İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/138 K.2025/105

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/138Karar2025/105Tarih26 Şubat 2025Okuma15 dk · 2.981 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaretmahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

Mercii
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
26 Şubat 2025
Esas no
2022/138 Esas
Karar no
2025/105
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
27/09/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.981 kelime·15 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilin annesi ...'nın 23/08/2021 tarihinde saat 18:30 da davalı şirketin ... - ... feribot seferine bilet aldığını, herhangi bir ilaç veya düzenli tedaviye bağlılığı olmayan anne ...'nın yoluculuk sırasında fenalaştığını, gemi çalışanlarının bu duruma kayıtsız kalması bir kenara, kanunen bulundurulması gereken doktorlar ve tıbbi malzeme hiçbir şekilde gemide bulundurulmadığını, davalı şirketin sadece doktor bulundurma yükümlülüğünü ihlal etmemiş yine sair mevzuat ve bakanlık direktiflerini hiçe sayarak bulundurulması zorunlu olan tıbbi malzemeleri de bulundurmadığını,

işbu hususların feribotta yolcu olan ve meteveffaya müdahale eden doktor ...'in tanıklığı ile ispatlanacağını, kanunen bulundurulması zorunlu tıbbi ürünler ve doktorun bulunmaması müteveffanın ölümüne sebep olduğunu, davalı şirketin sorumlu olduğu bu ölüm neticesinde müteveffanın oğlu müvekkil ...'yi çok derin ve elem ve ızdırap çekmesine sebep olduğunu, iş hayatının sekteye uğradığını ve psikolojik tedavi görmeye başladığını, gelinen bu noktada davalı şirketin ne denli kusurlu olduğu,

faal oldukları ticari alan dolasıyla her gün on binlerce insanın canını tehlikeye attığını, hiçbir sağlık önlemini almadığı ve bu tür ihmal ve kusur sonucu ölümlerin son olmayacağının izahtan vareste olduğunu, açıklanan işbu nedenlerle haklı davanın kabulü ile müvekkil ...'nin cenaze giderleri, diğer maddi kayıplar için maddi tazminat olarak 100 TL ve müvekkil oğlun duçar olduğu elem ve ızdırap karşılığı olarak toplam 500.000-TL manevi tazminatın davalı şirketten dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından sunulan dayanak belgelerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, tebliğ çıkarıldıktan sonra incelenme sağlanana kadar savunma, değiştir ve belge ve delillerin incelenmesi ile beraber anlaşılacak ilk itirazlarda dahil tüm itirazları sunma hakkının saklı tutulduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, gemilerin sefere ve denize elverişli konumda tuttuklarını, bütün gemilerin gerekli tüm sertifikalara ve yeterlilik belgelerine haiz olduğunu, ...

1 gemisinde de zorunlu bütün sağlık ekipmanı ve ilaçlar tam olarak mevcut olduğunu,davacı vekilinin gemide sağlık personeli bulundurması zorunlu olduğunu iddia ettiğini, ancak gemilerde doktor bulundurulması zorunluluğunun bulunmamakta olduğunu asgari düzeyde basit tıbbi müdahalelerin yapılabileceği sağlık odasının bulunması yeterli olduğunu, ...

1 isimli geminin tüm mürettebatının ilkyardım eğitimi bulunduğunu,hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir yolcunun fenalaşıp kalp ritminin bozulması halinde hastane dışında hastaya yalnızca ilk yardım müdahalesi yapılabileceğini, davacı tarafından belirtilen nizamname çok eski tarihli olduğunu, belirtilen hususların anlamı ve günümüzde neye denk geldiği,

dahi anlaşılamadığını, yük gemilerinde dahi doktor bulundurma zorunluluğu bulunmadığını, dava konusu olayda yolcular arasında bulunan doktor ... tarafından müteveffaya hastaneye gidene kadar müdahalede bulunulduğunu, kusuru ispat yükü davacı tarafa ait olduğunu, sunulan ölüm belgesinde anlaşılacağı üzere müteveffanın feribotta değil hastanede yaşamını yitirdiği görüldüğünü, kabul anlamına kalmamak kaydı ile müteveffa kaldırıldığı hastanede vefat ettiğinden müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, ayrıca müteveffanın sefer başlamadan kendini kötü hissettiğini beyan etmediğini,

davacı tarafından öne sürülen iddialar delillerle kanıtlanamadığını, davacı tarafından talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, beyanla, müvekkili aleyhine ikame edilen haksız davanın görevsizlik kararı verilerek usulden reddini, müvekkili şirketin olayda herhangi bir kusuru bulunmadığından ve davacı tarafından müvekkili şirkete ilişkin bir kusur ispatlanamamış olduğundan davanın her halükarda esastan reddini, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir

Dava; Müteveffa ...’nın ... ... .... ve Tic A.Ş. ait ... ... seferini yapan "... 1" feribotunda yolculuk etmekteyken rahatsızlanmasının ardından vefat etmesi nedeniyle oğlu olan davacının, davalı ... Otobüsleri A.Ş.'den maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili iddialarında, müvekkilinin annesi ...'nın yoluculuk sırasında fenalaştığını, gemi çalışanlarının bu duruma kayıtsız kalmasının yanında, kanunen bulundurulması gereken doktorlar ve tıbbi malzemenin gemide olmadığını, zorunlu olan tıbbi malzemelerin de bulundurmadığını, kanunen bulundurulması zorunlu tıbbi ürünler ve doktorun bulunmaması müteveffanın ölümüne sebep olduğunu ileri sürmektedir.

Davalı vekili ise dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ... 1 gemisinde de zorunlu bütün sağlık ekipmanı ve ilaçlar tam olarak mevcut olduğunu, gemide doktor bulundurulması zorunluluğunun olmadığını, olduğunu asgari düzeyde basit tıbbi müdahalelerin yapılabileceği sağlık odasının bulunmasının yeterli olduğunu, gemi mürettebatının ilkyardım eğitimi aldıklarını, olayda yolcular arasında bulunan doktor ... tarafından müteveffaya hastaneye gidene kadar müdahalede bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

Duruşmada dinlenen davacı tanıklarından ... ifadesinde; " ... yolculuk yaptığı sırada rahatsızlandığı tarihte bende gemide yolcu olarak bulunuyordum, arabalı vapur ...'dan İstanbul'a gidiyordu, ... ile yolcu kabininde karşılaştım yukarıya çıkarken nefes nefese kaldığını rahatsızlandığını fark ettim en yakın koltuğu oturduğunda yanına yaklaştım ve yardım isteyip istemediğini sordum, iyi misiniz dedim nefesim daraldı çok kötü bir koku var alerjik astımım olduğundan rahatsızlandım dedi ve rahat nefes almasını sağlayan hava aparatının da yanında olduğunu söyledi, bende kendisine bunu hemen kullanmasını söyledim,

yanımda hava aparatını kullandı biraz rahatladı ben oradan ayrıldım, kısa bir süre sonra tam hatırlamıyorum ne kadar zaman geçtiğini, birisi bana sizin müdahale ettiğiniz bayan rahatsızlandı bakar mısınız dedi, ben hemen ...'nın yanına gittim, kendisi geminin acil müdahale odasının yanında ki koridorda yarı oturur pozisyondaydı kendisini kaybetmek üzereydi,

acil müdahale odasına girdim oksijen tüpünü aldım ve hastaya acil yapılması gereken müdahaleyi yaptım orada yolcu olan ve tıp doktoru olduğunu sonradan öğrendiğim kişiler de yardımcı oldular bu müdahalelerimiz sırasında hastanın nabzının durduğunu fark ettik biz hemen kalp masajı uyguladık kalp atımı geldi ancak bilinç kaybında bir değişiklik olmadı daha sonra acil müdahale odasından oksijen destekleyici cihazı aldım, balon maske diye nitelendirilen bu cihaz ile solunuma destek verdik, biz üç kişiydik ben paramediğim yanımda ki iki doktor ile birlikte bu müdahaleleri yaptık, yine ilk yardım odasından Otomotik Eksternal Defibilatör aldım,

kullanmak için yanına götürdüğümde kullanmak için elime aldım daha önce ki kullanımından sonra pedlerinin birbirine yapışık bırakıldığını gözlemledim bu nedenle bu cihazı kullanamadık, dolayısıyla kalp ritimini tespit edemediğimiz için yapmamız gereken müdahaleyi de normal canlandırma usulu olarak değerlendirip kalp masajı ve balon walf maske sistemi ile havalandırarak müdahaleye devam ettik, yanımdaki doktorlar acil durum çantası içerisindeki ilaçları hastaya uyguladılar, daha sonra kıyıya yaklaştık 112 acil yardım ekibi geldi hastayı teslim ettik acil durum ekibi geldiğinde hastanın kalbi atıyordu ancak bilinci yerinde değildi,

solunumunu da biz destekliyorduk, gemide ...'ya ait doktor yoktu, acil müdahale odası vardı orada ki cihazların nasıl kullandığımızı yukarıda anlattık, biz hastaya müdahale etmeye başladıktan sonra 2.kaptan olay yerine geldi, hastanın durumunun ciddi olduğunu, ambulans çağrılması gerektiğini hatta helikopter ambulansı çağrılabileceğini söyledim, tamam diye cevap verip yukarı kaptan köşküne çıktı 10 dakika sonra gelişmeleri öğrenmek için kaptan köşküne gittim, acil yardım istendi bende aşağıya indim, gemi kıyıya yanaştığında yani İstanbula geldiğimizde hastanın oğlu geldi ben hastanın yanındaydım " şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ... beyanında. "Ben olay tarihinde gemide yolcu olarak bulunuyordum, arabalı vapur ile Bursadan İstanbula geliyorduk, ben Gönül hanımı gördüğümde yerde baygın olarak yatıyordu, sarsıntı geçiriyor gibiydi gemide sağlık personeli yoktu, ayrıca müdahale için kullanılacak herhangi bir cihazda yoktu, orada bulunan yolcular kendisine müdahale ediyordu,

sonra oradan birisi doktor olduğunu söyleyerek doktorum ya da sağlıkçı olduğunu söyleyerek hastaya müdahale etti ancak ben o müdahale edenin yüzünü görmedim bir kaç kişiydiler şuan bana gösterilen ... ... orada olup olmadığını hatırlamıyorum hem olayın stresi ile hemde üzerinden çok zaman geçtiği için müdahale eden kişileri şuan hatırlamam mümkün değil, benim mesleğim Labarantlık ancak ben hastaya müdahalede bulunmadım gemide asperessyon cihazı bulunmadığından süperge ile hastanın boğazından balgam çekildiğini gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çünkü sabah ne yediğimi de hatırlamıyorum, yalanda söylemiyorum,

ben cep telefonu ile olayın görüntülerini çektim bursada ki bir haberci arkadaşa verdim, sanıyorum bu görüntüler dosyaya sunulmuş " şeklinde beyanda bulunmuştur.

Görgü tanıklarından Dr. ... Polis merkezinde alınan ifadesinde; olay esnasında revirde bulunan ...’nın yanına vardığında ...’nın şuurunun açık olup rahat nefes alamadığını, kendisine oksijen verildiğini, tansiyonunun ölçülemediğini, soğuk terlemesi olduğunu ve idrar kaçırdığını, şuurunun bozulup nabzının zayıflaması üzerine eksternal defibrilatör cihazını istediklerini, cihazın çalışmadığını, damar yolu açılıp adrenalin uygulandığını ve kalp masajına başlandığını, 10-15 dk. sonra şahsın nabzının alınmaya başlandığını ve sonra tekrar kaybolduğunu, bu sürecin tekrarladığını, ambulansa teslim sırasında şahsın nabzının atmakta fakat şuurunun kapalı olduğunu beyan etmiş olup yine görgü tanıklarından Hemşire ... olayı benzer ifadelerde bulunmuştur.

Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri ...; olay esnasında gemide yolcu olarak bulunduğunu, ...’nın sık nefes almakta olduğunu görüp durumunu sorunca ...’nın alerjik astımının olduğunu söyledikten sonra bunun için verilen aparatı kullandığını, daha sonra kendisine ...’nın rahatsızlandığının bildirildiğini, bunun üzerine acil müdahale odasına gittiğini, içeride şahsa müdahale etmekte olan doktorların bulunduğunu, daha sonra şahsın kalbinin durduğunu, eksternal defibrilatör cihazını getirdiğini fakat cihazın pedlerinin yapışık olduğunu, bu nedenle kullanamadıklarını ve şahsın kalp ritmini göremediklerini, doktorlar tarafından kalp masajı yapıldığını, acil durum çantasında bulunan ilaçların kullanıldığını, 112 ekibi geldiğinde ...’nın kalbi atar vaziyette ekibe teslim edildiğini ifade etmiştir.

Hastanın 112 ambulansı ile götürüldüğü .... ... Hastanesi’nin raporunda; ...’nın entübe vaziyette hastaneye getirildiği, mekanik ventilatöre bağlandığı, 5 dk. sonra cardiopulmoner arrest geliştiği, kalp akciğer canlandırmasına başlandığı, 5 dk. sonra ventriküler fibrilasyon tespit edildiği, 200 J ile şok uygulandığı, kalp akciğer canlandırmasına devam edildiği fakat yanıt alınmadığı, saat 21.40’ta vefat etmiş olduğu belirtilmektedir.

Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin E-...-101.02-21-.../3352 sayılı raporunda özetle; sternum ve kot kırıklarının olduğu, akciğerde yaygın ödem ve konjesyon, kalbin koroner arterlerinden sol ön inen dalda lümeni orta ileri derecede daraltıcı vasıfta aterom plağı, circumflex arterde lümeni hafif derecede daraltıcı vasıfta aterom plağı görüldüğü, histopatolojik incelemede miyokartta fokal bir alanda kas liflerinde uzama, incelme ve dalgalı görünüm, konjesyon olduğu belirtilmiş ve ölümün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.

Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen belgeler incelendiğinde, ...’nın daha önce İç Hastalıkları, Göğüs Hastalıkları, Göğüs Kalp Damar Cerrahisi, Acil Tıp polikliniklerinde muayene olduğu,Enfeksiyon Yoğun Bakım, Anestezi Reanimasyon Yoğun Bakım, Koroner Yoğun bakım takiplerinin olduğu, Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı, Hipertansiyon, Kronik İskemik Kalp Hastalığı, Dispne, Angina Pectorisin Diğer Formları, Periferik Vasküler Hastalık, Serebrovasküler Hastalık tanılarının bulunduğu, Sigarayı Bırakma Danışmanlık Hizmeti aldığı,Dispril 300 mg, Daflon 500 mg, Trental CR 600 mg gibi ilaçlar kullandığı tespit edilmiştir.

26/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda Kardiyoloji Uzmanı bilirkişi tarafından yapılan tıbbı değerlendirmelerde; "...’nın sağlık geçmişi, tanıları, kullandığı ilaçlar dikkate alındığında kendisinde kardiyovasküler sistem patolojisinin olma ihtimalinin yüksek olduğu, şahsın .../ ... feribotunda yolculuk ederken gelişen tablonun muhtemelen iskemik kalp hastalığından kaynaklandığı, muhtemelen akut koroner sendrom (kalp krizi) olduğu, buna bağlı kalp durması veya ventriküler fibrilasyon geliştiğinin düşünüldüğü, görgü tanıklarının ve kendisine yardım etmeye çalışan Dr. ...’ın ifadelerinin bu görüşü desteklediği,

Adli Tıp Kurumu raporunda akciğerde yaygın ödem ve konjesyon, kalbin koroner arterlerinden sol ön inen dalda lümeni orta ileri derecede daraltıcı vasıfta aterom plağı görüldüğü, histopatolojik incelemede miyokartta fokal bir alanda kas liflerinde uzama, incelme ve dalgalı görünüm, konjesyon bulunduğu şeklindeki ifadenin de bunu kanıtladığı, Adli Tıp Kurumunun görüşünün ölümün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu şeklinde olduğu, bu nedenle ...’nın kardiyovasküler sistem patolojisi nedeniyle gelişen akut koroner sendrom (kalp krizi) sonucu vefat ettiğinin düşünüldüğü,

Dr. ...’ın ambulansa teslim sırasında ...’nın nabzının atmakta, fakat şuurunun kapalı olduğunu ifade etmesi, Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri ... ifadesinde “112 ekibi geldiğinde ...’nın kalbi atar vaziyette ekibe teslim edildiğinin” söylenmiş olması, .... ...

Hastanesinin raporunda ...’nın entübe vaziyette hastaneye getirildiği, mekanik ventilatöre bağlandığı, 5 dk. sonra cardiopulmoner arrest geliştiği, kalp akciğer canlandırmasına başlandığı, 5 dk. sonra ventriküler fibrilasyon tespit edildiği, 200 J ile şok uygulandığı, kalp akciğer canlandırmasına devam edildiği fakat yanıt alınmadığı, saat 21.40 ta vefat etmiş olduğunun belirtilmesi nedeniyle ...’nın ... feribotunda değil .... ...

Hastanesinde vefat ettiğinin anlaşılmakta olduğu, Dr. ... eksternal defibrilatör cihazın çalışmadığını, Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri ... de eksternal defibrilatör cihazının pedlerinin yapışık olduğunu, bu nedenle kullanamadıklarını ve şahsın kalp ritmini göremediklerini ifade etmiş olduğu, bu nedenle damar yolu açılıp adrenalin uygulanmış ve kalp masajına başlanmış olduğu, bu ifadelerden eksternal defibrilatör cihazın çalışmadığının anlaşıldığı, Eksternal defibrilatör cihazı bu gibi acil durumlarda doğru tanı (kalp durması,

ventriküler taşikardi/fibrilasyon ayırıcı tanısı) ve doğru tedavinin (defibrilasyon/eksternal kalp masajı) yapılması konusunda çok yararlı bir cihaz olduğu, cihazın varlığı ve çalışır durumda olması müdahalenin başarı şansını oldukça yükseltmekle birlikte cihazın var ve çalışır durumda olması hastanın hayatının kurtarılmasını garantilemeyeceği gibi, olmaması da hastanın kesin ölümü anlamına gelmediği, nitekim 4. Basamak sağlık hizmeti verilen üniversite hastanelerinde daha sofistike cihazlar kullanıldığı halde kurtarılamayan hastalar olduğu gibi, bu cihaz olmadan da hayata döndürülen hastalarında bulunduğu,

nitekim bu hasta da cihaz olmadan resüsite edilmiş ve kalbi atar durumda 112 ekibine teslim edilmiş fakat .... ... Hastanesinde daha üst düzey ekipmanların yardımıyla müdahale edildiği halde orada vefat etmiş olduğu" belirtilmiştir.

Bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmeler kısmında ise;" ...-1 feribotu 1200 yolcu ve 225 araç kapasitesiyle, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de görülebildiği üzere olay tarihinde ...

Bandırma – ... iskeleleri arasında düzenli sefer yapmakta olup seyir mesafesi yaklaşık 60 Deniz mili olduğu, olay tarihinde geçerli olan ve 23/06/2002 tarihli ve 24794 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış “Seyir Halindeki Gemilerde Daha İyi Tıbbi Hizmet Verilmesi İçin Gerekli Asgari Sağlık ve Güvenlik Koşulları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine tabi olup, bu yönetmeliğe göre, ...-1 feribotu 100’den fazla yolcu taşımasına rağmen hem uluslararası sefer yapmadığı ve seyir süresi de 3 günden çok çok kısa olduğu için doktor bulundurma mecburiyetinin olmadığı,

geminin bulundurması zorunlu belgeler kapsamında olan ve İdare’nin (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü) onayına ve düzenli denetimlerine tabi olan “Gemiadamı Donatımında Asgari Emniyet Belgesi” incelendiğinde, geminin mevcut şartlarında doktor bulundurma mecburiyeti olmadığının, ulusal ve uluslararası mevzuatlara uygun olarak gemide bulundurulması gereken sayıda ve yeterlikte asgari personelin gemide görev yaptığının yine İdare tarafından onaylandığının görüldüğü,

gemilerde bulundurulması gerekli tıbbi malzemeler açısından “Seyir Halindeki Gemilerde Daha İyi Tıbbi Hizmet Verilmesi İçin Gerekli Asgari Sağlık ve Güvenlik Koşulları Hakkında Yönetmelik” içeriğinde: "A Kategorisine tabi gemi: Seyir süresi limitsiz olan, denizlerde seyreden veya balıkçılık yapan gemiler.b) B Kategorisine tabi gemi: Yeterli tıbbi malzeme ile en yakın limandan yüzelli deniz milinden az yolculuk yapan, denizlerde seyreden veya balıkçılık yapan gemiler.

En yakın limandan yeterli tıbbi malzeme ile yüzyetmişbeş (175) deniz milinden daha az yolculuk yapan ve helikopter kurtarma hizmetleri menzilinde balıkçılık yapan veya seyreden gemiler bu kategoriye dahil edilebilir.

C Kategorisine tabi gemi: Liman gemileri, botlar ve kaptan köşkü haricinde yaşam mahalli bulunmayan veya kıyıya çok yakın seyreden tekneler."olarak gemilerin sınıflandırılmış olduğu, davaya konu ...-1 feribotunun B Kategorisine ait gemi sınıfında olduğunun anlaşıldığı, yine aynı yönetmelikte “EK-II TIBBİ MALZEMELER (GENİŞ KAPSAMLI OLMAYAN LİSTE)” ekinde kategorilerine göre gemilerde bulundurulması gerekli ilaçlar / tıbbi araç gereçler de belirtildiği,

daha kapsamlı ve güncel bir liste olarak Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından ilgili yönetmelik referans alınarak hazırlanmış“GEMİLERDE BULUNDURULMASI GEREKEN İLAÇ VE TIBBİ DONANIM LİSTELERİ” içeriğinde, yukarıdaki yönetmelikte belirlenmiş olan gemi kategorilerine göre bulundurulması gereken ilaçlar ve tıbbi araç gereçler detaylı bir şekilde açıklandığı, dosya kapsamında konuyla ilgili yapılan incelemede.

Davalı ... vekili tarafından dosyaya mübrez 18/04/2022 tarihli Beyan Dilekçesi Eki’nde “... Tıbbi Donanım ve İlaç Listesi” olduğu ve gemide mevcut ilaçlar ile tıbbi araç gereçlerin kontrol ve denetiminin aylık olarak bizzat bir tıp doktorunun onayıyla yapıldığı, Davalı ...’nun prosedür olarak bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi raporunda Gemi personeli konusundaki değerlendirmelerde ise; ister yolcu, ister yük taşımacılığı olsun, hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta ticaret gemileri bünyesinde görev yapan tüm gemi personelinde görev süresince güncel ve geçerli bir “Gemiadamı Cüzdanına” sahip olma şartının aranmakta olduğu, bu cüzdanın ilk temini süresince de ilgili personelin asgari olarak 5 temel sertifika (STCW Gemiadamının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standardı Sertifikaları) için eğitime tabi tutulmaları gerektiği, bu eğitimler içerisinde “Temel İlk yardım Eğitimi”'nin de mevcut olduğu,

dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin tanık beyanlarının ve Kaptan Raporu’nun incelenmesi neticesinde, müteveffanın sağlık durumunun kötüye gitmesi sonrası doktor anonsu yapıldığı, Gemi tıbbi ekipman ve imkanlarının acil durum müdahalesi yapan şahısların kullanımına tesis edildiği, müteveffanın sağlık durumu ile ilgili bilgiler alındıktan sonra karadaki “Tele Sağlık” birimiyle temasa geçilerek bu bilgilerin paylaşıldığı, hastanın nakli için en hızlı yöntemin belirlendiği ve varış noktasına ambulans talebi yapıldığı, hastanın yakınına (oğluna) bilgi verildiği,

varış iskelesinde 112 Acil personelinin hastaya en hızlı müdahalesi ve yine hastanın en hızlı şekilde tahliyesi için gerekli ön hazırlıkların yapıldığı, tüm bu hususlara göre bilirkişi kurulunun nihai kanaati olarak gemi kaptanı ve sorumlu personelin yönetmelikler ve prosedürlere uygun olarak üzerlerine düşen görevleri yerine getirdiği yönünde kanaat bildirilmiştir.

Bilirkişi kurulu tarafından yapılan tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde sonuç olarak. Müteveffa ...’nın ... ... .... Ve Tic A.Ş. ait ... ... feribotunda yolculuk etmekteyken kendisinde var olan kardiyovasküler sistem patolojisi nedeniyle gelişen akut koroner sendrom (kalp krizi) sonucu .... ... Hastanesinde vefat ettiği, ... ... ....

Ve Tic A.Ş. ait ... feribotunda eksternal defibrilatör cihazın çalışmadığını, fakat ...’nın vefatının kesinlikle defibrilatör cihazın çalışmaması nedeniyle olduğunun söylenemeyeceğini, ilgili mevzuatlar gereği davaya konu ...-1 feribotunda doktor bulundurma mecburiyeti olmadığı, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, tanık beyanları ve delillere göre müteveffanın ölümünden dolayı davalı ...'nun ve gemi personelinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun tespit edilmediği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre; davacının annesi ...’nın ... ... Otobüslerine ait ... seferini yapan feribotda yolculuk etmekteyken rahatsızlandığı ve gemiden indirildikten sonra .... ...

Hastanesinde vefat ettiği, müteveffanın kendisinde var olan kardiyovasküler sistem patolojisi nedeniyle gelişen akut koroner sendrom (kalp krizi) sonucu hayatını kaybettiği, olay sırasında feribotta eksternal defibrilatör cihazının çalışmadığı sabit olmakla birlikte bilirkişi heyetinde yer alan Kardiyoloji uzmanı bilirkişi tarafından ...’nın vefatının kesinlikle defibrilatör cihazın çalışmaması nedeniyle olduğunun söylenemeyeceğinin belirtildiği,

ilgili mevzuatlar gereği davaya konu ...-1 feribotunda doktor bulundurma mecburiyetinin olmadığı anlaşılmış olup müteveffanın ölümünden dolayı davalı ...'nun ve gemi personelinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunduğu ispatlanamadığından neticede, davalı ... ... .... ve Tic A.Ş. hakkındaki davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.708,10 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.092,70 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,

3-Davalı yargı gider toplamı olan 70,00 TL posta giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,

4-Maddi tazminat davası yönünden davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,

5-Manevi tazminat davası yönünden davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE

6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

26/02/2025 Başkan ... ✍e-imzalıdır. · Üye ... ✍e-imzalıdır. · Üye ... ✍e-imzalıdır. · Katip ... ✍e-imzalıdır.

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/138, K. 2025/105, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/138
Karar No
2025/105
Tarih
26 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/143 K.2025/120
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/145 K.2025/84
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/145 K.2025/155
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/148 K.2025/131
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/151 K.2025/44
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/155 K.2025/220

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.