KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2022
- Esas no
- 2021/353 Esas
- Karar no
- 2022/442
- Dava
- Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/09/2021
Karar Metni
1.385 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça 3. Kişi mesuliyet sigortası yapılan ... IMO numaralı Comoros Bayraklı ... isimli geminin Rusyanın Novorosky Limanından 5.455.000kg "Sodyum Karbona" cinsi emtiayı taşırken 19/12/2018 tarihinde Şile/Karaburun'da karaya oturduğunu, gemi sahiplerinin ve sigortacısının gemiyi ve yükünü kaldırmak maksadıyla girişimde bulunmadıklarını, geminin kaldırılması,
yüzdürülmesi yahut zararsız hale getirilmesi için yapılması gereken ekonomik harcamaları üslenmekten kaçındıklarını, gemiyi karaya oturduğu yerde üzerindeki yükü ve yakıtıyla bıraktıklarını, Şile Liman Başkanlığının geminin çevreye zararsız hale getirilmesi için kaldırma işlemlerini yapacak şirketi tayin etmek üzere ihale açtığını, Şile Liman Başkanlığının ihale şartnamesi ile geminin bulunduğu yerde satışı ve söküm bölgesinin dışında sökümüne ilişkin ihale düzenlediğini ve ihaleyi 03/12/20219 tarihinde müvekkilinin kazandığını,
müvekkilinin ... isimli geminin ve yükünün bulunduğu yerden sökülerek çıkarılması işlemleri için öncelikle fizibilite çalışmaları yaptığını, geminin batık halde bulunduğu noktaya denizen ve karadan ulaşımı sağlayabilmek için Karaburun da iş makinelerinin hareket edebilmesi için sökülen parçaların yüklenebilmesi için yol yaptığını, kaldırıma işlemleri öncesinde gemideki yükün büyük bölümünün deniz suyunun teması ile zayi olduğunu, gemiden çıkarılan kısmının ise ekonomik bir değerinin bulunmadığını, gerek yükün gerekse geminin karaya oturduğu noktadan çıkartılması işinin gemi donatanı ve sigortacısının yükümlülüğünde olduğunu,
ancak bu işi kendileri üslenmediğinden külfetin müvekkili tarafından üslenildiğini, bu nedenle enkaz kaldırma işlemleri nedeniyle şuana kadar tespit edilebilen alacakların ve belirlenecek alacak miktarının faizi ile birlikte meminin mesuliyet sigortacısı olan davalının müvekkiline ödemesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep sonucunun HMK 119/2-ğ düzenlemesine aykırı olduğunu, talebinin açık olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri olduğunu, geminin mülkiyetinin el değiştirdiğini, bu nedenle sigorta sözleşmesinin sona erdiğini, davacı tarafından ileri sürülen zarar/alacak iddialarının ihale şartnamesi uyarınca davacı şirketin ifasını üstlendiği edimlerin bir yansıması olduğunu,
sigorta koruması kapsamında sayılamayacağını beyanla öncelikle davacı şirkete HMK 119/1-ğ hükmü doğrultusunda talep sonucunu açık bir şekilde açıklaması için 1 hafta kesin süre verilmesini, aksi halde davanını açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, enkaz kaldırma ve kurtarma faaliyetinden doğan alacak davası olup, uyuşmazlığın konusunun , davacının ediminin kurtarma faaliyeti kapsamında kalıp kalmadığı , davacının kurtarma ve enkaz kaldırma edimi sonucu TTK 1304 – 1305 maddeleri uyarınca kurtarma ücretinin tespiti , davacının enkaz kaldırma ve kurtarma faaliyeti sonucu yapmış olduğu hizmetin maddi olarak tespiti ile gemiden kurtarılan emtiaların maddi değerinin tespit edilerek mukayese edilmesi ,
davacının vermiş olduğu enkaz kaldırma hizmetinin bedelinin tespiti ile davalının enkazın kaldırılması ve kurtarma faaliyeti için 3. Kişiye vermiş olsaydı ödeyeceği rayiç bedelin tespiti, davalının enkaz kaldırma ve kurtarma ücretinden sorumlu olup olmadığı , sorumlu ise sorumlu olduğu bedelin tespiti, davacının edimi ile olası çevre zararının önlenip önlenmediği, noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 20/05/2022 tarihli raporda, Davacı’nın zararının olup olmadığının dosya içerisindeki belgelerden anlaşılamadığı, Davacının ihaleye teklif vermeden önce, fiyat çalışması yaparken, yapacağı harcamaları dikkate alıp, ona göre bir fiyat belirmesi gerektiği, açılan ihalede, satış bedeli için teklif verilmesi aşamasında, gemi enkazının bulunduğu yerde söküleceği göz önüne alınıp,
söküm ve taşıma masrafları ile yol açma masrafı gibi birçok harcama kalemi dikkate alınmasının ve gemi enkazın rayiç hurda satış bedelinden bu masraflar mahsup edilmek suretiyle de yüklenici karı eklenip ihaleye verilecek teklif bedelinin belirlenmesinin Davacı’nın sorumluluğunda olduğu, Davacının ediminin kurtarma faaliyeti olmadığı, bu faaliyetin 1989 Londra Kurtarma Konvansiyonu ve Türkiye’nin tarafı olduğu ve iç hukukuna aldığı (TTK Mad.
1289-1319) hükümlerine tabi bulunmadığı, Davacı’nın ediminin “enkaz kaldırma” faaliyeti olarak nitelendirilmesi gerektiği, ihtilaf konusu olayda gemi malikinin mülkiyet hakkını Limanlar Kanunun 7. Maddesi uyarınca kaybettiği ve iktisadi değer olarak Davacı’ya satıldığı, gemi malikinin sorumluluk sigortacısının davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığına ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dosya içerisindeki mezkur bilgi ve belgelerden 45 günde tamamlanması gereken enkaz kaldırma çalışmalarının 22,5 ay sürdüğünün anlaşıldığı, davacı Karadeniz’in enkaz kaldırma çalışmalarına müsaade etmediğini, hava ve deniz koşulları nedeni ile sürekli olarak çalışma yapılamadığını, çalışmaların sık sık kesintiye uğradığını, geçici olarak açılan toprak yolun meteorolojik koşullar nedeni ile kullanılamaz hale geldiğini,
sürekli olarak yol üzerinde de çalışma yapılmak zorunda kaldığını ileri sürmüş ise de dosya içerisinde enkaz çalışmasının yapıldığı alanda gerçekten zorlu çalışma koşullarını gerektirecek bir durumun olduğuna dair dosyada somut bir delilin bulunmadığı, ihale şartnamesine göre alıcıya verilen sürenin teknik ve meteorolojik zorunluluklar nedeni ile uzatılabildiği ancak imkânsızlık halinin (Teknik ve meteorolojik zorunluluklar) hangi süreleri kapsadığı, o andaki çalışmaların neden durdurulduğuna dair resmi tutanaklar veya Liman Başkanlığının hangi durumlarda ve neden süre uzatım verdiğini ispatlayacak belgelerin dosyada bulunmadığı,
... isimli geminin, 118,03 metre boyunda, 20 metre genişliğinde, 8,70 metre derinliğinde, boş ağırlığı 3140 ton olan kuruyük cinsinde bir gemi olduğu, bu geminin kesilerek sökülmesi işi ihale edilmeden önce, karaya oturduğu ve dalgaların dövmesiyle kırılarak parçalanmış durumda olduğu, bu tonajda bir geminin hava ve deniz şartlarının izin vermesi durumunda 45 gün bir çalışma süresinde tamamen sökülüp taşınmasının mümkün olduğu,
davacı, gemi söküm çalışması yapacağı mahallin Karadeniz Kıyısı olduğunu, meteorolojik şartların dönem dönem kötüleştiğini ve çalışmaları zorlaştıracağını, karayolunun bittiği yerden çalışma yapacağı sahile bir yol açılması gerekeceğini ve bu yolu kendisinin yapması gerektiğini önceden görerek ve bilerek ihaleye katıldığı ve teklif verdiği, geminin kesilip, bu parçaların kamyonlara yüklenerek karayoluyla satışının yapılacağı yere götürülmesi için şartname ile belirlenen 45 gün (1,5 ay) sürenin bu kadar çok aşılmasının (22,5 ay), davacının yeterli değerlendirme yapamaması sonucu öngörememesinden kaynaklandığı,
geminin enkazdan kesilerek çıkartıldığı, fakat 1.115.400 TL’ye satılmış olan hurda demir/çelik malzemenin kaç tona tekabül ettiğinin dosyadan anlaşılamadığı, dosya içerisinde mezkur bilirkişi raporunda geminin boş ağırlığı olan 3140 tonun 40 günde çıkarılabileceği, kamyonlara yüklenip ,satılacağı yere götürülebileceği, 5 gününün ise gemi enkazına ve çalışma yapılacak alana ulaşabilmek için gereken toprak yolun açılması ile geçebileceğinin belirtildiği, dosyada 22,5 ay süren enkaz kaldırma (gemi söküm) işinde, hangi günler ve kaç kişi ile çalışma yapıldığına dair bilgiler bilgilerin bulunmadığı,
davacının ediminin kurtarma faaliyeti olmadığı zira kurtarma faaliyetinin söz konusu olabilmesi için kaptanın açık ve makul karşı koymaksızın başarılı yardım görmesi veya kurtarılması nedeniyle bu faaliyetin özel ve sınırlı bir ücret hakkının doğumuna sebebiyet vermiş olması gerektiği, oysa ihtilaf konusu olayda davacının faaliyetine başladığı sırada tehlike içerisinde bulunan bir “gemi” bulunmadığı, tehlikedeki gemi öncesinde enkaz durumuna geldiği, davacının ediminin “enkaz kaldırma” olduğu, enkaz kavramına gemide bulunan yükün de dahil olduğu,
bu halde bulunan gemiler bakımından ise, 2007 tarihli Enkaz Kaldırmaya Dair Uluslararası Nairobi Konvansiyonu, devletin egemenlik hakkına dayanarak bu enkazın donatanına gemiyi bulunduğu yerden kaldırması, kaldırılmaması halinde ise devlet tarafından kaldırılacağına ilişkin hükümlerin getirildiği, bu durumun 618 sayılı Limanlar Kanunun 7. Maddesinde düzenlendiği, bu düzenlemede, başkanlıklarının idari sorumluluk sahasında bulunan gemilerin, seyir, can, mal, çevre güvenliği ve emniyet bakımından ciddi tehlike oluşturabileceği durumlarda;
gemi veya deniz aracı hakkında herhangi bir mahkeme kararı, adli veya idari tedbir olsa dahi, liman başkanının her türlü tedbiri almaya yetkili kılınmasının öngörüldüğü, ihtilaf konusu olayda, dava dışı idare bu yetkiyi kullanarak, 2886 Sayılı Devlet İhale Kapsamında 03.12.2019 tarihinde enkaz halinde olan gemi ve yükünü ihale çıkararak saat Açık Teklif Usulü ile sattığı ve ihale 10.12.2019 tarihinde kesinleşmiş hurda niteliğinde olan mal (tamir kabul etmez durumdaki ... isimli gemi) yükü ile birlikte mevcut haliyle ...
Vergi Kimlik Numaralı (... Ltd.
Şti.) Şirketi, adına gemi siciline tescil edilmeksizin, üzerindeki tüm takyidatlardan ari olarak, taşınır mülkiyet iktisabı ile ihale şartnamesi hükümleri uyarınca gerekli izinlerin alınarak sökümü yapılmak üzere 20.12.2019 tarihinde sattığı ,dolayısıyla, gemi mülkiyetinin kaybı liman yönetimi tarafından imha ve satış ile gerçekleştiği dolayısıyla gemi malikinin mülkiyet hakkı Limanlar Kanunun 7. Maddesi uyarınca sona ermiş olduğundan, gemi malikinin sigortacısının davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/353, K. 2022/442, 30 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama