KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Esas no
- 2015/696 Esas
- Karar no
- 2018/1136
- Dava
- Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/07/2015
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin uzun süre yöneticisiz kaldığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.10.2010 tarih ve ...E-...
K. sayılı ilamı ile, kooperatife tasfiye memurları atandığını, onların da daha sonra görevi bıraktığını, son olarak 2014 yılı Aralık ayında yapılan genel kurulda kooperatif tasfiye yönetim kuruluna ..., ... ve ...'ün atandığını, atanan tasfiye memurlarının 22.05.2011 tarihinde ortakları davet ederek, 2010 yılı Olağan Genel Kurul toplantısı yapıldığını ve bu genel kurula sunulmak üzere de tasfiye bütçesi hazırlandığını, yapılan Genel Kurul toplantısında, alınan 4-B maddesinde; kooperatifin kapanışının yapılabilmesi için var olan borçları ödeyebilmek amacı ile,
daire tiplerine göre aidat ödenmesi kararı alındığını, bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil ve ilan ettirildiğini ve ortaklara da taahhütlü mektup ile bildirildiğini, bu yapılan işlemlere binaen davalıya ... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyasından kooperatif aidat alacaklarından kaynaklanan icra takibi yapıldığını, davalının iş bu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itirazında da kooperatifteki taşınmazını 2005 yılında sattığını ve kooperatife üyeliğinin olmadığını, bahse konu taşınmazdan kaynaklanan herhangi bir borcu olmadığını belirttiğini, ancak davalının bahse konu icra dosyasından başkaca borçları olduğunu, bahse konu davayı alacak davası olarak güncel borç miktarı üzerinden açtıklarını, davalının güncel borç miktarını içeren çizelgenin dilekçenin 2. sayfasında belirtildiği,
çizelgede belirtilen dönemlere ait bakiye: 2.075,42 TL borcun kaldığını, müvekkili kooperatifin aynı genel kurulda aidat borçlarından kaynaklanan alacaklar için aylık % 2 lik faiz oranı kararı aldığını, davalı-borçlunun itirazının haksız ve yersiz olduğunu, diğer yandan, ortaklık sıfatı bulunmadığından bahisle itiraz eden davalıya müvekkili kooperatif tarafından tapu tahsis yapılarak dairesinin verildiğini, bu durum ortaklığa itirazının haksız ve yersiz olduğunun en açık delili olduğunu, kooperatif aidat ve borçları ile ilgili uyuşmazlıklarda kooperatifin bulunduğu yer olan Sarıyer İlçesi İstanbul adli çevresi sınırları içinde kaldığından,
davaya bakmaya mahkememizin yetkili olduğunu belirterek, sonuç olarak, davalının müvekkil kooperatife olan 2.075,42 TL aidat borcunun her ayın son ödeme tarihinden (temerrüt tarihlerinden) itibaren işleyecek aylık %1,5 oranında faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının iddia ettiği alacak kalemlerinden zamanaşımına uğramış alacakların esasına girilmeksizin reddini gerektiğini, davacının müvekkili aleyhine giriştiği takibe konu olabilecek herhangi bir borcun söz konusu olmadığını, müvekkilinin, 2005 yılında kendisine tahsis edilen daireyi 3. Kişiye devrettiğini, müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkilinin 2005 yılına kadar tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, talep edilen aidatların, müvekkilinin daireyi devrinden sonra karar altına alındığını, koşulları oluşmadığından,
davacının faiz işletilmesi talebinin de usule aykırı olduğunu belirterek, davanın öncelikle usulden, aksi halde mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
Dava, davacı kooperatifin üyesi olduğu iddia edilen davalıdan aidat borcundan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası, tapu kayıtları, kooperatif kayıtları celp edilmiştir.
Davalının kooperatif üyesi olup olmadığı, üye ise davacıya aidat borcu bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının aidat alacağı ve varsa faiz alacağı bulunup bulunmadığının tespiti noktasında kooperatif alanında uzman hesap bilirikişiden alınan raporda özetle;
davalının kooperatif ortaklığını devrettiği ile ilgili bir tespit yapılamadığını, davalı ...'nun 10.03.1997 yılında kooperatif hissesini ...' dan devir aldığını, Kooperatif tarafından davalıya tarafların imzası bulunan Ortaklık senedi verildiğini, ortaklık senedinde ortağın Yönetim Kurulunun hangi tarih ve sayılı kararı ile ortaklığa kabul edildiği bilgisi bulunmadığını, ortaklık sıfatının kararın alındığı tarihten itibaren kazanılmış olacağını, ortaklık senedinde davacı ve davalı tarafın imzaları bulunmakla birlikte ortaklığa kabulle ilgili yönetim kurulunun tarih ve sayısının bulunmadığını,
davalının kooperatif ortaklığının tespit edilebilmesinin ancak Yönetim Kurulu Karar defteri ve Ortaklık Pay defterinin incelenmesi ile mümkün olacağından, Yönetim Kurulu Karar defteri ve Ortaklık pay defterlerinin ibraz edilemediğini, kooperatife üye kaydı ve üyelikten çıkma işlemlerinde Yönetim Kurulunun kararlarına güvenin esas olacağını, ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp sadece beyyine vesikası hükmünde olacağını, davalının 1997-2005 yıllarında kooperatife aidat ödemekle birlikte hukuken kooperatif ortağı olduğu ile ilgili tespitin yapılamadığını,
davalının yönetim kurulunca ortaklığa kabul edilmediği durumlarda kooperatif ile ortaklık için başvuruda bulunan şahıs arasında normal ortaklar gibi bir hukuki ilişki başlamışsa ortaklığın zımnen doğduğunun kabul edilmesi gerekeceğini, davalı taraf kooperatif hissesini kooperatif yetkili organlarının ilgisi dışında 3. bir kişiye devrettiğini belirtmekle birlikte, devir işlemleri davacı kooperatif huzurunda yapılmadığından, kooperatif ortaklığını devam ettirdiğini, davalının kooperatife zımnen üye olarak kabul edilmesi halinde 2.073,12- TL.
Ana para dava tarihine kadar 1.297,65 TL. Gecikme Faizi olmak üzere Toplam 3.370,77 TL. aidat ve faiz borcu olacağı husuları rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan ortaklık senedine göre davalının 10/03/1997 tarihinde 137 no. lu ortaklık numarası ile davacı kooperatife ortak olduğu anlaşılmıştır.
Davalı kendisine tahsis edilen daireyi 2005 yılında başkasına devrettiğini, kooperatif üyeliği ile ilgisinin kalmadığını iddia etmiş ise de; kooperatifle olan hak ve ilişkilerin, ortaklıktan çıkarılma veya başkasına devir hususunun kooperatif yönetim kurulunca kabul edilmesi ile ortaklığın sona ereceği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 14. maddesinin kooperatif hissesinin devrine olanak tanındığı, kooperatif yönetim kurulunca hissenin 3. şahıslara devri hususunda karar alınmadığı sürece davalının kooperatife olan borçları devam edeceği düzenlenmiştir.
Davalının kendisine ait bağımsız bölümü kooperatifin bilgisi dışında 3. Kişilere satmış olmakla, kooperatif ortaklığı sona ermeyeceği, kooperatif ortaklığı devam eden davalının genel kurulca alınan kararlar gereği ödenmesi gereken aidatları gecikme faizi ile birlikte ödemekle yükümlüdür.
Genel kurul kararlarına istinaden kabul edilen tutarlara ait davalının ödeyeceği tutarların son ödeme tarihi ile birlikte tablo halinde bilirkişi tarafından hesaplanmış olup, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olduğundan, rapora belirtilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/696, K. 2018/1136, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama