KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/405 Esas
- Karar no
- 2025/553
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 11/07/2024
Karar Metni
1.710 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ..-...-... plakalı araç, davalının ilgili bulunduğu ... plakalı aracın kusuruyla meydana gelen kaza sebebiyle hasara uğradığını, müvekkili şirket eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırarak sigortalısına sigorta tazminatı ödediğini, ...-...-... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin TTK.
Md. 1472 gereğince sigortalısının haklarına halef olduğundan; davalıların kusur/kusursuz sorumluluğunu karşılayan alacak için rücu hakkı doğduğunu, ayrıca işbu ödeme ile sigortalısından dava, alacak, talep haklarını temellük etttiğini, dava açılmadan önce, davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğünün 2023-...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek durmasına sebep olduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... araç müvekkili şirket tarafından 03.02.2023 - 01.02.2024 tarihleri arası ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup kaza tarihi itibariyle araç başına teminatı 120.000,00 TL limit ile sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün beyanı sadece önündeki araca çarptığı yönünde olup, ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpmasından kaynaklı hasara sigortalı aracın sebep olup olmadığı araştırılması gerektiğini,
sigortalı aracın çarpma şiddetiyle davacının sigortalı aracında meydana gelen hasarın oluşmayacağını, ... plakalı araçta meydana gelen hasarın ... plakalı aracın daha önce çarpması ile meydana geldiği ihtimalini arttırdığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporuna itiraz ettiklerini, parça fiyatları piyasa bedellerinin üstünde belirtildiğini, gerçeğe aykırı olarak tanzim edilen ekspertiz raporunun yargılamaya esas alınmamasını ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalanmış olan dava dışı sigortalının aracında oluşan hasarın davacı sigortacı tarafından ödenen bedelinin halefiyet hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı şirket nezdinde sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında 06/05/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının kendi sigortalısına ait aracın onarımı için yapmış olduğu 14.131,27 TL hasar ödemesinin ödeme tarihi olan 04/07/2023 tarihinden itibaren işlemiş 395,68 TL yasal faizi ile birlikte toplam 14.526,95 TL'nin davalıdan halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle davalı aleyhine....
İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatmış olduğu icra takip dosyasının davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davacının dava dilekçesinde itirazın iptali ile birlikte "14.131,27 TL hasar bedelinin, ödeme tarihi olan 04.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili" isteminde bulunmuş olması sebebiyle dava değerinin 14.526,95 TL olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi ve emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/12639 Esas, 2017/5840 Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.
(6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. ... Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir.
Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda işbu davada davacının dava dışı sigortalısına 04/07/2023 tarihinde 14.131,27 TL ödeme yapmış olması sebebiyle eldeki davada aktif husumetinin bulunduğu, davacının dava dışı sigortalısı olan ...'ın yerine geçerek davayı açmış olduğu,
bu kapsamda davada görev hususu irdelenirken davanın ... ile davalı sigorta şirketi arasında görülen bir dava gibi görülmesi gerektiği, davalı sigorta şirketine yöneltilen taleplerin taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmaması sebebiyle TTK kapsamında mutlak ticari dava olduğundan mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek yargılama yapılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bu kapsamda sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD, 2020/2303 E-2021/3171 K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyası evrakları, davacının aracının hasarının onarımına ilişkin evrakları bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişine tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle ;
06.05.2023 günü saat 23:40 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracı ile ... ... ilçesi ... caddesinde seyrederken trafiğin durmasıyla yavaşlayan ve önünde seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpmış, bu araçta çarpmanın etkisiyle önünde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı üç araçlı zincirleme bir trafik kazası meydana gelmiştir.
Dosya içeriğindeki veriler incelendiğinde ... plakalı araç sürücüsü ..., Karayolları Trafik Kanununun 52.b ve 52.c maddelerine göre "sürücüler, hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak ve diğer bir aracı izlerken bu durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak zorundadır" kuralını ihlal etmiş ve Karayolları Trafik Kanununun asli kusurlardan sayılan 84.d maddesindeki "arkadan çarpma" kusurunu işlemiş ve meydana gelen kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır.
... plakalı araç sürücüsü ... ve ... plakalı araç sürücüsü ..., trafik kurallarına uygun bir şekilde kendi şeritlerinde seyrederken arkadan gelip çarpan araca karşı da bir önlem alamayacaklarından meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığı görüşüne varılmıştır.
Dosyada Davacı şirkete sigortalı ... plakalı 2023 model ... ... marka ve tip aracın hasarı ile ilgili eksper ... ... tarafından düzenlenmiş 30.05.2023 tarihli bir Kasko ekspertiz raporu bulunmaktadır. Bu raporda, arka tampon ve arka tampon demiri yenilenmesi iskontolu 6.195,65 TL., işçilikler toplamı iskontolu 5.992,86 TL. ile hasar toplamı 12.188,51 TL. olarak ve %18 KDV ilavesi ile KDV'li hasar toplamı 14.382,44 TL. olarak verilmiş olup parçalar ve işçilikler ve bedelleri olayın oluş biçimi, resimlerde görülen hasar durumu ve günün rayiçlerine uygundur.
Şeklinde hazırlanan rapor mahkememize ibraz edilmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD, 2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı).
Bu sebeple somut olay bakımından yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu dekont sureti incelendiğinde 04/07/2023 tarihinde ödeme yapılmış olması sebebiyle ödeme tarihi ile takip tarihi olan 26/10/2023 tarihi arasında geçen sürede faiz talebinde bulunabileceği, davacının sigortalısına ait olan aracın hususi kullanıma özgü araç olması sebebiyle yasal faiz işletilmesi gerektiği, davacının da bu kapsamda yasal faiz işletmiş olduğu, icra takibinde talep edilmiş olan işlemiş faizin miktarının doğru olduğu görülmekle alınan bilirkişi raporu kapsamında davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/405, K. 2025/553, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama