KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/224 Esas
- Karar no
- 2024/791
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 08/04/2024
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 21/02/2018 Tarihinde müvekkili çöp atmak için sokağa çıktığı esnada sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan kısımlarına çarpması sonucu ileri sağa doğru savrulan bu kamyonetin sokak girişinde çöp atmak için çöp bidonunun yanında olan müvekkiline çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin Sürekli Sakatlık Tazminat Bedeli için 500,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 500,00 TL Tazminat Bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın usulden ve esastan tamamen reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacıların trafik kazası nedeniyle sürekli sakatlık tazminatı talebi davasıdır.
Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacı vekili tarafından davadan feragat edildiğine dair 13/06/2024 havale tarihinde beyan dilekçesinin sunulmuş olduğu, davalı taraf ile sulh olmaları nedeniyle feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiş olduğu, davalı vekili tarafından 20/06/2024 havale tarihli dilekçesinde davacı ile sulhen mutabakata varıldığını, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
" şeklindeki düzenlemesi ile 6100 Sayılı HMK'nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. Maddesinin "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacının davasından feragat etmiş olduğunu beyan etmiş olması sebebiyle işbu beyan ile bağlı kalınarak hesaplama yapılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/224, K. 2024/791, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama