KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2018
- Esas no
- 2018/24 Esas
- Karar no
- 2018/648
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/01/2018
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu Kilim Mücevharat .. şirketi ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde müvekkili bankadan kredi kullandığını diğer davalı ...’nun imzalanan kredi sözleşmesi gereğince müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla borçlu bulunduğunu, kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine,
alacakların tahsili için müvekkili bankanın borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını ve 32.465,98 USD +3.939,91- TL üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluların, sırf alacağın tahsilini geciktirmek ve sürümcemede bırakmak amacı ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiklerini belirterek borçluların, icra dosyasına yaptıkları tüm itirazlarının iptaline ve icra takibinin aynen devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili süre uzatım talebinde bulunmuş ancak davaya cevap vermemiştir.
Davalılar vekili, UYAP vasıtası ile gönderdiği 19/02/2018 tarihli dilekçesi ile; icra dosyasına her ne kadar itiraz edilmişse de; bu itirazın sehven yapıldığını, aynı tarihlerde müvekkillerinin ... İcra Müdürlüğündeki bir başka dosyasına yapılacak itirazın işbu dosyaya yapıldığını, bu bakımdan her ne kadar süre uzatım talebi mevcutsa da; sehven yapılan itiraz nedeniyle açılan huzurdaki itirazın iptali davasını kabul etmekle, icra - inkar tazminatı bakımından ve şifahen karşı taraf vekili ile de görüşüldüğünden; ayrıca avukatlık ücreti bakımından da müvekkil aleyhine bir karara yer vermeyecek şekilde hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Davacı vekilinin ise 25/05/2018 tarihli duruşmada: kabul beyanını kabul ettiklerini, ancak karşı tarafla vekalet ücreti ve yargılama gideri konusunda herhangi bir anlaşma yapmadıklarını, davalı taraf davayı kabul ettiği için yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini, ancak davalı taraf takip dosyasına sehven itiraz ettiğini bildirdiği için kendilerinin de iyi niyet göstergesi olarak icra inkar tazminat talebinde bulunmadıklarını beyan ettiği ve beyanını imzası ile onayladığı görülmüştür.
... 25. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası celp edilmiş olup, incelendiğinde; davacı banka tarafından davalı borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden doğan alacak istemi ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
6100 Sayılı H.M.K’ nun 308. maddesinde kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olarak tanımlanmış ve kabulün ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğuracağı olup,aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır.
Açıklananlar yasal hükümler ışığında davalıların usulüne uygun kabul beyanı ile davayı kabul ettiği anlaşıldığından kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf, icra inkar tazminat talebinde bulunmadığından bu hususta karar verilmemiştir.
Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/24, K. 2018/648, 25 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama