İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/200 K.2022/257

Mahkememizde görülmekte olan Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2016/200Karar2022/257Tarih6 Mayıs 2022Okuma36 dk · 7.216 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

Karar tarihi
6 Mayıs 2022
Esas no
2016/200 Esas
Karar no
2022/257
Dava
Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz
Dava tarihi
28/04/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

7.216 kelime·36 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... Ltd'nin Ukrayna’da mukim saygın bir finans kuruluşu olduğunu, müvekkilinin bu faaliyetleri kapsamında dava dışı ... ile imzalanan kredi ve ipotek sözleşmelerinin tarafı olduğunu, sözleşmelerinin imzalanmasının akabinde, 16 Temmuz 2014 tarihinde 1.820.000 Amerikan Doları tutarındaki kredi limitinin güvence altına alınması amacıyla, ... şirketine ait ...

IMO numaralı “... ...” (yeni adı ... ...) isimli geminin Ukrayna gemi sicil kaydına müvekkilinin ipotek hakkı tescil edildiğini, ipotek lehtarı olan müvekkilinin hak ve alacakları ... şirket tarafından ödenmediğini, taraflarınca 20 Nisan 2016 tarihinde yapılan araştırma neticesinde geminin 07 Aralık 2015 tarihinde dava dışı ...ye satıldığı bilgisinin edinildiğini, müvekkiline aynı gün haber verildiğini ve müvekkilinden geminin halen Ukrayna Sicilinde kayıtlı olduğuna ilişkin bilgi gelmesinin akabinde aynı gün davalılara hitaben itiraz dilekçesi sunulduğunu, kendileri ile irtibata geçildiği ilk tarihin Kasım 2015 olduğunu,

Kasım ayında yapılan araştırmada ... isimli firmanın gemiyi çıplak kiraya almaya çalıştığı bilgisi edinildiğini ve hatta ipoteğin kat edileceği bilgisi verilmek üzere 17 Kasım 2015 tarihinde ...‘nin Bakırköy’de bulunan ofisine toplantı yapmak amacı ile gidildiğini, ancak 20 Nisan 2016 tarihinde davalılar nezdinde yapmış oldukları başvurunun hemen bir veya iki gün sonra ...nin gemiyi yeni bir şirkete satmak için başvuruda bulunduğunu, Liman Başkanlığı’nda geminin açık bir şekilde usulsüz satıldığına ilişkin itirazları olmasına rağmen, davalıların 22 Nisan 2016 günü geminin ...

A.Ş tarafından dava dışı ... Tic. A.Ş'ye satışına onay verildiğini, yapmış oldukları itirazlarının yeni alıcının imzası alınmak sureti ile ihtar edildiğini ve böylelikle olası bir sicile güven ilkesi itirazının da önüne geçildiğini, adı geçen tüm firmaların da kötü niyetli hareket ederek işbirliği içerisinde olduğunu, öncelikle 2015 Temmuz ayında ...

Türk Siciline başvurarak söz konusu gemiyi çıplak kiraya almaya çalıştığını, ancak, ... şirketi Temmuz ayından satışın yapıldığı Aralık 2015 tarihine kadar geçen 5 aylık sürede gemiyi çıplak kiraya alamadığını, geçen bu 5 aylık süreçte ...’nin, geminin Ukrayna sicilinde kayıtlı olduğunu bilmemesi bir durum söz konusu olmayacağı gibi, geminin sicil kayıtlarını da bilmemesi mümkün olmayacağını, ayrıca, ...’nin geçen bu 5 aylık süre içerisinde gemiyi tamire soktuğu ve masraflarının da kendisi tarafından bizzat ödendiği bilgisi de haricen öğrenildiğini, ...'nin gemiyi kiraya alamamasının akabinde başka bir yolu kalmadığı için,

sahte belge tanzim etmek marifeti ile gemiyi satın alarak harcadığı paraları güvence altına almayı hedeflediğini, 17 Kasım 2015 tarihinde şirket yetkilileri ile toplantı yapıldığını, dolayısıyla yapılan bu görüşmelerde de ...

Şirketi müvekkilinin ipotek alacağından haberdar olduğunu, sicilde bir değişiklik yapılmak istenildiği durumda, geminin önceki sicilinden terkin edildiğine ilişkin “terkin belgesi” (deletıon certıfıcate) sunulması gerektiğini, geminin Liman Başkanlığı nezdinde tutulan sicil kayıtları incelendiğinde ise, dosya içerisinde bulunan geminin Ukrayna Sicili tarafından tanzim edildiği iddia edilen “terkin belgesi- deletion certificate” evrakının geçerliliği ve doğruluğuna ilişkin Ukrayna Sicilinde defalarca yapılan araştırma neticesinde bu evrağın kati surette ve hiçbir şekilde Ukrayna Sicili tarafından tanzim edilmediği öğrenildiğini,

üçüncü kişiler lehine ipotek hakkı tesis edilen gemiler üzerinde gemi malikinin mülkiyeti devredebilmesi için ipotek hakkı sahibinin muvafakatinin alınması gerektiğini, ancak, ipotek hakkı sahibi müvekkilinin muvafakati ve bilgisi olmadan sahte belgelerle geminin TUGS’a kaydı yapıldığını, söz konusu geminin Ukrayna gemi sicili hala açık durumda olup, müvekkilinin ipotek hakkı ise bu sicile kayıtlı olduğunu, 22 Nisan 2016 tarihli Ukrayna sicil kaydının, müvekkilinin halihazırda ipotek hakkına haiz olduğunu ve Türk siciline yapılan tescilin usulsüz olduğunu ispat ettiğini, ... ile ... arasındaki satış tamamı ile usulsüz olduğunu,

... tarafından yapılan ikinci satışında usulsüz olduğu konusunda çok ciddi şüphelerinin olduğunu, 20 Nisan 2016 tarihinde davalı kurumlar nezdinde yapılan itirazın hemen akabinde, ... şirketi gemiyi apar topar üçüncü bir şirkete satmaya çalıştığını, şirketin böyle bir satışı gerçekleştirerek sicile güven ilkesinden faydalanmaya çalıştığı rahatlıkla anlaşılabildiğini, geminin sicil dosyasında 20 Nisan 2016 tarihli itirazları bulunmasına rağmen davalıların böyle bir usulsüz satışa onay verdiğini ve gemi dava dışı ...

A.Ş’ye satıldığını, satışın yapıldığı sırada itirazlarının bu son alıcıya davalılara tarafından ihtar edildiğini ve yine davalılar tarafından alıcının itirazlarından haberi olduğuna dair yazılı ve imzalı onay alındığını, dolayısıyla, yeni alıcının verdiği itirazlarımızdan haberdar olduğuna ilişkin verdiği bu beyan ile hiçbir şekilde sicile güven ilkesinden faydalanamayacağını, üçüncü kişi olarak sicilde mülkiyet hakkı iktisap eden ... şirketi sunduğu bu yazı ile Türk Ticaret Kanunu’nun 983.

Maddesi uyarınca, “sicile güven ilkesi” hükümlerinden yararlanma imkanını kaybettiğini, müvekkilinin ...

IMO numaralı “... ...” isimli geminin Ukrayna sicilinde ipotek hakkı sahibi olduğunu, ancak müvekkilinin ipotek hakkı ihlal edilerek, geminin Ukrayna sicilindeki kaydı dahi silinmeden bir takım gerçek dışı belgelerle sicil değişikliği yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla Ukrayna gemi sicilinde müvekkili lehine ipotek hakkı kayıtlı olmasına rağmen, gerçek dışı belgelerle ve müvekkilinin onayını olmaksızın müvekkilinin hakkını ihlal edecek nitelikte sicil değişiklikleri yapılması nedeniyle yapılan tüm sicil değişliklerinin hükümsüzlüğüne, usulsüz satışların iptaline,

geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkinine, müvekkilinin Ukrayna sicil kaydında yer alan ipotek hakkının daha fazla korumasız halde kalmaması adına, geminin siciline üçüncü kişilere devrinin yasaklanması yönünde ihtiyati tedbir şerhi verilmesine, yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle. Liman Başkanlığının, kuruluş yasası ve mevzuatı gereğince, ... 'ne bağlı taşra teşkilatı olup, müstakil tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle hakkında açılan davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Ukrayna Bayrağında, ... ...

(IMO:...) isimle tescilli iken, ...tarafından ithal edilen ( ... , Gümrük Giriş Beyannamesi, 2581 muafiyeti onayı, Tonilato Belgesi) ... ... isimli tarak gemisi 07.12.2015 tarihinde TUGS'nin ... sırasına tescil edildiğini, davacı vekilinin 20.04.2016 tarihli talep ekinde, sadece vekaletname ibraz etiğini, bayrak ülkesindeki kaydına dair herhangi bir belgenin İstanbul Liman Başkanlığı'na ibraz edilmediğini, sadece iddia düzeyinde kaldığını, Ukrayna Bayrağından ithal edilen geminin sicil kaydında, ... lehine mevcut ipoteğin ...

Ltd.'ye devredildiği ve ithalatçı ...

Tarafından Başkanlıklarına sunulan Ukrayna Otoritesince düzenlenen, 09.09.2015 tarih ve ... sayılı Ukrayna Devleti Gemi Sicilinden Gemi İptal Sertifikasının usulsüz olduğu ve ipotek hakkının tehlikeye girdiği belirtildiğini, ancak belirtilen belgenin aslı ve apostilli yeminli tercümesi ibraz edildiğinden, usulsüz olup olmadığının kontrolü Liman Başkanlığı'nın sorumluluğunda olmadığını, gemi donatanının 20.04.2016 tarihli talebi ile söz konusu gemiye ait kütük kayıt örneği, donatana aynı gün teslim edilmiş olup bilahare, satıcı ...ile alıcı ...

Ticaret A.Ş'nin 20.04.2016 tarihli alım/satım talebi ekinde söz konusu gemiye dair düzenlenen Noter Satış Senedi ve eki vesaik ile satışın tesciline ilişkin, müvekkilinin İstanbul Liman Başkanlığı'na talepte bulunulduğunu, davacı vekilinin talebinin iddia düzeyinde olmasına rağmen Gemi Siciline güven ilkesi gereği 22.04.2016 tarih ve ... sayılı yazıları ile Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü'ne aktarılarak yapılacak işlemlere ilişkin görüş istendiğini, ilgi müdürlükçe cevaben “...”'nce düzenlenmiş olan ve geminin Ukrayna Gemi Sicilinden silindiğine ilişkin belgenin,

mahkeme kararı veya resmi makamlarca geçersiz sayılması yahut resmi makamlar tarafından düzenlenmiş, geminin satışını engelleyen herhangi bir başka belgenin, Liman Başkanlığı'na ibraz edilmemiş olması halinde satışa ilişkin tescil işlemlerinin yapılabileceği görüşü alınarak ve Liman Başkanlığı'nca düzenlenen Gemi satış Sözleşmesinin açıklama bölümüne “...

Ltd.”' vekilinin Başkanlığınıza 20.04.2016 tarihli talebinden haberdarız” bilgisi ile tarafların davacı vekilinin dilekçesinden haberdar edildiğini ve bu şerhi alıcı/satıcıya ayrıca okunarak satış işlemi 22.04.2016 tarihinde gerçekleştirildiğini, ...nin geminin ...

A.Ş'ye satımı ile ilgili sözleşme yapmak suretiyle noter huzurunda, 20 Nisan 2016 tarihinde imzaladıkları satım sözleşmesi ve devir teslim protokolünün gereği olarak, gerçekleşen satım ve mülkiyeti devir işlemini, müvekkili idare huzurunda, 22.04.2016 tarihinde kayıtlara tescil ettirdiğini, davaya konu geminin ithali sırasında donatanınca ibraz edilen Terkin Belgesi Orjinalinin (Deletion Certifica) geçersiz/usulsüz olduğu yönünde ne davacı yanca, ne de diğer taraflarca ilgili otoriteden yeni tarihte alınan herhangi bir belge müvekkili idareye ibraz edilemediğini,

davacı vekilinin aynı içerikli mükerrer taleplerine müvekkili idarece henüz cevap verilecek iken bu kere davacı vekilinin 26/04/2016 tarihli dilekçesi ile konunun yargıya intikal ettirildiğini beyanla müvekkili idareler yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememiz dosyası ile birleşen yine mahkememizin 2016/215 Esas sayılı dosyasında;

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin Ukrayna'da mukim bir finans kuruluşu olduğunu, dava dışı ...&... ... ile kredi ve ipotek sözleşmeleri imzalandığını, 16/07/2014 tarihinde 1.820.000 ABD Doları tutarındaki kredi limitinin güvence altına alınması amacıyla ... şirketine ait ...

IMO numaralı ... ... (yeni adı ... ...) isimli geminin Ukrayna gemi sicil kaydına müvekillerinin ipotek hakkı tescil edildiğini, ipotek lehtarı dava dışı şirket tarafından ödenmediğini, ilgili gemiyi seferden men etmek istenmiş ise de 07/12/2015 tarihinde dava dışı ...'ye satıldığının öğrenildiğini, davalılara hitaben itiraz dilekçesi sunulduğunu, Liman Başkanlığı'nda geminin açık bir şekilde usulsüz satıldığına ilişkin itirazlarının olmasına rağmen davalıların 22/04/2016 günü geminin ....

A.Ş tarafından dava dışı ...

A.Ş'ye satışına onay verdiğini, geminin halen Türk Siciline kayıtlı olduğunu ve davalıların olası bir başkaca satışa yine müsaade etme ihtimallerine karşın başvurumuzun acilen yapılmasının zaruret doğduğunu beyanla tüm sicil değişikliğinin hükümsüzlüğüne, satışların iptaline, geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkinine, iş bu davanın 2016/200 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesi için birleştirilmesine, geminin siciline üçüncü kişilere devrinin yasaklanması yönünde ihtiyati tedbir şerhi verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkememiz dosyası ile birleşen yine mahkememizin 2017/... Esas sayılı dosyasında;

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin Türk Uluslararası Gemi Sicilinde hukuka aykırı olarak ... olarak tescil edilmiş olan MV ... ...

(IMO ...) gemisinin Ukrayna Devleti adına maliki olduğunu, müvekkiline ait gemi Ukrayna Devleti gemisi olup özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, bu geminin muhtemelen savaş lojistik gemisi olarak da statü değişikliğine uğramış olduğunu düşündüklerini, devlet gemisi/savaş gemisi statüsündeki bu gemi satış sözleşmesinin sahte imza ile imzalanması ve sahte Ukrayna Gemi sicilinden terkin belgesinin düzenlenmesi ile mülkiyet kaydı önce 3 Davalı sonra da 4. davalı adına tescil edildiğini,

sahte belge ve imzaya dayandırılan Gemi Sicili yok hükmünde olduğundan sonradan mülkiyet iktisap edenin iyi niyet iddiasına değer verilemeyeceği gözetilmesi Yargıtay uygulaması olduğunu, benzer konu ve aynı taraflar arasında 2016/200 esas dava dosyası kapsamında görüldüğünü, davalının gemiye ilişkin karar almasının engellenmesi gerektiğini, bu davalının alacağı kararlar gemiyi gereksiz yere borca soktuğunu, geminin halen Çeksan Tersanesinde bulunduğunu, geminin tamire ihtiyacı bulunmadığını, fakat mevcut haliyle bile gemi bekleme ücreti ödendiğini, müvekkilinin,

gemi için kendisi tarafından talep edilmeyen ve zorunlu olmayan masrafların ödemesini kabul edilmeyeceğini beyanla sahte belge ve imzaya dayandırılan gemi sicili yok hükmünde olduğundan sonradan mülkiyet iktisap edenin iyi niyet iddiasına değer verilemeyeceği gözetilerek sahtecilik nedenine dayalı Türk Uluslararası Gemi Sicil kaydının düzeltmek için geminin kaydının terkini, müvekkili mülkiyet hakkının tanınıp / tesisini, geminin mülkiyetinin 3. kişilere devrinin yasaklanması için sicil kaydına tedbir konulmasını, geminin emniyetinin sağlanması için müvekkili mürettebatının ve kaptanının gemiye çıkmasına izin verilmesini,

geminin haksız zilyedi olan 3 ve 4 no'lu davalılardan olası zararlar için teminat talep edilmesini, ...esas sayılı dosyası ile bu dosyanın ilgili olduğu gözetlenerek birleştirilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı ... Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ... Ticaret A.Ş 1984 yılında kurulmuş liman tarama ve temizleme işleriyle iştigal eden bir şirket olduğunu, bu amaçla ... Turizm Tic. A.Ş ile anlaşarak ... IMO numaralı “... ...” isimli tarak gemisini satın alınması hususunda anlaştığını, ....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... esas sayılı dosyasında görülen ve sözde ipotek alacaklısı tarafından ikame edilen davaya diğer davalı ... tarafından sunuları 13.05.2016 tarihli dilekçeden görüldüğü üzere, sözde ipotek alacaklısı ile eski donatan davacı ... and ... ... arasında ceza yargılamasına da konu olmuş yolsuzluk iddiaları bulunduğunu, ayrıca davacının iddialarının bir an için doğru olduğu,

geminin Ukrayna sicilinde usulsüz olarak terkin edildiği varsayımında dahi müvekkili aleyhine açılan bu davanın her halükarda reddi gerektiğini, müvekkilinin usulsüz olarak geminin Türk Siciline tescil edildiği varsayımında dahi davacının gemi üzerinde mülkiyet hakkına haiz olduğuna dair bir bilgisi bulunmadığını, bilgisinin bulunması da mümkün olmadığını, zira, kendisi ilk satışta taraf olmayıp, sicil kayıtlarına hal böyle iken davacının işbu davadaki talebi ayni bir hakkın tesisi (mülkiyet tanınması) olduğundan yatırması gereken peşin harç tutarının, maktu değil,

geminin güncel bedeli üzerinden hesaplanacak olan nispi harç tutarı olması gerektiğini, müvekkili şirket ile diğer davalı ... ve Dış Ticaret A.Ş arasında, 19 Nisan 2016 tarihinde yapmış oldukları “Memorandum of Agreement” (MoA/Gemi Satım Sözleşmesi) ile geminin satımı ve devri konusunda anlaştığını, akabinde satışa konu geminin iyi hal veya temiz kağıdı da denilen sicil kaydının takyidatsız olduğuna dair belgeyle ile birlikte aynı gün yani 20 Nisan 2016 tarihinde müvekkili şirket ile diğer davalı ..., ...

Noterliği huzurunda ... yevmiye numarası altında, geminin müvekkiline satımı hususunda Satış Senedini (“...”) akdettiğini, böylelikle geminin alıcıya satıldığını, yine aynı tarihte, ...

Noterliği huzurunda ... yevmiye numarası altında akdettikleri Devir Teslim Protokolü ile de geminin mülkiyeti müvekkiline devredildiğini, satışa ilişkin faturanın da aynı gün düzenlendiğini, eş zamanlı olarak da 19 Nisan 2016 tarihli MoA -Satış Sözleşmesine uygun olarak satış bedelinin ilk bedeli olan 350.000-ABD doları da müvekkili şirket tarafından davalı ...

Şirket hesabına transfer edildiğini, sonrasında ikinci taksit tutarı olan 200,000- USD doları da diğer davalı ... hesabına aktarıldığını, dolayısıyla somut olayda müvekkilinin, noterde satış sözleşmesini ve devir protokolünü 20 Nisan 2016 tarihinde akdederek gemiyi sicil dışında mülkiyetini iktisap ettiğini, bunun yanında, geçerli bir tescil de, ayni hakta sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuzlaşmış ve gerçek hak durumunu göstermeyen bir tescil haline gelmiş olabileceğini, bu gibi durumlarda, iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından, yolsuz bile olsa, tescilin olumlu hükmü uygulanacağını,

alınamayacağı anlayan davacı taraf çaresizlik içerisinde su altı kazılarında kullanılan “tarak gemisinin” deniz savaşlarında kullanılmak üzere yapılan savaş gemisi olduğunu iddia ederek bu yolla geminin mülkiyetini kendi adına tescilini sağlamaya çalıştığını, bu iddiasının kabul edilebilir olamayacağını düşünerek yine dilekçesinde bu geminin “muhtemelen” savaş lojistik gemisi olarak da statü değişikliğine uğramış olduğunu düşündükleri şeklinde bir varsayımdan öteye geçmeyen bir gerekçe yaratmaya çalıştıklarını,

esasen geminin donatanı olduğunu iddia eden bir şirketin “muhtemel” “varsayımsal” tahminlerle değil kesin deliller ile sözde statü değişikliğini ortaya koyması gerektiğini, davacının geminin savaş gemisi olduğuna yönelik iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla ve sonuç olarak aksi kabul anlamına gelememek kaydıyla davacının sicil kaydının yolsuz oluşturulduğu,

... adına yapılan tescilin yolsuz/usulsüz olduğuna ilişkin iddialarının bir an doğru olduğu kabul edilse dahi sicildeki ayni hakların tescilinin olumlu etkisi/ amme itimatı prensibi gereği nedeniyle her halükarda müvekkilinin ... adına oluşturulan sicil kaydına güvenerek mülkiyet hakkı kazanımının TTK md. 983 hükmü uyarınca korunması gerektiğini, müvekkili adına oluşturulan bu kaydın terkini veya ... ile arasında olan satış ilişkisinin hükümsüz kılınması mümkün olmadığını,

davacı 3.100.000-ABD Dolarındaki gemi hakkındaki taleplerini ispata yarayan dosyaya tek bir delil dahi gösterememiş ve sunamamış iken bir başka deyişle ihtiyati tedbir verilmesi için aranan “yaklaşık ispat koşulu” dahi yerine getirilmemiş iken, müvekkillinin yasanın aradığı usul ve şartlara uygun şekilde iktisap ettiği gemi üzerinde müvekkilinin mülkiyet hakkını tamamen elinden alacak şekilde tedbir kararı verilmesi hukuken mümkün olmadığını beyanla davacının tedbir talebinin reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı ... ile İstanbul Liman Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle. Liman Başkanlığı kuruluş yasası ve mevzuatı gereğince, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü’ne bağlı taşra teşkilatı olup müstakil tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığını, Ukrayna Bayrağında ... ...

(IMO: ...) isimle tescilli iken, ... tarafından ithal edilen ... ... isimli tarak gemisi 07.12.2015 tarihinde ... sırasına tescil edildiğini, davacı vekili Ukrayna bayrağından ithal edilen geminin sicil kaydında ... lehine mevcut ipoteğin ...

Ltd.’ye devredildiği ve ithalatçı ...tarafından müvekkili Başkanlıklarına sunulan Ukrayna Otoritelerince düzenlenen, 09.09.2015 tarih ve DC No: ... sayılı Ukrayna Devleti Gemi Sicilinden Gemi İptal Sertifikasının usulsüz olduğu ve ipotek hakkının tehlikeye girdiğinin belirtildiğini, ancak belirtilen belgenin aslı ve Apostilli yeminli tercümesi ibraz edildiğinden,

usulsüz olup olmadığının kontrolü Liman Başkanlığı’nın yetki/ sorumluluğunda olmadığını, gemi donatanının 20.04.2016 tarihli talebi ile söz konusu gemiye ait kütük kayıt örneği, donatana aynı gün teslim edilmiş olup bilahare, satıcı ... ‘nin 20.04.2016 tarihli alım/ satım talebi ekinde, söz konusu gemiye dair düzenlenen Noter Satış Senedi ve eki vesaik ile satışın tesciline ilişkin, müvekkil İstanbul Liman Başkanlığı’na talepte bulunulduğunu, satış/ tescil talebine dair tereddüttün hâsıl olduğu,

davacı vekilinin talebi iddia düzeyinde olmasına rağmen Gemi Sicili’ne güven ilkesi gereği 22.04.2016 tarih ve 4290 sayılı yazıları ile Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü’ne aktarılarak yapılacak işlemlere ilişkin görüş istendiğini, 1 Kasım 2011 tarih ve 28102 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 9/1-e Maddesi hükmü ile Deniz İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü’ne gemi sicilleri hakkında düzenleme yapma konusunda görev verdiğini, ...

Deniz İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü’nce de Ukrayna Devleti Gemi Sicili otoritelerince düzenlenmiş olan ve geminin Ukrayna Gemi Sicilinden silindiğine ilişkin belgenin, mahkeme kararı veya resmi makamlarca geçersiz sayılması yahut resmi makamlar tarafından düzenlenmiş, geminin satışını engelleyen herhangi bir başka belgenin Liman Başkanlığı’na ibraz edilmemiş olması halinde satışa ilişkin tescil işlemlerinin yapılabileceği görüşü alınarak ve Liman Başkanlığı’nca düzenlenen Gemi Satış Sözleşmesinin açıklama bölümüne; ...

Ltd vekilinin Başkanlığınıza 20.04.2016 tarihli talebinden haberdarız bilgisi ile taraflar davacı vekilinin dilekçesinden haberdar edildikleri ve bu şerh alıcı/satıcıya ayrıca okunarak satış ve satışın tescili işlemi 22.04.2016 tarihinde gerçekleştirildiğini, davacı vekilinin 27.04.2016, 28.04.2016, 03.05.2016 tarihli aynı yöndeki talepleri tekrarlanarak,

geminin Ukrayna Bayrağından ithalinin, ikinci satışın iptali ve satışın usulüne uygun olup olmadığının tespiti amacıyla Ukrayna Liman Otoriteleri ile gerekli yazışmaların yapılarak ilgili evrakların istenmesi ve Ukrayna hükümeti tarafından düzenlenen terkin belgesinin, yetkili ve görevli Ukrayna makamlarınca Apostil tasdikinin yapılmış olması gerektiğini, apostil tasdiklerinin sahip oldukları numara ve tanzim edildikleri ülke makamlarınca Apostil tasdikinin yapılmış olmasının gerektiğini,

apostil tasdiklerinin sahip oldukları numara ve tanzim edildikleri ülke makamlarının resmi internet sayfası üzerinden teyit edilmesinin sağlanması istenildiğini, davaya konu geminin ithali sırasında, donatanınca ibraz edilen Terkin Belgesi Orjinalinin geçersiz/ usulsüz olduğu yönünde, ne davacı yanca ne de diğer taraflarca ilgili otoritede alınan herhangi bir belge tescil işlemi süresince ve sonrasında ibraz edilemediğini, dava konusu hususun ayrıca mahkemenin 2016/200 Esas sayılı dosyasına da konu edildiğini,

İstanbul Liman Başkanlığı’nın 05.05.2016 tarih ve ... sayılı yazısı ile geminin sicile tescil olduğu tarih ile davacı vekilinin müvekkili idareye vermiş olduğu 20.04.2016 tarihli talebinden bu yana, ileri sürülen iddialara dair hiçbir kanıtlayıcı belge, iddia sahibi davacı tarafından ibraz edilemediğini, satış işleminin hukuka aykırılığının tarafı, müvekkili idare olmadığını beyanla davanın reddine, yargı giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacının işbu davadaki talebi ayni bir hakkın tesisidir, bu nedenle yatırması gereken peşin harcın, maktu değil geminin bedeli üzerinden hesaplanacak olan nispi harç miktarı olması gerektiğini, davacının dava konusu geminin maliki olduğunu iddia ettiğini, ancak yıllardır maliki olduğu geminin niteliğinden emin olmadığını ve bu aşamada hala geminin savaş lojistik gemisi olarak statü değişikliğine uğramış olduğunu düşündüğünü, müvekkilinin eski ismi "... ..." olan deniz dip tarama gemisini, davacı ... and ... ... isimli şirketten bare-boat (çıplak kira) sözleşmesi ile kiralamak istediğini ve bu konuda gemi malikiyle anlaşma yaptığını,

bu konuda bir itirazın olmadığını, davacının mahkemenin 2016/200 esas sayılı dosyasında görülen davadan haberdar olduğunu, bu nedenle iki dosyanın bir araya alınmasını istediğini, yani bare-boat kiralamadan haberdar olduğunu, müvekkili gemiyi Türk Karasularında, kabotajda çalıştırmak, Türk Limanlarında kazı yapabilmek için kiralamak istediğini, geminin kabotajda çalışabilmesi için de, gemiye Türk Bayrağı çekme zorunluluğu olduğunu, ancak gemi Türkiye' ye getirildiğinde bayrak çekmenin ön şartı çıplak gemi siciline kayıt olabilmesi ile mümkün olduğunu, bunun için de denize elverişli olması ve bunu teminen,

Türk Uluslararası Gemi Sicili Yönetmeliği, Gemi ve Su Araçlarının İnşa, Tadilat ve Bakım-Onarım Yönetmeliği ile diğer ilgili mevzuatlar uyarınca klas kuruluşundan onay alması zorunlu olduğunu, bu amaçla başlatılan tamir sonucunda tamir işlerinin kiralama işleri sırasında kiralayan şirket tarafından belirtilenden çok fazla olduğu ortaya çıktığını, tamir masraflarının öngörülenin çok üstünde çıkması nedeniyle müvekkilinin, davacı ...

Şirketiyle iletişime geçmiş ve anılan tamir bedellerini satıcıya bildirmişse de, satıcı anılan bedelin ödenmesinin mümkün olmadığını fakat gemiyi kendilerine müvekkilce yapılan ve davacı tarafça da farkında olunan 3 milyon USD civarında aşan tamir bedelini dikkate almak suretiyle 650.000.- USD daha ödeme yapmaları halinde satabileceklerini ifade ettiği, bunun üzerine müvekkili ile ... arasında Türk Sicilinde gemiyi kayıt için gerekli belgelerin hazırlığı süreci başladığını, bu sürecin sonunda geminin müvekkiline satışı için gerekli tüm belgelerin Ukrayna'dan resmi şekilde, orijinal olarak imzalı, mühürlü ve apostilli şekilde gönderildiğini,

bu belgeler 9 Temmuz ve Eylül tarihli olmasına rağmen geminin Türk siciline kaydı ancak 07.12.2015 tarihinde yapılabildiğini, çünkü Türk gemi sicili geminin tamiri tamamlanıp denize elverişli olmaya imkan sağlayan klas onayı olmaksızın sicil kaydını yapamayacağından tamir sürecinin tamamlanması beklenmiş nihayet gemi 7 Aralık 2015 tarihinde tamiri tamamlanıp klas onayı alıp İstanbul Liman Başkanlığında müvekkili adına Türk Gemi Siciline kayıt edilmiş ve ... ... adını aldığını,

müvekkili şirketin gemiyi satın almasının ardından gemiyi tersaneden çıkartıp çalıştırmak istemişse de maalesef gemide tekrar büyük masraflar gerektiren teknik sorunlar baş gösterdiğini, geminin inşa edildiği Hollanda’dan gelen teknik servis şaft, makine arızalarını tespit ettiğini, geminin her iki ana makinasının değişmesi gerekmiş bunun için ... firması teklif verdiğini, bu işlerin ek maliyeti 1 milyon USD bedeli aştığını, bu teklifin Hollanda firmasınca 23 Mart 2016 tarihinde verildiğini, müvekkilinin gemiyi Türkiye kiralamasıyla Mart 2015 tarihinde getirip milyonlarca dolar masraf yaptığını,

bu masrafların kiralayan davacı şirket tarafından karşılanmaması nedeniyle satış işlemi Temmuz 2015 tarihinde yapıldığını ancak, tamir devam ettiği için denize elverişlilik belgesi hemen alınamadığı, sonunda gemi 7 Aralık 2015 tarihinde sicile kaydedilebildiğini, sonra gemide yeniden tamir ihtiyacı ortaya çıktığı ve gemi yeniden çalışamaz duruma geldiğini, işte bu aşamadan sonra müvekkilinin maddi gücü artık tükenme noktasına geldiğini, bu gemiyle iş yapabilme ve kazanç elde edebilme inancını ve gücünü yitirdiği,

neticede gemiyi satma kararı aldığını, uğradığı zararı en kısa sürede telafi etmeyi amaçlayan müvekkilinin, hızlı bir şekilde satış prosedürünü işlettiği ve akabinde gemiyi diğer davalı ...’a satmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin, ... A.Ş ile anlaşma yapmasına müteakip 19 Nisan 2016 tarihinde gemi satılmasına ilişkin yönetim kurulu kararı aldığını ve bu karar noter onayından geçtiğini, aynı gün de ...

A.Ş ile satış sözleşmesi imzalandığını, bir gün sonra da noter huzurunda yani 20 Nisan 2016 tarihinde hem satış sözleşmesi hem de devir teslim protokolü imzalandığını, bir gün sonra işlemi Liman kayıtlarına tescil ettirmek için Liman Başkanlığı’na gidildiğinde hiçbir belge gösterilmeden yenilenmediği, bu işlemin ancak 1 gün sonra 22 Nisan 2016’da gerçekleştirildiğini, Ukrayna'dan gelen belgelerde geminin üzerinde ipotek olduğuna dair hiç bir kayıt olmadığını, geminin Ukrayna gemi sicilinden silindiğine dair gemi sicil iptal sertifikası (Certificate of Deletion ) geldiği,

satış senedi (...) ve Teslim ve Kabul Protokolü düzenlendiğini, bunların Türk Gemi Sicili yetkilileri tarafından incelenip kabul edilmiş ve kayıt gerçekleştirildiğini, gemi müvekkili adına tescil edilirken herhangi bir usulsüzlük, yanlışlık eksiklik yapıldıysa bunun sorumlusu müvekkili olmadığını beyanla davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

18/03/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; gemi siciline kayıtlı bir geminin aslında maliki olmadığı hâlde, sicilde maliki olarak görünen kimseden, sicil kayıtlarına güvenerek, iyiniyetle gemi mülkiyetini kazanan kişinin bu kazanımının korunacağı, sicil kayıtları aslında gerçeği yansıtmadığı ve devreden gerçekte tasarruf yetkisine sahip olmadığı hâlde, devralan mülkiyeti iktisap edeceği, sicile güvenin korunması ilkesi, kayıtlı hakkın mevcudiyeti ve hakkın sahibi bakımından koruma sağladığı gibi, kayıtlı olmayan hakkın mevcut olmadığı hususunda da koruma sağlayacağı, İyiniyet,

sicil kayıtlarının gerçek hukuki duruma uymadığının bilinmemesi ve bilinmesinin de gerekmediği, dolayısıyla sicilin gerçek hukuki durumu yansıtmadığını bilen ya da bilmesi gereken kişinin iyiniyetli sayılamayacağı, 19 Nisan 2016 tarihli, .... başlıklı, belge, taraflar arasındaki gemi satış sözleşmesini ispatladığı, buna göre ... ile ... arasında, 19.04.2016 tarihinde dava konusu ... ... isimli geminin satışına ilişkin olarak bir sözleşme akdedilmiş olduğu, çeşitli denizcilik örgütleri, gemi satışlarında kullanılmak üzere standart sözleşmeler hazırlamakta ve tarafların kullanımına sunduğu,

bu sözleşmeler, güncel gelişmelere uyum sağlanması amacıyla belli aralıklarla yenilendiği, örneğin Norveç Gemi Brokerleri Birliği (Norwegian Shipbrokers' Association) tarafından hazırlanan “Gemi alım Satımı İçin Anlaşma Metni” (Memorandum of Agreement for sale and purchase of ships), Baltık ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (The Baltic and International Maritime Council -BIMCO-) tarafından 1956'da kabul edildiği,

taraflar da resmi kısaltması “Saleform” olan bu standart sözleşmenin 1993 tarihli versiyonunu kullanmış oldukları, anılan satış sözleşmesinde geminin alıcının seçimine göre 19 ila 22 Nisan 2016 tarihleri arasında teslimi kararlaştırıldığı, İstanbul Liman Başkanlığı tarafından 20.04.2016 tarihinde düzenlenen TUGS Kütük Kayıt Örneğinde malik “...”; iktisap nedeni ve tarihi “yurt dışından satın alınmasından 07.12.2015” olarak gösterilmiştir.

Kayıt örneğinde herhangi bir itiraz yahut şerh bulunmamaktadır. Haciz — İpotek Bilgileri başlığı altında “gemiye ait haciz ipotek kaydı bulunmamaktadır” açıklaması yer aldığı, Türk gemi siciline kayıtlı gemiler bakımından gemi satışları herhangi bir şekle bağlı olmayıp, bunun ifası niteliğindeki tasarruf işlemi şekle tâbi olmadığı, ... Noterliği tarafından onaylanmış olan “Satış Senedi” başlıklı belge, ... ... gemisinin mülkiyetinin ... tarafından ...

Denizciliğe devrine ilişkin ayni sözleşme olduğu, dosyada mevcut Devir Teslim Protokolü başlıklı belge, dava konusu ... ... gemisinin zilyetliğinin, 20.04.2016 tarihinde saat 17.00'da, Tekirdağ'da, ... tarafından ... Denizciliğe devredildiğini tevsik etmektedir.

Şu hâlde 20 Nisan 2016'da geminin zilyetliğinin alıcıya devri ile tasarruf işlemi tamamlanarak geminin mülkiyeti bu tarihte ...'e geçmiş olduğunu, ..., herhangi bir ipotek veya haciz kaydı içermeyen; üzerinde itiraz yahut şerh bulunmayan TUGS gemi sicil kaydının doğruluğuna güvenerek, mülkiyeti 20 Nisan 2016 tarihinde, (var ise dahi) ipotekte ari şekilde kazanmış olduğu, davalı ...

Jönceki adıyla: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı) bakımından: sahte bir belgeye dayanarak sicile yolsuz bir tescil yapılması halinde sahtelik gerekli araştırma yapılsa dahi anlaşılamayacak durumdaysa, tapu memuru hukuki sebepten yoksun bir tescille objektif olarak hukuka aykırı davranmış olduğundan, bundan doğacak zararlardan MK m.1007'ye göre Devletin sorumluluğu doğabileceği, sicilin tutulmasından Devletin sorumluluğuna dair takdirin mahkemeye ait olduğu, dava konusu geminin mülkiyetinin davacı ...'den davalı ...'ye devri, Ukrayna hukukuna tâbi olduğu,

Ancak davalı ..., Ukrayna hukukuna göre dava konusu geminin mülkiyetini iktisap etmemiş olsa dahi, bu durum davalı ...'ın söz konusu geminin tevhidli dosyada, davacı ...'nin iddiasını dayandırdığı sahte belgeye istinaden sicile tescil hususundaki Yargıtay uygulaması, “birinci el” bakımından geçerli olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Davacı ... Ltd' nin açtığı asıl dava ve birleşen dava; ... IMO nolu ... ... (eski adı ... ... olan) gemisinin ... şirketi ile ... Denizciliğe yapılan satışlarının geçersizliği nedeni Türk gemi siciline tescil ve sicil değişliklerinin hükümsüzlüğüne, davalılara yapılan satışların iptali istemine ilişkindir.

Davacı ... and ... ... 'nin açtığı davada ise, geminin ... şirketine satışına ilişkin sözleşme ve Ukrayna gemi sicilinden terkin kaydının sahteliğinden bahisle geminin mülkiyetinin ... ... şirketine ait olduğunun tespiti ve Türk gemi sicilindeki kaydının terkin edilmesi talep edilmektedir.

Davacı ... Ltd vekili iddialarında; ... ile ... ... ... arasında kredi ve ipotek sözleşmeleri imzalandığını, 1.820.000 ABD Doları tutarındaki kredi limitinin güvence altına alınması amacıyla ... şirketine ait ... IMO numaralı ... ... gemisi üzerine ipotek tesis edildiğini, sonradan kredi alacağı ile ipoteğin ... Ltd.’ye devredildiğini, kredi borcu ödenmediğinden Ukrayna gemi sicilindeki ipotek kaydının devam ettiğini, geminin ... şirketine satışı ile Ukrayna sicilinden terkinine ilişkin belgelerin sahte olduğunu, bu konuda İstanbul gemi sicil müdürlüğüne yapılan itiraza rağmen ... şirketine yapılan ikinci satışta sicile güven ilkesinden yararlanılamayacağını ileri sürmektedir.

Birleşen ... and ... ... vekili de, davalılara yapılan satışların geçersizliği konusunda benzer iddialarda bulunarak, ... ... gemisinin Ukrayna devlet malı olup savaş gemisi statüsünde bulunduğundan özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, geminin Ukrayna sicilindeki kaydının halen devam ettiğini, satış sözleşmesi ile Ukrayna sicilinden terkin belgesinin sahteliği nedeniyle Türk gemi siciline yapılan kaydın yok hükmünde sayılması gerektiğini ileri sürmektedir.

Davacı ... dava konusu gemi üzerinde ipotek alacaklısı olduğunu iddia ederken, davacı ... davasını mülkiyet hakkına dayandırmaktadır. Geminin terkini nedeniyle ipotek alacaklısının ileri sürebileceği yegane talep, gemi üzerinde lehine ipoteğin tescil edilmesidir. Bu nedenle ...'in, geminin şu anki mevcut sicil kaydının terkini ve geriye dönük mülkiyetin devrinin iptalini isteyebilmesi mümkün değildir. TTK 1001 ve TTK 983. maddeleri uyarınca, Sicile güven ilkesine göre satın almalarda; mülkiyet ipotekten ari şekilde kazanılmaktadır. Bu bakımdan davacı ...'in ...' a yapılan satışın iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. ...'a yapılan ikinci satışın geçerli sayılması halinde ise ...'den ... Denizciliğe yapılan ilk satışla ilgili iptal davası konusuz kalacaktır.

Dosyaya sunulan 25.07.2003 tarihli İpotek anlaşmasında, ...'ın ipotek alacaklısı, geminin maliki olan ...'nin de ipotek veren olduğu, ipoteğin dayanağının taraflar arasındaki 18 Haziran 2003 tarihli Döner Kredi Sözleşmesi olduğu, kredi geri ödemelerinin taksitler halinde gerçekleşeceği ve son ödeme tarihinin 17.12.2004 olduğu, ipotek verenin yükümlüklerini yerine getirmesi halinde veya Ukrayna İpotek Koyma Yasası'nın 28. ve 29. maddeleri gereğince ipoteğin sona ereceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.

Kredi alacağının ... 'tan davacı ...'e devredilmesine dair 16.07.2014 tarihli Kabul ve Devir Senedinde Mal Rehni Sözleşmesi yani gemi ipoteğinin kredi alacağı ile birlikte devredildiği ifade edilmektedir. Ayrıca 01.07.2014 tarihli Temlik Sözleşmesinde de kredi alacağının temliki ile kredi anlaşması altında yer alan tüm hakların temlik olunana devredildiği belirtilmektedir.

İstinabe yolu ile getirtilen, "Menkul Mallara Konulan Rehinler Hakkında Devlet Sicil Müdürlüğü'nden Alınan Özet Bilgiler” başlıklı, 16.07.2014 düzenleme tarihli belgede; gemi üzerinde kamu ve özel nitelikli takyidatların olduğu, Kayıt Girişi- 2 başlıklı bölümde “Azovskoye ...” isimli gemi üzerinde menkul mal rehninin bulunduğu, alacaklının halka açık bir anonim şirket olan “... ”, borçlunun ... olduğu, asli sorumluluk tutarının 1.820.000 Amerikan Doları olduğu, sorumluluk tarihinin 17.12.2004, geçerlilik süresinin 20.05.2018 olduğu,

16.07.2014 tarihinde rehin hakkına ilişkin değişiklik yapıldığı ve bu değişikliğin gerekçesinin 16.07.2014 tarihli devir-temlik sözleşmesi olduğuna dair bilgilerin yer aldığı görülmektedir. Yine ... Şehri Mahkemesinin 7.10. 2014 tarihli kararında; davanın konusunun tespit olduğu ve davacı ...'in talebi üzerine kararda geçen tespitlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Kararda dava dışı “Ukrsotsbank” ile dava dışı ... arasındaki kredi ilişkisi belirlenenerek, 01.07.2014 tarihinde “... ” tarafından kredi alacağının davacı ...'e devredilmiş olduğuna yer verilmiştir. Kararda dava konusu gemi üzerindeki rehnin menkul kıymet rehni hükümlerine tabi olduğunun vurgulanarak, sonuç kısmında davacı ...'in dava konusu gemi üzerinde rehin hakkı sahibi olduğu belirlenmiştir.

Davalı tarafın delil olarak sunduğu 9 Temmuz 2015 tarihli satış senedinde (Bill of Sale), ... Gemi Sicili'ne tescilli ... ... isimli tarak gemisinin mülkiyetinin, ... tarafından tüm ipoteklerden ve gemi rehinlerinden ari olarak ...'e devredildiği ifade edilmekte olup geminin ...'ye devri ve teslimine ilişkin 09.09.2015 tarihli “Teslim ve Kabul Protokolü” dosyaya ibraz edilmiştir.

Geminin ...'ye satışına karşı ... adına İstanbul Liman Başkanlığı'na sunulan 20.04.2016 tarihli yazıda; dava konusu gemi üzerinde kredi ilişkisine bağlı bir ipoteğin 01.07.2014

Tarihinde ...'e devredildiği, ipotekli alacaklı sıfatıyla ...'in onayı alınmadan geminin satışının gerçekleştirildiği, geminin ismi değiştirilerek ... malik olacak şekilde Türk Sicili'ne tescil edildiğinin öğrenildiği, sicil kaydında ipotekli alacaklı olarak ...'e yer verilmediği, gemiyle ilgili Ukrayna Sicili tarafından herhangi bir terkin belgesinin düzenlenmediği, halihazırda Ukrayna Sicilindeki ipotek hakkının devam ettigği belirtilerek, Liman Başkanlığı'ndan Ukrayna Sicili ile iletişime geçilerek geminin satışına ilişkin belgelerin talep edilmesi istenmiştir.

... Denizciliğin 19 Nisan 2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile dava konusu ... ... gemisinin satın alınması konusunda karar alındığı görülmektedir. Kararda ...'nin de, aynı tarihli yönetim kurulu kararı ile geminin ...'e devri hususunda bir karar aldığı belirtilmektedir. Geminin satışına ilişkin 3.100.000 USD bedelli satış faturu dosyaya sunulmuştur. ... ne sunduğu 20 Nisan 2016 tarihli dilekçesinde, ... ... gemisinin 3.100.000 USD bedelle ...'den satın aldığını bildirerek, geminin ... adına devir işlemlerinin yapılması ve gemi tasdiknamesinin düzenlenmesini talep ettiği görülmektedir.

Davacı taraflarca sahteliği ileri sürülen 09.07.2015 tarihli “Ukrayna Devlet Gemi Sicili Denetimi” başlıklı belgede, maliki ... olan ... ... isimli geminin 09.07.2015 tarihinde Ukrayna Devlet Gemi Sicili'nden terkin edildiği belirtilmektedir. Buna karşın 27.04,2016 tarihli “ ... ” başlıklı belgede ise ... ... gemisinin Ukrayna Gemi Sicili'ne kayıtlı olduğu, geminin Ukrayna Devleti'ne ait olduğu ve geminin armatörlüğünü ...'nin yaptığı ifade edilmektedir.

Ulaştırma ve Alt Yapı İstanbul Liman Başkanlığı'nın 27.07.2016 tarihli yazısında, dava konusu geminin sicile tescil edilmesinden sonra ileri sürülen iddiaların Ukrayna Devleti ile yapılan yazışmaların sonucuna göre; daha önce Savcılığa gönderilen DC No: ... numaralı orijinal terkin belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığı, geminin tescil işleminde Başkanlıkta görevli personel tarafından yapılmış bir sahtecilik ve usulsüzlüğün söz konusu olmadığı, gemiye ait terkin belgesine gözle bakıldığında sahte olduğunun anlaşılmasının imkan dahilinde bulunmadığı,

gemiye ait Ukrayna makamları tarafından düzenlenerek gönderilen kütük kayıt örneği bulunmadığı belirtilmiştir. Bakanlığın Genel Soruşturma Bürosu'na hitaben yazdığı 18.09.2017 tarihli yazıda da, ... ... gemisinin tescili ile ilgili olarak yapılan şikayet/ihbar üzerine gerekli incelemelerin yapıldığı, tescilin ... tarafından sahte belgeler ibraz edilerek yapıldığı anlaşıldığından anılan şirket hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu belirtilmektedir.

Dava konusu geminin ...'ye satışına ilişkin 9 Temmuz 2015 tarihli satış senedinin (Bill of Sale) sahteliği iddiasından dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/... nolu dosyasında soruşturma açılmış olup soruşturma kapsamında ... şirketinin yetkilisi hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava devam etmektedir. Savcılık dosyasında alınan 10.12.2019 tarihli ilk bilirkişi raporunda, ...

Gemi Kira Sözleşmesi'ndeki ... 'e ait imzaların aynı el ürünü olduğu tespit edilmiştir. 10.12.2019 tarihli ek raporda da, ... 'deki imzanın sahte olup olmadığına dair bir tespit yapılamadığı ifade edilmektedir. Cumhuriyet Savcılığı'nın 2020/... numaralı iddianamesinde satış sözleşmesinin fotokopi evrak üzerine ıslak mühür basmak suretiyle husule getirildiği belirtilmiştir.

Bu şekilde oluşturulan suret belge niteliğindeki sahte resmi evrakın şüpeli tarafından Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı İstanbul Liman Başkanlığı'na ibraz edildiği, bu suretle kiralamak için teslim aldığı gemiyi kendi şirketi adına sahte satış sözleşmesi ibraz ile tescilleyerek adli emanete kayıtlı sahte terkin belgesini tanzim ettirdiği iddiasıyla şüphelinin TCK hükümleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. ... yetkili hakkındaki ceza davası devam etmektedir.

İstinabe yolu getirtilen “Ukrayna Devlet Gemi Sicili Denetimi” başlıklı 09.07.2015 tarihli belgenin tercümesinden, Ukrayna devlet malı olduğu anlaşılan geminin halen Ukrayna gemi sicilinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. MÖHUK m. 22/1 uyarınca hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki ayni haklar, menşe ülke hukukuna tâbidir. Anılan hüküm gereğince Ukrayna gemi siciline kayıtlı olan ... ... gemisinin ... Denizciliğe satımında Ukrayna hukuku uygulanmalıdır.

Davacı ... vekilinin 15.12.2020 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu Ukrayna Devleti hukuk mevzuatına göre devlete ait varlıkların satışının açık artırma usulüne tabi olduğu görülmektedir. Dolayısıyla .... Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden dava sonucunda satış sözleşmesinin sahte olmadığı ortaya çıksa dahi, Ukrayna hukukunun emrettiği usulde yapılmayan satış geçersiz olacaktır.

Bu bakımdan dava konusu uyuşmazlığın çözümünde ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı değerlendirilmiştir.

Halen Ukrayna gemi sicilinde kayıtlı olduğu anlaşılan ... ... (eski adı ... ... olan) gemisiyle ilgili iki satış söz konusudur. Birincisi gemiyi ... and ... ... 'den çıplak gemi kira sözleşmesi ile kiralayan ... ile ... arasındaki satıştır. İkinci satış ise ... ile ... arasında yapılmıştır. Davacılar her iki satışın da geçersizliğini ileri sürmektedir.

Buna karşın davalı ... vekili ise müvekkilinin, sicil kaydına güvenerek iyi niyetle geminin mülkiyetini ikdisap ettiğini savunmaktadır. ...'ın satın alma tarihinde gemi Türk gemi siciline kayıtlı olduğundan ... ve ... arasındaki satışa Türk hukuku uygulanmalıdır. Bu satışta, sicile güven ilkesine göre mülkiyet hakkı kazanılmış olduğu takdirde, birinci el satışın geçersizliği ...'ın mülkiyet hakkını etkilemeyecektir. Bu bakımdan dava dosyasında öncelikle, ...

Denizlik ile ... arasında yapılan ikinci satışın geçerli olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Gemilerin devren iktisabı TTK'nın 1001. Maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, gemi siciline kayıtlı olan bir geminin devri için, malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene devri hususunda anlaşmaları ve geminin zilyetliğinin geçirilmesi şarttır. Mülkiyetin devrine ilişkin anlaşma yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması gerekmektedir. Bu anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde yapılabilmesi de mümkündür.

TTK'nın 974. maddesi uyarınca gemi sicilinde malik olarak kayıtlı bulunan kişi, geminin maliki sayılır. Hükmün ikinci fıkrasına göre, gemi sicilinde lehine bir gemi ipoteği veya ipotek üzerinde bir hak yahut bir intifa hakkı tescil edilmiş olan kişi o hakkın sahibi sayılır. Son fıkrada ise, tescil olunmuş bir hak sicilden silinirse, o hakkın artık var olmadığının kabul edileceği düzenlenmiştir.

TTK'nın 983/f.1 maddesine göre, hukuki bir işlem ile bir geminin mülkiyetini, intifa hakkını, gemi ipoteğini veya ipotek üzerindeki bir hakkı iktisap eden kişi lehine gemi sicilinin içeriği, bu haklarla ilgili olduğu ölçüde doğru sayılır. Meğer ki, iktisap eden kişi kaydın doğru olmadığını bilmiş veya bilmesi gerekmiş olsun.

Hak sahibinin kayıtlı bir hak üzerindeki tasarruf yetkisi belli bir kişi lehine sınırlanmış ise, bu sınırlama iktisap eden hakkında ancak gemi sicilinde yazılı olması veya onun sicil kaydının doğru olmadığını bilmesi veya bilmesinin gerekmesi şartıyla hüküm ifade eder. Hükmün ikinci fıkrasına uyarınca hakkın iktisabı için tescil şart olan hâllerde, kaydın doğru olmadığının bilinmesi bakımından tescili istem tarihi asıldır.

Gemi siciline kayıtlı bir geminin aslında maliki olmadığı hâlde, sicilde maliki olarak görünen kimseden sicil kayıtlarına güvenerek, iyiniyetle gemi mülkiyetini kazanan kişinin bu kazanımı korunacak; sicil kayıtları aslında gerçeği yansıtmadığı ve devreden gerçekte tasarruf yetkisine sahip olmadığı hâlde, devralan mülkiyeti iktisap edecektir.

Sicile güvenin korunması ilkesi, kayıtlı hakkın mevcudiyeti ve hakkın sahibi bakımından koruma sağladığı gibi, kayıtlı olmayan hakkın mevcut olmadığı hususunda da koruma sağlamaktadır. Sicile güven ilkesinden yararlanmak için iyiniyet şartı esastır. Buradaki iyiniyetten anlaşılması gereken sicil kayıtlarının gerçek hukuki duruma uymadığının bilinmemesi ve bilinmesinin de gerekmemesidir.

Dolayısıyla sicilin gerçek hukuki durumu yansıtmadığını bilen ya da bilmesi gereken kişi iyiniyetli sayılamaz. Öyleyse iyiniyet bakımından özen yükümlülüğü de aranmalıdır. Gerekli özeni gösterseydi gerçek durumu öğrenebilecek olan kimse, kendisinden beklenen gerekli özeni göstermemesi halinde kusuru bulunmasa dahi, iyiniyetli sayılamaz.

TMK m. 3/1 uyarınca iyiniyet asıl olduğundan, devralanın iyiniyetli olmadığını iddia

eden bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Gemi mülkiyeti tescille kazanılmadığından, iyiniyet hakkın kazanıldığı anda mevcut olmalıdır. Sonraki kötüniyet, önceki kazanımın geçerliliğini etkilemeyecektir. Bu itibarla zilyetliğin devralınması esnasında devralanın iyiniyetli olması gerekli ve yeterlidir. Sicilde bir itiraz ya da şerhin kayıtlı olması hâlinde itiraz veya şerhin ilgili olduğu hak bakımından sicile güvenin korunması ilkesine dayanılamaz.

İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde 20.04.2016 tarihinde düzenlenen TUGS Kütük Kayıt Örneğinde malik “...”, iktisap nedeni ve tarihi “yurt dışından satın alınmasından 07.12.2015” olarak gösterilmiştir. Gemi sicil kaydında herhangi bir itiraz yahut şerh bulunmamaktadır. Haciz- İpotek Bilgileri bölümünde “gemiye ait haciz ipotek kaydı bulunmamaktadır” açıklaması yer almaktadır.

Gemi mülkiyetinin devrinde, TTK m. 1001/f.2 uyarınca taraflar arasındaki gemi mülkiyetinin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması

şarttır. Anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde yapılması da mümkündür. Burada sözü edilen anlaşma, mülkiyetin devrine ilişkin tasarruf işlemini teşkil eden ayni anlaşmadır. Dolayısıyla bu düzenleme çerçevesinde Türk gemi siciline kayıtlı gemiler bakımından gemi satışları herhangi bir şekle bağlı olmayıp, bunun ifası niteliğindeki tasarruf işlemi şekle tâbidir.

Dosyaya sunulan ve T.C. Adalet Bakanlığı ... Noterliği tarafından onaylanmış olan 20.04.2016 tarihli “Satış Senedi” başlıklı belge, ... ... gemisinin mülkiyetinin ... tarafından ... Denizciliğe devrine ilişkin ayni sözleşmedir. Yazılı ve imzaları noter onaylı olarak akdedilmiş olduğundan, TTK'nın 1001/f.2'de öngörülen şartları taşımaktadır.

TTK m. 1001/f.1 uyarınca gemi mülkiyetinin hukuki işlemle devrinde ayni sözleşme tek başına yeterli değildir. Bunun yanında zilyetliğin de devredilmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla mülkiyetin devrini sağlayan tasarruf işlemi, şekle tâbi ayni sözleşme ve geminin zilyetliğinin devrinden oluşmaktadır. Dosyada mübrez "Devir Teslim Protokolü" başlıklı belge, dava konusu ... ... gemisinin zilyetliğinin 20.04.2016 tarihinde saat 17.00'da, Tekirdağ'da, ... tarafından ...

Denizciliğe devredildiğini tevsik etmektedir. Böylece tasarruf işlemi 20 Nisan 2016'da geminin zilyetliğinin alıcıya devri ile tamamlarmış olduğundan, geminin mülkiyeti bu tarihte ...'e geçmiş olacaktır. Buna göre ..., herhangi bir ipotek veya haciz kaydı içermeyen, üzerinde itiraz yahut şerh bulunmayan TUGS gemi sicil kaydının doğruluğuna güvenerek, geminin mülkiyetini 20 Nisan 2016 tarihinde, ipotekten ari şekilde kazanmış sayılmalıdır. Dosya kapsamına göre ...

Denizciliğin, sicil kaydının doğru olmadığını bildiği ispatlanamamıştır. Ayrıca gereken özeni gösterseydi öğrenebileceği de ortaya konulamamıştır.

Liman Başkanlığının sözünü ettiği ve “satış” diye nitelendirdiği işlem, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere mülkiyetin devrine ilişkin ayni sözleşme niteliğinde değildir. Taraflar TTK m. 1001/f.2'de öngörüldüğü üzere yazılı ve imzaları noter onaylı satış senedini 20 Nisan 2016 tarihinde sicil dışında düzenlemişlerdir. Geminin zilyetliği de 20 Nisan 2016 tarihinde ... Denizciliğe devredilmiştir. Böylece gemi mülkiyetinin devri sicil dışında gerçekleşmiştir.

Mülkiyetin devrinden sonra sicil kayıtların değişiklik yapılması açıklayıcı mahiyettedir. Geminin mülkiyetini devralan ... maliki olduğu gemiyi kendi adına tescil ettirip, sicil kaydını düzelttirmek amacıyla 22 Nisan 2016 tarihinde gemi siciline müracaat etmiştir. Dolayısıyla İstanbul Liman Başkanlığının “gemi satışı” olarak nitelendirdiği işlem, esasında sicilin kaydının düzeltilmesi mahiyetindedir. Bu aşamada ...

Denizciliğin, ...'nin itirazından haberdar edilmesi hukuki açıdan bir sonuç doğurmayacaktır. Zira, ... geminin mülkiyetini daha önce TTK m. 1001 ve TTK m. 983 uyarınca her türlü takyidattan ari şekilde iyiniyetle devralmıştır. Bu nedenle ...'in sicil kaydının düzeltilmesini talep ettiği sırada ...'in talebinden haberdar edilmiş olmasının, iktisap edilmiş mülkiyet hakkı bakımından geçmişe dönük bir etkisi olmayacaktır.

HMK'nın 114. Maddesine göre " taraf ehliyeti" dava şartlarından olduğundan HMK m.115 gereğince hakim tarafından resen gözetilmelidir. HMK'nın 50 maddesi uyarınca medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan herkes taraf ehliyetine sahiptir. Hak ehliyetine sahip olan gerçek ve tüzel kişiler taraf ehliyetine sahiptir. ... Liman başkanlığı ...na bağlı bir kurum olup ayrı bir tüzel kişiliğe sahip değildir. Dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmayan bu kuruma karşı doğrudan dava yöneltilmesi mümkün değildir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, sahte düzenlenmiş bir belge ve onun geçersiz kılacağı bir satış işlemi olsa dahi, kendisinin taraf olamayacağı ve uğranılan zararların tazmininin taraf şirketler arasında açılan davalar ile gerçekleşeceği savunmasında bulunmuştur.

Geminin tescilinde gemi siciline kaydedilebilecek vakalar TTK nın 960. maddesinde düzenlenmiştir. Sözkonusu maddi vakalar beyan üzerinden ve sunulan belgelere göre gerçekleştirilmektedir. Gemi sicili ile ilgili tutulan kayıtlardan dolayı devletin sorumluluğunun gündeme gelebilmesi için sicilin hukuka aykırı bir şekilde tutulmuş olması gerekmektedir.

Dolayısıylada gemi sicilinin tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı taktirde gemi sicilinin bağlı olduğu kurumun sorumluluğundan bahsetmek mümkün değildir. Sicil memurunun hukuki dayanağı bulunmayan tescil yada terkin işlemi yapması, sicil kayıtlarını doğru olarak yansıtmayan suretler vermesi, talep üzerine yapılması gereken bir kaydı yada işlemi yapmayı ihmal etmesi yada yapmaktan kaçınması durumları hukuka aykırılığa örnek teşkil etmektedir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, ... ... gemisi Türk gemi siciline kaydedilmeden önce Ukrayna gemi sicilindeki kaydı devam etmektedir. Geminin Türk gemi siciline tescili ...nin talebi üzerine ve 09.09.2015 tarih ve DC No: ... sayılı Ukrayna Devleti Gemi Sicilinden Gemi İptal Sertifikasının ibrazıyla gerçekleşmiştir. Bu belgenin sahteliği, Sicil tarafından yeterli inceleme yapılsa dahi anlaşılabilecek nitelikte değildir.

Dolayısıyla gemi sicilinin yaptığı tescil işleminde devletin sorumluluğunu gündeme getirecek hukuka aykırı bir işlemin gerçekleştiğinden söz edilemeyecektir. Bu itibarla davalı bakanlığa karşı açılan davanın reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

Asıl ve Birleşen davalar bakımından yapılan yargılama sonucunda yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmelere göre; davalı ... dava konusu ...

IMO nolu ... ... (eski adı ... ... olan) gemisinin mülkiyetini TTK m. 1001 ve TTK m. 983 uyarınca her türlü takyidattan ari olarak iyiniyetle iktisap ettiği, bu kabul şekline göre davalı ... ile ilgili satışın iptali davasının konusuz kalacağı, geminin Türk gemi siciline tescilinde davalı bakanlığın sorumluluğunu gerektirecek hukuka aykırılığın olmadığı kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında asıl ve birleşen davalarda; davalı ...

Liman Başkanlığının ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından bu davalıya karşı açılan davanın HMK'nın 114. Maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...'na karşı açılan davanın reddine, davalı ... ve Dış Tic. A.Ş.'ye karşı açılan dava konusuz kaldığından bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ....'ye karşı açılan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

A-ASIL DAVADA

1-Davalı ... Liman Başkanlığına karşı açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,

2-Davalı ...'na karşı açılan davanın REDDİNE,

3- Peşin alınan 155.105,00 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 155.024,30 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,

4- Davalı ... Liman Başkanlığı (Gemi Sicil Memurluğu) vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

5- Davalı ... vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

6-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri olan 78,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

7-Suç üstü ödeneğinden ödenen 3.730,00.-TL tercüman ücretinin kesinleşmeye müteakip davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

B-BİRLEŞEN 2016/... Esas sayılı dosyada

1-Davalı ...'na karşı açılan davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,

2-Davalı ... VE DIŞ TİC. A.Ş.'ye karşı açılan dava konusuz kaldığından bunun yönünden karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

3-Davalı ....'ne karşı açılan davanın REDDİNE,

4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 80,70 TL karar harcından 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 49,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

5- Davalı ... vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

6- Davalı ... ve Dış Tic. A.Ş vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

7- Davalı ... vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

C-BİRLEŞEN 2017/... Esas sayılı dosyada

1-Davalı ... Liman Başkanlığına karşı açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,

2-Davalı ...'na karşı açılan davanın REDDİNE,

3-Davalı ... VE DIŞ TİC. A.Ş.'ye karşı açılan dava konusuz kaldığından bunun yönünden karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

4-Davalı ....'ye karşı açılan davanın REDDİNE,

5-Davacı ...&Sea vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına konu geminin satış değerini takdiren %10'u oranında 310.000,00 USD teminatın 2 haftalık süre içerisinde yatırılması halinde 2017/... Esas sayılı dosya kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararının DEVAMINA, aksi halde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,

6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 80,70 TL karar harcından 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 49,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

7- Davalı ... Liman Başkanlığı (Gemi Sicil Memurluğu) vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

8- Davalı ... vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

9- Davalı ... vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

10- Davalı ... ve Dış Tic. A.Ş vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

11-Davalı ... ve Dış Tic. A.Ş tarafından yapılan yargılama gideri olan 100,00 TL posta gideri, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.600,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

12-Davalı ... ve Dış Tic. A.Ş tarafından yapılan yargılama gideri olan 100,00 TL posta gideri, 3.730,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.830,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

13- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Davalı yargılama giderleri birleşen dava hüküm kısmının altında yazılmıştır.

Dair, Asıl davada davacı ... vekilinin, Birleşen davada davacı ... vekilinin, Davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı diğer tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2022

Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/200, K. 2022/257, 6 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/200
Karar No
2022/257
Tarih
6 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/211 K.2022/329
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/213 K.2022/345
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/224 K.2022/325
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/229 K.2022/459
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/255 K.2022/340
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/264 K.2022/374

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.