KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Esas no
- 2014/335 Esas
- Karar no
- 2025/270
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 26/09/2008
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin çocuk kıyafetleri ve diğer çocuk ürünleri alanında faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin İngiltere'de mukim ... Ltd'ne tekstil ürünlerinin ihraç ettiğini, alıcı firmaya 5270 parça 8.063,10 GBP değerinde 31 koli bebek kıyafeti gönderildiğini, dava konusu emtiaların nakliye işini 1 nolu davalı şirket üstlendiğini, 1 nolu davalı ile malların alıcı firma ...
Ltd'ye ulaştırılması hususunda sözlü olarak anlaşma yapıldığını, 1 nolu davalı da dava konusu edilen emtiaların taşınması için 2 nolu davalı şirket ile anlaştığını ve ürünlerin 2 nolu davalının işleteni olduğu ...
Adriyatin ...-... gemisine bindirildiğini, 06/02/2008 tarihinde meydana gelen yangın sonucu 2 nolu şirketin işleteni olduğu geminin yandığını, 1 ve 2 nolu şirketin dava konusu emtialar ile ilgili müvekkili şirkete bilgi vermediklerini, davalıların müvekkilinin uğramış olduğu zarardan dolayı müteselsilen sorumlu olduğunu, toplam zararar miktarının 8.063,10 GBP olduğunu belirterek davanın kabulü ile talep edilen zarar miktarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, müvekkiline ait ... ... isimli ...-... gemisinin 03/02/2008 getarihinde hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertedeki kamyonlardan birinde başlayan yangının 10 dakika gibi bir süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve gemideki tüm yüklerin tamamen zayi olduğunu, emtianın temsil fonksiyonu yanında müvekkili donatan/taşıyan ile taşıtan arasındaki kırkambar türü navlun sözleşmesini de belgelediğini,
yükleyicinin DSV Uluslararası Taşımacılık olduğu için bu konişmento ile belgelenen kırkambar türü navlun sözleşmesinin taraflarının müvekkili donatan/taşıyan ile taşıtan DSV Uluslararası firması olduğunu, dolayısıyla davacının davalı müvekkiline karşı sözleşmeden doğan bir talep hakkının olmadığını, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını,
müvekkili donatanın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilisinde görülse bile bu durumda müvekkili donatanın yük zararının tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansinou 6. Maddesinin 1.paragrafına göre toplam hesap biriminin 3.907.800 olduğunu ve toplam 7.331.423,58 YTL müvekkilinin borcu olduğun 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu,
taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, yanarak zayi olan ... Adriyati gemisinin hurda olarak Trieste 2.300.000 Euro bedeller satıldığını, ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yükler için ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarının 2.643.31.
Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacaklarına alacak oranında paylaştırılacağını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin uluslararası kara taşımacılığı işi ile iştigal ettiğini, bu kapsamda davacı şirketin davaya konu taşıma işini gerçekleştirmek amacıyla aldığını ve taşımanın başlatıldığı tarihte kendi araçlarını tahsis etme olanağı olmadığından alt taşımacı sıfatıyla ... ...
Şti'ye devrettiğini, müvekkiline CMR Konvansiyonu şartları dahilinde meydana gelen zarardan dolayı sorumluluk izafe edilemeyeceğini, yangın olayının deniz yolu taşıması esnasında taşımayı yapan gemide meydana geldiğinin sabit olduğunu, diğer taraftan CMR Konvansiyonu 17.2.maddesinde taşımacının önlemesine imkan bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacının sorumlu tutulamayacağının hüküm altına aldığını, müvekkilinin taşımacılık ve bağlantılı bütün hizmetlerini gerek araç, ekipman, tesis ve insan kaynakları gerekse alt taşımacı, üstlenici diğer taşımacıların imkanı yönünden en üst seviyede şartlarla sunduğunu,
diğer davalının gemi ve filosu ile ilgili teknik ve idari bilgilerine müvekkilinin herhangi bir şekilde sahip olmasının beklenemeyeceği, dava konusu taşımanın uluslararası konvansiyonlara tabi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; ... ... isimli ...-... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirkete ait emtiaların yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkiline ait tekstil emtiasının ... ... gemisinde çıkan yangın neticesinde tüm yükün zayi olduğunu ve zarara uğradığını, davalıların müvekkilinin uğramış olduğu zarardan dolayı müteselsilen sorumlu olduğunu, toplam zarar miktarının 8.063,10 GBP olduğunu beyanla meydana gelen zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
... ... isimli ...-... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008/... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.
Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası 2008/... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından 2016/94 Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bu aşamadan sonra 2019/... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu,
gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği,
bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan,
kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur.
Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra Mahkememizin 2024/215 Esas, 2024/294 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile ... ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde kara taşımacısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, bu durumda sorumluluğunun CMR Konvansiyonunun 2. Maddesine göre taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalı donatanın sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/335, K. 2025/270, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama