KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/268 Esas
- Karar no
- 2025/256
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/09/2022
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin emekli imam olduğunu, hayatının hiçbir döneminde ticaretle uğraşmadığını, herhangi bir bankadan çek defteri almasının söz konusu olmadığını, müvekkili hakkında ... tarafından sahte kimlik düzenlendiğini, bu sahte kimlik ile müvekkili adına işletme kurulduğunu, mezkur işletmenin çok sayıda karşılıksız çeki piyasaya sürdüğünü, karşılıksız çekerin hamilleri müvekkilini borçlu göstererek icra takiplerinde bulunulduğunu, ayrıca karşılıksız çek düzenlediği iddiasıyla müvekkiline karşılıksız çek düzenlene suçundan ceza davalarının açıldığını, Türkiye'nin birçok farklı ilinde muhtelif zamanlarda defalarca gerçekleştiğini,
gerçekleşmeye devam ettiğini, müvekkilinin açılan ceza davalarından beraat ettiğini, açılan icra dosyalarında müvekkilinin borcu bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile ilgili icra dosyalarında müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespit edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, arabuluculuğa başvurulmadığından dolayı davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibinin 2007 yılında başlatıldığını, on yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, Dava konusu ... ... Şubesinin ... nolu hesabından verilen 30/03/2007 keşide tarihli ve 25.000,0 0TL bedelli çekin müvekkili dava dışı ... PLAST. SAN. VE TİC.
LTD .ŞTİ. İle arasındaki ticari ilişkin nedeniyle ciro yoluyla geçtiğini, huzurdaki davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Her bir davalının alacaklı olduğu dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarından takip konusu yapılan çek ve bonolardaki imzaların davacı eli ürünü olmadığı iddiası ile davacının menfi tespit talepli davası olduğu, davacı vekilinin 27/11/2023 tarihli dilekçesinde ..., ... ve ... dışındaki davalılar ile sulh olduğu belirtildiği görüldü.
Deliller: Dosya mevcudu,
Davacı vekilinin 05.12.2023 tarihli feragat dilekçesinde; Davalılardan ... aleyhine açılan davadan bu davalı yönünden davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı vekilinin 10.03.2023 tarihli beyan dilekçesinde; Davacı vekilinin feragat dilekçesi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizin 05/12/2023 tarihli duruşmasında davacı vekili; Celbedilen ceza dosyasından bilirkişi ve savcı çekteki imzanın müvekkile ait olmadığını beyan etmiştir ve müvekkil beraat etmiştir, bu nedenle ... (temlik alan ... ...) tarafından alacak talebine konu .... İcra dosyası yönünden dosyanın tefriki ile yeniden bilirkişiye gidilmeksizin davamızın kabulüne, diğer davalılar ile ilgili sulh ve feragat beyanlarımız ve kabul eden davalı yönünden de kabul beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz, dosyada Adli Yardım talebimiz kabul edilmiş olduğundan, karşı vekalet ücretleri dışında tüm yargılama giderlerini üstlenmeyi kabul ederiz, vekili bulunan davalılarla yapmış olduğumuz sulh ve feragatlerde karşı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmamaktadır dedi.
Mahkememizin 14/04/2025 tarihli duruşmasında; Davacı vekilinin bir kısım davalılar ile ilgili ayrı ayrı sulh, feragat ve davalı tarafından kabul beyanın bulunması, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmaması ve her bir davalıya ilişkin icra takip dosyasının farklı olması nedeniyle hukuk ve usul mahkemesi ve HMK 167/1 maddesi gereği davalılardan ... yönünden davanın tefriki ile mahkememizin 2025/268 Esasına kaydına ve yargılamasının bu esas numarasından devamına karar verilmiştir. Esas dava dosya yargılamasına devam edilmiştir.
Davadan feragat HMK 307. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davacının, talep ve sonuçlarından kısmen veya tamamen vazgeçtiği bir taraf işlemidir.
Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde, davadan feragate yetkili olduğu saptanmış, Feragat bildirimi de HMK’nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur.
Davacı vekili tarafından 05/12/2023 tarihli dilekçe ile dava açıldıktan sonra davacının dava konusu alacak talebi yönünden davadan feragat edildiğinden, karşı vekalet ücretleri dışında tüm yargılama giderlerini üstlenmeyi kabul ettiğini ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan edildiğinden, davalı vekilinin 10.03.2023 tarihli beyan dilekçe ile davacı vekilinin feragat dilekçesi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiğinden, davanın feragat nedeniyle reddine, taraf vekillerinin beyanı da dikkate alınarak,
davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin mahkememizin 2022/630 Esas sayılı dosyasında Adli Yardım taleplerinin kabul edilmiş olduğu göz önüne alınarak, kabul edilen davacı vekilinin adli yardım talebi doğrultusunda hazine tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/268, K. 2025/256, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama