KÜNYE
T.C. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/464 Esas
- Karar no
- 2025/19
- Dava
- Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/05/2023
Karar Metni
1.854 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ekipman olarak ihtiyaç duyduğu ticari emtiaları yurt dışındaki tedarikçilerden temin ettiğini, bu manada müvekkilinin ihtiyaç duyduğu "... ... Model ... set halindeki 2022 model ekipmanı, Çin Halk Cumhuriyeti'nde bulunan ... Firmasından temin etmek üzere, dava dışı ...
A.Ş. ile finansal kiralama sözleşmesi imzaladığını, satın alınan bu ekipmanın ... limanından ... limanına ... isimli gemi ile sevk edildiğini, ... dökümanından forvarding acent olarak davalı yanın yer aldığını, ekipmanın yüklendiği konteynır 20 DC'lik küçük tip bir konteynır olmakla, Shekou-İzmit arası tüm giderler dahil olacak şekilde 3.300-USD bedelle anlaşıldığını, bu bedelin davalının ... nolu IBAN hesabına 06.01.2023 tarihinde havale edildiğini, Müvekkilinin, konteynırın İzmit limanına geldiği bilgisini aldığını,
Ancak tam bu esnada davalının dava dışı aracı firma olan ... firmasından alacağı olduğu bilgisi edinildiği ve müvekkili taşımasından kaynaklanmayan ( müvekkil ile ilgisi olmayan ) başkaca alacakları bulunduğu gerekçesi ile normalde, 3.300 USD olarak anlaşmaya varılan bedelin çok çok üzerinde olacak şekilde.
21.250 USD navlun bedeli, 10.000 USD Demuraj teminatı ve 5.000 USD geçici kabul teminatının peşin olarak ödenmesi halinde malın teslim edileceği, aksi halde hapis hakkının kullanılacağı, malzemelerin ithali için gerekli olan ordinoları ve evrakları teslim etmeyeceği, bu şekilde beklenmesi halinde doğacak ayrıca demuraj ve ardiye masraflarının artacağı ve bunların da müvekkiline yükleneceği davalı tarafından bildirildiğini, bu taleplerin haksız olduğunu beyanla, Müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile,
fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak şartıyla müzayaka ve gabin halinde ödemek zorunda kaldığı şimdilik 6.700-USD müvekkil ödemesinin, Ankara 50. Noterliğinin 01.02.2023 tarih ve 1453 yevmiye nolu ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinden (temerrüt tarihi) itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk sürecinin uygun olarak yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının dava ettiği taşımaya dair navlun ücretinin 3.000,00USD olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir navlun sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin üst taşıcısı olan ... firmasının müvekkili ile navlun sözleşmesi bulunduğunu, ... firmasının eylemleri nedeni ile söz konusu taşımanın müvekkiline 11.400,00USD den fazla bir bedele mal olduğunu, müvekkilinin 26 Temmuz 2022 tarihinde ... firması 11.400 USD navlun için anlaştığını,
sonrasında söz konusu yükü olmadık bahanelerle iptal edilmesi nedeni ile müvekkilinin rezervasyon iptali cezalarına maruz kalması nedeni ile söz konusu taşımanın maliyeti 21.500 USD'ye çıkmıştır.
Nitekim yük vardığında müvekkilimiz ... firmasından bu bedeli talep etmesine müteakip ... firmasının Davacı ... firmasını da benzer şekilde afaki fiyatlar vererek mağdur ettiğinin öğrenildiğini, bu çerçevede hem ... firmasının daha da fazla mağdur olmaması adına hem de öte yandan müvekkilinin de yükün çekilmemesi durumunda oluşabilecek ek masraflar ve maliyetler nedeni ile fiili taşıyan ( armatör / donatan) firmalara karşı forwarder olarak akdi taşıyan sıfatı ile sorumlu olacağından müvekkilinin kendisi üzerindeki riskleri azaltmak için indirim yapmak sureti ile anlaşmıştıklarını ve tarafların karşılıklı olarak 10.000 USD karşılığında
birbirlerini ibra ettiklerini, müvekkilinin taşımaya dair aslen talep ettiği 21.250 USD navlun bedeli, 10.000 USD demuraj teminatı ile 5.000 USD geçici kabul teminatı tutarlarırır ve davacının sonrasında müvekkili ile anlaşarak indirimli olarak ödediği 10.000 USD navlun bedelinin yalnızca ... nolu konşimento kapsamında taşınan ... nolu konteyner yükü için olduğunu, başka bir taşımanın ücreti hiçbir şekilde bu tutara dahil edilmediğini, Uzlaşma öncesinde davacı taraf ve vekili ile müzakereler yapıldığını, müzakere sonucu belirlenen rakam üzerinden sözleşmenin imzalandığını, davacının gabin ve müzayaka konusu ettiği 6.700 USD tutarın,
davacının tescilli sermayesi ve işlem hacmi ile kıyaslandığında bu rakamın kesinlikle davacının ticari hayatını olumsuz anlamda etkileyip gabin ve müzayakaya maruz bırakacak seviyede olmadığını davaya konu taşımaya dair taraflar aralarında 19/01/2023 tarihli sulh ve ibra protokolü imzaladıklarını ve işbu protokol ile yükümlülüklerini yerine getirerek birbirlerini gayrikabili rücu olarak ibra ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizde açılan işbu davanın, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2023 tarih ve 2023/ ... Esas 2023/ ... Karar sayılı Görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır.
Dava, taraflara arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında muzayeka halinde ödendiği belirtilen 6.700,00 USD navlun bedelinin davalıdan istirdatı talepli alacak davası olup uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk sürecine ilişkin itirazın yerinde olup olmadığı, taraflar arasında navlun anlaşması harici fahiş bedel talep edilip edilmediği, davacıya iadesi gereken bedelin bulunup bulunmadığı ve neticede var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi için ... Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. Mahkemece resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 21/05/2024 tarihli raporda; Davacı ...San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2023 yılına ait defter ve muhasebe kayıtları tarafımca incelenmiş olup; davacı ...San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... ... A.Ş.'den 31.12.2023 tarihi itibariyle 174.592,97 TL. alacaklı olduğu, Davacı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 12.05.2023 tarihli Ayrıntılı Bilançosu'na göre Likidite Oranı 1.57 olarak hesaplanmıştır. Likidite Oranı 1'den büyük olduğu için davacı ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava tarihi olan 12.05.2023 tarihi itibariyle zor durum halinin olmadığına ilişkin tespitlerini bildirmiştir.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 14/10/2024 tarihli raporda; Dava konusu yük 20 feet DC standart konteyner ile taşınmış olduğu, bu kapsamda 3.300,00 Usd navlun bedelinde anlaşılmış olduğu, taşıma güzergahına göre 20 feet DC standart konteyner için teklif edilen 3.300,00 Usd navlun bedelinin kadri marufunda olduğu, Dava konusu taşıma sözleşmesinde davacının TBK m. 28'de aranan zor durumda kalmasından (müzayaka), düşüncesizliğinden veya tecrübesizliğinden kaynaklandığından bahsedilemeyeceğine ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Davalı vekili tarafından zorunlu arabuluculuk sürecinin yetkili arabuluculuk bürosunda başlatılmadığından bahisle sürecin usule uygun yürütülmemesi nedeni ile dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini savunmuşsa da; davalı vekili tarafından arabuluculuk sürecinde yetki itirazının ileri sürülmediği buna ilişkin prosedürün işletilmediği anlaşıldığından, aksi yöndeki davalı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Tararf vekillerinec dosyaya ibraz edilen e posta yazışmaları incelendiğinde; davacının ihtiyaç duyduğu ... ... set halindeki 2022 model ekipmanı Çin'den ithal etmek üzere dava dışı ... ile finansal kiralama sözleşmesi imzaladığı, satın alınan emtianın Çin ... Limanı'ndan ... Limanı'na ... isimli gemi ile taşınması hususunda, ... Kiralama şirketi yetkilisi ile dava dışı ... firması yetkilisi arasında yazışmaların yapıldığı, 20.10.2022 tarihinde " ...
Navlun Teklifi" konulu mesajın ... firmasından ... tarafından ... isimli kişiye "navlun bedeli 3.500 Usd" olarak bilgi verimdiği akabinde aynı tarihte "3.425 Usd" olarak navlunun revize edildiği, aynı gün ... tarafından verilen cevap ile "teklifin onaylandığı ve organize edilmesi" nin bildirildiği ve aynı tarihte " ... " uzantılı mail adresinden ... tarafından, ... grup uzantılı mail adreslerine " ...
50 Usd indirimle yardımcı oluyorum uygun mudur, Fangcheng/İzmit: Usd 3.300,-/20 DC" mesajının gönderildiği görülmüştür. 3.300,00 USD taşıma bedelinin davacı tarafından ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İlerleyen süreçte dava dışı ... firması tarafından rezervasyonun onaylandığının bildirildiği ve 04/11/2023 tarihinde gemi değişikliği yapıldığı nihayetinde ise 15/11/2022 tarihinde konteyner dolumunun tamamlandığı, 23/11/2022 tarihinde ise geminin hareket ettiği yazışma seyrinden anlaşılmıştır.
Taşımanın tamamlanması sonrasında ... tarafından davacıya, yükün 30/12/2022 tarihinde varış yaptığı bilgisi verilerek, yükün teslimi için asıl acente olan ... firması ile irtibata geçip ödeme mukabilinde ordinonun alınabileceğinin, geçici olarak forwarding hizmetlerinin durdurulduğunun davacıya iletildiği, e posta ekinde ise allcargo uzantılı e posta adresinden ... tarafından ... yetiklisine gönderilen navlun 3.300,00 USD şeklindeki e posta yazışmasının bulunduğu ve iletişim adresi o.arak davalının unvanının bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından, kendilerine bildirilen iletişim adresi üzerinden davalı iletişime geçildiği ve bu süreçte taşıma için ödenmesi gereken bedelin 21.250,00 USD olduğunun davacıya bildirildiği anlaşılmış olup, ilerleyen süreçte davalı tarafından navlun teklifi olarak 3.300,00 USD nin kabul edilmediği, navlun bedeli olarak yalnızca 11.400,00 USD teklif verildiği ancak süreç içerisinde rezervasyon iptalleri olması nedeni ile taşıma maliyetinin gelinen aşamada 21.250,00 USD olduğu bilgisinin davacıya verildiği görülmüş olup; esasen uyuşmazlığın da bu noktada toplandığı,
yükün davacı tarafından çekilebilmesi adına davacı ve davalı arasında 19/01/2023 tarihli Sulh ve İbra Protokolü başlıkla bir ibraname imzalandığı, buna göre davaya konu emtianın içerisinde bulunduğu konteynerin teslimi bakımından tarafların 10.000,00 USD bedel üzerinden anlaştıkları ve bu bedelin ödenmesi sonrası yükün teslimi ile tarafların birbirlerini ibra etmiş oldukları anlaşılmıştır.
Davaya konu istem ise, navlun bedelleri arasındaki fark olduğu ileri sürülen (10.000,00 USD - 3.300,00 USD) 6.700,00 USD nin, davacının taşımaya konu makineye olan acil ihtiyacı nedeni ile içerisinde bulunduğu zor durumda faydalanıldığı beyanı ile ödenen bedelin davalıdan iadesine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından davaya konu taşıma için 3.300,00 USD teklif verildiğine ilişkin e posta yazışmasının taraflar arasında geçmediği anlaşılmakla birlikte, esasen bu teklifin verildiği e posta yazışması da dosyaya sunulmuş değildir. Dosyada bulunan e posta yazışmaları incelendiğinde bu teklifin bulunduğu yazışmaya ilişkin yalnızca ekran görüntüsünün e posta içerisine eklenmiş olduğu anlaşılmış olup, yazışma içeriği ise davalı tarafından kabul edilmemektedir.
Davalı vekilinin navlun teklifi olarak 11.400,00 USD nin teklif edildiğine ilişkin yazışmalar dosya içerisinde bulunmakla birlikte bu yazışmaların ise davaya konu taşıma tarihinden çok önce 26 Temmuz tarihinde yapılacağının ifade edildiği, taşımaya ilişkin bilgilerin davaya konu taşıma ile örtüştüğü ancak 40'lık konteyner için bu teklifin verildiği görülmüş olup, davaya konu taşımada ise 20'lik konteynerin kullanıldığı anlaşılmıştır.
Bu noktada esasen her iki tarafça, taşıma bakımından hangi bedel üzerinde anlaşıldığı hususu ispat edilememiştir.
Zira davacı vekilinin belirtmiş olduğu navlun teklifi yazışması taraflar arasında gerçekleşmediği gibi, bu yazışmaya ilişkin olarak yalnızca e postalara eklenen ekran görüntüsü mevcut olup davalı tarafça bu durum kabul edilmemiştir, öte yandan davalı vekilinin beyan ettiği hali ile 11.400,00 USD teklif verildiği belirtilen yazışma da taraflar arasında olmadığı gibi, davaya konu taşıma tarihinden çok öncesine ait ve 40'lık konteyner için anılan rakamın zikredildiği görülmüş olup bununla birlikte,
davaya konu yükün teslimi aşamasında talep edilen 21.250,000 USD nin de altında bir rakam olduğu görülmüş ve davalı tarafından aradaki farka ilişkin olarak yapılan rezervasyon iptalleri hususu da dosya kapsamında ispat edilememiştir.
Taraflar arasında yazılı bir navlun sözleşmesinin ve taşıma bedeli konusunda davanın tarafları arasında bir icap ve kabul sürecinin bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ve davacı tarafından da içeriği inkar edilmeyen Sulh ve İbra Protokolü uyarınca, tarafların ancak taşıma süreci sonrasında yükün teslimi aşamasında, navlun bedeli konusunda anlaşarak birbirlerini bu hali ile ibra ettikleri mahkemece kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili tarafından, ilgili sulh protokolünün eşyanın teslim edilmeyeceği baskısı nedeni ile imzalandığı beyan edilerek, müzayaka durumu nedeni ile ödenen bedelin iadesi talep edilmişse de, davacının basiretli bir tacir olması da göz önüne alındığında, TTK 1202 maddesi gereği yükün mahkeme kararı ile tesliminin değerlendirilmediği,
bunun yerine bir sulh ve ibra protokolünün imzalanması yolunun tercih edilmesi ile bu aşamada sulh protokolünün imzalanmaması halinde yükün teslim edilmeyeceğinin kendilerine bildirildiğine ilişkin herhangi bir delil de dosyaya sunulmamış olduğundan davacı vekilinin müzayaka durumuna ilişkin beyanları mahkemece yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, her iki tarafında kabulünde olan hali ile navlun bedelinin dosya kapsamında her iki tarafça da ortaya konulmadığı ancak yükün teslimi aşamasında tarafların 10.000,00 USD bedel üzerinde anlaşarak sulh ve ibra protokolü düzenledikleri, bu protokolün davacının müzayaka durumundan yararlanmak suretiyle imzalandığı hususunun davacı tarafından ispat edilemediği kanaati ile neticede davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/464, K. 2025/19, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama