KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2022
- Esas no
- 2016/550 Esas
- Karar no
- 2022/840
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/03/2013
Karar Metni
1.288 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekilince mahkememize verilen dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkil şirketin faturaya dayalı alacaklarını tahsil amacı ile borçlu şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2013/...
Esas dosyasından icra takibine başlandığını, borçlu şirket vekilinin 11/02/2013 tarihli dilekçesiyle borcun tamamına itiraz edildiğinden, icra müdürlüğü tarafından borçlu şirket aleyhine açılan icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalı şirkete Suya Dayanıklı Kontrplak satışı yapıldığını satışların karşılığı olan 4 adet faturalar toplamının KDV dahil 31.580,01-TL olduğunu, faturalara konu mallar sevk irsaliyeleri ile davacı şirkete teslim edildiğini, fatura bedellerinin tüm görüşmelere rağmen davalı şirket tarafından ödenmediğini,
davalı borçlu tarafından malzemelerin bir kısmının ... ... ve ... ... tarafından teslim alındığını, müvekkil şirketin kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak davalı para yükümlülüğünü yerine getirmediğinden dosya ile ilamsız takibe başlandığını, bu nedenlerle davalının gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına tedbir konulmasını davalının .... İcra Müdürlüğünün 2013/...
Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; HMK nın 389 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, davacının tedarik etmekle yükümlü olduğunu ürünlerin şirket yetkililerine teslim edilmediğinden borcun muacceliyet kazanmadığını, faturalara itiraz edilmemiş olmasının faturaların kabul edildiği anlamına gelmediğini, biran için davacının müvekkilinden alacağı bulunduğu düşünülse bile alacağın kesinleşmiş ve yargılamayı gerektirir bulunduğundan belirtilen nedenle likit olmayan alacağa ilişkin olarak talep edilen davanın ve icra inkar tazminatının reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; ... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyası borçlu tarafından yapılan itirazın iptali talepli davadır. Deliller: Dosya içeriği, Bilirkişi incelemesi, ... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyası ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2014 tarih ve 2013/... Esas 2014/... sayılı kararı Yargıtay, ... Hukuk Dairesi'nin 22.01.2016 tarih ve 2015/... Esas ve 2016/... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin 2016/550 Esasına kaydedilmiştir.
Yargıtay ilamında "Davacı 4 adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine bu dava açılmıştır.Faturalar 2011 ve 2012 tarihli olup davalının 2012 yılına ait ticari defterleri incelenmiş, 2012 yılına ait faturanın kayıtlı olduğu ve 30.000TL borç göründüğü tespit edilmiştir.
Mahkemece 2011 yılına ait fatura konusu mal için teslim konusunda bir inceleme yapılmadan doğrudan davacının defterlerindeki kayıtlara göre karar verilmiştir.Davacının defterleri dayanak belgelerle desteklenmediği sürece tek başına davacı yararına delil teşkil etmez.Mahkemece teslim belgelerindeki imzalaların davalı şirket çalışanlarına ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılıp , davalının 2011 yılına ait ticari defterleri de istenip sunulması halinde yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." denmiştir.
Mahkememiz dosyasından 24/11/2017 tarihinde bilirkişi raporu alınmıştır.
Raporda:
Davalıya ait kayıtların incelenmesi
Davalı şirket vekilince davacının satışını yaptığını bildirdiği malları teslim alan personelin müvekkili yanında çalışan personel olduğunun belirlenmesi gerektiğini, teslim alınmayan maldan ötürü borçlu olmadığım, davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
İncelenen davalı şirket kayıtlarından davacı tarafından düzenlenen ve dava konusu yapılan yukarıdaki faturaların davalı tarafından alınmış ve kayıtlarına intikal ettirildiği görülmüş olup, davalının muavin kayıt dökümleri alınmış ve rapor ekinde sunulmuştur. Davalı kayıtlarında 30.000.00 TL borçlu gözükmektedir. Muavin kayıtlara göre
Hesabın alacak toplamı = 225.068.63 TL.
Hesabın borç toplamı = 190.068.63 TL.
30.000.00 TL. davalının borçlu olduğu görülmektedir.
Dava daha önce ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte iken Sayın Mahkemece bilirkişisi incelemesi yaptırılmış ve alınmış bulunan bilirkişi raporunda da davalı kayıtlarına göre 30.000.00 TL borçlu olduğu, davacının ise 31.334.00TL. alacaklı olduğu belirlenmiş olup, 31.334.00 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı icra dosyasından asıl alacağına işlemiş faiz talep etmiş ancak bunun için alacağını muaccel hale getiren ihtarnameyi keşide etmemiştir. Bundan ötürü asıl alacağa talep edilecek faiz alacağın muaccel hale geldiği icra takip tarihinden itibaren hesaplanması gerekecektir, icra takip tarihindeki davacı alacağı kayıtlarında gözüken 31.334.00 TL. davalı kayıtlarında gözüken borç miktarı ise 30.000.00 TL. olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından düzenlenen 4 adet faturanın davalı kayıtlarında bulunduğu dolayısıyla bu faturaların kayda alınmasının davalının teslim almadığını bildirdiği mallan teslim aldığını tespit edilmiştir.
Mahkememiz dosyasından 28/12/2018 tarihinde bilirkişi raporu alınmıştır.
Raporda:
İncelenen davalı şrket kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen ve dava konusu yapılan faturaların kaydının bulunduğu ve davalı şirket kayıtlarında davacıya 30.000.00 TL borç gözüktüğü belirlenmiştir.
20/06/2022 tarihli duruşmada tanık olarak davalı şirket çalışanı ... dinlenilmiştir. Tanık beyanında;
" Ağaçkakan firmasında 2011 yılının 8.
Ayının ortası ya da sonunda davalı firmadan getir götür işlerinde çalışmaya başladım, 2012 yılının 10. Ayının sonunda firmadan ayrıldım, davacı şirketin davalı şirkete sattığı malları biz davacı şirkete gidip teslim alıyorduk, onlarda düzenlemiş oldukları irsaliyeleri bize imzalatıyorlardı, suya dayanıklı kontrplak teslim aldığımı hatırlıyorum, mal almaya davalı şirketin aracı ile tek başıma gidiyordum, yüklemeyi davacı firma çalışanları yapıyordu, bana gösterilen 3 irsaliyeden ... nolu irsaliyedeki imza biraz karışık olduğundan bana ait olduğundan emin değilim ancak irsaliyede bulunan ... yazısı bana aittir,
diğer 2 irsaliyedeki yazı( ...) ve imzada bana aittir, ... ... adlı şahısı tanımıyorum, ... ... adlı bir şahısı da tanımıyorum, benim çalıştığım firmada böyle biri yoktu, firmamızın Bayrampaşa'da şantiyesi vardı, ben davacı firmadan 2 kez mal almaya gittiğimi biliyorum ama tam emin olmamakla birlikte 3. Kez de gitmiş olabilirim, davacı firmadan mal almaya genelde ben giderdim, ben gidemediğim de ise davacı firma kendi çalışanları marifeti ile malı gönderirdi, ancak hangi tarihte ne kadar mal gönderildiğini hatırlamadığını beyan etmiştir.
Bozma sonrası davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında; incelenen davalı şirket kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen ve dava konusu yapılan faturaların kaydının bulunduğu ve davalı şirket kayıtlarında davacıya 30.000,00 TL borcunun bulunduğu tespiti yapılmış olup dinlenen tanık ...'nun irsaliye tarihi itibariyle davalı şirket çalışanı olduğunun SGK kayıtları ile sabit olduğu irsaliyelerdeki yazıların şahsına ait olduğunu ikrar ettiği,
dava konusu bir kısım irsaliyelerde imzası bulunan ... tanık olarak dinlenmek istenmişse de kendisine ulaşılamadığı, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının alacağının 31.334,00 TL, davalının ticari kayıtlarına göre ise de davacının alacağının 30.000,00 TL olduğu gözetilerek, aradaki fark yönünden bir kısım irsaliyelerde imzası bulunan ... ...'e ulaşılamadığından, tanık ...'in beyanları ile davalı kayıtları ile bu kayıtlar ile uyumlu olduğu tutarda davacı kayıtlarına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/550, K. 2022/840, 12 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama