KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2020
- Esas no
- 2018/571 Esas
- Karar no
- 2020/61
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/06/2018
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 18/09/2017tarihli Kart Satış Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeden kaynaklanan edimlerin müvekkilince yerine getirildiğini, verilen mal ve hizmet karşılığında 10 adet faturanın tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalının faturalar itiraz etmediğini, davalının fatura bedellerini ödememesi nedeniyle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe getçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 20' den aşağı olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesine ve sözleşmenin 4/4 bendi gereği borcun tamamına aylık %3 faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizce ... İcra Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosyanın tetkiki sonucunda davacının, davalı aleyhinetakip başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde itiraz ederek takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizce, tarafların yasal ve ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yapılarak, davacının taip tarihi itibari ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının 2017 - 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının takip tarihi itibari ile defter kayıtlarına göre davalıdan 13.906,50-TL alacaklı olduğu, bu tutara faizin dahil olmadığı ifade edilmiştir.
Mahkememizce alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle daha önce görevlendirme yapılan hususlarda bir mali müşavir ve bir bilgisayar mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait ticari defterlere bilgisayar kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ilişkinin başlangıcının 29/09/2017 olduğu ve 31/12/2017 tarihine kadar, davacının davalıya 43 adet fatura kestiği, mevcut hesapta davacının 13.906,50-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, taraflar arasında Personel Yemek Kartı Hizmet Alım sözleşmesi imzalandığı, davaya konu icra takibi içeriğinde toplam 10 adet hizmet faturasının yer aldığı, bu faturalardan 8 tanesinin ticket Restavrant karta para yükleme bedeli olduğu,
2 tanesinin ise davalıya ait araçlara davacının anlaşmalı olduğu akaryakıt istasyonlarından yükleme akaryakıt bedeli olduğu, davacı sistemi üzerinden ilgili kartlara bakiye yükleme işinin gerçekleştirildiği, davacının sisteminde, davalı firmaya ait bilgilerin yer aldığı ve online yükleme gerçekleştirebilecek bir kullanıcının olduğunun görüldüğü, davacının anlaşmalı olduğu, petrol ofisi istansyonlarından , davalının plakal tanımlaması yapılmış araçlara akaryakıt yüklemesi yapıldığı, ekran görüntülerinin bilikişi raporunda yer aldığı ifade edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/2 maddesi gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ile aynı maddenin 3. fıkrası gereğince ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmektedir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davacının dayandığı faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının defterlerinde davacının davalıdan 13.906,50-TLtoplam bedelli kısmından alacaklı olduğu, davacının davalıya sözleşmeden kaynaklanan ve takibe konu faturaların konusu olan mal ve hizmeti davalıya verdiğinin davacının sistemindeki ekran görüntülerden anlaşılmış ve bu hususta kanaat getirilerek, davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 13.906,50 -TL alacaklı olduğuna, davacı tarafından davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından,
davalının takip tarihinden itibaren temerrüte düştüğüne ve taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihinden itibaren alacak miktarına yıllık %12 orünında faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Öte yandan İİK' nın 67/2.maddesinde itirazın iptali davasında borçlu- davalının itirazın haksızlığına karar verildiği taktirde borçlunun diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumu ve davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre hükmolunan meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiş olup, somut olayda takip konusu alacak likittir. Bu nedenle davalı aleyhine alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/571, K. 2020/61, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama