KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaretmahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- Esas no
- 2014/699 Esas
- Karar no
- 2025/220
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 28/01/2009
Karar Metni
1.664 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 06/02/2008 tarihinde Pendik/İstanbul limanından Trieste/İtalya'ya hareket eden ... İşletmelerine ait ... isimli gemide Hırvatistan açıklarında yangın çıktığını ve gemi ile birlikte yüklü vaziyette olan dorse ve çekicilerin tamamı da yanarak zayii olduğunu, ...
İşletmelerine ait ... isimli gemide davacı müvekkiline ait İran plakalı tır ve dorsede ( ...) tamamen yandığını, olaydan sonra Venedik Liman Müdürlüğü'ne bağlı Sahil Güvenlik Birimi tarafından tanzim olunan raporda; gemi personeli ne gemideki yangın söndürme sistemini ne yangın durumunda kurtarılması gereken su pompasını ne de geminin garaj ambarında bulunan yağdırma düzenini çalıştırabildiği,
güverte subayının beyanlarına göre yangınla mücadele etmek için yangının başladığı garaj ambarında kurulu olan yağmur şeklindeki sabit sistem her ne kadar tüm vanalar açılmış olsa dahi tesisin yangın bombası çalışmadığından yağmurlama sistemi de çalışmadığının, güverte subayı ve 2. ve 3. Makine subayının beyanlarına göre.
Yangın Söndürme Tesisatı denizden su çekmesi gereken ana ve yardımcı yangın pompalarının çalışmaması yüzünden devreye girmediği şeklinde tespitlere dikkat olunur ise gemideki tüm malların zayii olmasında davalının tereddütsüz kusurlu olduğunu, davalıya ait geminin yola-yüke-denize elverişsiz, olası risklere karşı teknik donanım yetersiz arızalı olup bu sebepten doğan zararlardan davalı donatanın sorumlu olduğunu, davalıya ait gemide çıkan yangın neticesinde müvekkilinin tır ve dorsenin araç karşılığı 85.000 Euro,
zayii dolayısıyla olayın vukuu tarihinden iş bu talepte bulunulan tarihe kadar geçen süre için geçerli olmak ve fazlaya dair haklar saklı olmak kaydıyla; şimdilik kar kaybı karşılığı 48,000 Euro olmak üzere toplam 133.000 Euro zararı olduğunu beyanla başkaca ve fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla davanın kabulüne, 133.000 Euro karşılığı olan 285.375,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ... ... İşletmeleri A.
Ş.'ne ait “... ...” isimli ... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye) / Trieste (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, müvekkili donatanın, davacı şirkete ait araç dahil tüm araçların yükleri ile birlikte yanmasından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, Venedik Sahil Koruma Birimi tarafından düzenlenen raporun,
gemide teknik bir inceleme ya da keşif yapılarak düzenlenmediğini, raporun gemi adamlarının olayın hemen akabinde 07.02.2008 günü, hala olayın iken el yazıları ile yazdıkları Türkçe yazılı beyanlarının İtalyanca’ya çevirisine göre yanlış anlama ve değerlendirmelerle hazırlandığını, Denizcilik Müsteşarlığı tarafından Hırvatistan makamları ile birlikte yapılan inceleme sonucu düzenlenip IMO'ya sunulan 27.03.2008 tarihli raporda yer alan bu saptamalar, davacı vekilinin, “gemideki yangın söndürme sistemlerinin çalışmadığı,
devreye girmediği” iddiasının tamamen asılsız ve dayanaksız olduğunu tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya koyduğunu, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/95 D.
İş sayılı dosyasına sunulan 28.11.2008 tarihli bilirkişi raporunda yer alan saptamalar da davacı vekilinin müvekkili donatanın sorumlu tutulmasını sağlama gayreti içinde ileri sürdüğü başlangıçtaki elverişsizlik iddiasını çürüttüğünü, ... ... gemisindeki yangın, 60 adet TIR ve kamyonun bulunduğu ana güvertesinde başladığını ve ana güvertede TIR ve kamyonlardan başka yangına sebebiyet verecek bir kaynak bulunmadığını, TIR ve kamyonlarda ise dizel yakıtı gibi yanıcı maddeler bulunduğunu, yangının başlangıç yeri olan ana güverte 35.400 metreküplük bir alana sahip olduğunu,
ana güvertenin çok geniş bir alana sahip olması ve yanıcı maddeler içeren TIR ve kamyonların bulunması sebebiyle yangının söndürülmesi ya da kontrol altına alınabilmesi çok zor, hatta imkansız olduğunu, müvekkilinin ... ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan yük ve araçlar için sorumlu tutulabileceği ihtimal dahilinde görülmesi durumunda, 1976 Londra Konvansiyonu’nun 2.maddesi uyarınca iddia edilen 133.000 Euro karşılığı 285.375 TL karşılığı zarar dahil gemide bulunan tüm yük ve araçların yanarak zayi olmasından kaynaklanan tazminat alacaklarının tamamı sınırlamaya tabi olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin,
davacı vekilinin iddia ettiği zararı dahil, ... ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yükler ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği azami tazminat miktarı, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu,
olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331 423,58 YTL olduğunu, beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek,
hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... isimli ... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirkete ait ... plakalı tır ve dorsenin yanarak zayii olması nedeniyle, araç bedeli ile kar kaybı zararının davalı donatandan tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf, geminin yangına karşı koyma da teknik donanımı ile gemi adamlarının Ulusal ve Uluslararası kuralları gereğince alması gereken eğitim ve yeterlilikleri açısından denize, yola ve yüke elverişli olmadığından bahisle, davalı donatanın zarardan sorumlu olması gerektiğini iddia etmektedir. Davalı vekili ise, donatanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından doğan zarardan sorumsuz olduğunu, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanmak için geminin teknik ve idari bakımdan sahip olması gereken tüm belgelerinin mevcut olduğu, gemi adamlarınında gerekli ehliyet ve sertifikalara sahip olduklarından donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verilmiştir.
Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası 2008/151 olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından ... Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bu aşamadan sonra 2019/211 Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu,
gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği,
bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan,
kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur.
Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra 2024/215 nolu Esasını alan davada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Böylelikle, bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verilmiş olduğundan, aynı yangından kaynaklanan zararların tahsili için davalı donatan hakkında açılan iş bu davanın anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2- Peşin alınan 3.852,70 TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 3.237,30 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/04/2025
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/699, K. 2025/220, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama