KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Esas no
- 2020/253 Esas
- Karar no
- 2024/291
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/08/2020
Karar Metni
1.884 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 31.08.2018 yürürlük tarihli Taşıma Sözleşmesi bulunduğunu, davacı taşıyanın sözleşme konusu taşıma işlemini yükleme tarihinden itibaren yedi gün içerisinde tamamlamayı taahhüt ettiğini, taşıyanın geminin sevk ve idaresini gereği gibi yapmaması ve teknik hususlardaki taahhütlerini yerine getirememesi nedeni ile taşımayı sözleşmede öngörülen sürede yerine getirmediğini, bu nedenle hem sözleşme ile yüklenilen yükümlülüğü ihlal ettiği hem de müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, 23.09.2018 tarihinde vinçlerin ...
Limanından yüklenerek hareket ettiğini, 23/09/2019 sabah 07:00 sularında Marmara seperasyona girmeye çok az bir mesafe kala aracın geri döndüğünü, konvoyun davacı şirket yetkilisi tarafından 20.09.2018 tarihli e-mailde paylaşılan ... port liman çıkışı seyir planına göre beklenen ve planlanan seyir hızı 5-5,5 knot /mil iken çeki üstündeki seyir hızı 1,6-1,8 knot’a kadar düştüğünün müvekkili şirketçe gözlemlendiğini, konvoy hareketlerine ilişkin alınan ekran görüntüleri ve davacı şirket ortaklarından ..., ...ve davacı şirket personeli Gemi İnş. ve Mk.
Müh. ... ve ...ilgililerince oluşturulan ...Operasyonu adlı whatsapp grubu üzerinden yapılan yazışmalar ile davacı taşıyan sevk ve idaresinde yapılan Tekirdag – Çanakkale seferinde bazı problemler olduğunun ifade edildiğini, müvekkili şirketçe taraflararasındaki sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, tüm bildirimlerin yapıldığını ve gerekli izinlerin alındığını, müvekkilinin geminin boğazdan geçişi sırasında herhangi bir sevk veya idare sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun tamamen taşıyana ait olduğunu, gecikmenin davalının teknik yetersizlik, geminin yüke,
sefere ve yüke elverişli olmamasından kaynaklı yaşandığını, 24.09.2019 tarihinde ...etabı için üzerinde vinç taşıyan ...yüzer havuzu yedekleyen ...römorkörü Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait ... refakatinde bir müddet yol aldıktan sonra ... nin kendi imkanlarıyla akıntıyla beraber max 3.7 civarı seyir hızına ulaşabildiğinin tespit edildiğini, emniyet açısından ve davalının kaptanının da isteği ile...ye kendi halatıyla baştan cer yapması sonrası halatın kastanyoladan sıyrıldığını ve izleyen manevra sürecinde çekiyi yapan ...ırgatı (tamburu) boşaldığını, ...
Hizmetleri’nin mevcut durumu değerlendirerek konvoyun boğaz seyri iptal edildiğini ve boğaz dışına emniyetli demir bölgesine alındığını, ilgili otoriteden gerekli izinlerin alınarak konvoyun ...
Port / Tekirdağ Limanına geri dönüşüne karar verildiğini, davalı taşıyanın geminin sevk ve idaresinden sefere, yüke ve denize elverişli olmasından ve taşıyan olarak basiretli bir tacir gibi davranarak hareket etmek ve yüke zarar gelmesini önleyici sevk ve idari tedbirler almakla yükümlü olduğunu,
ilk çekinin başarısız olmasının sebeplerinden birinin ... römorkörünün yeterli hızı sağlayamadığı için Gulf II kaptanının talebi müteakibinde KEGM Trafik hizmetleri tarafından angaje edilen Kurtarma 6 römorkörünün ...römorkörünü baştan çekmesi ve gulf 2 römorkörü ekipmanlarının “tasarım yükünün çok daha üzerinde bir yüke maruz kalmasına” sebebiyet vermesi ve kastonyolanın kaçırmasına (çeki halatının kaçırılması) ve tamburun boşalmasına nedeni ile olduğunu, geminin sorumlu ...römorkör kaptanının;
tüm seyir ve çeki hesaplarının 34,33 çeki kuvveti ve seyir hızı 5 knota oturtulduğu bir seyirde, baştan cer talep etmemesi ve Çanakkale Boğazı trafik ayrım düzeni –akıntı ve kritik bölge geçiş emniyet şartlarını düşünerek kıçtan iterek yedekleme talep etmesi gerektiğini, Asyaport dönüşü sonrası ...römorkor kaptan değişikliğine gidildiğini, 03.10.2018 güney yönlü ve 11.10.2018 tarihli kuzey yönlü Çanakkale planlı geçişte yetkililerce 24.09.2018 tarihli olayın gerekçe gösterilerek 45 ton yerine 90 ton romorkor nezaretinin zorunlu tutulduğunu,
bu sebeple müvekkili şirketçe 03.10.2018 tarihli refakat karşılığı $ 11400 (9 saat 30 dak) ve 11.10.2018 tarihli kullanılan refakat karşılığı $ 13500 ödenmek zorunda kalındığını, taşıma sözleşmesi gereği davalının kusurlu olduğu nedenlerden ötürü sözleşmenin 3.11.maddesine uygun olarak yedi gün içerisinde tamamlanamamış olmasından dolayı cezai şartın şartlarının oluştuğunu, müvekkil şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, İstanbul...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalıya karşı icra takibinin başlatıldığını, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalı mahkemenin ...esas sayılı dosyası ile müvekkili şirkete dava ikame ederek taşıyan olarak kendi kusuru nedeni ile sebep olduğu gecikmeden ötürü "demuraj" olduğunu iddia ettiği bir ücret talep ettiğini belirterek haksız ikame edilen ... esas sayılı davanın reddi ile işbu davanın kabulüne, İstanbul 35.İcra Müdürlüğü’nün 2020/6925 esas nolu dosyaya yapılan itirazın iptali ile her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin taraflarınca yetkilendirilen...firmasından alınan rapora göre römorkör'ün 34,33 çeki kuvvetinde olduğu ve 5 knot hız yapabildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin tüm seyir planını buna göre hesap ettiğini, ...şirketinden onay alarak ve diğer tüm hazırlığını yaparak yola çıktığını, ancak Çanakkale Boğazı geçişi etabında römorkörün kendisinden beklenilen hızda yol yapamadığından boğaz otoritesi KEGM, talep olmaksızın cer vermek istediğini, bunun neticesinde halat kopma hadisesinin vuku bulduğunu, baştan sona bütün operasyonun her aşamasında tarafların iletişim halinde bulunduklarını,
davacının bilgisi veya onayı olmadan yapılan herhangi bir işlemin sözkonusu olmadığını, akabinde konvoyun Tekirdağ'a geri döndüğünü, römorkörün çeki ırgat tamirinin yapıldığını, tamir işlemlerinin akabinde konvoyun yeniden yola çıkmaya hazır hale geldikten sonra 26.09.2018 - 02.10.2018 tarihleri arasında hava muhalefetinin (...
Kasırgası) yaşandığını, hava muhalefetinin mücbir sebep olduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin ödeme tarihinden itibaren 13 gün içinde yükümlendiği platform inşaatını tamamladığını, taşıma işleminin icrası esnasında plan dışı iki hadisenin cereyan ettiğini, bunların boğaz otoritesi KEGM'in cer hizmeti vermesi sonucu halat kopması ve tamir süreci ile ...Kasırgası olduğunu, davacının 2019/212 esas sayılı davadaki sorumluluğunun iş teslim edildikten sonra yapması gereken ödemeyi yapmamasından kaynaklandığını, müvekkilinin taşıma operasyonunu icra etmek için...
A.Ş.'den ...isimli römorkörü tedarik ettiğini, alanında uzman Yeditepe Ekspertiz firmasından aracın tüm kontrollerini yaptırdığını, aracın kapasitesini, çeki gücünü, mutat süratini tespit ettirdiğini ve buna göre seyir planını hazırladığını, sözleşmeye göre davacının süresine dahil olan kısımda (boğaz geçişi sırasında) ortaya çıkan hadiseler bakımından müvekkilinin hiçbir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını,
...Römorkörünün yedeğindeki Havuz II isimli müvekkiline ait havuzun Liman Başkanlığı’nın “Yedekli Çeki Raporu“na uygun şekilde Tuzla’dan–Tekirdağ’a sonra Tekirdağ’dan İzmir’e gitmek üzere Liman Başkanlığı'nın uygun izni ile yola çıktığını, Gulf II + Havuz II konvoyuna Çanakkale boğazı girişinde kurallara uygun şekilde ...Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün ...isimli Römorkörünün refakat olarak eşlik ettiğini, ...hiçbir surette cer talebinde bulunmadığını, KEGM mevcut hız yeterli olmasına rağmen cer vermekte ısrarcı olduğunu ve vuku bulan hadisenin hatada ısrardan kaynaklandığını,
tüm seyir sürecinin müvekkili ile beraber davacının deniz ekibi tarafından gözetim altında tutulduğunu, sözleşme gereği Çanakkale Boğaz geçiş sürecinin açıkça davacının sorumluluğuna verildiğini, Gulf II’nin ırgatının emniyet valfinin çalışması ve halatı bırakmasının daha büyük hasarların oluşmasını önlediğini, 24.09.2018 günü saat 08.00 civarında KEGM ‘nin konvoyu kurtarma yardımına sokacağını bildiren yazıyı gönderdiğini, olay sebebinin öğrenilmesinden sonra KEGM kurtarma yardım talebinden vazgeçerek konvoyu Tekirdağ Limanına götürdüğünü,
davacının sorumluluğu ve süresi içerisinde cereyan eden beklenmedik hava muhalefeti sürecinin başladığını, kasırganın sona ermesinin akabinde uygun hava koşullarında konvoyun Tekirdağ–İzmir ve İzmir–Tuzla seferini mevcut sistemle tamamladığını, taraflararasındaki sözleşmede her iki taraf için kısıtlayıcı süreler ve serbest zamanların belirlendiğini, bir tarafın yükümlülüğünü yerine getirmesinin akabinde diğer tarafla ilgili yükümlülük ve sürenin başlayacağı bir takvim belirlendiğini,
alacak iddiasının icra takibi ve açılan itirazın iptali davası nedeniyle davacının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek haksız davanın reddine, kötüniyetle takip yapan davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, davacı vekil, müvekkili şirket ile davalı arasında 31.08.2018 yürürlük tarihli Taşıma Sözleşmesi yapıldığını, davacı taşıyanın sözleşme konusu taşıma işlemini yükleme tarihinden itibaren yedi gün içerisinde tamamlamayı taahhüt ettiği halde, geminin sevk ve idaresini gereği gibi yapmaması ve teknik hususlardaki taahhütlerini yerine getirememesi nedeni ile taşımayı sözleşmede öngörülen sürede yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin 3.11.maddesine göre cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili ise, davacının süresine dahil olan boğaz geçişi sırasında ortaya çıkan hadiseler bakımından müvekkilinin hiçbir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, 26.09.2018 - 02.10.2018 tarihleri arasında hava muhalefetinin (... Kasırgası) yaşandığını,taşımadaki gecikmenin mücbir sebep niteliğindeki hava muhalefetinden kaynaklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
...AŞ tarafından, ...Acenteliği A.Ş. aleyhine mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında açılan davada, 31.08.2018 tarihli kira sözleşmesi kapsamında yapılan taşımadan kaynaklanan kira bedelinin geç ödendiği iddiası edilerek, sözkonusu gecikmeden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali talep edilmiştir.
Söz konusu dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda," taraflararasında davalıya ait 2 adet vincin römorkör yedeğinde yüzer havuz üzerinde Tekirdağ Asya Port Limanından İzmir Limanına taşınması konusunda 31.08.2018 tarihli taşıma sözleşmesi aktedildiği, sözleşmede taşıma süresi 7 gün olarak belirlenip 160.000- USD olan sözleşme bedelinin %20 sinin sözleşme imzalandığında, % 10 ununun Tekirdağ'a varışta, % 20 sinin vinçler yüzer havuza yüklendiğinde, kalan % 50 sinini de tahliyeyi takip eden ilk iş gününde ödeneceği, aksi halde bu süreyi geçen her saat için demuraj ücreti tahakkuk ettirileceğinin taraflarca kabul ve tahattüt edildiği,
sözleşmede ifade edilen demuraj ücretinin esasında "cezai şart" niteliğinde olup, BK'nun 179/2.maddesinde düzenenen ifaya bağlı cezai şart olarak kabulu gerektiği, davacı tarafından sözleşmenin bu hükmüne dayanılarak davalıdan cezai şart talebinde bulunulduğu, icra dosyasında tahsili istenen cezai şart alacağının tahliyeden sonraki ödemenin geç yapıldığı iddiasına dayandırıldığı,
vinçlerin taşınması sırasında Çanakkale Boğazı geçilirken yaşanan olumsuzluklardan dolayı Tekirdağ Limanına geri dönüldüğü buradan tekrar hareket için hazır hale gelindikten sonra da ortaya çıkan hava muhalefetinden dolayı yaklaşık bir gün beklemek zorunda kalındığı, nihayetinde taşımanın 05.10.2018 tarihinde tamamlanarak vinçlerin yüzer havuzdan bu tarihte tahliye edildiği, bilirkişi raporuna göre mücbir sebep niteliğindeki hava muhalefetinden kaynaklanan beklemeler ile Çanakkale Boğazı geçişi sırasındaki beklemelerin sözleşmenin 5.3.
Maddesine göre taşıma süresinden düşüldüğünde taşımanın taahhüd edilen süreden önce tamamlanmış olduğu, bu durumda davalının sözleşme bedelinin %50'sini ödeme borcunun da 05.10.2018 tarihinde doğduğu, buna karşın davalının tahliyeden sonra 5 gün bekleyerek 11.10.2018 tarihinde davacıya gönderdiği e-posta yazısı ile 80.000 USD bakiye bedelden yolculuk sırasında yapılan masrafların mahsup ederek 35.964,50 USD ödeme yapmayı teklif ettiği, davalının da buna cevap olarak bakiye alacak için 60.882,40 USD ödenmesi, olası demurajlarında ayrıca hesaplanacağını davalıya bildirdiği,
davalının teklif edilen bedeli kararlaştırılan sürede 379,20 USD fazlasıyla 61.201,60 USD olarak ödediği, bu durumda davalının davalının son taksit borcunu ödemede gecikmiş olduğu belirli olup taşıma sırasında yaşanan olumsuzluklardan dolayı ilave masraflar sözkonusu olsa da sözleşmeye göre ödemede gecikme halinde cezai şart ödeyeceğinin bilincinde olan davalının basiretli bir tacir gibi hareket ederek tahliyeden sonra borcun miktarını kesinleştirme konusunda harekete geçmemekle ya da kısmi de olsa ödeme yapmamakla kusurlu olduğu kanaatine varıldığından davalının ödemeden gecikilen süre yönünden cezai şart sorumluluğunun doğduğu" kabul
edilerek davanın Kısmen kabulüne karar verilmiş olup iş bu karar Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairenin incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Davacının talebi taşıma süresindeki gecikmeden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle mahkememizin 2019/212 Esas sayılı dosyasında görülüp sonuçlanan davada, mücbir sebep niteliğindeki hava muhalefetinden kaynaklanan beklemeler ile Çanakkale Boğazı geçişi sırasındaki beklemeler, sözleşmenin 5.3. Maddesine göre taşıma süresinden düşüldüğünde taşımanın taahhüd edilen süreden önce tamamlanmış olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş olduğundan, taraflar bakımından kesin hüküm teşkil eden söz konusu karar doğrultusunda eldeki davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç tarifesi uyarınca 427,60 TL karar harcının 13.707,13 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 13.279,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 118.290,64 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2024
Başkan · ¸e-imzalıdır · Üye · ¸e-imzalıdır · Üye · ¸e-imzalıdır · Katip · ¸e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/253, K. 2024/291, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama