KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Esas No
- 2023/465 - Karar No:2025/59 (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
- Esas no
- 2023/465
- Karar no
- 2025/59
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/02/2023
- Numarası
- 2021/805 E-2023/55 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
1.428 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile iş sahibi davalı Şirket arasında davalı şirketin Ankara ofisinin tadilat ve dekorasyon işleri hususunda anlaşma sağlandığını ve uygulama aşamasında kararlaştırılan
revizelerle birlikte işin süresi içerisinde tamamlandığını, sözleşme gereğince taahhüt edilen tüm işlerin bitirilmiş olmasına rağmen davalı borçlu şirketin bakiye 227.950,70 TL borcunu ödemediğini, sözleşme ve ek protokollere göre müvekkilinin uhdesindeki işlerin yapılarak teslim edildiğinin Ankara 12.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/126 Değişik İş
sayılı dosyasındaki delil tespit raporu ile de tespit edildiğini, müvekkilince davalıya yapılan hak edişler uyarınca düzenlenen faturanın teslim edilmesine rağmen davalı tarafından haklı neden olmaksızın kabul edilmediğini, Ankara 2. Noterliğinin 03.09.2021 tarih 17297 nolu ihtarnamesi ile faturanın bir kez daha davalıya tebliğ edildiğini, davalı hakkında Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2011/11684 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazın ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili,
davacı ile müvekkili şirket arasında 27.02.2020 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere iç mimari proje hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, davacının iş bu sözleşme ile sadece kontrollük işini yüklendiğini, davacıya hizmet bedeli olarak; KDV hariç aylık 4.500,00TL ödeme hususunda
taraflarca anlaşıldığını, sözleşmenin 5.1. maddesi ikinci paragrafına göre "İş bu sözleşme ile belirlenen bedel dışında iç mimar her ne ad ve şart altında olursa olsun herhangi bir ücret
talebinde bulunmayacaktır" ibaresinin sözleşmeye önemle eklendiğini, sözleşmenin 5.2. maddesine göre; ödemelerin, iç mimar tarafından çalışma yapılan ilgili aya ilişkin faturanın/ serbest meslek makbuzunun düzenlenerek işverene ibraz edilmesine
müteakip 30 gün içinde hesaba aylık olarak yapılacağının ve iç mimarın çalışma yapılmayan aylara
ilişkin herhangi bir ücret ve sair alacak talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin 7. maddesine göre sözleşme süresinin 3 ay olduğunu, taraflar arasında anlaşılan iç tadilat işlerine ilişkin 27/02/2020 tarihinde işe başlanıp bir buçuk ay fiili çalışma sonrasında 17/04/2020 tarihi itibariyle pandemi sebebiyle işe ara verildiğini, Nisan ayında bir çalışma yapılmamış olmasına rağmen 24/04/2020 tarihinde davacı tarafından müvekkili şirket adına fatura düzenlendiğini,
tekrar işe başlandıktan sonra 15 gün için hizmet süresine ilişkin bedel ve tazminat talebinde bulunulmayacağının ve kalan işlerin 45 gün içinde bitirileceğinin 09/0/2020 tarihli belge ile davacı tarafından kabul ve taahhüt edildiğini, ancak davacı tarafından taahhüt edilen sürede işlerin teslim edilmediğini, müvekkil şirket tarafından davacı hesabına değişik tarih ve miktarlarda olmak üzere toplam 242.356,00 TL ödeme yapıldığını, davacıya aylık 4.500,00 TL+KDV dışında bir bedel ödenmeyeceğinin sözleşmede kararlaştırılmış olmasına karşın müvekkili şirketin yanıltılarak 226.426,69 TL fazla ödeme yaptığını,
taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının işi kontrol edeceğini ve malzeme/ürün alınacak firmalardan teklif alarak müvekkili şirkete bildireceğini, müvekkili şirketin firma ve ürünleri kabulü halinde ödemeler ve işçilik ücretlerinin de malzemenin alındığı ve işçiliğin yapıldığı şirketler tarafından müvekkili şirkete fatura kesilmesi sonrasında müvekkili şirketçe ilgili firmanın hesaplarına doğrudan ödeme yapılacağını, iş nedeniyle yapılan harcamaların müvekkili şirketçe dava dışı firmalara ödendiğini,
davacı tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılması gereken firmaların bildirilmediğini ve bu firmalar tarafından da müvekkili şirkete fatura kesilmediğini, davacının yalnız kontrollük görevi olmasına rağmen söz konusu işte taşeronmuş gibi iş ve işlem yaptığını iddia ederek alacak talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırı olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...İddia ve savunma, toplanan deliller, talimat mahkemesi aracılığıyla ve mahkememizce alınan hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ... adresinde
bulunan taşınmazda yapılacak olan iç tadilat işlerine ilişkin davalının elinde hazır olan
mimarı projelerin kontrollerini yapmak, mevcut projeler üzerinde işbu sözleşme kapsamında iç
mimari projelerin hazırlanması ve yine işveren tarafından yapılacak olan tadilat
çalışmalarında uygulanmasını sağlamak üzere fiilen taşınmazda bulunarak İç Mimari Proje
Hizmetlerinin ve kontrollüğünün yapılması işine ilişkin 27/02/2020 tarihinde "İç Mimari Proje Hizmetleri Sözleşmesi" imzalandığı,
sözleşmenin 5. maddesinde hizmet bedelinin KDV hariç aylık 4.500,00 TL olarak kararlaştırıldığı ve tarafların yazılı mutabakatı ile davacının sözleşme kapsamı dışında yapmış olduğu herhangi bir ilave iş olması halinde bu hizmet bedelinin yine tarafların yazılı
olarak mutabakat sağlayacağı bedel üzerinden işbu sözleşmede yer alan şart ve koşullar
altından ayrıca ödeneceğinin düzenlendiği, dosya arasında mevcut 20/05/2021 tarihli "Yapım İşleri Kabul Tutanağı"nda onay tarihi 05/11/2020 olan 331.520,00 TL+KDV bedelli ve 20/05/2021 tarihinde bitirilmesi öngörülen işin bu tarihte bitirildiği ve kabul edildiğinin belirtildiği, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/126 Değ.
İş sayılı dosyası kapsamında yapılan yerinde yapılan keşif sonrası hazırlanan 18/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda da yapılmış işlerin ayrıntılı şekilde belirtildiği, ayrıca davacı vekilince dosyaya sunulan whatsapp ve mail yazışmaları incelendiğinde bir takım iş kalemleri için yazışmalar yapıldığı, bu yazışmalar ile söz konusu işler için de onay alındığı,
söz konusu yazışmalar ve tespit raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının bu iş kalemleri için de talepte bulunabileceğinin kabulü gerektiği, bilirkişi kurulu ek raporunda belirtildiği üzere bu iş kalemleri için belirlenen 52.865,00 TL tutarın işin yapıldığı tarihteki piyasa fiyatları ile uyumlu ve makul olduğu, buna göre; buna göre davacının yaptığı iş miktarının (391.193,60 TL+52.865,00 TL=) 444.058,6 TL olduğu, davacının sözleşmede aylık olarak kararlaştırılan kontrollük işi kapsamında bakiye 128,00 TL alacaklı olduğu,
davacının toplam alacağından davalı tarafından yapılan 226.426,69 TL'nin mahsubu neticesinde davacının davalıdan 217.759,91 TL bakiye asıl alacağının bulunduğu, davacı tarafından icra takibinden önce davalıya Yenimahalle 2. Noterliğinin 03/09/2021 tarihli ihtarnamesinin gönderildiği ve ihtarname ile davalıya 3 gün ödeme süresi tanındığı,
söz konusu ihtarnamenin davalıya 07/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 13/09/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten icra takip tarihine kadar tarafların sıfatı gözetilerek bilirkişilerce avans faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 99,93 TL işlemiş faiz talep edilebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflar arasındaki "Yapım İşleri Kabul Tutanağı" ile mutabık kalınan 331.520,00 TL+KDV yönünden alacak miktarının likit olduğu, ancak whatsapp yazışmaları ve mailler ile onay alınan işler için alacak miktarının likit olmadığı,
yapılan yargılama ile alacak miktarının belirlendiği gözetilerek icra inkar tazminatının 164.894,91 TL üzerinden hesaplanmasına, reddedilen miktar yönünden icra takibi haksız ise de kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatının tüm alacağı uygulanması gerektiğini, işin fiyatlarının davalı tarafa onaylatıldığını, davalının ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede davacının sadece kontrollük yapacağının yazılı olduğunu, tüm işin davacı tarafından yapılmış gibi hesaplama yapıldığını, 45 günde bitirmesi gerekirken süre geçmesine rağmen teslim etmediğini, davacının gecikme tazminatı ödemesi gerektiğini, fazla ödeme yapıldığını, davacının sadece aracı, araştırmacı olduğu halde işlerin yapımına kendiliğinden girişmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, bilirkişilerin yetkilerini aşarak hukuki değerlendirme yaptıklarını,
oysa müvekkilinin büyük bir şirket olması nedeniyle Ankaradaki işleri takip etmesinin zor olduğunu ve davacı her para istediğinde müvekkilinin muhasebecisinin sorgulamadan parayı gönderdiğini, whatsap ve mail görüşmeleri dikkate alınarak hesap yapılmasının hatalı olduğunu, bu imalatlar taşınmazda var olsa da bunların davacının yaptığını göstermeyeceğini, müvekkili şirketin İstanbul'da bulunan işçilerini Ankara'ya getirerek söz konusu işleri yaptırdığını, kesin delille ispat edilemeyen ek imalatların hesaba eklenmesinin hatalı olduğunu, yapıda var olan imalatların davalı tarafından bizzat mı,
yoksa müvekkili tarafından mı yaptırıldığının kesin ispatı olmadığından bunların hüküm altına alınmasının hukuka aykırı olduğunu, rapor ve ek rapora itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/465, K. 2025/59, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama