KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Esas no
- 2021/594 Esas
- Karar no
- 2023/836
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 22/09/2021
Karar Metni
2.669 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
05/06/2017 tarihinde saat 17.00-18.00 saatleri arasında sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Traktörü ile ... ... adlı kişinin bulunduğu bataklığa saplanan traktörü kurtarmak isterken dikkatsiz ve özensiz davranışı sonucu oğlu ... ...'un bulunduğu traktörün yan kısmında ayakta bulunan müvekkil ... ...'a çarpması sonucu müvekkilinin iki traktör arasında sıkışması neticesinde araç dışı ,yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini,
söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı araç sürücüsü ... ... asli ve tam kusurlu iken müvekkil ... ...'un herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine yazılı başvuru dilekçelerinin ilk olarak 08/07/2021 tarihinde teslim sunduğunu, davalı sigorta şirketince herhangi bir cevap verilmediğini ve müvekkilinin zararının karşılanmadığını
belirterek; : 05/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı giderleri zararı olmak üzere şimdilik 300,00 TL nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden taksiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 09/08/2023 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ettiklerini belirterek, 311.270,44 TL tazminat miktarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı araç müvekkil şirkete 25.08.2016-25.08.2017 tarihleri arasında 129130008 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 330,000,00 -TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle dava konusu kazanın karayollarında meydana gelip gelmediğinin açıklığa kavuşması gerektiğini, bataklık bir ortamda oluşan kazdan Karayolları olarak kabul edilemeyeceğinden sorumluluklarının söz edilemeyeceğini,
ayrıca kaza tarihinde 67 yaşında olan davacının reflekslerinin zayıflamış olması nedeni ile kusurlu olduğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının değerlendirildiğini, öncelikle sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin ATK tarafından düzenlenecek raporla tespit edilebileceğini, hesaplamanın genel şartlarda beli şekilde yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; davalı tarafından trafik sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 05/06/2012 tarihli kaza nedeni ile davacının uğradığı iddia edilen geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin belirsiz alacak davası olduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasında davacıya tıbbi evraklar ATK'ya gönderilerek kurumca talep edilmesi halinde kuruma sevki de sağlanarak dava konusu kaza nedeni ile davacının sürekli ve geçici maluliyete uğrayıp uğramadığının, geçici maluliyet var ise süresinin, geçici ya da kalıcı bakıcı desteğine muhtaç kalıp kalmadığının, bakıcı desteğine muhtaç kalmış ise süresinin tespiti hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 04/08/2022 tarihli ATK raporu sunulmuştur.
Raporda özetle;
" 1-... Eğitim ve Araştıröa Hastanesi’nin 05.06.2017 giriş 25.06.2017 çıkış tarihli epikriz raporunda. Trafik kazası yaralanması nedeniyle gelen hastanın karnının üzerinden traktör geçtiğinin öğrenildiği, GKS:15, şuur açık, koopere, oryante olduğu, batında hassasiyet olduğu, alt esktremitede nörodefisit olmadığı, tetkiklerinde Lomber BT’de.
Sol L2, L3, L4 vertebralarda deplase transvers proçes fraktürü, L3, L4, L5 vertebralarda nondeplase spinöz proçes fraktürü tesapit edildiği, spinal korda bası yapan fragman saptanmadığı, cerrahi lomber patoloji düşünülmediği, çelik balenli lumbosakral korse ile immobilize edildiği, ön kol BT’de sağ radius Tip 2 açık fraktürü mevcut olduğu, hastanın 1. parmak ekstansiyon hareketini yapamadığı, radial sinir arazı olduğu, ortopedi tarafından elektif koşullarda opere edildiği, Batın BT’de; batın ön duvarda yaklaşık 13,5 cm çapında defekt mevcut olduğu, bu düzeyden herniasyon gösteren barsak ansı izlendiği,
batında retroperitoneal alan sağında parakaval bölgede ve sağ parailiak bölgede hafifi düzeyde sıvı dansitesi izlendiği (retroperitoneal hematom?), hematom kalınlığının en kalın yerinde 12 mmm olarak ölçüldüğü, takiplerinde eksploratif laparatomi kararı alındığı, künt travmaya bağlı akut batın nedeniyle abdominal travma hernisi, segmenter ince barsak ve segmenter sigmoid kolon rezeksiyonu yapıldığı, yara yerinde lokal enfeksiyon geliştiği, medikal tedavi ile düzeldiği, postop atoloji notunda; yaklaşık 15 cm ve 1,2 cm uzunluğunda nekrotik doku görünümünde barsak segmenti, yaklaşık 8 cm uzunlukta barsak segmenti olduğu,
rezeksiyon materalinde iskemik değişikliklerin görüldüğü,
2-Kişinin 03.06.2022 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde. Şahsın 2017 yılında iki aracın arasında kaldığını, ...
DH’ne başvurduklarını, başka bir yere sevk edilmediğini, olayda sağ ön koluna platin konulduğunu, el parmaklarını kullanamadığını, barsaklarının içeride parçalandığını, genel cerrahi operasyonu olduğunu, 25 gün hastanede yattığını, şu an tuvalet problemi yaşamadığını, efor kapasitesinde düşme, sağ kolunu kullanırken zorlanma şikayetlerinin olduğunu ifade ettiği, yapılan muayenesinde; yüz sınırları içerisinde lezyon tarif ve tespit edilmediği,
batın orta hatta dikey seyirli göbek deliğinin korunduğu 23x12 cmlik ciltten çökük yer yer ciltten koyu yer yer ciltten açık insizyon skarı, sağ ön kol iç yüz lateralde 15x0,2 cmlik ciltten açık renkte cilt seviyesinde insizyon skarı, sağ ön kol proksimal dorsalde 3x2 cmlik ciltten belirgin çökük cilt ile aynı renkte yara nedbesi, sağ kol dorsalde 4x2 cmlik hipopigmente alan (illiyetsiz) mevcut olduğu, Ortopedi: Sağ el dominant olduğu, EHA;
sağ el bilek ekleminde dorsiflex: 40°, palmarflex: 40°, radial deviasyon: 15°, ulnar deviasyon: 15°, sol el bilek ekleminde dorsiflex: 70°, palmarflex: 70°, radial deviasyon: 20°, ulnar deviasyon: 30° olduğu,
3-Dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde; 05.06.2017 tarihli Batın BT’de infraumblikal düzeyde geniş rektus diastazına sekonder batın ön duvarına herniye barsak segmentleri izlendiği, sağ psoas kası önünde retroperitoneal alanda hematom, L1-2-3-4 transvers proçes kırıkları, L3-4-5 spinöz proçes kırıkları izlendiği, 07.06.2017 tarihli ön kol grafisinde radius diafiz parçalı kırığı, 05.04.2022 tarihli grafide radius kırığının plak vida ile tespitli olarak kaynamış olduğu görüldüğüne göre;
Sonuç olarak;
Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 1950 doğumlu ... ...'un 05.06.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Şekil 2.6’ya göre %4+%4, Şekil 2.7’ye göre %1+%3, üst ekstremite özür oranı % 11, Tablo 2.3’e göre % 7, Tablo 1.7’ye göre %5+%5+%5+%5+%5, Balthazard formülüne göre tüm vücut özür oranı % 28 olarak tespit edildiğine göre;
1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 28 (yüzdeyirmisekiz) olduğu,
2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz dosyasının 07/12/2022 tarihli müzekkeresi ile sadece geçici bakıcı desteği ihtiyacının oluşup oluşmadığı ve süresi hususunda ek rapor hazırlanması istenilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 03/02/2023 tarihli ATK raporu sunulmuştur.
Raporda özetle;
" 1- ... Eğitim ve Araştıröa Hastanesi’nin 05.06.2017 giriş 25.06.2017 çıkış tarihli epikriz raporunda. Trafik kazası yaralanması nedeniyle gelen hastanın karnının üzerinden traktör geçtiğinin öğrenildiği, GKS:15, şuur açık, koopere, oryante olduğu, batında hassasiyet olduğu, alt esktremitede nörodefisit olmadığı, tetkiklerinde Lomber BT’de.
Sol L2, L3, L4 vertebralarda deplase transvers proçes fraktürü, L3, L4, L5 vertebralarda nondeplase spinöz proçes fraktürü tesapit edildiği, spinal korda bası yapan fragman saptanmadığı, cerrahi lomber patoloji düşünülmediği, çelik balenli lumbosakral korse ile immobilize edildiği, ön kol BT’de sağ radius Tip 2 açık fraktürü mevcut olduğu, hastanın 1. parmak ekstansiyon hareketini yapamadığı, radial sinir arazı olduğu, ortopedi tarafından elektif koşullarda opere edildiği, Batın BT’de; batın ön duvarda yaklaşık 13,5 cm çapında defekt mevcut olduğu, bu düzeyden herniasyon gösteren barsak ansı izlendiği,
batında retroperitoneal alan sağında parakaval bölgede ve sağ parailiak bölgede hafifi düzeyde sıvı dansitesi izlendiği (retroperitoneal hematom?), hematom kalınlığının en kalın yerinde 12 mmm olarak ölçüldüğü, takiplerinde eksploratif laparatomi kararı alındığı, künt travmaya bağlı akut batın nedeniyle abdominal travma hernisi, segmenter ince barsak ve segmenter sigmoid kolon rezeksiyonu yapıldığı, yara yerinde lokal enfeksiyon geliştiği, medikal tedavi ile düzeldiği, postop atoloji notunda; yaklaşık 15 cm ve 1,2 cm uzunluğunda nekrotik doku görünümünde barsak segmenti, yaklaşık 8 cm uzunlukta barsak segmenti olduğu,
rezeksiyon materalinde iskemik değişikliklerin görüldüğü,
2-Kişinin 03.06.2022 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde.
Şahsın 2017 yılında iki aracın arasında kaldığını, Adapazarı DH’ne başvurduklarını, başka bir yere sevk edilmediğini, olayda sağ ön koluna platin konulduğunu, el parmaklarını kullanamadığını, bağırsaklarının içeride parçalandığını, genel cerrahi operasyonu olduğunu, 25 gün hastanede yattığını, şu an tuvalet problemi yaşamadığını, efor kapasitesinde düşme, sağ kolunu kullanırken zorlanma şikayetlerinin olduğunu ifade ettiği, yapılan muayenesinde; yüz sınırları içerisinde lezyon tarif ve tespit edilmediği,
batın orta hatta dikey seyirli göbek deliğinin korunduğu 23x12 cmlik ciltten çökük yer yer ciltten koyu yer yer ciltten açık insizyon skarı, sağ ön kol iç yüz lateralde 15x0,2 cmlik ciltten açık renkte cilt seviyesinde insizyon skarı, sağ ön kol proksimal dorsalde 3x2 cmlik ciltten belirgin çökük cilt ile aynı renkte yara nedbesi, sağ kol dorsalde 4x2 cmlik hipopigmente alan (illiyetsiz) mevcut olduğu, Ortopedi: Sağ el dominant olduğu, EHA;
sağ el bilek ekleminde dorsiflex: 40°, palmarflex: 40°, radial deviasyon: 15°, ulnar deviasyon: 15°, sol el bilek ekleminde dorsiflex: 70°, palmarflex: 70°, radial deviasyon: 20°, ulnar deviasyon: 30° olduğu,
3-Dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde; 05.06.2017 tarihli Batın BT’de infraumblikal düzeyde geniş rektus diastazına sekonder batın ön duvarına herniye barsak segmentleri izlendiği, sağ psoas kası önünde retroperitoneal alanda hematom, L1-2-3-4 transvers proçes kırıkları, L3-4-5 spinöz proçes kırıkları izlendiği, 07.06.2017 tarihli ön kol grafisinde radius diafiz parçalı kırığı, 05.04.2022 tarihli grafide radius kırığının plak vida ile tespitli olarak kaynamış olduğu görüldüğü,
4-Kurulumuzun 29.07.2022 tarih ve 10990 karar nolu mütalaasında; Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 1950 doğumlu ... ...'un 05.06.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle
30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Şekil 2.6’ya göre %4+%4, Şekil 2.7’ye göre %1+%3, üst ekstremite özür oranı % 11, Tablo 2.3’e göre %7, Tablo 1.7’ye göre %5+%5+%5+%5+%5, Balthazard formülüne göre tüm vücut özür oranı %28 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %28 (yüzdeyirmisekiz) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğuna göre;
Sonuç olarak;
Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 1950 doğumlu ... ...'un 05.06.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle;
Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunmuşlardır.
Mahkememiz dosyasında Kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın ATK ... ihtisas dairesine gönderilmesine karar verilmiş olup, 13/04/2023 tarihli ATK raporunda özetle;" Meydana gelen kaza neticesinde traktörü bataklıktan kurtarmak için uğraşan ekip ... ...'u iki traktör arasından çıkararak ana yola götürüp ambulansa teslim etmişlerdir. Kaza mahallinde inceleme yapılmamış, trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmemiş ve ceza aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden tahkikatın sonlandırıldığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde kusura yönelik tespit yapılabilecek tek veri, ... ...'un ifadeleridir.
... ...'un yaralanmasına yönelik olarak ... plakalı traktörün ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş'ye yönelik olarak davanın yöneltildiği anlaşılmaktadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından verilen cevap dilekçesinde kazanın, karayolu dışındaki bataklıkta meydana geldiği ve karayoluna haiz olmayan bir yolda kazanın meydana geldiği için trafik kazası olmadığına yönelik iddiaları görülmüştür. Kazanın ispat edilmediği vurgulanmaktadır.
Meydana gelen olay yeri ile ilgili ayrıntılı bilgi dosya içerisinde bulunmamaktadır. Olay mahalli fotoğrafları, araçların fotoğrafları görülmemiştir. Gelişen olaylara yönelik olarak kaza tespit tutanağı da düzenlenememiştir. Heyetimiz tarafından yapılan incelemeler neticesinde yaralanan ... ...'un ifadesine dayanılarak kusura yönelik kanaat oluşmuştur.
24.10.2017 tarihinde T.C. Yargıtay Hukuk Dairesi'nin 2017/1716 ssas numaralı dosyasının, 2021/915 sayılı kararında, kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu kabul edilmiştir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli değildir. Önemli olan fiilen bu amaçla kullanılmasıdır. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur şeklinde hüküm kurulmuştur.
Açıklanan tüm verilerle meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak heyetimizin kanaati aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.
Mevcut bulgulara göre;
A. Sürücü ... ..., bataklık alanından idaresindeki traktörü ile birlikte çıkmaya çalışırken zemin ve lastiğinin şartlarını dikkate alarak seyrini sürdürmesi gerekirken bunu yapmadığı ve aracını kaydırarak sevk hatası da yapmak suretiyle traktöre ve yanında bulunan ... ...'a çarptığı anlaşılmış gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunmuştur.
B. Davacı yaya ... ..., bataklıktan traktör kurtarma çalışmasından sonra traktörünün yanında bulunduğu esnada öngörülemez bir şekilde bulunduğu alana yönelen traktöre karşılık olarak kazayı önleyebilme imkanının bulunmadığı anlaşılmış gerçekleşen kazada kusursuz bulunmuştur.
Sonuç olarak;
A. Sürücü ... ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B. Davacı yaya ... ...'un kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Geçici ve sürekli iş gücü kaybı yönünden hesap yapılması için dosyanın AKTÜER bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasında 04/08/2023 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
Raporda özetle;
" Kusur Durumu; Adli Tıp Kurumu- Trafik İhtisas Dairesinin 13/04/2023 tarih 5658 karar numaralı mütalaasında;
A. Davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı traktör sürücüsü ... ...'nun %100 oranında kusurlu olduğu,
B. Davacı yaya ... ...'un kusursuz olduğu kanaatinin bildirildi;
İşbu raporda belirtilen kusur oranları dahilinde hesaplama yapılmış ise de elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir.
Maluliyet Raporu;
Adli Tıp Kurumu- ... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29/07/2022 tarih ... karar numaralı raporda; ... ve ... oğlu 08/10/1950 doğumlu ... ...'un 05.06.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde;
1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının %28 (yüzdeyirmisekiz) olduğu,
2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu,
Adli Tıp Kurumu- İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/01/2023 tarih 1591 karar numaralı raporda;
Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 1950 doğumlu ... ...'un 05.06.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle;
Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, oy birliği ile mütalaa olunduğu,
Maddi Zarar;
Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacının 05/06/2017 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası;
4 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 5.083,00 TL olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı,
%28 Maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 306.187,44 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin azami sorumluluğu 330.000,00 TL dahilinde bulunduğu,
Davacının sürekli ve/veya geçici olarak bir başkasının bakımına ihtiyacı olmadığının ATK raporunda belirtilmiş olmakla, geçici bakıcı giderlerinden söz edilemeyeceği,
22/09/2021 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortalı araç traktör) davalı şirketinden tazminat talep edilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Sayın Mahkemeye ait olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunmuştur.
Dosyada mübrez belgelerde; Davacı ... ...'un 05.06.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, 4 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının, geçici iş göremezlik zararının 5.083,00 TL olduğu, %28 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, sürekli maluliyet zararının 306.187,44 TL olduğu tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne, sabit görülmeyen ve belgelendirilemeyen geçici bakıcı giderine yönelik 100,00 TL talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/594, K. 2023/836, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama