KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2021
- Esas no
- 2020/67 Esas
- Karar no
- 2021/406
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/02/2020
Karar Metni
1.837 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mail ortamında yapılan yazışmalar ile deniz yolu ile taşıma sözleşmesi kurulduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete ait malların Gebze Limanından - ... Lımanı'na taşınması işini üstlenmiş olup müvekkil şirket taşıma işini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete 08.11.2019 tarih ... Seri, sıra numaralı 10.950,00 EUR bedelli ve 08.11.2019 tarih ...
Seri, sıra numaralı 1.320,00 EUR bedelli faturalar düzenlendiğini, davalı şirket söz konusu faturalardan kaynaklı borcunu ifa etmediğinden müvekkil şirketçe, davalı şirket aleyhine, .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyası üzerinden 12.9270,00 EURO tutarında icra takibi başlatıldığını, davalı şirket, icra dosyasına yapmış olduğu 08.04.2019 tarihli haksız itirazında müvekkile borcu bulunmadığından bahisle takibe, borca, Ödeme emrine, faiz oranına, faiz başlangıç tarihlerine ve işlemiş faize itiraz ettiğini beyanla davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra mkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesme karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazının bulunduğunu, müvekkili firmanın davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını müvekkili firmanın, ... isimli firmaya, kendisine sipariş edilen malları FOB (gemi güvertesinde teslim) olarak göndermiş ve teslim ettiğini, bu nedenle davacı ...
Lojistik'in bizim malımızı değil,... nın malını taşıdığı, ancak taşıyıcılık sorumluluk ve yükümlülüklerini doğru olarak yerine getirdiği ölçüde taşıma sırasında karşılaştığı sorunlar ile ilgili muhatabı ... ... şirketi olduğunu, ancak davacıya bir İtalyan firmaya dava açmaktansa Türk firmasına dava açmak kolay ve cazip geldiğini, müvekkili firma tarafına yapılan haksız faturaları ve ihtarların hepsim usulüne uygun olarak red ve iade ettiğini, bütün barkotlu suretleri cevap dilekçesi ekinde olduğunu, İki firma arasındaki alışveriş tamamen alıcı firma talepleri ile şekillenmiş üretim, paketleme,
etiketleme ve gönderim alıcı tarafın talep ve talimatları doğrultusun icra edildiğini, lojistik fırmasınmda bu aşkın, şişirilmiş ve haksız taleplerini alıcı ... ...; firmasına yöneltmesi gerektiğini, müvekkilin dışında davacı ve alıcı firma arasındaki irtibatsızlık ve davacı lojistik firmasının işinin ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmeyerek uğradığı zararları müvekkilden talep etmesi haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle. İncelenen davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK.
Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, iİncelenen davalı şirkete ait 2019 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK.
Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin düzenlediği iki adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 22.11.2019 tarihi itibariyle davalı ... Gıda San. Tic. Ltd.
Şti.'den 12.270,00 EURO alacağının bulunduğu, davalı şirketin ise dava ve icra takibine konu olan iki adet faturayı kabul etmeyerek kanuni süre içerisinde ... A.Ş. aracılığı ile davacı yana iade ederek ticari defterlerinde kayıt altına atmamasından dolayı davalı yanın icra takip tarihi olan 22.11.2019 dava dışı ...
A.Ş. tarafından dava ve icra takibine konu olan Yurt dışı Masraflarından kaynaklı alacak ile ilgili olarak 16.10.2019 tarihinde ... seri nolu 10.950,00 EURO (78.021,25 TL) tutarlı "Yurt dışı Masrafları" açıklamalı E-Faturanın davacı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu, davacı şirketin işbu faturayı 16.10.2019 tarihinde 132029 yevmiye numarası ile ticari defterlerinde kayıt altına aldığı ve davacı şirketin tarafına düzenlenen faturaya karşılık olarak ...
Bankası A.Ş. aracılığı ile dava dışı ... A.Ş. "ye 14/11/2019 tarihinde 17.045,00 EURO havale gönderdiği, dava dosyasına ibraz, edilen Ek 4 tablosunda dava konusu faturanın ödenmiş olduğu, varış masrafları, demuraj, detention, ardiye ve imha gibi diğer alacaklardan TTK m. 1207 uyarınca (alt) taşıtan olduğu tarafımızca değerlendirilen davalı ... Gıda San. Tic. Ltd.
Şti.'n in sorumlu olacağı, davacı yanın 12.270,00 EURO fatura alacağı için icra takip tarihi olan 22.11.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarına uygulanan en yüksek faiz oranına göre faiz talep edebileceği, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş olup, dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan alınan bilirkişi raporu karara esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Dava konu uyuşmazlık, davalı şirket tarafından dava dışı ....'ye satmış olduğu malların Gebze Limanı'ndan ... Limanına deniz yolu ve gemi ile taşınmasından kaynaklanmaktadır. Şu halde taraflar arasındaki ilişki, taraflarından birinin (taşıyan) navlun karşılığı deniz yolu ile yük taşımayı; diğer tarafının (taşıtan) ise ücret (navlun) ödemeyi üstlendiği tipik bir navlun sözleşmesidir.
Dolayısıyla taraflarının ve iş bu davaya konu masraflardan sorumluluğun da buna göre tayini gerekmektedir. Bu bağlamda, en genel ifadeyle, bir sözleşme olması münasebetiyle, navlun sözleşmesinin kurulması da taraflarının (taşıyan ve taşıtan) karşılıklı ve birbirine uygun iradelerin uyuşmasına bağlıdır. Davalının itirazı olduğu üzere, işbu davanın taraflarının, aynı zamanda navlun sözleşmesinin de tarafı olup olmadıklarının değerlendirmek gerekir.
TTK m. 1228 vd. hükümlerinden hareketle gerek sözleşmenin varlığı gerekse taraflarını tayinde başvurulan ilk kaynak konişmentodur. Ancak dosyada mevcut konişmentoda, her ne kadar davalı taraf shipper (yükleten ve/veya taşıtan) olarak görünse de aynı belgeden hareketle davacı tarafın sıfatı net değildir.
Ancak, davaya konu taşıma ilişkisinde de olduğu üzere uygulamadada, aynı yükün taşınması birden fazla navlun sözleşmesine konu olabilmekte ve alt navlun sözleşmesi ile taşıma taattüdü altına giren taraf (alt taşıyan), işbu sözleşme ile üzerine aldığı taşıma borcunu gemi malikli veya işleteni ile yaptığı ve asıl navlun sözleşmesi olarak nitelendirilen diğer bir sözleşme ile ifa edebilmektedir.
Dolayısıyla böyle bir durumda, alt navlun sözleşmesinin taşıyanı, konişmentoda yer almayabilmektedir ki, huzurdaki davada da bu şekilde bir durum söz konusudur. Şu halde, davacının taşıyan sıfatını haiz olup olmadığının tayininde konişmento dışındaki bilgi ve belgelere bakmak gerekecektir ve yine huzurdaki dava konusu ilişkide de olduğu gibi, bu da çoğunlukla alt navlun sözleşmesinin tarafları arasındaki mail yazışmalarından hareketle tespit edilebilmektedir.
Bu bağlamda dosyada mevcut ve davanın tarafları arasında geçtiği anlaşılan 05.11.2018 tarihli ve devam eden günlerdeki mail yazışmalarında, davacı tarafın deniz yolu ile yük taşıma taahhüdü altına girmiş olduğu hususu açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
Diğer tüm yazışmalarda tarafların sözleşme şartlarını karşılıklı olarak belirledikleri; gerekse hem konişmentoda hem de taraflar arasındaki mail yazışmalarında dava dışı .....'nin, yükü varma limanında teslim alma hakkına sahip kişi olarak belirlenmesi dikkate alındığında, dava dışı ....'nin gönderilen sıfatına sahip olduğu; davalının da işbu ilişkide taşıtan sıfatını haiz olduğu anlaşılmaktadır.
Böylece mahkememizce tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Ayrıca taşıyan ile taşıtan arasında yapılan bir navlun sözleşmesinde taraflar, ancak yükün kendisine teslimini talep edebilmesinin şartı olarak navlun ve teferruatını gönderilenin ödeyeceğini kararlaştırmaları mümkündür. Ancak işbu şarta rağmen varma limanında gönderilene ulaşılamaması veya dava konusu taşımada da olduğu gibi, gönderilenin yükü teslim almaması bir ihtimaldir ki; kanun koyucu da TTK m. 1207'de işte bu ihtimali dikkate alarak, gönderilenin, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanması halinde, taşıtanın navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olacağını hüküm altına almıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan deliller, ticari defterler, usul ve yasaya uygun alınan bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı ve açıklanan nedenlerle, alıcısı firma (navlun sözleşmesinin gönderileni) ....'nin yükü teslim almaması sebebiyle, navlun dışında ortaya çıkan varış masrafları, demuraj, detention, ardiye ve imha gibi diğer alacaklardan TTK m. 1207 uyarınca (alt) taşıtan olan davalı ... Gıda San. Tic. Ltd.
Şti.'nin sorumlu olacağının anlaşıldığı, incelenen davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK.
Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK.
Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin düzenlediği iki adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 22.11.2019 tarihi itibariyle davalı ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'den 12.270,00 EURO alacağının bulunduğu, Dava dışı ...
A.Ş. tarafından dava ve icra takibine konu olan Yurt dışı Masraflarından kaynaklı alacak ile ilgili olarak 16.10.2019 tarihinde ... seri nolu 10.950,00 EURO (78.021,25 TL) tutarlı "Yurt dışı Masrafları" açıklamalı E-Faturanın davacı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu, davacı şirketin işbu faturayı 16.10.2019 tarihinde 132029 yevmiye numarası ile ticari defterlerinde kayıt altına aldığı ve davacı şirketin tarafına düzenlenen faturaya karşılık olarak ...
Bankası A.Ş. aracılığı ile dava dışı ... A.Ş. "ye 14/11/2019 tarihinde 17.045,00 EURO havale gönderdiği, dava dosyasına ibraz, edilen Ek 4 tablosunda dava konusu faturanın ödenmiş olduğu, varış masrafları, demuraj, detention, ardiye ve imha gibi diğer alacaklardan TTK m. 1207 uyarınca (alt) taşıtan olan davalı ... Gıda San. Tic. Ltd.
Şti.'nin sorumlu olacağı, davacı yanın 12.270,00 EURO fatura alacağı için icra takip tarihi olan 22.11.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarına uygulanan en yüksek faiz oranına göre faiz talep edebileceği anlaşıldığından haklı ve yerinde davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacı yanın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde ise; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit bir alacak niteliğinde olması gerekir. Genel bir kavram olarak, likit alacak tutarı belli, muayyen, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek, miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yok ise likit bir alacaktan söz edilemez.
(YHGK 17/10/2012gün 2012/9-838-715 sayılı İlam) Somut olayda, davalı tarafından tespit edilebilir bir alacak söz konusu olduğundan, kabul edilen asıl alacağın % 20 ' si oranında hesaplanan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/67, K. 2021/406, 14 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama