KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Esas no
- 2018/438 Esas
- Karar no
- 2025/790
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 20/11/2018
Karar Metni
2.340 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Panama uyruklu ... ...., ... Inc, ... ..., ... ... Şirketleri ..., ..., ... ile ... gemilerinin donatanı olduktarını, 12.04.2017 tarihinde banka ile ... ... arasında 4.935.000.-USD bedelli ve 07.11.2007 tarihinde de 5.000.000.-USD bedelli kredi sözleşmeleri imzalandığını ve ... Inc, ... ..., ... ... şirketleri de bu sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, müvekkili ...
Denizcilik Nakliyat ve Ticaret A.Ş. ve ...'ın da sözleşmede müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile imzaları bulunduğunu, kredi geri ödemelerinin 2008 krizine kadar normal ödendiğini, kriz zamanında ödemelerin aksadığı 18.11.2010 tarihinde borcun 3.241.420,08 USD olduğunu, bu aşamada bankanın aylık 500.000 USD ödenmesi veya 3 geminin bankaya teslim edilerek borcun kapatılması şeklindeki isteğinin 3 geminin bankaya teslim edilerek borcun kapatılması olarak kabul edildiğini, ... gemisinin Akdeniz Mısır tahliyesi sonrası teslim edildiğini ve bankanın talebi ile Hindistan'ın Aalang Limanına gönderildiğini,
... gemisinin Dubai Limanında tahliyesini müteakip teslim edildiğini, bankanın gemiyi Singapur Limanında satmak istemesi üzerine bankanın sorumluluğunda ve masraflar uhdesinde olmak üzere Singapur'a gönderildiğini, ... gemisinin de Malta'da teslim edildiğini, ... gemisinin Aralık 2007 tarihinde 7.025.000,00 USD, ... gemisinin Mayıs 2006 tarihinde 2.000.000,00 USD, ... gemisinin Mayıs 2005 tarihinde 2.530.000,00 USD bedelle satın alındıklarını, davalı donatanların, davacı bankaya 11.555.000 USD değerinde ipotek verdiklerini ve bu değerdeki gemileri banka borcuna karşılık bankaya teslim ettiklerini,
teslim tarihinde toplam borcun 3.241.420,08 USD olduğunu, gemilerin değerinin borcu fazlasıyla karşılayacak ve satış bedelleri ile sorumluluklarının sona ereceğini, bankaya gemilerin satış durumu hakkında banka ile sağlıklı diyalog kurulamadığını, iyi niyet göstergesi olarak filodaki ... isimli gemiyi de satarak 415.000,00 USD'nin 31 mart 2010 da bankaya ödendiği, bankanın aradan 4 yıl geçtikten sonra 17 Haziran 2013 tarihinde ihtar gönderdiğini ve akabinde ....İcra Müdürlüğü 2014/... sayılı dosyası ile 1.000.000 USD ve 231.972,87 USD faiz talep olunan icra takibi başlatıldığını, yine ...
Müdürlüğü 2014/... sayılı dosyası ile 365.956 USD ana para ve 122.996,19 USD faiz olmak üzere 488.953,51 USD değerli takip başlatıldığı, toplam talep olunan miktarın 1.720.926,38 USD olduğu, teslim edilen gemilerin değerinin 11.555.000.00 USD olduğunu, borcun miktarım bu gemiler satılmadan 3.241.420,08 USD olduğu,
talep olunan ana borcun 1.365.956 USD olduğunu, 11.555.000,00 USD değerinde 3 geminin satışından elde edilen tahsilatın sadece 1.875.464 USD olduğunu, bankanın basiretli bir tüccar gibi davranmamasının söz konusu olduğunu, gemilerin bankaya tesliminden sonra yapılan masraflarda bankanın müdebbir bir tüccar gibi davranıp davranmadığı , gemi alacaklarını ve arızalarla ilgili sigortadan tahsil edip etmediği, zira gemilerin tesliminden sonra tüm yönetimin bankaya geçtiği, yargılamada bankanın sadece bankanın kayıt üzerindeki alacağını incelendiği,
bankanın basiretli bir tüccar gibi davranıp davranmadığının ve yapılan masrafların ve satış süre ve yerlerinin olağan olup olmadığı yolunda bir incelemeye girilmediği, bu yüzden uğradıkları zararın tespit ve tazmini için bu davayı açma zarureti hasıl olduğu, gemilerin teslim tarihi itibariyle gemilerin hesapları ile bağlarının kesildiğini, İstanbul ....
Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılamada Prof.... bilirkişi raporuna eklediği mütaalasında "Davacı tarafın gemilerin satışı hakkında bilgi vermediğini, bu konuda herhangir delil ibraz etmediğini, sadece dava dilekçesiyle birlikte ibraz edilen 4 no lu ekte kredi borçlusunun borcundan düşülen ve davacı banka tarafından gemi satışlarından elde edildiği ifade edilen 1.181.180,17 USD lik bir meblağın göründüğünü, ama 3 adet geminin satışından ne kadarlık bir toplam gelir elde edildiğini ve bundan ne kadarlık bir satış masrafı indirimi yapıldığı konusunda dosyada bir netlik bulunmadığını,
müvekkilinin gemilerin teslimi ile gemiden ilişkisinin koptuğunu, bu yüzden bankadan.
Teslim tarihi ile satış tarihi arasındaki değer farkını, gemilerin neden çok uzak limanlara götürülrek satış yapıldığını, gemilerin çok uzak limanlara götürülme maliyetinin müvekkile yüklenmek mi istendiğini ve sebebin banka tarafından hangi masrafların ne şekilde yapıldığını, gemi alacaklarını ve arızalarla ilgili masrafların sigortadan tahsil edilip edilmediğini öğrenme haklarının mevcut olduğunu, ancak bu incelemelere girilmediğini, yargılama sırasında sunulan rapora göre geminin satış değerinin 325.000 USD, bu satış için yapılan masrafın ise 830.271,09 USD olduğunun, dolayısıyla olayın düğüm noktasının bu olduğunu,
gemilerin banka tarafından hukuken bağlatılmadığını, borçlu şirket tarafından bankaya teslim edildiğini, bu teslimin bir anlaşmanın sonucu olduğunu, gemilerin teslim tarindeki değerinin 8.000.000-USD civarında olduğunu, borcun faizi ile birlikte 3.411.743,09 USD olduğunu, bankanın gemileri satarak borcu tahsil edeceğini, gemilerin teslim ve satış değerleri için TMMOB Gemi Mühendisleri odası ve bir broker firmasından istenilen rapora göre bankanın satış bedeli ile gemilerin satış tarihleri arasında %100 ve %130 fark bulunduğunu, 1.350.000.00 USD değerindeki geminin 325.000 USD satıldığı bunun için 830.271,09 USD masraf yapıldığını,
İran körfezinde teslim edilen geminin neden Singapur da satıldığını, gemilerin teslimden sonra tüm yönetimin bankaya geçtiğini, bankanın gemileri teslim aldıktan sonra basiretli bir tüccar gibi davranmayarak satışı geciktirdiğini, gemileri uzak limanlara yönlendirerek masrafları arttırdığını, satışa özen göstermeyerek masrafları dahi karşılamayan bir değerle gemileri satarak müvekkilini zarara uğrattığı belirterek uzman bilirkişilerce inceleme yapılarak, bankanın basiretli bir tüccar gibi davranıp davranmadığı, müvekkilinin uğradığı zararın belirlenmesini ve bu değerin borçtan mahsubu için borçlarının olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından ikame edilmiş olan davanın şeklen bir menfi tespit davası olduğunu, borca itiraz etmiş olan davacının işbu davayı ikamesinde hukuki bir yararının bulunmadığını, borçlunun itirazın iptali davasında genel hükümlere göre savunma sebepleri ileri sürebildiğini, savunma olarak ileri sürülebilecek olan hususların ayrı bir tespit davasına konu olamayacağını ve itirazın iptali davası devam ederken, menfi tespit davası açılmasının derdestliğe sebebiyet vereceğini, Menfi tespit davasının ikamesinde nispi harç yatırılması gerektiğini, davacı tarafın işbu davayı maktu harç yatırmak suretiyle ikame ettiğini,
her ne kadar davacı borcun kapandığını ileri sürmüşse de hali hazırda İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin derdest dosyasında söz konusu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkilinin alacaklı olduğunun açıkça tespit edildiğini, davacı/borçlu tarafın kötü niyetli bir şekilde yargılamayı sürüncemede bırakmak amacıyla işbu davayı ikame ettiği beyanla davanın reddi talep etmiştir.
Mahkememizin 19/04/2021 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca aldırılan bilirkişi raporunda özetle.
Dava dışı şirket ile davacı arasında düzenlenen ve davacının müteselsil kefil ve müşterek borçlu olduğu genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalı banka tarafından ipotek konulan gemilerin satışı sırasında, teslim ile satış arasındaki sürenin makul süre olmadığı, gemilerin ticari hayatının devam etmesine rağmen neden ticari hayatlarına devam etmedikleri, gemilerin bulunduğu yerde satılabilmesi mümkün iken coğrafi olarak uzak bölgelere gönderilerek satış yoluna gidildiği, bu durumun masrafların artmasına ve değerlerinin çok altında satılmasına sebebiyet verdiği gibi nedenlerle davalının basiretli bir tüccar gibi davranmadığı,
gemilerin satış tarihleri itibariyle değerlerinin 7.456.250 Usd olduğu, Davalı Bankanın Satış Bedelinin ise 3.163.199 Usd olduğu, satış bedeli ile satış tarihindeki gemi değerleri arasındaki farkın.
4.293.051 Usd olduğu, gemilerin teslim tarihi ile satış tarihleri arasındaki sürede gelir elde etmediğinin dosya kapsamından tespit edilemediği, ticari hayatlarına devam etmediler ise, bulunduğu yerlerde satılmayıp, başka bölgelere gönderilmiş olması ve satışların geç yapılmış olması gibi nedenlerle, masrafları n/giderlerin 1.394.148,01 Usd mertebesine ulaşması sonucunu doğurduğu, davacının uğradığı zararın bulunduğu, ancak bu zararın; gemi satış senetlerinin dosyaya sunulmamış olması,
gemilerin 31 Mayıs 2010 teslim tarihi itibariyle davalı banka ile davacılar arasındaki teslim anlaşmasının dosyada mevcut olmaması ve yapılan masraflardan hangi tarafın sorumlu olduğunun belirlenememesi nedenleriyle davalının uğramış olduğu zararın tam olarak tespitinin yapılamadığı belirtilmiştir.
Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı banka tarafından ipotek konulan gemilerin, kredi borcuna karşılık olarak davalı tarafından satışında basiretli davranılmadığı ileri sürülerek meydana gelen zararın tespit edilerek bu oranda borçlu olmadığının tespiti isteğine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile 12.04.2017 tarihinde Banka ile ...
Limited ine arasında 4.935.000.-USD bedelli ve 07.11.2007 tarihinde de 5.000.000.-USD bedelli kredi sözleşmeleri imzalandığını, davacıların sözleşmede müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile imzalarının bulunduğunu , kredi borcu ödenemediğinden dava konusu gemilerin bankaya teslim edilerek borcun kapatılması konusunda anlaşıldığını ve gemileri banka borcuna karşılık bankaya teslim ettiklerini, teslim tarihinde toplam borcun 3.241.420,08 USD olduğu,
gemilerin değerinin borcu fazlasıyla karşılayacağını ve satış bedelleri ile sorumluluklarının sona ereceğini ancak bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, gemiler için yapılan masrafların, satış süre ve yerlerinin olağan olmadığını belirterek zararın belirlenmesini ve tazminat miktarı oranında borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacılar ... Nakliyat ve Tic. A.Ş. ve ...'ın genel kredi sözleşmesini müteselsil borçlu ve müteselsil borçlu olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, ödemeler aksayınca borçlunun ödeme güçlüğü dikkate alınarak üç adet geminin satışı yoluna gidildiği ancak satıştan elde edilen bedelin borcu ödemeye yetmediğini, alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalılar tarafından borca ve takibe itiraz edildiğinden ....
ATM ... ve 2015/... sayılı dosyalar tahtında itirazın iptali davalarının ikame edildiğini, davanın yargılamayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davacının gemilerın satış sürecini bizzat yönettiği, satış yerleri, alıcılar ve satış bedellerinin belirlenmesinde doğrudan rol aldığını, satış evraklarının davacılar tarafından hazırlandığını, davalının tek rolünün masrafları karşılamak ve ipotekleri kaldırmak olduğunu savunmuştur.
Davalı tarafından 07.11.2007 tarihinde .... Ltd. Inc. ve ... .... Arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklı alacağın tahsili için davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarında icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine İstanbul .... Ticaret Mahkemesinin ... ve 2015/... esas sayılı dosyalarında itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf davalının gemilerin satışında basiretli tacir gibi davranmaması nedeniyle borcun karşılanmadığını, gemi değerlerini daha yüksek olduğunu ileri sürerek zararın belirlenmesini ve borçlu olmadığının tespitini talep etmekte olup eldeki dava menfi tespit davası niteliğinde olduğundan davalının derdestlik itirazı yerinde görülmemiştir.
İstanbul .... Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan 04/09/2021 tarihli raporda yapılan hesaplamalar sonucu davalı kefillerin sözleşme kapsamında kullanılan kredileri geri ödemediğinden hesabın kat edildiği ve temerrüte düşürüldükleri, kefaletin usulüne uygun olduğu ve borcun ödenmediği, borca karşılık verilen ... isimli gemilerin satışından elde edilen net satış gelirinin borçtan düşülmesi gerektiği kabul edilerek bilirkişi tarafından tespit edilen değerler üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili ... gemisinin Aralık 2007 tarihinde 7.025.000,00 USD, ... gemisinin Mayıs 2006 tarihinde 2.000.000,00 USD, ... gemisinin Mayıs 2005 tarihinde 2.530.000,00 USD bedelle satın alındıklarını, davalı donatanların, davacı bankaya 11.555.000 USD değerinde ipotek verdiklerini ve bu değerdeki gemileri banka borcuna karşılık bankaya teslim ettiklerini, teslim tarihinde toplam borcun 3.241.420,08 USD olduğunu, gemilerin değerinin borcu fazlasıyla karşılayacak ve satış bedelleri ile sorumluluklarının sona ereceğini, bankaya gemilerin satış durumu hakkında banka ile sağlıklı diyalog kurulamadığını,
iyi niyet göstergesi olarak filodaki ... isimli gemiyi de satarak 415.000,00 USD'nin 31 mart 2010 da bankaya ödendiği, talep edilen tutarın 1.720.926,38 USD olduğu, teslim edilen gemilerin değerinin 11.555.000.00 USD olduğunu, borcun miktarım bu gemiler satılmadan 3.241.420,08 USD olduğu, talep olunan ana borcun 1.365.956 USD olduğunu, 11.555.000,00 USD değerinde 3 geminin satışından elde edilen tahsilatın sadece 1.875.464 USD olduğunu, bankanın basiretli bir tüccar gibi davranmadığını belirterek talebini dava dilekçesi ekindeki gemi değerleme raporuna dayandırmıştır.
Taraflar arasında kredi borcunun varlığı, davaya konu edilen gemilerin davalıya borca karşılık olarak verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı vekili teslim tarihinden itibaren davalının basiretli tacir gibi davranmadığını ve satışın geç yapılmasına, masrafların artmasına neden olduklarını, davalı taraf ise gemilerin teslim edilmediğini, ticari ve teknik olarak davacının kontrolünde olduğunu, davacının gemilerin satış yerine götürülmesi ve diğer alacaklıların takibine uğramaması için planlamalar yaptığını ileri sürmüşlerdir. Dosyaya gemilerin teslimine ilişkin belge ya da anlaşma tutanağı sunulmamıştır.
Bu durumda teslimin yapılıp yapılmadığı, ne şekilde ve hangi koşullarda yapıldığı dosya kapsamından tespit edilememektedir. İstanbul .... Ticaret Mahkemesinin dosyasında davalı bankanın satıştan elde ettiği gelir banka kayıtlarına göre tespit edilmiş, kredi sözleşmesi hükümlerine göre masraflar düşülerek bakiye alacak tespit edilmiştir.
Taraf vekillerine gemilerin satış sözleşmesinin ve davalıya teslimine ilişkin belgelerin sunulması için süre verilmiş ise de bu belgeler sunulmamıştır. Davacı vekilinin talebi üzerine Panama'ya istinabe yazısı yazılarak satışa ilişkin belgeler istenmiş, istinabe cevabında davaya konu satış işlemine ilişkin herhangi bir belge gönderilmediği görülmüştür.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda gemilerin satışı sırasında, teslim ile satış arasındaki sürenin makul süre olmadığı, gemilerin neden ticari hayatlarına devam etmedikleri, gemilerin bulunduğu yerde satılabilmesi mümkün iken coğrafi olarak uzak bölgelere gönderilerek satış yoluna gidildiği, bu durumun masrafların artmasına ve değerlerinin çok altında satılmasına sebebiyet verdiği gibi nedenlerle davalının basiretli bir tüccar gibi davranmadığı, gemilerin satış tarihleri itibariyle değerlerinin 7.456.250 Usd olduğu, Davalı Bankanın Satış Bedelinin ise 3.163.199 Usd olduğu, satış bedeli ile satış tarihindeki gemi değerleri arasındaki farkın.
4.293.051 Usd olduğu, gemilerin teslim tarihi ile satış tarihleri arasındaki sürede gelir elde etmediğinin dosya kapsamından tespit edilemediği, ticari hayatlarına devam etmediler ise, bulunduğu yerlerde satılmayıp, başka bölgelere gönderilmiş olması ve satışların geç yapılmış olması gibi nedenlerle, masrafların/giderlerin 1.394.148,01 Usd mertebesine ulaşması sonucunu doğurduğu, davacının uğradığı zararın bulunduğu, ancak bu zararın; gemi satış senetlerinin dosyaya sunulmamış olması,
gemilerin 31 Mayıs 2010 teslim tarihi itibariyle davalı banka ile davacılar arasındaki teslim anlaşmasının dosyada mevcut olmaması ve yapılan masraflardan hangi tarafın sorumlu olduğunun belirlenememesi nedenleriyle davalının uğramış olduğu zararın tam olarak tespitinin yapılamadığı belirtilmiştir.
Raporda hangi tarafın kusurunun bulunduğu ve zarar miktarının tespit edilemediği belirtilmekle birlikte gemilerin değerinin altında satıldığı ve davalının basiretle bir tacir gibi davranmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de dosyaya gemilerin davalıya teslimine ve satışa ilişkin belgelerin sunulmamış olması ve sadece davacı tarafından sunulan gemi değerleme raporlarına dayanılması nedeniyle bu yöndeki tespitlere itibar edilmemiştir.
Dosyaya taraflarca sunulan mail yazışmalarının incelenmesinde ; davacı vekilinin 25/09/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 31/05/2010 tarihli mailde davalının davacıdan Hindistan daki alıcılarla anlaşmaları yaptıktan sonra satış süreci hakkında bilgi verilmesini istediği,
davalı vekilinin 29/06/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunduğu 26/10/2020 tarihli mailin ise " Bugün, demo piyasasını tekrar kontrol edeceğiz ve nakdi olan alıcılardan hurda satışı için teklif almaya çalışacağız, alınan fiyatın tarafımızca ve sizin tarafınızca uygun bulunması durumunda Anlaşma Tutanağının en fazla 3 iç günü içinde imzalanması mümkündür, teslime ilişkin tüm belgeler tarafımızca hazırlanabilir olup sizin yapmanız gereken tek şey geminin alıcılara fiziki olarak teslimatından en az 5 gün önce, sizin yararınıza düzenlenmiş olan Panama sicil defterindeki ipoteği sildirmek,
mülkiyet sertifikasını ve gemi üzerinde ipotek olmadığına ilişkin belgeleri alıcıların ofisine veya bankasına veya alıcıların teslim limanındaki acentesine geminin karaya çekilebilmesi için gerekli ithalat formalitelerini yerine getirmek üzere göndermektedir.
Gemiyi Hindistan'a getirmek için yukarıda belirtilen tüm masrafların bankanız tarafından ödeneceğini bize bildirerek onaylamanızı rica ederiz. " şeklinde olduğu görülmüş, davacı taraf bu yazışmaların aksini ortaya koyamamıştır.
Anılan yazışmalar ve tüm dosya kapsamına göre tarafların gemilerin satışı sürecinde iletişim halinde oldukları görülmekle , gemilerin davalı yana teslim edilip edilmediği, edilmişse ne şekilde ve hangi koşullarda teslim edildiği, satışın ne şekilde yapıldığı, davalının kusurlu davranışı ile gemilerin değerinin altında ve daha fazla masrafla satıldığı somut delillerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/438, K. 2025/790, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama