KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/380
- Karar no
- 2021/41
- Dava
- Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı
- Dava tarihi
- 19/11/2019
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşmiş olan ticari ilişki neticesinde yaptığı uluslararası taşımadan kaynaklanan deniz navlun bedeli için müvekkili şirket tarafından kesilen 19.11.2018 tarihli ... seri nolu 1.750,00 USD bedelli ve yine 19.11.2018 tarihli ... nolu 2.600,00 USD bedelli iki adet fatura düzenlenmiş olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirketin davalı şirkete 31.01.2019 tarihli göndermiş olduğu ödeme ihtarında, ödeme yapılmasını aksi durumda yasal takip başlatılacağının bildirdiğini,
gönderilen ödeme ihtarına karşın davalı şirketin herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, 11.02.2019 tarihinde ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından ödeme emrinin 21.02.2019 tarihinde tebliğ alınmasının akabinde yasal süresi kaçırıldıktan sonra 01.03.2019 tarihinde takibe, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, sonrasında borçlu şirket tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesi 2019/...
Esas sayılı dosyası ile aykırı tebligat yapıldığı iddiası ile icra muamelesini şikayetten dava açıldığını, şikayetin kabulü ile tebligatın usulsüzlüğüne karar verildiğini, tebliğ tarihinin 28.02.2019 olarak kabul edildiğini, bununla birlikte takibin durdurulmasına karar verildiğini, işbu usulsüz tebligata ilişkin şikayet davası devam ederken 22.03.2019 tarihinde itirazın iptali davası için müvekkili tarafından arabuluculuk başvurusu yapıldığını, sonrasında 22.05.2019 tarihinde davalı şirket tarafından takip konusu faturalar için müvekkili şirket hesabına haricen 25.000,00 TL yatırıldığını,
bu ödemenin dekontun açıklamasında 19/11/2018 tarihli faturalara ilişkin ödeme olduğunun belirtildiğini, sonrasında bakiyenin kapatılmasına ilişkin sözlü taleplerde bulunmalarına rağmen bakiyenin kapatılmadığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını beyanla; itirazın iptaline, davalının %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın talebinin haksız olup yasal dayanağının bulunmadığını, davacının davalı için taşıma işi gerçekleştirdiğini, ilgili hizmet faturalarını şirkete ulaştırmadığını, davacı tarafın iddia ettiği üzere kendisine herhangi bir ödeme ihtarnamesi de gönderilmediğini, nitekim delil listelerinde de böyle bir ihtarnameye yer verilmediğini, ardından alacaklının doğrudan faturaya dayalı icra takibine geçmişse de ödeme emrinde ödeme için hesap numarası bulunmaması üzerine alacaklı şirketin arandığını ve parayı yatırmak için hesap numarası istendiğini ancak alacaklı şirketin hiçbir şekilde hesap numarası bildirmediğini,
bunun üzerine mail ile ulaştırılan faturalardaki hesap numaralarına ödeme yapıldığını ancak ödemenin iade olduğunu, bu kez ödeme yeri bulunamadığı için borçlu tarafından takibi durdurmak ve hacizleri önlemek amacıyla borca itiraz edildiğini, diğer taraftan şirket avukatlarıyla temasa geçilerek ödeme için hesap numarası verilmediğinden ödeme yapılamadığı konusunun tekrar edildiğini, bunun üzerine şirket avukatı tarafından bildirilen bankanın hesap numarasına borcun ödendiğini, icra dosyasına yapılan ödemenin bildirildiğini, ancak borç ödenmesine rağmen davacının işbu itirazın iptali davasını kötü niyetle açmış olduğunu,
fatura bedellerinin karşılıklı olarak anlaşılan bedel olan 25.000 TL alacaklının bildirdiği hesaba yatırıldığını, borcunu hiç bir zaman inkar etmeyen, defalarca hesap numarası veya ödeme yeri bildirilmesini isteyen müvekkilinin kusuru olmadığını, bu hususun taraflarınca İcra Hukuk Mahkemesinde şikayete konu edildiğini beyanla davacının alacak talebinin kötü niyetli olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın, davacının davalıdan ... İcra Müdürlüğünün 2019/ ... E.sayılı icra dosyasında bakiye alacağının olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmış, ... İcra Müdürlüğünün 2019/... E.sayılı icra dosyasının Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. 07/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının, davalıdan 22.05.2019 tarihinde yapılan ödeme sonrasında 349,26 USD alacağının bulunduğu, bu alacağa, 23.05.2019 tarihinden 17.12.2020 tarihine kadar 30,67 USD faiz hesaplanabileceği kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
... İcra Müdürlüğünün 2019/... E.sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalıya 19.02.2019 tarihinde ödeme emri gönderildiği, gönderilen ödeme emrinde 4.350 USD'nın, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi, asıl alacağın, yabancı para olması sebebi ile takip tarihinden itibaren yıllık %10 oranında faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, ... İcra Hukuk Mahkemesi 2019/...
Esas, 2019/529 sayılı kararı ile davalı borçluya yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğünün tespitine, öğrenme tarihinin 28/02/2019 olarak düzeltilmesine karar verildiği, davalı tarafından davacıya 22.05.2019 tarihinde 25.000 TL ödeme yapıldığı,
yapılan ödemenin 22.05.2019 tarihindeki Döviz Efektif Satış Kuru dikkate alındığında 4.100,85 USD'ye tekabül ettiği, hükme esas alınan 07/01/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan, 22.05.2019 tarihinde yapılan ödeme sonrasında 349,26 USD alacağının bulunduğu bu alacağa, 23.05.2019 tarihinden itibaren faiz işletilebileceği kanaatiyle, davanın harçlandırıldığı miktar itibariyle kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın faturaya dayalı olması nedeni ile alacak likit kabul edilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/380, K. 2021/41, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama