KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/424
- Karar No
- 2018/1036
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 29/12/2010 - 16/09/2011 - Karşı Dava : 14/02/2011
Karar Metni
2.919 kelime·15 dk okuma·4 bölüm
Asıl dava
Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesi ile, müvekkilinin akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğunu, rekabet kurulunun internet sitesinde 12/03/2009 'da yayınlanan duyurusu ile , akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzer etkiye sahip ekipman , kredi , kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin , rekabet yasağının süresinin fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı , bu tür anlaşmaların varlığı halinde 5 yılı aşan süreler bakımından 2002/2 sayılı tebliğde tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kamu oyuna açıklandığını,
buna göre 18/9/2005 tarihinden önce yapılan sözleşmelerin 18/9/2010 tarihinden sonra muafiyet koşullarının ortadan kalkacağını, 18/9/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin , süreleri ne olursa olsun ilk 5 yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceğini, dikey anlaşmaların belirten tarihlerden sonra grup muafiyeti dışında kalarak,
4054 Sayılı Rekabetin Korunması hakkındaki Kanunun 4 maddesine aykırı hale geleceğini belirlendiğini, aynı kanunun 56. maddesi gereğince, geçersiz sayılan sözleşmeler nedeniyle bu maddenin BK nuna yaptığı gönderme gereğince, sözleşmelerin geçersiz kalan süresine ilişkin olarak yerine getirilmiş edimlerin geri istenmesi konusunda , Borçlar Kanunun sebepsiz zenginleşme halinde iadenin kapsamını belirleyen 63 ve 64 maddelerinin uygulanacağının , sebepsiz zenginleşen tarafın aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altında olduğunu,
iktisap edilen şeyin getirdiği semereler ve sağladığı diğer yararların da zenginleşmenin kapsamına dahil olduğunu, geçerli bir sebep olmadan yada başka geçerli olup, sonradan geçersiz hale gelen bir sebebe dayanarak ifa edilmiş edimlerin karşılıklı ve eksiksiz iadesinin denkleştirici adalet düşüncesine dayandırıldığını, bu bakımdan iadeye karar verilirken , verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerektiğini, ayrıca sebepsiz zenginleşen tarafın devamlı temerrüt halinde bulunduğundan alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunmasının gerekmediğini,
sebepsiz zenginleşen iyi niyetli bile olsa zenginleşmesine konu olan parayı elinde bulundurduğu süre içerisinde ondan sağlaması beklenen medeni semereleri iade etmesi gerektiğini, ayrıca sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarih ile ana para borcunu ödediği tarih arasındaki dönem içinde temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğunu, bunlara göre taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet kurumunun kararı doğrultusunda 18/9/2010 tarihi itibariyle sonlandığını, bu nedenle gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladıkları kazanımları ve semerelerini faizi ile iade etme yükümlülükleri doğduğunu,
bu kapsamda peşinen ve sözleşme süresi ön görülerek , davacı tarafça yapılan ödemelerin davacının yararlanamayacağı süreye karşılık gelen ana para kısmının , davalının bu bedelleri iktisap tarihinden itibaren avans faizi ve KDV si ile birlikte iadesi gerektiğinin ayrıca söz konusu ana paranın dava tarihine kadar davalı yeddinde kaldığı süre ve bu iktisap sayesinde davalıların elde ettiği tüm semerelerin dava tarihinden itibaren avans faizi ve KDV si ile birlikte ödenmesi gerektiğini, bunun yanı sıra intifa terkin işlemi harç ve masraflarında harçlar kanunun 58. maddesi gereğince davalı tarafça iadesi gerektiğini belirterek;
Aradaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanılarak 25/7/2005 tarihinde 233.940,00 TL inkişaf bedeli ödendiğini, sözleşmenin daha erken bir tarihte sonlanması nedeniyle geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden 150.637,04 TL nin iktisap ettiği tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV si ile birlikte davalı ... ... Ltd Şti . den tahsiline , ayrıca söz konusu bedelin dava tarihine kadar davalı yeddinde kaldığı süre nedeniyle semereleri karşılığı olarak 203.088,02 TL nin dava tarihiden itibaren değişen oranda avans faizi ve KDV si ile birlikte davalı ... Oreks ... Ltd Şti 'den tahsiline olmak üzere inkişaf bedeli ile ilgili olarak toplamda 353.725,06 TL nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karşılığı müvekkili şirket tarafından peşinen ödenen intifa süresinin tamamının kullanılamamış olması nedeniyle geçersiz kalan bakiye intifa süresine , kıstel yevm usulü hesaplama sonucunda isabet eden 21.519,58 TL nin iktisap tarihinden itibaren avans faizi ve KDV si ile birlikte ... ve ... Ltd Şti 'den müştereken ve müteselsilen tahsiline , ayrıca intifa bedeline ilişkin ana paranın dava tarihine kadar davalı yeddinde kaldığı süredeki semereleri karşılığı olan 29.012,57 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve KDV si birlikte ... ve davalı ... ... Ltd Şti 'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, olmak üzere intifa bedeli ile ilgili olmak üzere toplam 50.562,15TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'nin maliki olduğu diğer davalı şirketin ise bayii olarak faaliyet gösterdiği, akaryakıt istasyonunda , sözleşme ve protokoller gereğince, aradaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanılarak istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve benzeri ayrılmaz parça ( mütemmüncüz ) niteliğindeki yapıların inşaat giderlerinin müvekkili şirketçe karşılandığını, buna göre erken tarihte sözleşmenin sonlanması nedeniyle mütemimcüz niteliğindeki yapıların ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden kısmının dava tarihi itibariyle ÜFE ile uyarlanıp amortisman uyarlanarak güncellenmiş 16.515,95 TL nin iktisap tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV si ile ... ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsiline ,
Davalı malikin taşınmazı üzerindeki intifa hakkının terkini için davalı nam ve hesabına ödenmiş olan 35.657,21 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ve KDV si ile birlikte , davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP - KARŞI DAVA
Davalılar vekili mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesi ile, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 5 yıl süreli olduğunu, ancak istasyonun kurulu olduğu taşınmaz için davacı firmaya ... tarafından 16/5/2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı verildiğini, ayrıca bu bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkili firmanın , davacı firmaya teminat olarak 5/02/2012 tarihinde kadar geçerli olan 150.000 TL bedelli ve 225.000 TL bedelli muhtelif teminat mektuplarının verildiğinin müvekkilinin akaryakıt bedellerinin muntazam olarak davacı firmaya ödediğini ,
Rekabet Kurulunun kararı nedeniyle sözleşmenin 18/9/2010 tarihinde sonlanacağı konusunda mutabakata varıldığını, söz konusu yatırımların sözleşme süresine orantılı olarak yapılmadığını, sözleşmenin ifa
edilmesi için yapıldığını, zira yapılan işin niteliği gereği süre ile alakasının olmadığını, inkişaf bedeli adı altında yapılan bedellerin çevre düzenlemesine ilişkin giderlerde kullanıldığını, kaldı ki sözleşmenin ifasından önce müvekkillerine ait istasyonun işler vaziyette olup , söz konusu inkişaf bedeli ödenmemiş olsa dahi sözleşmenin ifasının mümkün durumda olduğunu, sözleşmenin süresinden önce sonlanmasında müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, inkişaf bedeli ile ilgili olarak istenen semere talebinin yersiz olduğunu, intifa bedeli iadesi ve semeresi talebinin yerinde olmadığını, yine 16.515,00 TL lik talebinin haksız olduğunu,
intifa terkin masraflarını terkin talebinde bulunan davacı tarafın karşılaması gerektiğini, ayrıca davacı tarafın işbu davayı 29/12/2010 tarihinde açmasından sonra alacak taleplerine mahsuben müvekkili firmanın davacıya vermiş olduğu 150.000 TL bedelli teminat mektubunun paraya çevrildiğini bu vesile ile talep edilen toplam alacak miktarından davadan sonra tahsil edilen 150.000 TL nin mahsup edilmesi gerektiğini, bu kısım yönünden davaya sebebiyet veren tarafın kendileri olmaması nedeniyle yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
... Ltd Şti vekili cevap dilekçesi ile birlikte açmış olduğu karşı davada , haksız olarak 04/02/2011 tarihinde nakde çevrilen teminat mektubu bedeli olan 150.000 TL nin 04/02/2011 tarihinden işleyen avans faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalı - karşı davacı şirkete ödenmesine, teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrilmesi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı ticari itibar kaybından dolayı 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, ayrıca müvekkili şirkete ödenmemiş fatura bedelleri olan 21.313,40 TL nin her bir fatura döneminden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
... vekili birleşen dava dilekçesinde, müvekkili şirketin sözleşmenin belirtilen süre kadar devam edeceğini nazara alarak davalı tarafından işletilen akaryakıt istasyonuna yapmış olduğu sabit yatırım bedelinin , geçersiz süreye karşılık gelen kısmının 18/9/2010 tarihi itibariyle güncelleştirilmiş değeri olan 32.867,85 TL nin 18/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin KDV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, rekabet kurulunun kararı nedeniyle süresinden önce sonlanan intifa ve bayilik sözleşmesi nedeniyle , sözleşmenin işlemeyen sürelerine isabet eden sözleşme bedelinin semereleri ile birlikte iadesi , davacı ... tarafından ödenen intifa terkin harç ve masraflarının tahsili, yine davacı tarafça ödenen inkişaf bedeli ve sabit yatırım bedellerinin işlemeyen süreye denk gelen kısımlarının semereleri ile birlikte iadesine ilişkindir. Karşı dava ise, haksız olarak çözdürüldüğü iddia edilen teminat mektubu bedelinin iadesi, teminat mektubunun haksız çözdürülmesi nedeniyle manevi zarar tahsili ve ödenmeyen fatura alacaklarının tahsiline ilişkindir.
Deliller ; intifa sözleşmesi, bayilik sözleşmesi, tapu kaydı, protokol, ödeme belgeleri, ticari defter ve belgeler, keşif, bilirkişi incelemesi, rekabet kurulu kararı.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının davalılara bayilik intifa sözleşmeleri kapsamında ödediği inkişaf ve intifa bedellerinin sözleşmelerin süresinden önce sona ermeleri nedeniyle bakiye süreye isabet eden miktarları talep edebileceği, davacı tarafından yapılan intifa terkin masraflarından tapu maliki davalı ...'nin sorumlu olduğu, davadan önce temerrüt oluşmadığından dava tarihinden önceki dönem için faiz talep edilemeyeceği, davacının KDV talebinin yasal olmadığı,
talep edilen sabit yatırım unsurlarının ömürlerini tamamladıklarından bedellerinin talep edilemeyeceği, karşı dava konusu teminat mektubu dava tarihinden sonra tazmin edildiğinden davacı alacaklarından mahsubu gerektiği ve mahsup edildiğinden karşı davacının buna yönelik talebinin reddi gerektiği, karşı davacının manevi zararını ispatlayamadığı ve davacının davalıya ait tüm fatura bedellerini ödediği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 16/02/2016 tarih 2015/8786 esas 2016/2421 karar nolu ilamı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamında " Asıl dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı gereğince süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye riayet eden inkişaf bedeli, intifa bedeli, intifa terkin harcının birleşen dava, sabit yatırım bedellerinin tahsili istemlerine, karşı dava ise, haksız olarak tazmin edildiği iddia edilen teminat mektubu bedelinin iadesi, haksiz tazmini nedeniyle manevi tazminat ve ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan, davacı- karşı davalı tarafından inşaa edilip davalı-karşı davacıya teslim edilen bina vs. gibi sabit yatırımların halen davalı tarafından kullanıldığı ve davalının bunlardan fayda sağladığı anlaşıldığından sözleşmenin erken feshi nedeniyle kalan süreye tekabül eden miktar yönünden davalıdan talepte bulunulabileceği gözetilmeksizin bu hususta dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçe ile bu talebin reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı- karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı-karşı davalı tarafından sözleşme kurulduğu esnada davalı-karşı davacıya inkişaf bedeli adı altında bir miktar ödemede bulunulduğu sabit ise de taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmenin feshi ya da kendiliğinden sona ermesi halinde bu bedelin iade edileceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmamasına rağmen bu bedele hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Yargıtay bozma ilamına davacı - karşı davalı ...AŞ vekilince karar düzeltme yoluna başvurulduğu bunun üzerine Yargıtay 19 Hukuk Dairesince 02/04/2018 tarih 2016/15974 esas 2018/1699 karar nolu ilamı ile " Davacı vekilinin hükmolunan faize KDV'si ile tahsiline karar verilmesine yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile ‘’3065 sayılı KDV Kanunu'nun 24/c maddesine göre faizin KDV'si istenebileceği mümkün olduğundan dairemizin 16.02.2016 gün ve 2015/8786 Esas-2016/2421 Karar sayılı bozma ilamına ek olarak işleyecek faizin KDV‘si ile tahsiline karar verilmesi gerekirken KDV isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir’’ şeklinde bozma sebebine 4.madde olarak eklenmesine karar verilmiştir. " denildiği görülmüştür.
Mahkememizce Yargıtay bozma ve Karar düzeltme ile yapılan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Uyulan yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı - karşı davalı tarafından sözleşme kurulduğu esnada davalı - karşı davacıya inkişaf bedeli adı altında bir miktar ödemede bulunulduğu sabit ise de taraflar arasındaki sözleşmede , sözleşmenin feshi yada kendiliğinden sona ermesi halinde bu bedelin iade edileceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmadığından asıl davada davacı tarafın inkişaf bedeli ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan, davacı - karşı davalı tarafından inşa edilip davalı - karşı davacıya teslim edilen bina ve sair gibi sabit yatırımların halen davalı tarafından kullanıldığı ve davalının bunlardan fayda sağladığı anlaşıldığından sözleşmenin erken sonlanması nedeniyle teslim edildiği kalan süreye tekabül eden miktar yönünden davalıdan talepte bulunabileceği belirtildiğinden asıl davada sabit yatırımlarla ilgili davacının talebinin 16.515,95 TL nin avans faizi ve KDV si ile birlikte tahsili birleşen davada ise davacının talebinin sabit yatırımlarla ilgili olarak 32.867,85
TL nin 18/9/2010 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ve faizin KDV si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili olup Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere mahkememizce yapılan keşif sonucunda alınan 07/11/2012 tarihli kök ve 27/05/2013 tarihli ek raporlar incelendiğinde, hizmet binasının dava tarihindeki rayiç değerinin 195.037,64 TL olduğu yine elektrik sisteminin dava tarihindeki değerinin 27.391,18 TL olduğu tespit edilmiştir.
Sözleşmenin 15 yıl süreceği inancıyla sabit yatırımlar yapılmış olup, rekabet kurulunun kararı nedeniyle sözleşme 10 yıl erken şekilde sona erdiğinden , Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere sabit yatırımlarla ilgili olarak 10 yıl işlemeyen süreye tekabül eden bedel hesaplandığında bina maliyetinin işlemeyen süreye isabet eden kısmının 130.025,09 TL olduğu, elektrik sisteminin 10 yıl işlemeyen süreye isabet eden değerinin ise 18.260,78 TL olduğu,
davacının asıl davada 16.515,95 TL , daha sonra açılan ve bu dosya ile birleştirilen birleşen davada ise 32.867,85 TL talep ettiğinden sabit yatırımlarla ilgili asıl davanın ve birleşen davanın kabulü ile dava tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin KDV si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Karar düzeltme ilamında belirtildiği üzere, davacı vekili talep ettiği bedellerin ayrıca faizin KDV si ile tahsiline karar verilmesini talep ettiği, 3065 Sayılı KDV kanunun 24/c maddesine göre, faizin KDV si istenebileceğinden talep edilen alacak kalemleri için faizin KDV sine de hükmedilmiştir.
14/02/2011 Tarihli karşı davada ...
Ltd Şti vekili bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkili firmanın davacı firmaya teminat olarak 05/02/2012 tarihine kadar geçerli olan 150.000 TL bedelli ve 225.000 TL bedelli muhtelif teminat mektuplarının verildiğini, rekabet kurulu kararı nedeniyle sözleşmenin 18/09/2010 tarihinde sonlanacağı konusunda mutabakata varıldığını, sözleşmenin süresinden önce sonlanmasında müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, davacının inkişaf bedeli ile ilgili talebinin yersiz olduğunu,
davacı tarafın asıl davayı 29/12/2010 tarihinde açmasından sonra alacak taleplerine mahsuben müvekkili firmanın davacıya vermiş olduğu 150.000 TL bedelli teminat mektubunun paraya çevirdiğini, bu vesile ile toplam alacak miktarından davadan sonra tahsil edilen 150.000 TL nin mahsup edilmesinin gerektiğini belirterek haksız olarak nakde çevrilen 150.000 TL bedelli teminat mektubunun ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği görülmüştür.
Daha önceki mahkememizce verilen kararda davacı ... Petrol'ün inkişaf bedeli ile ilgili sözleşmenin işlemeyen süresine isabet eden 182.490,05 TL den davalı tarafa ait çözdürülen teminat mektubu bedeli olan 150.000 TL nin mahsubu ile kalan 32.490,05 TL nin ... Petrol'e verilmesine karar verilmiş ancak Yargıtay bozma ilamında inkişaf bedelinin iade edileceğine ilişkin sözleşmede hüküm olmadığını belirtmesi nedeniyle uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ...
Petrolün inkişaf bedeli ile ilgili talebinin tümden reddine karar verilmiştir. Sözleşmenin sona ermesinde davalı tarafın herhangi bir kusuru olmayıp Rekabet Kurulu kararı gereğince sözleşme erken sona erdiğinden davalı ...'ye ait çözdürülen teminat mektubu bedelinin davalı ...'ye iadesi gerekmektedir.
İnkişaf bedeli ile ilgili talep reddedildiği için teminat mektubu bedelinin iadesi ile ilgili talebin askıda kalamayacağı , kararın karşı davacı tarafından da temyiz edildiği ve Yargıtayca ...Petrol açısından inkişaf bedeli açısından kararın bozulduğu dikkate alınarak karşı davacının teminat mektubu bedelinin iadesi ile ilgili talebinin kabulü ile 150.000 TL nin karşı dava tarihi olan 14/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya Rende'ye verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yine manevi tazminat koşulları oluşmadığından karşı davacının manevi tazminat talebinin ve ödenmeyen fatura bedelleri ile ilgili talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Toplanan tüm deliller , uyulan Yargıtay bozma ilamı dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
¸
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/424, K. 2018/1036, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama