KÜNYE
T.C. İstanbu 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/466 Esas
- Karar no
- 2025/20
- Dava
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
- Dava tarihi
- 28/07/2023
Karar Metni
2.460 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirkette 2.140.000/10.7000.000 oranında pay sahibi olan ve aynı zamanda davacıların müşterek murisi olan ...'in 14.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, murisin hisselerinin 1.738.750/10.700.000 oranındaki paylarının TTK'nun 494/2 maddesi uyarınca Yönetim Kurulunun 26.12.2022 tarihli kararına istinaden müvekkili davacılara intikal ettiğini, müvekkili ...'in davalı şirkette 535.000/10.700.000 oranında;
diğer davacılar ..., ... ve ...'in ise 401.250/10.700.000'şer oranında pay sahibi olduklarını, davacı ...'in 13.03.2006 doğumlu, davacı ...'in ise 07.08.2007 doğumlu olduğundan ve çocukların menfaatlerinin korunması amacıyla her iki davacıya velayeten anneleri olan ...'in davacı olarak yer aldığını, yönetim kurulu üyesi olan ...'in 14.06.2022 tarihinde ölümüyle birlikte davalı şirketin o tarihten bugüne kadar organsız kaldığını, öncelikle TTK'nun 530. maddesi uyarınca davalı şirketin feshinin gerektiğini, şirketin bir faaliyetinin olmadığını, mahkemece davalı şirketin TTK'nun 530.
Maddesi uyarınca feshine karar verilmemesi durumunda davalı şirketin TTK'nun 531.
Maddesi uyarınca haklı sebeplerle feshine karar verilmesini terditli olarak talep ettiklerini, davalı şirketin işbu davada temsil edilebilmesi amacıyla davalı şirkete temsil kayyımı atanmasını, davalı şirketin denetimi için denetim kayyımı atanmasını, davalı şirketin İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ...Mah. ...numaralı parsel üzerinde kayıtlı taşınmazının 3. Kişilere devrinin önlenmesi amacıyla HMK'nın 389 vd. Maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilerek tapuya şerh verilmesini, TTK'nun 530.
Maddesi uyarınca anonim ortaklığının asli organı niteliğindeki yönetim kurulunun ortadan kalkmış olması nedeniyle şirketin feshini, mahkemece yapılan yargılama sırasında TTK'nun 530. Maddesi çerçevesinde verilecek süre içinde yönetim kurulu oluşturulmasını ve dolayısıyla organ eksikliğinin ikmal edilmesi durumunda davalı şirketin TTK'nun 531. Maddesinde öngörülen haklı sebeplerle feshini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacıların, davalı şirketin feshini talep etmekteki dayanak noktalarının ilkinin TTK 530.
Maddesi kapsamında şirketin organsız kaldığı iddiası olduğunu, fesih kararı verilebilmesi için öncelikli şartın uzun süredir şirketin gerekli organlarının mevcut olmaması olduğunu, oysa ki davalı şirketin temellerinin 1964 yılında atıldığını, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ise 1971 yılında tescil edildiğini, yaklaşık 60 yıllık geçmişi, yapmış olduğu faaliyetler ile köklü bir şirket olduğunu, davalı şirketin sicil kayıtlarında da görüleceği üzere şirketin 21/03/2022 tarihinde genel kurulunun toplandığını, 2019, 2020, 2021 yılları olağan genel kurulunun yapıldığını,
bu toplantıda yönetim kurulu üyesi olarak ...'in ve ...'in seçildiğinin açıkça görüldüğünü, 2022 yılı olağan genel kurulunun yapılamamasının sebebinin, 21/03/2022 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyesi olarak seçilen Hüseyin'in 14/06/2022 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle, yönetim kurulunun toplantı yeter sayısının kaybetmesi ve genel kurulu toplantıya çağrılamaması olduğunu,
ancak davalı şirketin diğer yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda pay sahibi Nuri' nin İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... essa sayılı dosyası ile yapmış oldu başvuru ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi için genel kurulu toplantıya çağırmak konusunda izin ve yetki talep ettiğini, bu izin ve yetkiyi aldığında da davalı şirket genel kurulunu toplantıya çağıracak ve yeni yönetim kurulu üyeleri bu toplantı sonucunda seçileceğini,
davalı şirketin 2022 yılı olağan genel kurulu yukarıda belirtmiş oldukları üzere haklı ve olağanüstü bir sebeple toplanamadığından yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin tamamlanması için gerekli işlemler yapıldığını, davalı şirketin organlarının uzun süredir mevcut olmadığından bahsedilmeyeceğini, ayrıca 21/03/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, yönetim kurulu üyesi olarak ...ve ... seçildiğini, yapılan görev dağılımında ise her iki yönetim kurul üyesinin şirketi münferiden temsile yetkili olmalarına karar verildiğini, yönetim kurulu üyesi olarak seçilen ...' in 14/06/2022 tarihinde vefat etmiş olması nedeni ile,
yönetim kurulu üye sayısının bire düşmüş olması da, diğer yönetim kurulu üyesi ...' in münferid temsil yetkisi kullanmasına ve davalı şirketin işletilmesine engel olmadığını, nitekim bugüne kadar da davalı şirketin işletilmesi konusundaki gerekli iş ve işlemler, mevcut yönetim kurulu üyesi ... tarafından münferid temsil yetkisi kapsamında yerine getirildiğini, şirketin faaliyetinin olduğunu ve inşaat yapmakta olduğunu, iddiaların haksız olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilip incelenmiştir.
Mahkememizce 01.08.2023 tarihli ara kararıyla. "Yapılan incelemede, ortaklar arasında ciddi çekişmeler olduğu, yönetim kurulu başkanı olan davacılar murisi ...'in vefat ettiği, diğer yönetim kurulu üyesi ...'in şirketi temsile münferiden yetkili olduğu, şirketi mal varlığını azaltıcı işlem yapıp şirketi ve dolayısıyla davacıları zarara uğratma ihtimalinin bulunduğu,
bu durumda hakkın muhafazası için şirketin adına kayıtlı aşınmaza ihtiyati tedbir uygulanmasının yerinde olacağı..." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile şirkete ait Beyoğlu ilçesi ... mahallesi ... parseldeki taşınmaz ve üzerindeki bağımsız bölümlerin devir ve temlikinin takdiren teminatsız olarak önlenmesine karar vermiş, itiraz üzerine duruşma açılarak taraflar dinlendikten sonra itirazın reddine karar verilmiştir.
Davacının kayyım tayini talebi ise mahkememizce red edilmiştir.
Verilen ihtiyati tedbir kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk dairesinin 2023/2273 Esas sayılı ilamıyla. "Dava, anonim şirketin feshi davası içinde ihtiyati tedbir yoluyla şirkete temsilci atanması, denetim kayyımı atanması ve şirkete ait taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Limited şirketler yönünden TTK'nın 636 ve 638. maddelerinde özel geçici hukuki koruma düzenlemesi getirildiği halde, anonim şirketler yönünden geçici hukuki korumaya ilişkin özel düzenleme yapılmadığından, dava dilekçesindeki tedbir talepleri bakımından genel hüküm olan HMK'nın 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca.
"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".
Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Davamızdaki uyuşmazlığın konusu, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve davacıların murisi ...l'in 14.06.2022 tarihinde vefat etmesiyle şirketin organsız kalması nedeniyle TTK'nın 530 vd maddelerine göre fesih koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasındadır. TTK'nın 530. maddesinde uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından birinin olmaması halinde veya genel kurul toplanamıyorsa şirketin ne şekilde feshedileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece temsil ve ilzama yetkili iki yöneticinin münferiden temsil yetkisinin bulunduğu, ...'in sağ olması nedeniyle şirketi münferiden temsil ettiği tespit edilmiştir. Belirtilen maddede düzenlenen uzun süreden beri organının bulunması veya genel kurulun toplanamadığına ilişkin fesih nedenleri esaslı yargılamayı gerektirdiği gibi, cevap dilekçesinde İstanbul ...ATM'nin ...
Esas sayılı dosyasında genel kurulun çağrılması için izin talep edildiği belirtilerek şirketin geçmiş dönemlerde genel kurullarının toplanmasına ilişkin genel açıklamalar yapılmıştır. Eldeki davada, şirketin sağ olan yöneticisi tarafından murisin paylarının TTK'nın 394. maddeye göre mirasçılara intikal ettirildiği ve eldeki davada da şirketin aynı yönetici tarafından temsil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yargılamanın ilerleyen aşamasında iddia ve savunma kapsamında gerekli değerlendirmeler yapılacaktır. Diğer yandan, davacı olan küçüklere velayetten anneleri tarafından dava açılması nedeniyle davada küçüklerin temsili için ayrıca temsil kayımı atanmasına bu aşamada gerek bulunmamaktadır.
Şirkete ait mal varlığının tasfiye davasında doğrudan davanın konusu olmamakla birlikte, dolaylı olarak dava konusu olması nedeniyle mahkemece ilke olarak şirketin mal varlığının korunması için ihtiyati tedbir kararı verebileceği kabul edilmelidir. Ancak ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yukarıda sözü edilen HMK'nın 389 ve 390. maddelerindeki unsurların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir.
Soyut olarak şirketin mal varlığı üzerinde fiktif ve muvazaalı işlemler yapılarak şirket ortaklar ve alacaklıların zarara uğratılacağı ve şirkete ait tek taşınmazın satılacağı belirtilerek ihtiyati tedbir talep edilmiştir.
Mahkemece 01.08.2023 tarihli ara kararla, şirket ortakları arasında ciddi çekişmeler bulunması nedeniyle temsile yetkili ortağın şirketin mal varlığını azaltıcı işlemler yaparak şirketi zarar uğratacağı kabul edilerek taşınmazın üzerine ihtiyati tedbir konulmuştur.
Davalı vekili itirazında, inşaat işleri ile uğraşan şirketin yapımını tamamladığı bağımsız bölümleri satarak gelir elde edeceğini ve bu gelirin yeni işlerde kullanılacağını, tedbir kararı verilmesi halinde şirketin mali dengesinin bozulacağını belirtmiştir. Mahkemece, bu konuda bir inceleme yapılmadığı gibi, davalının bu yöne ilişkin itirazları da incelenerek bir gerekçe oluşturulmamıştır.
Diğer yandan, davacıların davasındaki haklılığını yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlayıp kanıtlamadıkları da HMK'nın 389.maddesi kapsamında değerlendirilmemiştir. Dairemizce dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede ve özellikle davacılar tarafından benzer ortaklık yapısı bulunan ...AŞ aleyhine İstanbul ...ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan fesih davasındaki ihtiyati tedbir kararının reddine ilişkin Dairemizin ...
Esas sayılı dosyasındaki tespitler dikkate alındığında, TTK'nın 530 ve 531.maddesi kapsamında mevcut durumda fesih koşullarının oluştuğu yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlanmamıştır. Diğer yandan somut olarak şirket yöneticisinin şirketin mal varlığını, şirketin ticari amaçları dışında azaltıcı faaliyetlerde bulunduğu da HMK'nın 390.maddesi kapsamında yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmamıştır.
Aile şirketi olan davalı şirket ortakları arasında bir takım ihtilafların bulunması inşaat faaliyeti sürdüren şirketin ticari emtiasına tedbir konulması için yeterli değildir. Davadaki ve ihtiyati tedbir sebebindeki haklılığın da yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması gerekir.
Mevcut delillerle bu hususların yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmadığı, yargılamanın ilerleyen aşamalarında delillerin toplanmasından sonra mahkemece gerekçesi oluşturularak her zaman tedbir kararı verilebileceği açıktır.
Mevcut durum itibariyle tedbir koşulları oluşmadığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine ilişkin 27.09.2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına, davalı şirketin 01.08.2023 tarihli ihtiyati tedbire yönelik itirazının Dairemizce değerlendirilmesine, davalının itirazının kabulüne 01.08.2023 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle tedbir kararı kaldırılmıştır.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... essa sayılı dosyası getirtilip incelenmiş, davalı şirketin genel kurul çağrısı için mahkemeden izin alındığı anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında davalı şirketin yeni yönetimi seçilmiş ve organ eksikliği giderildiği anlaşılmıştır. Tarafların dayandığı belgeler, veraset ilamı, şirketin mali tabloları, genel kurul tutanakları getirtilip incelenmiş ve bilirkişiden rapor alınmıştır.
Mahkememizce seçilen mali müşavir bilirkişi 15/02/2024 tarihli raporunda özetle;" Şirketin faaliyeti ile ilgili 2018 yılında satış yaptığı, 2019-2020-2021-2022 yılları satış yapmadığı, Şirketin faaliyet giderlerinin olduğu ve bu giderlerin yıllar itibariyle artarak devam ettiğini, 2018-2019-2022 yıllarında faaliyeti ile ilgili satış yapmadığı ve zarar ettiği, zararın faaliyet giderlerinden kaynaklandığı, 2020-2021 yılları kar elde ettiği, karlılığın duran varlık satışından kaynaklandığı, Şirketin ilgili dönemlerde kar dağıtımı yapmadığı,
elde edilen karı zarardan mahsup ettiğini, Şirketin toplam 15.205.948,52 TL olan maddi duran varklılarının 2022 yılında 1.660.811,38TL'ye indiği, şirketin 2019 yılından itibaren maddi duran varlıklarında satışlar olduğunu, 2022 yılı sonu şirketin özkaynak değerinin 6.452.391,96 TL olduğu ve özsermayesini yitirmediği, borca batık olmadığı,
Şirket ana sözleşmesinde Genel Kurulun her yıl yapılması belirtildiği halde, yapılan incelemede 2019 yılı genel kurulunun 3 yıl sonra ve 2020 yılı genel kurulunun 2 yıl sonra yapıldığını, 2018 yılı genel kurulunda yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin 1yıl süre ile seçilmiş olup, 1. yılın sonunda yeni seçimin yapılması gerekirken, 2022 yılı genel kuruluna kadar yeni başkan ve vekili seçilmediğini, şirketin, 24.10.
2018 tarihli düzenlenen Yapı Ruhsatı ile inşaata başlandığı ve 04.12.2022 tarihinde İnşaatın tamamlandığı Yapı Kullanım İzin Belgesinin verildiği, 26.12.2022 tarihinde Tapu Senetlerinin düzenlendiğini, 14.02.2023 tarihli Takbis Malvarlığı Sorgu belgesi incelendiğinde ...A.Ş. üzerine kayıtlı ... adet Bağımsız Bölüm ve ...adet Ana Taşınmazın olduğunu, Şirketin incelenen evraklarında 2018 yılında başlayıp 2022 yılında tamamlanan bir adet inşaat projesinin olduğu , faaliyeti bu proje üzerinden devam ettiği , 2019, 2020 , 2021 , 2022 yılları faaliyet satışı olmadığı ve ilgili yıllar arası zarar ettiği,
2020-2021 yılları duran varlık satışından kar elde ettiği ve bu karı zararından mahsup ettiği, Özvarlığını yitirmediği ve borca batık olmadığını," bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunda hatalı tespitler olduğu, tarafların itiraz ettiği, 32 adet değil 5 adet taşınmazının olduğu görülmüş, duran varlıklara değer biçilmesi için yeni bilirkişi tayin edilmiştir.
Mahkememizce seçilen taşınmaz değerleme uzmanı bilirkişi 03/06/2024 tarihli raporunda özetle; "taşınmazların konumu , halihazır durumu, alanı, kullanım biçimi ile satış bedeline tesir eden bilumum faktörler, dönemsel sosyo ekonomik verilerin gayrimenkul piyasasına etkileri göz önüne alındığında, değer tespiti istenilen ... ada... parsel sayılı ...nolu bağımsız bölümlerin toplam güncel durum değerinin 40.380.000TL olacağını" bildirmiştir.
Mahkememizce seçilen Makina Mühendisi bilirkişi 24/06/2024 tarihli raporunda özetle; "Davalı Şirketin envanterinde bulunan menkullerin değerlerinin toplamının 2.385.800,00 TL olduğunu" bildirmiştir.
Değerleme raporlarından sonra, itirazların da değerlendirilmesi ve şirketin gerçek durumu ile davacıların olası çıkma akçelerinin hesabı için mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Mahkememizce seçilen Mali Müşavir bilirkişinden alınan ek raporda özetle. "Rayiç bedelleri tespit edilen varlıkların şirketin özkaynakları 37.589.486,48 TL artışla 44.041.878,44 TL değere ulaşıldığını, Rapor tarihi itibarıyla davacıların pay bedelleri hesaplandığını, Hissedar ... 535000 adet hisseye karşılık pay bedeli 3.523.350,27 TL, Hissedar ...
401250 adet hisseye karşılık pay bedeli 2.642.512,71 TL, Hissedar ... adet hisseye karşılık pay bedeli 2.642.512,71 TL olduğunu, 2022 yıl sonu şirketin Ortak ...'e 102.000,00 TL Borçlu olduğu, 2022 yıl sonu şirketin Ortak ...'e 2.818.620,00 TL Borçlu olduğunu, Şirketin incelenen evraklarından, son 5 yıl içinde 2018 yılında başlayıp 2022 yılında tamamlanan bir adet inşaat projesinin olduğu , faaliyeti bu proje üzerinden devam ettiği , 2019-2020 - 2021 - 2022-2023 yılları faaliyet satışı olmadığı ve ilgili yıllar arası zarar ettiği, 2020-2021 yılları duran varlık satışından kar elde ettiği ve bu karı zararından mahsup ettiği görüldüğünü,
" bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun içerikleri itibarıyla yeterli olduğu, ksik ve hatalı hesaplamaların mahkememizce resen değerlendirilmesi mümkün olduğu, davanın dayandığı ana sebepler ile yeterince aydınlandığı anlaşılmış ve yeni veya tekrar ek rapor alınması talepleri mahkememizce red edilmiştir.
Yargılama aşamasında davacı taraf tekrar şirketin taşınmazlarına ihtiyati tedbir uygulanmasını talep etmiş ve değişen bir durum olmadığı gerekçesiyle mahkememizce talep red edilmiştir. Davacı taarfça yapılan istinaf başvurusu da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2024/1151 Esas sayılı ilamıyla red edilmiştir.
Taraflarca bildirilen başka mahkemelerdeki dosya örnekleri getirtilmiş, dosyamız açısından bekletici mesele yapılacak bir husus olmadığı anlaşılmış, yargılamaya devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketin TTK'nın 530. maddesi uyarınca organsızlık nedeni ile şirketin feshi, bu talep kabul edilmediği takdirde faaliyetinin olmaması nedeniyle TTK'nın 531. maddesine göre haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.
Yargılama aşamasında, davalı şirketin İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... essa sayılı dosyası üzerinden ortak ...'e verilen yetki üzerine genel kurul çağrısı yapıldığı ve yani yönetim kurulunun seçildiği, organ yokluğu halinin ortadan kaldırıldığı anlaşılmış, davacının bu iddiası üzerinde artık durulmamıştır.
Şirketin faaliyet durumu, karlılık oranı, ortakların ve özellikle davacıların şirketteki konumları, ortaklıktan bekledikleri fayda durumu itibarıyla ortaklıktan çıkmak için haklı neden olup olmadığı konusunda inceleme ve değerlendirmeler yapılmış, bu yönde bilirkişi raporları alınmıştır.
Davacıların haklı neden olarak ileri sürdüğü hususların, şirketin organsız olduğu, 15 yıldır ticari faaliyetinin olmadığı, genel kurullarının yapılmadığı, sermayesini yitirdiği, ortaklara bilgi verilmediği, şirketin tek taşınmazının satılmaya çalışıldığı yöündedir.
Alınan taşınmaz kayıtları, ticaret sicil kaydı, bilirkişi raporları ve tarafların iddia ve savunmasının birlikte incelenmesinde, davacıların murisi ...'nun vefat tarihi olan 14.06.2022 tarihine kadar bir sorun olmadığı, davacıların öncesinde şirket ortağı olmadığı, murislerinin vefatı nedeniyle mirasen pay iktisap ettikleri ve pay defterine kayıt edildikleri, davanın ise yaklaşın bir yıl sonra açıldığı, bu geçen süre içinde davacıların ortaklıktan çıkmasını gerektirir somut bir delil ve ola, gerekçe ortaya konmadığı, şirketin 2018 yılında başladığı inşaatı 2022 yılında tamamladığı ve payına düşen bağımsız bölümlerin tapusunu aldığı,
şirketin zararda veya borca batık olmadığı, inşaat firması olması nedeniyle faaliyet alanında çalışmaya devam ettiği, kar ve kazanç paylarının dağıtılmasının genel kurul kararıyla olacağı, bu konuda genel kurulun alacağı kararların ayrı bir iptal davasının konusu olabileceği, şirketin ortaklarına borçlu olmasının fesih nedeni olamayacağı, iddia edilen haklı nedenlerin somut olayda gerçekleşmediği ve fesih koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların davasının reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/466, K. 2025/20, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama