KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/588 Esas
- Karar no
- 2024/846
- Dava
- Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/09/2023
Karar Metni
2.001 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı şirket arasında 19.05.2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve 19.05.2015 tarihli Bayilik Protokolü akdedildiğini, diğer davalı ... ... ise bu sözleşme ve protokolü 5 yıl süre ile garantör sıfatıyla imzalandığını, imzalanan sözleşmeler ile davalı şirketin müvekkilinin 19.05.2020 tarihine kadar bayisi olması sağlanmış ve davalıya bayilik hakkı tanındığını, işbu bayilik ilişkisi ise süre bitimi olan 19.05.2020 tarihinde sona erdiğini, bayilik ilişkisi nedeniyle davalıya teslim edilen ve müvekkiline iade edilmeyen ariyetlerin bedelinin tahsili gerektiğini,
davalı yan ise işbu ariyetleri bugüne kadar haksız bir şekilde iade etmediğini, bu kapsamda, ariyetlerin iade edilmemesi nedeniyle, davalı yanın müvekkili şirkete vermiş olduğu 24.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubu paraya çevrilerek.
5.000,00 TL'si cari hesap borcundan, 19.000,00 TL'si ise iade edilmeyen ariyetlerin bedelinden mahsup edildiğini, tazmin edilen teminat mektubuna istinaden de davalı bayiye KDV dahil 19.203,21 TL'lik demirbaş faturası kesildiğini, her ne kadar işbu fatura davalı yana tebliğ edilmiş ise de, haksız bir şekilde kabul görmemesinden dolayı bu sefer müvekkili şirket tarafından 29.12.2020 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlenmek zorunda kalındığını, Davalıya teslim edilen ariyetlerin müvekkile iade edilmemesi nedeniyle bedellerinin karşılığı olarak şimdilik 10.000-TL'lik kısmının,
fazlaya ilişkin her türlü talep hakkımız saklı kalmak ve davalı ... ...'ın yalnız 120.000-TL tutarında sorumlu olması kaydıyla, davalılardan tahsilini, alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilmesini, bu talep kabul edilmez ise dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi oranında faiz işletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme süresinin sona ermesi ile birlikte 21.08.2020 tarihinde dek müvekkili şirket kurumsal giydirmenin ve dava konusu diğer ariyetlerin davacı şirketçe teslim alınması için çaba sarf ettiğini, bölge müdürlüğü başta olmak üzere davacı şirket temsilcilerine bu eşyaları almaları gerektiğini ifade ettiğini, davacı tarafın bu çağrılara cevap verilmemesi üzerine 21.08.2020 tarihinde ...
Noterliği ... yevmiye numaraları ihtarname müvekkili şirket tarafından karşı tarafa gönderildiğini, kurumsal giydirmeyi teslim almalarını ve davacı şirket nezdinde bulunan teminatın iadesini talep ettiğini, söz konusu ihtara davacı tarafından bir cevap verilmediğini, teminatın iadesi de sağlanmadığını, bunun üzerine müvekkil şirket 04.09.2020 tarihinde davacı tarafa ...
Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarı gönderdiğini, ihtarda, kurumsal giydirme ve otomasyon malzemelerinin teslim alınmasını ve bunlar için davacı şirkete verilen teminatın iadesini talep ettiğini, kurumsal giydirmenin çok fazla yer kaplayacak nitelikte olması, müvekkiline ait petrol ofisinin şehir dışında ıssız bir alanda olması,
yine petrol istasyonunun olduğu bölgede birden fazla hurda ve çöp geri dönüşüm tesisinin bulunması ve bu durumun da dava konusu ariyetlerin hırsızlığa konu olması ihtimalini doğurması akabinde müvekkili şirket söz konusu 5 yıllık kurumsal giydirmeyi satmak mecburiyetinde kaldığını, davacı şirket sözleşmenin bitiminden sonra yerine getirmesi gereken borçlarını yerine getirmeyerek alacaklı temerrüdüne düştüğünü, haksız olarak müvekkili şirketin vermiş olduğu teminatı iade etmeyi reddederek paraya çevirdiğini, müvekkili şirket 6 ay boyunca bünyesinde bulunan ariyetleri iade etmeyi amaç haline getirdiğini,
ancak tüm istek ve taleplerine rağmen davacı şirketten herhangi bir muhatap bulamadığını, söz konusu ariyetleri hırsızlık tehlikesi nedeniyle satma kararı almak mecburiyetinde kalındığını, bu duruma ilişkin de satış işleminden önce davacı tarafı ihtarname gönderilmesi suretiyle uyardığını, belirtilen tüm ariyetler beş yıllık süre boyunca olağan kullanım neticesinde hurda niteliğine kavuştuğunu, haksız olarak açılan işbu davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmesinden kaynaklı davalıya teslim edilen ariyet bedellerinin iadesi istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı ... Ticaret A.Ş.'nin ... markası altında faaliyet gösteren bir akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davalı ... Tic. Ltd.
Şti. ile davacı arasında 19.05.2015 tarihinde Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve 19.05.2015 tarihinde Bayilik Protokolü akdedildiğini, diğer davalı ... ...'ın sözleşme ve protokolü 5 yıl süre ile garantör sıfatıyla imzalamış olması sebebiyle 120.000,00 TL'ye kadar sorumlu olduğunu, 19.05.2020 tarihinde bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, sözleşmenin başlangıcında davalıya teslim edilen birden fazla ariyet (kurumsal kimlik, otomasyon,
1 adet hava su saati ve 1 adet madeni yağ makinesi) olmasına rağmen sözleşmenin sona ermesi akabinde işbu ariyetlerin davacıya teslim edilmediğinden bahisle davalının davacıya vermiş olduğu 24.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubunun paraya çevrilerek.
5.000,00 TL'si cari hesap borcundan, 19.000,00 TL'si ise iade edilmeyen ariyetlerin bedelinden mahsup edildiğini, ancak bu tutarın ariyetlerin bedelini karşılamaya yetmediğinden bahisle şimdilik 10.000,00-TL üzerinden işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından birden fazla ariyet için tek bedel belirtilmiş olması sebebiyle sözleşmenin ne şekilde sona erdiğine, feshine ilişkin açıklama yapmak, varsa tutulan tutanaklar, belgeleri ibraz etmek, sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen ve iade edilmemesi sebebiyle iş bu davaya konu edildiği beyan edilen ariyetleri kalem kalem belirtmek ve her bir ariyetlerin dava konusu değerini ayrı ayrı açıklamak üzere verilen süre uyarınca sunulan beyan dilekçesinde.
Bayilik Protokolünün 5 yıl süreli olarak yapıldığını ve sözleşmenin, bu sürenin bitimi ile sona erdiğini, taraflarca bir fesih yapılmadığını, Kurumsal Kimlik için 6.000,00-TL, Otomasyon için 3.00000-TL, Hava su saati için 500,00-TL, Madeni yağ makinesi için ise 500,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalılar tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise davacının söz konusu ariyetleri teslim almada temerrüde düştüğü, davacı tarafça teslim alınmaması üzerine yıpranan ariyetleri hurdaya 10.000,00 TL bedel karşılığında satıldığının beyan edilmiş olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında taraf vekillerine taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında davalının işletmekte olduğu akaryakıt bayine davacı tarafından sağlanan demirbaşların listesine, söz konusu demirbaşların sözleşmenin akdedilmesi akabindeki halini ve davalı tarafça satıldığı tarihteki hallerini gösterir fotoğrafların bir suretini mahkememize ibraz etmek üzere süre verilmiş ise de buna ilişkin davacı tarafça herhangi bir belge sunulamadığı görülmekle davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olup bu kapsamda alınan mali müşavir raporunda özetle;
Davacı şirket ticari defterleri dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 19.11.2020 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 4.796,79-TL cari hesap alacağı olduğu, davacı şirketin davalı şirketten 30.04.2020 tarihinde aldığı 24.000,00-TL teminat mektubunu 24.11.2020 tarihinde bozarak davalı şirkete 19.203,21-TL borçlandığı, bu tutar için davacı şirketin davalı şirkete 31.12.2020 tarihinde ariyet bırakılan demirbaş için 19.203,21-TL kısmi fatura düzenleyerek hesabı kapattığı, bu tutarın toplam demirbaş maliyetinden düşülmesi gerektiği,
Davacı şirketin davalı şirkete ariyet olarak bıraktığı demirbaşlara ait 118.150,30-TL maliyet yüklendiği, davalı şirket tarafından demirbaşların 10.000,00-TL bedelle hurdaya satılarak parasının tahsil edildiği, özetle demirbaşların davacı şirkete geri verilmediği,
Tüm bu nedenlerle; davacı şirketin, davalı şirkete sözleşme başlangıcında ariyet olarak bıraktığı ve geri alamadığı demirbaşlardan dolayı 118.150,30-19.203,21 = 98.947,09-TL alacağının olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
İşbu rapor akabinde davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 98.947,09-TL'nin davalılardan tahsili talep edilmiş ve bu kapsamda eksik harcın yatırılmış olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında talimat mahkemesi aracılığı ile beyanı alınan davalı tanığı ... ...'ın "Ben "... Akaryakıt" isimli teknik bakım şirketinin sahibiyim. Bana sormuş olduğunuz ... Ticaret'e ait akaryakıt istasyonunun teknik bakım ve onarım işlerini zaman zaman yapmış olmam sebebi ile davalı şirketi ve bu şirketin yetkilisi olan davalı ...'ı tanırım. Davacı şirketi ise şahsen olmasa da kurumsal olarak bilirim. ... ismi ile akaryakıt satışı yapan bir şirkettir.
Davacı şirket ile, davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi yapıldığını ve bir süre davalı şirketin davacının bayisi olarak faaliyet gösterdiğini biliyorum. Yaklaşık iki-üç yıl önce davalı ... beni çağırarak, davalı şirkete ait akaryakıt istasyonundaki hava ve su makineleri ile yağ makinesini ikinci el makine olarak satmak istedi. Fakat bu makineler fazla yıpranmış olduğu ve masraf gerektirdiği için ben bu makineleri almak istemedim.
Bana başkasına satış konusunda kendilerine yardımcı olmamı söylediler. Ben de makinelerin aşırı yıpranmış olması sebebi ile ancak hurdacıya satabileceklerini söyledim. Bunun üzerine ben oradayken bir hurdacı çağırdılar. Hurdacı kilo ağırlığına göre net rakam vereceğini ama yaklaşık olarak 10.000,00 - 12.000,00 TL gibi bir rakam verebileceklerini söyledi. Ben oradayken hurdacı ile bir anlaşma yapmadılar ama sonrasını bilmiyorum.
Ayrıca ben bu makinelerin davacı ... 'e ait olup davalı şirkete ödünç verildiğini ve davacı ... tarafından neden geri alınmadığını bilmiyorum. Dediğim gibi dava tarafı şirketlerin çalışanı değilim, sadece davalı şirkete ait akaryakıt istasyonunda zaman zaman teknik bakım ve onarımı yapan şirketin sahibiyim." şeklindeki beyanı ve diğer tanık ... ...'ın " Ben 20/01/2020 tarihine kadar 3,5 yıl davalı şirket nezdinde personel sorumlusu olarak çalıştım.
İşten çıktığım tarihten sonra davalı şirketi vekaleten temsil etmekteyim. Akaryakıt bayiliğinde, davacı tarafından temin edilen farklı boyutta hatırladığım kadarıyla 7-8 adet tabelalar, 1 adet yağ makinesi, 1 adet hava makinesi bulunmaktaydı. Sözleşmenin bittiği tarihten sonra davacı şirketi, davalı şirket yetkilileri bir kaç kez aradı ancak ariyetlerin sökülmesi veya teslim alınması için görevli kimse gelmedi, kimse de aramadı.
Hatta saha müdürleri iki günde bir petrol ofisinin önünden görevleri gereği geçiyorlardı ve bu durumu onlara belirtmeme rağmen herhangi bir işlem yapılmadı. Daha sonra sökülme davalı şirket çalışanları tarafından yapıldı. Bunun üzerine davacı şirket bir kaç arandı ve yazılı olarak ariyetlerin teslim alınmasına yönelik ihtar çekildi ancak yaklaşık 6 ay boyunca teslim alan veya iletişime geçen kimse olmadı.
Sökülen ürünler 5 yıl boyunca kullanıldığından ve sürekli yağmur ve güneş altında olduğundan kullanılabilir halde değildi, pas ve kir içindeydi, hepsi hurda niteliğindeydi. Zaten 5 yıl sonunda yeniden bir sözleşme imzalanmış olsaydı ürünlerin tamamının değişmesi gerekecekti. Bayinin bulunduğu konum evlerin olmadığı, şehirler arası yolda tenha bir yerde bulunmaktadır. Bu nedenle ariyetlerin çalınma tehlikesi bulunmaktaydı.
Bildiğim kadarıyla ariyetlerin çalınma teşebbüsü olmadı ancak daha önce markette hırsızlık olayı yaşanmıştı. Biz çalışanlar olarak ariyetler sürekli gözetimimiz altındaydı. Sık sık kontrolünü sağlıyorduk. Ancak buna rağmen yemek ve tuvalet mollalarında ariyetler çalışmaya açık bir alandaydı.
Yaklaşık 6-7 ay kadar bekledikten sonra ariyetlerin hırsızlığa mahal verdiğinden ve sürekli başında beklememiz gerektiğinden şirket yetkilileri tarafından hurdacıya satıldığını biliyorum." şeklindeki beyanı da göz önünde bulundurulduğunda teslim edilen ürünlerin yıpranmış olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama esnasında alınan rapor kapsamında her ne kadar davacının ticari defterlerinde sözleşmenin kurulduğu tarih itibari ile davalıya teslim edilen ariyet bedellerinin 118.150,30-TL olarak yer aldığı belirtilmiş ise de bunun haricinde ariyetlere ilişkin başkaca herhangi bir bilginin yer almadığı anlaşılmakla davacının davalılardan ne kadar ariyet bedeli talep edebileceğinin tespiti bakımından öncelikle davalıya teslim edilen ariyetlerin marka, model, cins, adet bakımından bilgilerinin- ayırt edici özelliklerinin mahkememize ibraz edilmesi gerekmekte olup zira davalılar tarafından teslim edilen ürünlerin yıprandığı,
hurda haline geldiği iddia edildiğinden ve işbu iddianın sözleşme süresi olan 5 yıl göz önünde bulundurulduğunda hayatın olağan akışına uygun olması, bu hususta tanık beyanlarının bulunması sebebiyle davalıya teslim edilen ürünlerin cinsi göz önünde bulundurularak seçilecek uzman bir bilirkişi marifetiyle 5 yıllık yıpranma payı hesaplandığından ürünlerin tekrardan kullanılıp kullanılamayacağı, yıpranma paylarının ne kadar olduğu, hurda haline gelip gelmediği, gelmiş ise bedelinin ne kadar olduğuna yönelik bilirkişi raporu alınması akabinde davacının davalıdan alacağı olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
Bu kapsamda ilgili hesaplamanın yapılabilmesi amacıyla davacıya yargılama esnasında birden fazla kez süre verilmiş olup en son mahkememizin 15.10.2024 tarihli celsesinde verilen kesin sürede davacı vekili tarafından davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin davacı uhdesinde herhangi bir bilginin bulunmadığının beyan edilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı tarafça davacının ürünlerinin 10.000,00 TL bedel mukabilinde hurda olarak satıldığı kabul edilmiş olup buna ilişkin sunulan fatura da dikkate alındığında davacının davalıdan, davalının kabulü kapsamında 10.000,00 TL talep edebileceği kabul edilmiş ise de davacının ticari defterleri incelendiğinde davalının teminat mektubunun bozdurularak ariyet bedelleri kapsamında 19.203,21 TL'nin tahsil edilmiş olduğu anlaşılmakla bu bedel haricinde davalılardan talep edilebilecek fazla bir bedelin davacı tarafından ispatlanamadığı kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/588, K. 2024/846, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama