KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/493 Esas
- Karar no
- 2024/663
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/02/2022
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, alacaklı tarafın icra takibine dayanak olarak göstermiş olduğu senedin alacaklı tarafından hükümleri yerine getirilmediğini, bahse konu olan senetlerin, karşılıklı sözleşme yapılarak eğitim verme hizmeti karşılığında yapıldığını, ancak alacaklı tarafın bu hizmeti vermemiş olmakla birlikte kendisini, diğer bütün velileri ve öğrencileri mağdur ettiğini, 2019-2020 tarihli yapılan senetlerle birlikte eğitimin başlayacak olmasını, fakat 28 Aralık 2019 tarihinde öğretmen ücretlerini şirket ödemediği için öğretmenlerin toplu olarak işi bıraktıklarını,
bu sebepten öğrencilerin 2019-2021 yılı eğitim döneminde eğitim alamadıklarını ve eğitim haklarının sekteye uğradığını, 2020 yılında sözleşme yaptıkları ve mağdur edildikleri firmanın şirketini devrettiğini, devralan şirketle yeni bir sözleşme yaptıklarını ve akabinde yeni senet imzaladıklarını ve bu senetlerin bütün ödemelerini yaptıklarını, şirketin yeni sahiplerinin kendisine ıslak imzalı borcu yoktur yazısı verdiklerini, iş bu nedenlerle, kambiyo senetlerine ilişkin olarak yapılan icra takibine itirazının kabulü ile icra takibinin durdurulmasına ve yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmediğini, davacının müvekkili şirketin ... A.Ş. İle doğrudan bir bağlantısı bulunmamakta, müvekkili şirketin davacının imza altına almış olduğu takibin konusu bonoların cirantası konumunda bulunduğunu, dava dışı ... Lisesi (... Savunma ve ...
Sanayi A.Ş.) tarafından davacıya sunulan borcu ve alacağı olmadığına ilişkin "tutanak" hakkında müvekkili şirketin bir bilgisi ve yükümlülüğünün bulunmadığını, dosyaya sunulan tutanağın müvekkili bilgisi dahilinde olmadığını, müvekkili şirket yetkililerince imzalanmamış, senetlerin karşılığı olan paranın müvekkil tarafından teslim alınmadığını, davacı tarafından sunulan tutanak adlı evrakta müvekkil şirketin kaşesi, yetkili birinin adı soyadı ve imzası bulunmadığı gibi dekontta bulunan imzanın da müvekkiline ait olmadığını, dava dışı şirket tarafından bir ödeme varsa dahi bilgilendirme yapılmadığını,
davacı tarafından eğitim verilmediği iddiasının tamamen asılsız olduğunu, müvekkili şirketin temel ilişkiden bağımsız olup ciranta konumunda ve yetkili hamil olduğunu, kişisel defilerin müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğinden kabulünün mümkün olmadığını, iş bu nedenlerle görevsiz mahkemece açılmış ve arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, müvekkili şirket yetkililerince yapılan bir ödeme bulunmadığından alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan haksız davanın esastan reddine, husumet bakımından itirazlarının kabulüne,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve 26/05/2022 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmekle yukarıdaki esas sırasına kaydedildiği tespit edildi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; dava kambiyo senedine istinaden başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlık davacının takibe konu senetlerden dolayı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas - 2022/... Karar sayılı kararı ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve dosya mahkememiz esasına kaydedilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; davacı tarafından davalı taraf lehine eğitim hizmeti verilmesi karşılığında davaya konu senetlerin tanzim edildiğini, ancak davalının eğitim hizmeti vermediğini, 2020 yılında sözleşme yaptıkları firmanın şirketi devrettiğini, yeni şirket sahipleri ile yeni senet imzalandığını ve bu kişiler tarafından kendisine borcu yoktur yazısı verildiğini beyan etmiş ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davanın reddi isteminde bulunmuştur.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici".
3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken. 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda davadaki uyuşmazlık,davacının çocuğunun davalıya ait kurumda öğrenim görmesi nedeniyle okul ücretinin ödenmesi amacıyla verildiği iddia edilen bonolardan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyamız davacısı, 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca tüketicidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki hukukî ilişkinin dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekir.Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan Kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, HMK'nın 114/1-c ve 115/1 maddesi gereğince mahkemece görev hususunun resen gözetilmesi gerekir. Taraflar da davanın her aşamasında görev itirazında bulunabilirler. Açıklanan nedenlerle mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal mahiyette Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2021/2142 E., 2021/2221K., Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2018/344 E., 2018/438 K. Sayılı ilamı)
Katip ... · (e-imza) Hakim ... · (e-imza)
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/493, K. 2024/663, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama