İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/862 K.2024/492

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Esas2022/862Karar2024/492Tarih16 Temmuz 2024Okuma10 dk · 2.037 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
16 Temmuz 2024
Esas no
2022/862 Esas
Karar no
2024/492
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
13/12/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.037 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. ZMMS poliçesi ile sigortalı olmayan plakasız tescilsiz motosiklet 11.12.2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde iken, sürücü ... sevk ve idaresindeki ...

Plakalı araç ile çarpıştığını, çift taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde motosiklet sürücüsü olan müvekkillerinin oğlu ...'ın vefat ettiğini, davalı yanın müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi gerektiğini, davalı yana bir çok kez usulüne uygun başvuru yapılmasına rağmen mütevaffanın motosikletinin tescilsiz ve sigortasız olması nedeni ile tazminat taleplerini ret ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... için 152.428,30TL,

... için 115.571,70TL olmak üzere toplam 268.000,00TL destekten yoksunluk tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya neden olan aracın mevcut statüsü ve türü nedeniyle müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, sürücü müteveffanın kusuruna isabet eden tazminat talepleri teminat dışı olduğunu, talebin teminat dışı olması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan reddini, davadaki talepler zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca zamanaşımı süresi dolduğunu, müvekkili kurum,

davacıların mirasçılık sıfatı sebebiyle müteveffa sürücü destek için ödenecek olan tazminatı davacılara rücu edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın oluşundaki kusur oranlarının tespiti ve kazanın iddia edildiği şekliyle gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, tazminat hesaplaması kaza tarihi dikkate alınarak PMF tablosuna göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanmasını, müteveffa sürücü ehliyetsiz ve aynı zamanda kask takmadığını, ölü muayene otopsi tutanağında, ölüm sebebi olarak kafa travması gösterilmiş, baş bölgesinde çok sayıda darbe aldığını, ayrıca sürücü belgesi de bulunmadığını, ...

Hesabı’nın Sorumluluğu kaza tarihindeki trafik sigortası teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davanın öncelikle usulde reddini, aksi kanaat halinde zamanaşımı sebebiyle reddini, aksi kanaat halinde yapılacak yargılama neticesinde haksız davanın esastan reddini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Somut olay bakımından yapılan incelemede; davacıların murisi ...'ın, kendi sevk ve idaresindeki ZMMS kapsamında sigortası bulunmayan plakasız ve tescilsiz motosikleti ile 11.12.2014 tarihinde dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç ile çarpışmak suretiyle geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde vefatı sebebiyle davacı anne ve baba tarafından öncelikle ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasından tazminat davasının açılmış olduğu, yargılama yapılarak bilirkişi raporları alınmış ise de karar aşamasında 3. Kez takipsiz bırakılma sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğu, işbu kez davacılar vekili tarafından anılan dosyada alınan bilirkişi raporları uyarınca davacı anne ... için 152.428,30 TL, davacı baba ... için 115.571,70 TL olmak üzere toplam 268.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacılara verilmesi istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.

Davalının zamanaşımına yönelik olarak itirazda bulunmuş olması sebebi ile inceleme yapıldığında TBK'nın 72. Maddesinin "(1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca meydana gelen kazada davacıların desteğinin ölmüş olması nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66. madde hükümlerine göre ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup 11/12/2014 kaza tarihi ve eldeki dava tarihi göz önüne alındığında, KTK'nın 109 ve 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66. madde hükümlerine göre ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olması sebebiyle davalının zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,

“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır.

... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesinin "(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur.

(2) Hesaba;

a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,

... başvurulabilir. Bakanlar Kurulu, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç bakımından işbu hükme dayanılarak davalıya husumet yöneltildiği görülmüş olup mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/9888 Esas, 2022/16836 Karar Sayılı, 06.12.2022 Tarihli "... Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.

... Somut olayda da; davacıların desteği tam kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacılar destekten yoksun kalan sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuştur. Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu, işleten (veya sürücü) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır.

Davacının uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır.

Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi,

işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketi zararın tamamından sorumlu olacağından, davacıların davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir.

(YHGK., 15/06/2011 gün ve 2011/17-142 Esas - 411 Karar; YHGK., 22/02/2012 gün 2011/17-787 Esas, 2012/92 Karar; YHGK., 16/01/2013 gün, 2012/17-1491 Esas, 2013/74 Karar)." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin talepte bulunabileceği kanaatine varılarak yargılamaya devam olunmuştur.

İşbu davada davalı ... Hesabı'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden ve davalı tarafça sorumluluğun bulunmadığına yönelik itiraz edilmiş olduğunda öncelikle müteveffa sürücü yönetimindeki motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.

Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.

Anılan düzenlemeler gereği, müteveffa sürücünün kullandığı motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması gerekmekte olup bu kapsamda yargılama esnasında toplanan deliller ile birlikte makine mühendisi bilirkişinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda müteveffanın kullandığı motosikletin zorunlu trafik sigortası yaptırması gereken araçlardan olduğunun tespit edildiğinin mahkememize bildirilmesi akabinde davalı ...

Hesabı'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olacağı kanaatine varılmakla aktüerya uzmanı bilirkişisinden rapor alınmıştır.

Aktüerya uzmanı bilirkişisi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;

11.12.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre belirlenen zarar tutarından %20 müterafik kusur indirimi sonucu ...'ın vefatı nedeniyle;

a)Davacı Anne ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 782.942,28 TL,

b)Hak sahibi Baba ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının zararının 549.770,35 TL olduğu,

Tüm hak sahiplerinin destek zararı toplamı davalının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu 268.000,00 TL'lik limiti aşması nedeniyle; Davalının sorumluluğunun 268.000,00 TL limit ile sınırlı olacağı,

Dava dilekçesinde;

Anne ... için 152.428,30 TL

Baba ... için 115.571,70 TL olmak üzere;

TOPLAM 68.000,00 TL talepte bulunulduğu,

Başvuru tarihine göre temerrüdün 23.02.2017 tarihinde gerçekleşmiş olacağı,

Sigorta poliçesi bulunmayan aracın hususi nitelikte motosiklet olduğu,

Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.

Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin davalının poliçe limitini aşmakta olduğu, bu sebeple davacı anne ...'ın davalıdan 152.428,30 TL, davacı baba ...'ın ise 115.571,70 TL tazminat isteminde bulunabileceği kanaatine varılarak somut olayda davacı tarafça dava açılmadan önce 05.08.2023 tarihinde başvuru yapılmış olduğu, davalı tarafça davacıya herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu, işbu hali ile KTK m.99 hükmü uyarında davalı ... Hesabı'na başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası tarihi olan 23.12.2017 tarihinde davalının temerrüte düştüğü kabul edilerek işbu tarihten itibaren yasal faiz işletilmek kaydıyla davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davacı ...'ın davasının KABULÜ ile; 11/12/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 152.428,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 23.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

2-Davacı ...'ın davasının KABULÜ ile; 11/12/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 115.571,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 23.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

3-Alınması gereken 18.307,08-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 915,35-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 17.391,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacılar tarafından sarf edilen dava açılış gideri : 1.133,65 TL (başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplamı), davetiye, posta gideri: 127,00-TL, bilirkişi ücreti 4.500,00-TL olmak üzere toplam: 5.760,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

5-Davacı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 24.388,53-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

6-Davacı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 18.491,47-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,

8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/862, K. 2024/492, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/862
Karar No
2024/492
Tarih
16 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/863 K.2024/596
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/863 K.2024/550
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/864 K.2024/828
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/865 K.2024/536
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/866 K.2024/461
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/866 K.2024/491

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.