KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2023
- Esas no
- 2020/122 Esas
- Karar no
- 2023/814
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 15/11/2018
Karar Metni
1.336 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 09/09/2017 tarihinde davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında müvekkil şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkil şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakiben hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 2.875,41-TL. ve 214,83-TL.
İşlemiş faizi olmak üzere toplam 3.090,24-TL.tahsili amacıyla davalı aleyhine tahakkuk ettirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ....İcra Müd.nün 2018/... esas sayılı dava dosyasında icra başlattıklarını, borçlunun kanunu süresi içerisinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının borcuna itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20' sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K.m.49.göre zararın tazmini için kusur- zarar -illiyet bağlı şartları oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabının müvekkil idare olmadığını, hukuken sorumlu olmadıklarını, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumununda araştırılması gerektiği, davacıya ait alt yapı tesislerinin projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediğinin araştırılması gerektiğini, iş bu davanın husumetten reddine, esastan incelemeye girilmesi halinde yersiz ve mesnetsiz davanın esastan reddine, mahkeme giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; davalı tarafından alt yapı çalışmaları esnasında davacı şirkete ait enerji hatlarına verilen hasarın tahsiline yönelik bir uyuşmazlık olduğu anlaşıldı.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas, 2019/... Karar sayılı ve 31/10/2019 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmekle 2020/... esas sırasına kaydedildiği tespit edildi.
Mahkememizin 12/09/2022 tarihli duruşmasında Tanık ... ...'ın ... adresine taşındığı, uyap sisteminden anlaşıldığından, 09/09/2017 tarihli hasar tutanağı formu ve dava dilekçesi ekli talimat yazılarak formdan belirtilen isim ve imzanın şahsına ait olup olmadığı ve form içeriği, dava konusu hasar ve davalı ...'den kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda tanık sıfatı ile beyanının alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce ... Nöbetçi Asliye Hukuk mahkemesine talimat yazılmış olup ... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilen talimatız gereği 13/12/2022 tarihli celsede dinlenmiştir.
Tanık ... ... beyanında:" Ben ... 'da yaşarım, ben elektrik ustası idim, 1993 yılından 2018 yılının Ağustos ayına kadar ben ... semtinde çalıştım, davaya konu edilen 09/09/2017 tarihinde kazı çalışması sırasında davacı elektrik şirketine ait tesislere hasar verilmesi olayını hatırlamayadım, ayrıca bana göstermiş olduğunuz 21/10/2017 tarihli hasar tutanağı formunda benim imzam yoktur, ben o formu da dava konusu edilen kazı çalışmasını da hiç hatırlamayorum, ben her ne kadar ... Şirketi nezdinde toplamda 26 yıl istihdam edildi isem de anılan kazıyı da hatırlamıyorum, imza attığımı da hatırlamıyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 06/02/2023 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... 'a usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı.
Uyuşmazlık noktaları özetlenerek ve altında imzası ve simi bulunan 09/09/2017 tarihli dağıtım tesislerine verilen hasar tespit tutanağı başlıklı belge gösterilerek tanıktan soruldu:
Ben 1998 yılından bu yana davacı bedaş'ta teknisyen olarak çalışıyorum, bana gösterilen tutanağın son alt kısmında yer alan imza bana aittir, şirketin alt yapısına hasar olduğu zaman ihbar üzerine ilk müdahaleyi biz yapıyoruz, gittiğimiz de gördüğümüz yere ilişkin ve hasara ilişkin fotoğrafları şirkete atıyoruz, bu adreste tam olarak ne gördüğümü şu an için hatırlamıyoruz, bizim dağıtım kablolarımız var, sokakları besleyen, genelde en az 70 cm yerin altında olur, ... çalışma yaparken bazen bu kablolara zarar verir, gittiğimizde ...'nin tabelaları olur, onların fotoğraflarını çekeriz ve şirkete veririz, olay günü tanık ... ...'ta benimleydi, ikimizde teknikseydik, ben ekip başıydım, bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi.
Mahkememizin 06/02/2023 tarihli duruşmasında dosyanın ELEKTRİK MÜHENDİSİ bilirkişiye tevdi ile takip konusu hasarın davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, talep edilen hasar bedelinini kadri maruf olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasında 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
Raporda özetle;
" a) ... şirketi görevlilerince düzenlenmiş, “Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tutanağı Formu” ve “Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Bedeli Formu” evraklarından, Tanık Beyanlarından, davaya konu hasarın 09.09.2017 tarihinde “... Mahallesi, ... Sokak, No: ... /İstanbul” adresinde meydana geldiği ve hasara sebebiyet verenin davalı ... veya alt yüklenicileri olduğu, davalı ... veya yüklenici şirketinin, davacıdan proje ve nezaretçi talep etmeden, gerekli kazı çalışması ruhsatları alınmadan (dosyada mevcut değil) dikkatsizce hasarın ver yerde çalışma yaptığı, iş sahibi davalı ... şirketi ile varsa hasara sebep veren yüklenicisi birlikte meydana gelen hasardan müteselsilen sorumlu olduğu,
b) Davacının altyapı tesisatında, hasara sebep olacak ilgili mevzuatlara aykırı somut bir durumun dosya münderecatındaki belgelerden tespit edilemediği, (olay yerinde çekilmiş fotoğraf, kroki, Tesmi tutanak vb.), bu nedenle meydana gelen hasara ilişkin davacı tarafa kusur izafe edilemeyeceği,
c) Davacı tarafından davaya konu hasara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece söz konusu bu hasara ilişkin ödeme yapıldığının kanıtlanamadığı, Emsal Yargıtay Kararları doğrultusunda; zarar gören tarafından özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça, zarar gören tarafından kendine ait Montaj, Araç ve Eleman, vb. giderlerinden oluşan genel gider zararlarının karşı taraftan tazmininin talep edilemeyeceği hususları dikkate alındığında; Davacının, Davalılardan hasarın giderilmesi için sadece kullanılan malzeme bedelleri toplamı olan KDV dahil 680,49 TL ve malzeme bedeline takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz bedeli 51,54 TL olmak üzere toplam 732,03 TL talep edebileceği,
d) Sayın Mahkemenizin takdiri, Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacı şirket tarafından hasarın giderilmesinde özel olarak işçi tutulup, çalıştırıldığı yönünde veya davacı sorumluluğundaki altyapı tesislerinde meydana gelen hasarın giderilmesi işinin davacının iş programı çerçevesinde planladığı işler haricinde olduğu ve bu durumun davacı şirkete ilave iş yükü ve maliyet yüklediği yönünde olması durumunda; davacının, davalıdan hasar bedeli (Malzeme, Montaj, Araç ve Eleman Bedeli) toplamı olan 2.300,33 TL ve bu hasar bedeline takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz bedeli 174,25 TL olmak üzere toplam 2.474,58 TL talep edebileceği,
e) Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda ceza bedeli oranı hususunda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere Davacı tarafından %25 ceza bedelinin mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından davaya konu hasara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece söz konusu bu hasara ilişkin ödeme yapıldığının kanıtlanamadığı, emsal Yargıtay Kararları doğrultusunda; zarar gören tarafından özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça, zarar gören tarafından kendine ait montaj, araç ve eleman, vb. giderlerinden oluşan genel gider zararlarının karşı taraftan tazmininin talep edilemeyeceği hususları dikkate alındığında;
davacının, davalıdan hasarın giderilmesi için sadece kullanılan malzeme bedelleri toplamı olan KDV dahil 680,49 TL ve malzeme bedeline takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz bedeli 51,54 TL olmak üzere toplam 732,03 TL talep edebileceği tespit edilmekle bilirkişi raporunun denetime uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/122, K. 2023/814, 13 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama