KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2023
- Esas no
- 2020/47 Esas
- Karar no
- 2023/268
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 30/12/2019
Karar Metni
2.766 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dış ticaret ile iştigal ettiğini, müvekkilinin satışını yapmış olduğu emtiaları davalının da deniz taşımacılığı yapan firma olduğunu, taraflar arasında uzun yıllardır ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin taşınması gereken bir malı bulunduğunu bildirmesiyle davalı tarafından konteyner gönderilerek malın teslim alınması ve bildirilen ülkeye teslim edilmesi şeklinde olduğunu, ticari ilişkide taraflar arasında cari hesap bulunduğunu, müvekkilinin bu cari hesaba göre belirli aralıklarla bakiye durumuna göre ödemeler yaptığını, genel olarak da davalı tarafından taşımaların yapıldığını,
taşıma işleminin tamamlandıktan sonra bakiyelerin kapandığını, eski taşımalardan borcu olmasına rağmen aralarındaki düzenli ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin yine bir taşımacılık işinin olduğunu davalıya bildirdiğini, davalının bu taşımacılığı yapmayı kabul ettiğini söz konusu malların teslim alınması için 01.08.2019 tarihinde ...numaralı konteyneri gönderdiğini, aynı gün taşınması gereken yüklerin konteynere yüklenerek limana gönderildiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre ... numaralı navluna istinaden söz konusu yükün ... şirketi olan dava dışı ... şirketinin teslim alması için ...'na bırakılacağını,
söz konusu yükleri taşımak amacıyla teslim alan davalının yükleri teslim aldıktan sonra teslimat limanına malları götürdüğünü, müvekkilinin davalı ile daha önceden yapmış olduğu işlerden doğan bakiye borcu bulunduğunu ileri sürerek malların dava dışı alıcı .. şirketin teslim alabilmesi için gerekli evrakları göndermeyeceğini bildiren bir e-mail gönderdiğini, davalının malları geçmiş dönem bakiyesine istinaden limanda bekletip limandan serbest bırakılması için gerekli evrakları günlerce göndermediğini, buna karşılık davalının yasal olarak hapis hakkını kullandığını bildiren herhangi bir prosedür işletmediğini, bildirimde bulunmadığını,
davaya konu taşıma ile ilgisi olmayan bakiye söz konusu taşımadan önce herhangi bir şekilde talep edilmediği gibi herhangi bir icra takibi veya dava da ikame edilmediğini, davacının davalıya 22.08.2019 tarihinde bütün bakiyesini kapattığını, davalının söz konusu yüklerin dava dışı ... tarafından teslim alınabilmesi için gerekli evrakları o zaman gönderdiğini, teslimat davalının haksız ve hukuka aykırı eylem ve işlemleri dolayısıyla taahhüt edilen sürede yapılamadığını,
kanunun açık hükümleri ve Yargıtay kararlarının içtihatları gereği her ne kadar hapis hakkına ilişkin bir süreç işletilmiş veya bildirim yapılmamış ise de bir an için davalının hapis hakkını kullandığını varsayımında dahi geçmiş dönem bakiyeleri için son taşınan mallar üzerinde hapis hakkı talep edilemeyeceğini, kanunun hapis hakkının sadece üzerinde hapis hakkı kullanılan eşyanın taşındığı yolculuktan doğan alacakları teminat altına aldığını ve ancak teminata alacak miktarda eşya üzerinde kullanabileceğini düzenlediğini, TTK 1204 maddesinin eski bakiye alacakları için hapis hakkı kullanılamayacağını açıkça düzenlediğini,
navlun sözleşmesi veya konşimentoda gönderilenin ödemekle sorumlu tutulmadığı veya ödenmediği takdirde yükü almaya hak kazanamayacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığı hallerde taşıyanın navlun sözleşmesi veya konşimentodan doğan alacakları için eşya üzerinde hapis hakkı uygulanmasının mümkün olmayacağını, açık hükümlere rağmen taşıyan tarafından taşıma konusu mallar alıcı limana teslim edildiği halde limandan serbest bırakılması için gerekli evraklar gönderilmeyerek hem alıcının hem de göndericinin zarara uğradığını,
dava dışı ... tarafından davacıya göndermiş olduğu bildirimde ... numaralı gönderideki evrakların ve malların gecikmesi sebebiyle kendisinin ...'de bulunan müşterilerinin malları almaktan vazgeçtiğini, söz konusu mallara ihtiyaç duymadığını ve malların bedeli olan 25.000,00 USD'yi ödemeyeceğini bildirmekle müvekkili ile olan ticaretini sona erdirdiğini bunun dışında 35.000,00 USD maddi ve manevi tazminat talep ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin davalının haksız eylemleri ve işlemleri neticesinde 25.000,00 USD zarar ettiğini, dava dışı şirket ile ticari ilişkisinin sona erdiğini,
davacının bugün ve gelecekte uğradığı maddi zararların aktüerya hesabının yapılmasının talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulünü, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak müvekkilinin davalının haksız fiili nedeniyle uğramış ve uğrayacak olduğu zararın hesaplanmasını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik gönderilen malın bedeli olan 25.000,00 USD karşılığı 148.750,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte ödenmesini,
davacının dava dışı ... şirketiyle ticari ilişkisinin bitmesi sebebiyle uğramış olduğu zarardan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte ödenmesini, müvekkilinin sürekli ticaret yaptığı ...'deki diğer müşterileri nezdinde davalı tarafından davacıya uygulanan hukuka aykırı haksız fiil nedeniyle ticari itibarının sarsılmış olması, işlerinin azalmış olması sebebiyle 200.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte manevi tazminat olarak ödenmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında eskiye dayalı bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı tarafından dava dilekçesinde yazılı İsrail gümrük teslimli taşıma işini gerçekleştirdiğini, davacıya devamlı lojistik hizmeti verildiğini, dava konusu olay tarihi olan 2019 yılı Ağustos ayından önce davacı tarafından müvekkiline yapılması gereken ödemelerin aksamaya ve hatta hiç yapılmamaya başladığını, kendilerine e-mail yoluyla defalarca ödeme ihtarlarında bulunulduğunu, mail ihtarlarına cevap dahi verilmediğini,
davacının dava dilekçesinde yazılan genel olarak müvekkili şirket tarafından taşımalar yapılır taşıma işlemi tamamlandıktan sonra ise bakiyeler kapanır beyanının doğru olmadığını, bakiyelerin hiçbir zaman kapatılmadığını, davacının borçlarını ödememesi nedeniyle müvekkilinin finansal zorluklar yaşadığını, davaya konu taşıma neticesinde alacağın tahsil edildiğini, davacının ihtilafa borç yekünuna rağmen dava konusu taşıma işinin müvekkili aracılığı ile yapılmasını talep ettiğini, taşıma bedeliyle birlikte geçmiş bakiyenin ödeneceğini şifahen beyan ettiğini,
ne yükleme esnasında ne malın sevkiyatı anında ne de malın İsrail gümrüğüne varışında herhangi bir ödeme çıkarmadığını, davacı tarafından önce yekün alacak için bir kısım nakitle beraber çek önerisinde bulunulduğunu, sonradan tamamı için vadeli çek verilmesinin önerildiğini, müvekkili tarafından ödemenin yapılmaması halinde teslimatın yapılmayacağını ifade etmesi üzerine davacının müvekkilinin banka hesabına 22.08.2019 tarihinde ödeme yaptığını, yüke dair konteynerin ordinosu müvekkilinin ... temsilcisinden 25.08.2019 tarihinde teslim alındığını,
28.08.2019 tarihinde mallar boşaltılarak konteyner 29.08.2019 tarihinde boş olarak davalı deposuna teslim edildiğini, dava dilekçesindeki iddianın aksine emtianın alıcı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığını, teslim alınan bu emtianın müvekkilinden bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu bedelin ödenmedi ise davacının bu bedeli müvekkilinden değil emtiayı kayıtsız teslim alan dava dışı şirketten tahsil etmesi gerektiğini,
olayda hapis hakkının kullanımı değil bakiye borcun nakit olarak defaten mi yoksa çek ile vadeli veya bir kısmı vadeli mi ödeneceği kanusunda bir pazarlığın söz konusu olduğunu, hapis hakkının kullanıldığı hususunun kabul edilse dahi davalının davranışları TTK.
1201 maddesiyle TMK 950-953. maddelerinde öngörülen düzenlemelere uygun olarak ifa edildiğini, dava dilekçesinde sevk maddesi olarak belirtilen TTK 1204. maddesinin olay da uygulama yerinin olmadığını, davaya konu emtianın alıcısı tarafından kayıtsız şartsız teslim alınması nedeniyle yükün tüm bedelinin davalıdan tahsilinin talebinin hukuka aykırı olduğunu, böyle bir zarar varsa bunun muhatabının müvekkili olmadığını, davacının gelir kaybına uğradığı iddialarının soyut bir iddia olduğunu, davacının varsa ya da oluşmuşsa bu gelir kaybının sorumlusunun yasal haklarını kullanan ve hukuka aykıtı bir eylemi olmayan müvekkili olmadığını,
davacının tüm maddi tazminat ve zarar taleplerinin tümden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde manevi tazminat talep edilmişse de Uyap sistemi üzerinden incelediklerinde bu talebe ilişkin harcın yatırılmadığını tespit ettiklerini, manevi tazminat talebinin tümden reddini talep ettiklerini belirterek davanın reddini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve... sayılı görevsizlik kararı ile, davacı vekilinin talebi üzerine mahkememize gönderilmiş olup, mahkememizin eldeki esasına kaydı yapılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepli alacak davası olup uyuşmazlığın konusunun; taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan alacak kalemleri bakımından, davaya konu taşımada, emtiaların borç kapatılmadan teslim edilmemesi hususunun hukuka uygun olup olmadığı, geç teslimin söz konusu olup olmadığı geç teslim söz konusu ise bu nedenle davacının zararının bulunup bulunmadığı ve varsa zarar miktarının tespiti hususlarının toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ..., Uzakyol Kaptanı ...ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 05/08/2021 havale tarihli raporda özetle; davacının ihracatını yaptığı malın tüm satış bedellerini ticari defter kayıt ve belgelerine göre tahsil ettiğinin tespit edildiği, gecikme zararının teyit edilemediği, davalı yanca üstlenilen taşımanın gecikme ile yapılmasına karşın malın alıcısına ihtirazi kayıtsız tesliminden itibaren TTK madde 1185/5 gereği 60 günlük hak düşürücü süre içinde zorunlu yazılı bildirim yapılmadığı için hak düşürücü sürenin geçtiği, davalının sorumluluğuna gidilebilecek bile olsa azami sorumluluğunun TTK madde 1186/6 gereği 12.363,08 TL ile sınırlı olacağı belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 17/12/2021 havale tarihli ek raporda özetle; kök rapor ile tespit edildiği üzere davacının dava dışı alıcı firmadan 31.12.2019 tarihi itibarıyla 2.629,93 TL alacaklı olduğu ... tarih ... nolu yevmiye kapanış sında görüldüğü, davacının davaya konu ... nolu 69.035,12 TL bedelli fatura bedelini 23.03.2019 tarihinde şirket ortağı ... tarafından tahsil edilmiş olduğu ve dava dışı alıcı firma tarafından davacı adına iade, zayı faturasının veya dekontunun tanzim edilmediği, mal bedelinin davacıya ödendiği tespit edildiği,
dolayısıyla davacının malın bedelini tahsil etmediği yönündeki iddiasının yasal defterleri ile örtüşmediği, davacı şirketin 8 alıcı şirketin firmalarına olan güven duygularının azalmış olmaları sebebiyle ticaretlerini bitirdiğini ve bu sebeple müvekkili şirketin ciddi zarar gördüğünü beyan ederek uğranılan zararı talep ettiği, söz konusu 8 firmaya 2019 yılında toplam 7.854.374,11 TL satış gerçekleştirdiği, 2020 yılında iş bu firmalara herhangi bir satışının bulunmadığı, davacının 2019 yılında 8 firmaya toplam 7.854.374,11 TL'lik brüt satış faturası tanzim etmiş olduğu,
aynı satış hasılatının 2020 yılı için de gerçekleştirdiği öngörüldüğünde ve mahkemece davacının zarar talebinin uygun görülmesi halinde, 2020 yılı için 108.390,36 TL'yi talep edebileceği hesap edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ...ve Ticaret Hukuku Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 21/02/2023 havale tarihli raporda özetle; yapılan ek incelemeler neticesinde ek ve kök rapor ile tespitlerde değişikliğin bulunmadığı, davacının 2019 yılı yasal defterlerinde 31.12.2019 tarihi itibarıyla davalıya 5.848,01 TL borçlu gözüktüğü, davalının 2018-2019 yılı yasal defterlerinde davalıdan herhangi bir borç ya da alacak bakiyesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki cari hesap farkının davacının 2018 yılı defterlerini ve davacıya ait muavin kayıtlarını ibraz etmemiş olmasından ötürü tespitinin yapılamadığı,
kök rapor ile tespit edildiği üzere davacının dava dışı alıcı firmadan 31.12.2019 tarihi itibarıyla 2.629.93 TL alacaklı olduğu ... tarih ... nolu yevmiye kapanış maddesinde 228. sayfasında görüldüğü, davacının davaya konu ... nolu 69.035,12 TL bedelli fatura bedelini 23.03.2019 tarihinde şirket ortağı... tarafından tahsil edilmiş olduğu ve dava dışı alıcı firma tarafından davacı adına iade, zayi faturasının veya dekontunun tanzim edilmediği, mal bedelinin davacıya ödendiği tespit edildiği, dolayısılya davacının malın bedelini tahsil etmediği yönündeki iddiasının yasal defterleri ile örtüşmediği,
davacı şirketin 8 alıcı şirketin firmalarına olan güven duygularının azalmış olmaları sebebiyle ticaretlerini bitirdiğini ve bu sebeple müvekkili şirketin ciddi zarar gördüğünü beyan ederek uğranılan zararı talep ettiği, söz konusu 8 firmaya 2019 yılında toplam 7.854.374,11 TL satış gerçekleştirdiği, 2020 yılında işbu firmalara herhangi bir satışının bulunmadığı, davacının 2019 yılında 8 firmaya toplam 7.854.374,11 TL'lik brüt satış faturası tanzim etmiş olduğu,
aynı satış hasılatının 2020 yılı için de gerçekleştirdiği öngörüldüğünde ve mahkemece davacının zarar talebinin uygun görülmesi halinde 2020 yılı için 108.390,36 TL'yi talep edebileceği hesap edildiği belirtilmiştir.
Davacı vekilince sunulan 18/03/2022 tarihli dilekçesi ile talep edilen 1.000,00 TL tazminatın 107.390,36 TL arttırılarak 108.390,36 TL olarak ıslah edildiği, 22/03/2022 tarihinde ıslah harcının yatırıldığı ve bu doğrultuda davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan gümrük beyannameleri doğrultusunda, dosyaya celp edilen Gümrük Müdürlüğü müzekkere cevabı ile davayı konu taşımaya ilişkin olarak 2 ayrı konşimento gönderilmiştir.
Bunlardan ilki ...numaraıl konşimento diğeri ise bizzat davalı tarafından düzenlendiği anlaşılan ...numaralı konşimentodur. ... numaralı konşimentoda gönderen-yükleten olarak davacı şirket, taşıyan olarak davalı şirket ve alıca olarak da dava dışı ... firmasının kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.... numaralı deniz taşıma senedinde ise davalı şirketin gönderem/yükleten olarak kayıtlı olduğu, yükün alıcısının dava dışı ... isimli bir firma olduğu, ve konşimentonun dava dışı...tarafından düzenlenmekle, uyuşmazlığa konu taşıma işinin fiilen ... firması tarafından yerine getirildiği görülmüştür.
Davalı, davacıya karşı akdi taşıyan konumunda olmakla, fiili taşıma işini dava dışı ... firmasına yaptırmıştır ve davalı ... nolu deniz taşıma senedinde de taşıtan olarak kayıtlı bulunmaktadır. Bu kapsamda, taraflar arasında davacının taşıtan olduğu bir taşıma ilişkisinin bulunduğu ve davalının da davacıya karşı taşıyan sıfatını haiz olduğu sabittir.
Dosya kapsamında uyuşmazlık esasen, davalı tarafından ... arası taşıması gerçekleştirilen ... numaralı konteyner muhteviyatı eşyanın geç teslim edilip edilmediği, geç teslimin nedeni ile buna bağlı olarak davacının zarara uğrayıp uğramadığı hususlarındadır.
Dava konusu taşımaya ilişkin olarak konşimentonun 03/08/2019 tarihinde düzenlendiği, davacı vekilinin de kabul ettiği ve dosyaya ibraz edilen e posta yazışmalarından da anlaşıldığı hali ile davacının davalıya olan borcunun 22/08/2019 tarihinde ödendiği, yüke ilişkin teslim ordinosunun dava dışı alıcı tarafından 25/08/2019 tarihinde alındığı ve taşımaya konu konteynerin ise 29/08/2019 tarihinde boş olarak iade edildiği davalı tarafından belirtilmiş olup, davacı yanca buna itiraz edilmemiş ve aksine ilişkin bir beyan yahut delil dosyaya sunulmamıştır.
Davalı vekilince cevap dilekçesinde, dava konusu taşıma öncesinde de taraflar arasında taşıma ilişkilerinin bulunduğu ve bu taşımalardan kaynaklı olarak 2019 Ağustos tarihi öncesinden kalan bakiye alacakları olduğundan bahsedilmiş ve dava konusu taşımadaki eşyaların da, davacının borcunun ödenmesi akabinde teslim edildiği belirtilmiştir.
Davacı vekili de dava dilekçesinde taraflar arasında geçmişe dayalı taşıma ilişkileri bulunduğunu ve bu taşımalardan kaynaklı bir kısım cari hesaba dayalı borçları olduğunu belirtmekle, bu hususta taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır.
Bu kapsamda dava konusu taşıma tarihinde taraflar arasındaki alacak borç durumunun tespiti hususunda muhasip incelemesi yapılmış olup, bilirkişi raporu ile 31/12/2019 tarihi itibarı ile davacının davalı şirkete 5.848,01 TL borcu bulunduğu tespit olunmuştur. Ancak davacı tarafından 2018 yılı ticari defte kayıtları ile davacıya ait muavin kayıtlarını ibraz etmemesi nedeni ile taraflar arasındaki cari hesabın karşılıklı olarak denetlenemediği de belirtilmiştir.
Bu kapsamda, davalı vekilinin, davacının borcu ve bu borcun ne şekilde kapatılacağının taraflar arasında müzakere edilmesi sürecinde eşyanın tesliminin geciktiği yönündeki savunması mahkemece yerinde görülmüş ve gecikmeye davacının borcunu ödememesinin sebep olduğu, bu hali ile de davalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Kaldı ki TTK 1185 maddesi gereği, yükün gönderilene tesliminden itibaren aralıksız 60 gün süre içinde gecikme zararı ve tazmin talebinin taşıyana yazılı bildirimi gerekmekti olup, dosya kapsamında davalı taşıyana bu bildirimin yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmamış olduğundan TTK 1185 maddesi gereği süresi içinde bildirim olmadığından ve dava dışı alıcı tarafından da herhangi bir ihtirazi kayıt bildirilmeksizin yük teslim alınmış olduğundan, davacının gecikmeye dayalı tazminat ödeme borcu da bulunmamaktadır.
Davacı vekilince, gecikme nedeni ile dava dışı alıcının dava konusu eşyaların satım bedelini ödemedi ve davacı ile olan ilişkisini bitirdiği beyan edilmiş olmakla bu hususta davacı ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmış olup, bilirkişi raporunda, davacının davaya konu ... nolu 69.035,12 TL. bedelli fatura bedelini, 23/03/2019 tarihinde şirket ortağı ... tarafından tahsil edilmiş olduğu ve dava dışı alıcı firma tarafından davacı adına iade, zayi faturasının veya dekontunun tanzim edilmediği, mal bedelinin davacıya ödendiği tespit edilmiştir.
Dolaysıyla davacının malın bedelini tahsil etmediği yönündeki iddiasının yasal defterleri ile örtüşmediği anlaşılmıştır. Bununla birlikte davacı vekili tarafından her ne kadar dosyaya sunulan ve dava dışı alıcı ... firması tarafından adlarına gönderildiği belirtilen ....
Noterliği tarafından tercümesi onaylanan belge ile dava dışı alıcının gecikme nedeni ile davacı ile olan ilişkisini sonlandırıldığı belirtilmişse de, bahsi geçen belgede belirtildiğinin aksine dava konusu satım bedelinin davacıya ödendiği ve yine belgede bahsi geçen 60.000 USD tazminatın da davacıdan talep edilmediği ve bu bedelin dava dışı alıcıya ödenmediği de tespit olunmakla, dosyaya sunulan belge mahkemece hükümde esas alınmamıştır.
Davacı şirketin, 8 alıcı şirketin firmalarına olan güven duygularının azalmış olmaları sebebiyle ticaretlerini bitirdiğini ve bu sebeple müvekkili şirketin ciddi zarar gördüğünü beyan ederek uğranılan zararı da talep ettiği anlaşılmakla birlikte, söz konusu 8 firmaya 2019 yılında toplam 7.854.374,11 TL. satış gerçekleştirdiği, 2020 yılında iş bu firmalara herhangi bir satışının bulunmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmişse de, bu 8 firmanın dava konusu gecikme nedeni ile davacı ile olan ticari ilişkilerini kestiğine ilikin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır.
Ayrıca davacının talebinde belirttiği 8 adet müşterisine satış yaptığı dönem olan 2019 yılında net karının %0,63 karlılık oranı ile 87.755,69 TL olduğu, 8 şirket ilie ticaretinin kesildiğini belirttiği 2020 yılında ise %1,38 karlılık oranı ile 93.664,13 TL net karının bulunduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir.
Bu kapsamda davacının dava konusu gecikme nedeni ile ilişkisinin sonlandığını belirttiği müşterilerine satış yapmamasının ticari bir tercih olup olmadığı belirli olmadığından ve sadece davaya konu gecikme nedeni ile ticaretin sonlandığına dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı da dikkate alındığından talepleri mahkemece yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu edilen taşımada yaşanan gecikmeye davalının kusuru ile sebebiyet verilmediği, davacı tarafından TTK 1185 maddesi gereği yapılması gereken gecikme ihtarının yapılmadığı, dava dışı alıcının emtiaları ihtirazi kayıt olmaksızın teslim aldığı, satım bedelinin davacıya ödendiği, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen ve dava dışı alıcı tarafından düzenlendiği belirtilen belgede bahsi geçen hususların gerçekleşmediği, davacının ticaretini sonlandırmak zorunda kaldığını belirttiği 8 firma ile ilişkisinin dava konusu gecikmeye dayandığı hususunun dosya kapsamında ispat edilemediği,
2020 yılında davacının önceki yıla göre karlılık oranı ile net karının arttığı hususları bir arada değerledirilerek neticede davacının maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/47, K. 2023/268, 15 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama