KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/709
- Karar No
- 2023/390
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/475 Esas
- Karar no
- 2023/396
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/07/2022
Karar Metni
1.561 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davalının müvekkiline ticari satımdan kaynaklı olan borcundan dolayı ... İcra Dairesi 2021/...
Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalıya borcu bulunmadığından bahisle asıl alacağa, faize ve ferilerine itirazda bulunmuş olduğunu ancak davalının itirazının haksız olduğunu, davalıya icra dosyasındaki alacağın dayanağı olarak gösterilen cari hesap alacağının ödeme emri ekinde tebliğ edilmiş olduğunu, bu cari hesapta işlenmiş olan tüm faturalara ait ticari işler davalı borçlu ile yapılmış ve karşılıklı mutabakatlar sağlanmış olduğunu, ayrıca yine belge münderecatına ilişkin bir davalı borçlu ile yapılmış ve karşılıklı mutabakatlar sağlanmış olduğunu,
ayrıca yine belge münderecatına ilişkin bir itirazı da söz konusu olmadığını, bu nedenle borca itirazın haksız ve dayanaksız olduğundan iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca işbu davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, ticari satımdan kaynaklı olarak davacının ödenmeyen cari hesap alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine davacıya ticari satımdan kaynaklanmış olan borcundan dolayı ... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun müvekkiline borcu bulunmadığından bahisle asıl alacağa, faize ve ferilerine itirazda bulunması üzerine takibin durdurulmuş olduğu, işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, UYAP sisteminden celp edilen icra dosyası üzerinden yapılan kontrolde davacının ... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı icra dosyasından 6.967,68 TL asıl alacak, takip öncesi 903,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 7.871,38 TL alacak isteminde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında davalının tacir mi yoksa esnaf mı olduğu, mahkememizin görevli olup olmadığı hususunda yapılan incelemede davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine ve ... ne yazılan müzekkereye verilen cevaplar uyarınca davalının gerçek kişi tacir olduğu, ticari işletme kaydının bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılarak yargılamaya devam olunmuştur.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında mahkememizin 1 nolu ön inceleme celsesinde taraflara ticari defter ve belgelerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş olup davalının duruşmalara katılmaması sebebiyle duruşma zaptının kendisine tebliğine rağmen süresi içerisinde ticari evrakları ibraz etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile bilirkişiden rapor alınmış olup Mali müşavir bilirkişisi ... tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan 15.02.2023 tarihli raporda özetle;
Davacı yanın Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu,
Davalı yan tarafından ticari defterlerin incelemeye sunulmamış olduğu,
Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 11/02/2021 tarihi itibariyle, davacı yanın davalı yandan 4.568,76 TL Alacaklı oldukları,
Davacı tarafından davalı yana 2019 yılında düzenlenmiş ve davacı alacağını oluşturan faturaların davalı yana E-Arşiv faturası olarak düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların dayanağı olan irsaliyelerde, dolayısıyla ürünlerin davalı yana teslimine ilişkin isim ve imzalar olduğu,
Davacı ve davalı yanın Tacir olduğu,
Taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye ve davalıyı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,
Davacı yan 11.02.2021 tarihli icra takibinde 6.967,68 TL'lik Alacak için 903,70 TL işlemiş faiz talep etmiştir. Bir alacağa faiz talep edilebilmesi için, ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması, taraflar arasında bir sözleşme olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dosya içeriğinde taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye ve davalı yanı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye rastlanmamış olduğu, ancak dava konusu ürünlerin teslim edildiğine dair irsaliyelerde isim ve imza olduğu, bu nedenle TTK.1530'a göre vade 30 gün kabul edilerek işlemiş faiz hesabı yapılmış olup, işlemiş faiz tutarı 767,64 TL hesaplanmıştır.
Davacı yanın işlemiş faiz dahil alacak tutarının (4.568,76 TL+767,64 TL) 5.336,40 TL hesaplanmış olduğu, mahkememize bildirilmiştir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır.
Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir.
Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).
Dosya kapsamı itibari ile hazırlanılmış olan bilirkişi raporları, taraflarca ibraz edilmiş olan deliller değerlendirildiğinde taraflar arasında devam eden bir ticari ilişkinin bulunduğu, icra takibine dayanak yapılan alacağın kaynağı faturalarda faturaya konu malın teslimine ilişkin kayıtların bulunduğu, davalı tarafın mahkememizce verilen kesin süre içerisinde belgelerini ibraz etmemesi sebebiyle HMK m.222 hükmü uyarınca ibrazdan kaçınmış sayıldığı,
işbu hali ile davacı tarafından davalıya düzenlenilmiş olan faturalardan kaynaklı olarak davacının alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varılmakla denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 4.568,76 TL asıl alacak, takip öncesi 767,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 5.336,40 TL talep edebileceği kanaatine varılmakla işbu tutar üzerinden davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır.
Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 4.568,76 TL 'nin %20'si olan 913,75 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/709, K. 2023/390, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama