KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2019
- Esas no
- 2018/411 Esas
- Karar no
- 2019/647
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/05/2018
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... numaralı İşyerim Paket Poliçesi ile sigortalı iş yerinde.
28/04/2016 tarihinde saat 08:30 civarında, davalıya ait soğutucu dolabın elektrik tesisat kablolarında meydana gelen herhangi bir elektrikli arıza sonucu yangın hadisesinin meydana geldiği, bu hadise sonucunda sigortalı işyerinde hasar meydana geldiği, hasarın oluşmasından sonra müvekkili şirket tarafında ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, sigortalı taşınmazda bağımsız eksper incelemesi yapıldığı, alınan ekspertiz raporunda yangının bina sabit tesisatından kaynaklanmadığı hususuna yer verildiğini, yangının davalının ariyet sözleşmesi ile temin etmiş olduğu soğutucu dolaptan kaynaklandığı,
müvekkilinin sigortalısına 16.874,82TL ödeme yaptığını, bu ödeme sonrası davalıya rücu haklarının doğduğunu, bu nedenle 29/03/2018 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ve davalının ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu beyan ederek borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağın tarafı olmadığını, müvekkilinin davaya konu alacağın dayanağı olarak gösterilen soğutucunun maliki veya ilgili satış noktasının hukuki anlamda muhatabı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Mahkememizce İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosyanın tetkiki sonucunda davacının davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalının süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ön inceleme duruşma günü olarak 02/11/2018 tarihi belirlenmiş, davacı ve davalı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu görülmüş ve taraf vekillerinin sunmuş olduğu mazeretler kabul edilerek 25/01/2019 tarihinde duruşma yapılmasına karar verilmiştir.
25/01/2019 tarihli 2'nolu celseye davacı taraf mazeret bildirmeksizin katılmamış ve mahkememizce dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı tarafça 31/01/2019 havale tarihli dilekçe ile davanın yenilenmesi talep edilmiş olup, mahkememizce 12/03/2019 gününde duruşma yapılmasına karar verilmiştir.
12/03/2019 tarihli duruşma öncesinde davacı vekili mazeret dilekçesi vermiş olsada, mahkememizce mazeret talebi kabul edilmemiş ve dosyanın 2.kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilince 27/03/2019 havale tarihli dilekçe ile davanın yenilenmesi talep edilmekle, mahkememizce 02/07/2019 tarihinde duruşma yapılmasına karar verilmiştir.
02/07/2019 tarihli duruşma öncesinde davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunmuş olsa da mahkememizce mazeret talebi kabul görülmeyerek reddedilmiştir.
HMK'nın Usul Ekonomisi ilkesi başlıklı 30.maddesinde; "Hakim, yargılamayı makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasa'nın 141.maddesine göre, devlet, yargının basit, çabuk ve ucuz gerçekleşmesi için gereken tedbirleri almak zorundadır. Usul ekonomi Anayasa'da ayrıca düzenlenmiş olduğu için bu ilkeye aykırılık, aslında aynı zamanda Anayasa'da aykırılık oluşturacaktır. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.maddesine göre de mahkemelerin makul süre içerisinde karar verilmesi öngörülmüştür. Usul ekonomi ilkesi ile ulaşılmak istenilen amaca, davaya bakan hakim yanında, tarafların da davayı teşvik yükümlülüklerine uygun davranmaları halinde yargılamanın sonuçlanması daha kısa sürede mümkün olabilir.
Usul ekonomisine uygun davranmak birinci derecede mahkemenin görevi olmakla birlikte, taraflar da yargılamanın süresi olarak bu konuda azami özeni göstermelidirler. Tarafların bu ilkeye aykırı gereksiz işlemler ve talepleri ise kabul edilmemelidir.
Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır. Zorunlu olan hallerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilir(HMK m.140/4). Tarafların haklı ve geçerli bir mazeret sunmaları halinde ön inceleme duruşmasının da yürütülmesi mümkün olmayacaktır. Mazeretin haklılığı konusunda ön inceleme duruşmasında daha titiz davranılması, belgelenmeyen, somutlaştırılmayan mazeret talepleri kabul edilmemelidir.
Dava konusu somut olay değerlendirildiğinde, davacı vekilinin ön inceleme duruşması olarak tayin edilen günde mazeret dilekçesi sunduğu ve bu talebin mahkememizce kabul gördüğü ve sonraki celselerde de davacı vekilinin bir kere mazeret bildirmeksizin duruşma günü ve saatinde hazır bulunmadığı, diğer duruşmalarda da mazeret bildirdiği, mahkememizce 25/01/2019 tarihli 2 nolu celsede ve 12/03/2019 tarihli 3 nolu celsede dosyanın işlemden kaldırıldığı, 02/07/2019 tarihli celsede HMK 140/4.maddesi gözönünde bulundurularak davacı vekilinin mazeret talebi kabul edilmemiş ve davalı vekilinin davayı takip etmeyeceklerini beyan etmesi üzerine HMK m.150 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/411, K. 2019/647, 2 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama