa tebliğ edilmesi gerektiğini, davacı yanca faturanın müvekkili şirkete tebliğ edildiğinin ispatının gerektiğini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının yalnızca fatura içeriğinde yer alan bilgilerin kabul edildiği anlamına geldiğini, davacı yanın , müvekkili ile arasında akdi ilişki bulunduğunu ve malların teslim edildiğini ispat yükü altında olduğunu belirterek, davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takibe itiraz kapsamında zamanaşımına yönelik itirazın değerlendirilmesinde ; taraflar arasında mal satımına dayalı fatura nedeniyle takip başlatıldığı yani davanın taraflar arasındaki temel ilişki olan satım sözleşmesine dayalı alacak talebine ilişkin olduğu, bu durumda ise zamanaşımı süresinin 10 yıldır olacağı, (818 sayılı Borçlar Kanununun 125 vd. maddeleri ile 6098 sayılı TBK'nın 146 vd. Maddeleri) faturaların 2024 yılına ait olduğu, böylece dava tarihi itibari ile de 10 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden faizler dahil toplam 77.326,75-TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; zamanaşımına, ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 15/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olup, taraflar arasında TTK 89.madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığı, taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisi olduğu,
Davacı tarafından dava konusu yapılan faturalar , davalıya "ticari e-fatura senaryosu" kapsamında gönderilmiştir. Bu senaryoya göre , alıcı taraf e-faturayı kabul , red veya iptal etme hakkına sahip olduğu gibi, ayrıca bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanunun 18.maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile ) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu,
Davacının, davalıdan ... Müdürlüğü 2025/... takip sayılı dosyası ile;
67.191,60-TL asıl alacak
10.135,15-TL işlemiş faiz
77.326,75-TL TOPLAM alacak talep ettiği,
İkame edilen itirazın iptali davasında işlemiş faiz talebinden vazgeçtiği ve davalının takipten sonra 20.000,00-TL kısmi ödemede bulunduğunu belirterek, takibin 39.500,00-TL üzerinden devamını talep ettiği,
a-20.01.2025 ödeme tarihi itibariyle ; 60.714,88-TL alacak ve 392,10-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.106,98-TL bakiye borç tespit edildiği,
b-21.02.2025 dava tarihi itibariyle; 60.714,88-TL alacak ve 3.226,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.941,45-TL bakiye borç tespit edildiği,
Değerlendirmelerimizi Mahkemenin takdirlerine arz ederiz "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda.
Davacı tarafın, davalı taraftan faturaya dayalı olarak alacaklı olduğundan bahisle takip başlattığı, davalının itirazı üzerine eldeki davayı ikame ettiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere; davacı tarafça kesilen faturaların davalı tarafça iade edilmediği ve ilgili Vergi Dairesine beyan edildiği, takip tarihinde, davacının kendi defter kayıtları uyarınca davalıdan 67.191,62 TL tutarında alacaklı olduğu, 20.01.2025 tarihindeki kısmi ödeme sonrası 60.714,88 TL asıl alacak, 392,10 TL işlemiş faiz ve yine dava tarihi itibari ile 60.714,88 TL asıl alacak bulunduğu, işbu rapora taraflarca itiraz edilmediği,
davalı tarafa ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun öninceleme celsesinde hazır bulunan davalı vekiline ihtarına rağmen, davalı tarafın defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde incelemeye sunmadığı ve yerinde inceleme talebinin de olmadığı,
bu nedenle davalı defter kayıtlarının incelenemediği ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği,bu durumda davacı yanın sunmuş olduğu kayıtların kendi lehine delil olacağı, hizmet almadığı, mal teslimi yapılmadığı iddialarını davalının ispat etmesi gerektiği ancak davalının defter kayıtlarını sunmadığı, yine davalı vekili ilk celse beyanında müvekkilinin bir çalışanı tarafından dolandırıldığını iddia etmiş ise de;
bu iddianın cevap dilekçesinde yer almadığı gibi dava dışı çalışanın eyleminin sabit olması halinde davalının yaptığı ödemeleri ilgili çalışana rücu edebileceği, davalının müşteki olduğu...CBS'nin 2025/... soruşturma sayılı dosyasında davalının şikayet dilekçesinde şikayet edilenlerin tamamının kendi çalışanı olduğu, bu durumda davalının kendi iç ilişkilerindeki aksaklıkların fatura kesen, davalıya tebliğ eden ve usulünce tutulmuş defter kayıtlarına da işleyen davacı tarafa karşı ileri sürülemeyeceği, alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere kısmi ödeme ve dava tarihinde davacının asıl alacağının 60.714,88 TL olduğu,
davanın, dava dilekçesinin 6. bendi ve sonuç kısmında açıklandığı üzere 39.500 TL asıl alacak tutarı üzerinden harçlandırıldığı ve ıslah talebinin bulunmadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne, yine alacak faturaya dayalı ve davalı yanca da belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/137, K. 2025/858, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama