KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2022
- Esas no
- 2019/290
- Karar no
- 2022/329
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/10/2018
Karar Metni
1.885 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili Şirket sigortalısı alıcı taşıyanı ... Ticaret Şirketi ... ve Ortağı ile satıcı gönderici firma ... Ltd.'nin Çin ... Limanından ... Limanına yapılacak 1100 koli 8250 adet led projektör ithal ederek bu emtia nakliyesini FOB navlun sözleşmesi ile gerçekleştirmek hususunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin sigortalısı alıcı taşıyan ... Şirketi ... ve ortaklarının belirtilen Çin ...
Limanından yüklenerek İstanbul Limanına boşaltımı yapılacak 1100 koli 8250 adet LED projektörün nakliyesini gerçekleştirmek hususunda davalı şirket ile bir alt navlun sözleşmesi çerçevesinde anlaştıklarını, bu deniz taşımasının ... nolu poliçe ile Nakliyat Emtia Sigortası ICC(A) teminat kapsamı ile güvence altına alındığını, davalı şirketin üçlü deniz ticareti taşıma sözleşmesinde fiili taşıyan sıfatını üstlendiğini, somut olayda zarar nedeniyle müvekkili sigorta şirketi sigortalısı ...
A.Ş'ye gerekli ödemeyi yaptığını, İstanbul limanında mühürü açılan ... nolu konteyner içinde yapılan gümüş nitrat testinde deniz suyu teması nedeniyle bahsi geçen elektronik eşyaların belirtilen konteynerde bulunan 155 koli/1155 adetlik kısmının deniz suyu teması ile ıslanarak nitcliği itibari ile kullanılamaz hale gelerek zarara uğradığının görüldüğünü, taşıyanın sorumluluğunun kusur sorumluluğu olarak düzenlendiğini, taşıyanının sorumluluğunun Deniz Ticaret Hukuku teamülü ve Türk Ticaret Kanunu Madde 1178/1 uyarınca yükün niteliğine ve somut olaya göre değişecek objektif bir özen yükümlülüğü olduğunu,
gümrükte teslim alma sırasında usulüne uygun olarak yapılan inceleme sonrasında zıya ve hasarın neden ibaret olduğunun taraflarınca boşaltma esnasında konteynerin alt kısmında belirgin ıslaklar olup tavanında buharlaşma tespit edildiğini, taban kısmında bulunan tüm ürünlerin ıslandığı ve hasarlı olarak teslim alındığına ilişkin tutanak tutulduğunu, yazılı olarak derhal ilgilisi taşıyan davalıya bildirildiğini, resmi makamlar huzurunda yapılan incelemenin karşı tarafa bildirim olarak nitelendirildiğini, buna ek olarak incelemeyi takip eden üç gün içinde olayda iki gün sonra 18.10.2018 tarihinde davalı şirkete yazılı bildirim de yapıldığını,
somut olayda zayi (TTK 1199) olan 150 kolinin elektronik eşyanın böylesi bir yük taşıdığını bilen iş kolu deniz taşımacılığı olan deneyimli bir taşıyanının kendisinden beklenen gerekli özeni göstermeden hareket etmesini takiben müvekkili şirket tarafından yapılan işbu ödeme sonrasında, ödenmiş bulunan 45.282,15 TL hasarın rücu alacağı faiziyle birlikte 47.423,98 TL'nin davalı/alt navlun sözleşmesi uyarınca taşıyan şirkete rücu edilmesi ve davalı şirketten tahsili amacıyla ... .İcra Müdürlüğü'nün 2018/...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Hasar bildiriminin süresinde (TTK 1185) ve TTK 1184. maddelerine uygun yapılmadığını, TTK 1185/1. md.sine göre hasarın teslim anında yapılması gerektiğini, ekspertiz raporuna göre hasarın tespit tarihinin 16.10.2017 olduğunu, her ne kadar ekspertiz raporunda ihbar tarihi olarak 17.10.2018 tarihi yazılı ise de davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 8/1 nolu delile göre ihbar yazısındaki tarihin 18.10.2017 olduğunu, ancak davacının 4/1 olarak sunduğu delil ...
Refakat Belgesi'nin tarihinin ise 12.10.2017 olduğunu, konteynerin transit olarak ... Gümrük Müdürlüğü'nden ...
Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü'ne taşındığını, malların malın alıcısı tarafından indirildiğini, indirme sırasında taraf olarak kimse bulunmadığını, tutanağın tek taraflı ve geçersiz olduğunu, ihbar şartlarına uyulmadığını, hasarın deniz yolu ile mi yoksa kara yolu ile taşınırken mi olduğunun açıkça belli olmadığını, tutanakta müvekkilinin imzasının bulunmadığını, malların gümrüğe geldikten sonra kara yolu ile taşındığını, dosyada gümrük nitrat test sonucunun bulunmadığını, sadece testin yapıldığının yazılı olduğunu, konteynerleri limana getiren ve dolduranın yükleyiciler olduğunu,
doldurma sırasında denize yakın bir yerde doldurulurken dalgadan deniz suyu da almış olabileceğini, konteynerin hasarlı olup olmadığına ilişkin bir tespitin de yapılmadığını, ambalajların karton kutulara koyulduğunu, her bir led lambanın da naylon ile kaplandığını, buna rağmen naylonların su geçirmiş ise ambalaj kifayetsizliğinin söz konusu olduğunu, ekspertiz raporuna göre naylonların su geçirdiklerine dair bir tespit mevcut olmadığını, tam tersine naylon poşette olmalarına rağmen led lambaların etkilendiğinin yazılı olduğunu belirterek davanın yetki, görev yönünden ve esastan reddini talep etmiştir.
Dava; Davalının milletler arası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerine haiz olup olmadıkları, geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı,hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği hasar nedeniyle davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, usule uygun hasar ihbarının olup olmadığı ve hasar miktarının kadri maruf olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
İstanbul 22.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 23/05/2018 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 28/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 31/05/2018 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 19/10/2018 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır.
19/03/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... AŞ'nin aktif husumet ehliyetine sahip olduğunu, davalının taşıma işini organize ettiğinin anlaşılası üzerine pasif husumet ehliyetine haiz olduğunu, hasar ihbarının taşıyana kanuni süreler içerisinde yapıldığını, söz konusu zararının taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilememesi gerekçesi ile davalının sorumlu tutulamayacağını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde 45.282,13 TL olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğunu beyan etmişlerdir.
22/02/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Teknik bilirkişilerin kök rapordaki görüşlerini aynen muhafaza ettiklerini, hukukçu bilirkişinin ise, hasar bildiriminin süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığını, davalının freight forwarder olmakla beraber navlun faturası kesmesi sebebiyle Yargıtay kararları çerçevesinde taşıyan sıfatını haiz olarak pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, sigorta eksperi raporunun delil niteliğini haiz olduğunu, zararın deniz suyu ile ıslanma sonucundan kaynaklanmış olması itibariyle hayatın olağan akışında taşıyanın hakimiyeti süresi içinde meydana gelmiş olduğunu ve zararın muhtemel sebebinin konteynerin elverişsiz olması nedeniyle konteyneri sağlayanın sorumlu tutulması gerektiğini beyan etmişlerdir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosya içerisinde bulunan ... numaralı 06/09/2017 teklif tarihli nakliyat emtia sigorta poliçesinden dava dışı sigortalı ... Şti. tarafından Çin-Ambarlı İstanbul arası ... isimli gemi ile yapılacak muhtelif elektrik malzemesinin davacı tarafından nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına alındığı anlaşılmıştır..Dosyaya sunulan Garanti Bankası'na ait27/11/2017 tarihli dekonttan davacı tarafından dava dışı sigortalıya 45.282,15 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının TTK 147 maddesi gereğince halefiyet yolu ile kazandığı aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Davalının pasif husumet ehliyeti bakımından yapılan değerlendirmede ise; dosyada bulunan ve davalı tarafından davacı sigortalısı adına düzenlenen 30/09/2017 tarihli ve ... numaralı Navlun açıklamalı fatura bilgilerinin davaya konu konşimento bilgilerine göre düzenlendiği anlaşılmakla, davalının TTK 921 maddesi gereğince taşıyan ve dolayısıyla pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Davacı sigortalısı tarafından Çinde mukim ... firmasından FOB teslim kaydı ile alınan davayı konu Led Projektor emtiasının ... numaralı ve ... numarlaı konteynerler içerisine yükleten tarafından yüklenip kapıları mühürlenerek, 27/08/2017 tarihinde ... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemiye yüklenerek taşındığı, konşimentoda ... ve "..." kaydının bulunduğu, bu kayıtlara göre emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi ve sayımı ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleten tarafından yapıldığı,
konteyner içi emtia hakkındaki bilgilerin gönderen tarafından beyan edilen bilgiler olduğu, ağırlık, ölçüler, miktar, durumu, içeriğinin taşıyan tarafından bilinmediği ve taşıyanın sadece yükleme limanındaki konteyner sahasından boşaltma limanındaki konteyner sahasına kadar olan denizyolu taşımasından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan 16/10/2017 tarihli 2 ayrı tutanağa göre.
16/10/2017 tarihinde alıcı sigortalı deposuna gelen ... numaralı konteyner mührü açıldığında konteyner tabanında ıslaklık ve tavanda buharlaşma tespit edildiği, tabandaki emtiaların tümünün ıslanarak hasarlandığı ve konteynerdeki eşyalar alınırken ve alındıktan sonra konteynere hasar verilmediği, konteynerde bir hasar bulunmadığı ve sonrasında oluşacak hasardan şirketin sorumlu olmayacağı hususlarının tutanak altına alındığı anlaşılmıştır.
Buna göre dosya kapsamında hasarın ıslanmaya bağlı oluştuğu sabittir. Ancak emtianın ne şekilde ıslandığı, islanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışarısında mı meydana geldiği hususu belirli değildir. Taşıyanı sorumlu tutan davacının emtianın hangi aşamada ıslandığı tutanaklardan anlaşılamamaktadır.
TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Ancak davacı tarafça yukarıda bahsedilen tutanak dışında dosyaya ihbara ilişkin başkaca bir delil sunulmamıştır.
Bu nedenle taşıyanları TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dosya kapsamında eşyaların 16/10/2017 tarihinde alıcısına teslim edildiği ve hasarı yönelik ihbarın ise 18/10/2017 tarihinde davalıya yazılı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre hasar ihbarının davalıya TTK hükümlerine göre yasal süresinde yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre ispat yükünün yer değiştirdiğinden de bahsedilemeyecektir.
Konteynerin gönderen tarafından mühürlü bir şekilde taşıyana teslim edildiği düşünüldüğünde, davalının yükleme esnasında emtiaların durumu hakkında bilgi sahibi olması beklenemez. Bunun dışında Uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra acente "Konteyner El Değiştirme ve Hasar Tutanağına" işlenmektedir.
Ancak dosyada dava konusu ... no'lu konteyner için Ambarlı limanında düzenlenmiş böyle bir hasar tutanağına dosyada bulunmamaktadır. Dosyada bulunan 16/10/2017 tarihli TUTANAK incelendiğinde bu tespit sırasında taşıyanın bir temsilcisinin imzası olmadığı gibi. yükün limandan dava dışı sigortalının deposuna kadar olan kara taşımasının da anılan davalı tarafından yapılmadığı da sabittir.
Ayrıca bu tutanakta, ... nolu konteynerde mevcut herhangi bir hasardan da bahsedilmediği aksine konteynerde bir hasar bulunmadığının tutanak altına alındığı; eksper tarafından da dava konusu ... nolu konteyner üzerinde fiziki bir inceleme yapılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bunlara göre; hasarın ve ıslanmanın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılamadığından, taşımaya konu konişmentolardaki "SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEALED" kaydı gereği yüklerin yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği . sayıldığı ve mühürlendiği, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ıne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olduğunun tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bununla birlikte her ne kadar bilirkişiler tarafından düzenlenen ek rapor ile dosya kapsamındaki ekspertiz raporunda hasarın muhtemel nedeni olarak konteynerin elverişsiz olması belirtilmişse de, dava dışı sigortalı tarafından hasarın farkedilmesi üzerine düzenlenen tutanak da dahi konteynerde herhangi bir hasar bulunmadığının tutanağa bağlanması karşısında, bilirkişi ek raporundaki tespitin aksine konteynerde bir hasar bulunmadığı mahkemece kabul edilerek, dosya kapsamında hasarın CY/CY kaydına göre hasarın, davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi kök raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi kök raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/290, K. 2022/329, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama