KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/671 Esas
- Karar no
- 2025/990
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 16/09/2025
Karar Metni
1.478 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı araç 21.01.2025 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde tam ziya (pert) olduğunu, davalının tarafımıza gönderdiği 27.02.2025 tarihli Tam Ziya Hasar Mutabakatname, Temlikname ve İbraname Formu’nda aracın rayiç bedeli 5.500.000,00-TL olarak tespit edildiğini, bu bedelin 2.911.000,00 TL’sinin hurda satışından, kalanının ise sigorta poliçesi kapsamında davalı ... tarafından ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, poliçe kapsamında doğmuş bakiye tazminat alacağımız olan 2.589.000,00-TL bedelin tahsili için karşı tarafa önce ihtar çekilmiş akabinde ....
İcra Dairesi 2025/... Esas numaralı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacak tamamen karşılandığını, davacı açısından korunmaya değer bir hakkın mevcut olmadığını, davacı sigortalıya 16.07.2025 tarihinde 2.589.000,00-TL olarak müvekkil şirket tarafından ödendiğini, SDDK’nın 09.04.2025 tarihli kararı uyarınca müvekkil sigorta şirketinin temdit yetkisi kaldırıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birikte müvekkili sigorta şirketini, davacıya yapılan ödemesinde yaşanan gecikme kapsamında sorumlu tutmak hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin iskonto hakkı bulunduğunu, müvekkilinin KDV sorumluluğu bulunmadığını,
kabul anlamına gelmemek kaydı ile tazminat ödenmesi gerektiğine kanaat getirilmesi halinde poliçedeki kloz ve muafiyetlerin uygulanmasını, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan İtirazın iptali davasının reddini, icra takibnde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibinde asıl alacağın haricen ödenmesi üzerine alacağın ferilerine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı şirketin maliki olduğu ve davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı aracın 21.01.2025 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde davalıya yapılan başvuru akabinde aracın pert olarak kabul edilerek mutabakat kapsamında 5.500.000,00 TL'den sovtaj bedeli düşüldüğünde davalı tarafın ödemeyi taahhüt ettiği bakiye 2.589.000,00-TL'nin tahsili için davalı aleyhine başlatılmış olan .... İcra Dairesinin 2025/...
Esas sayılı icra takip dosyası akabinde davalı tarafından davacıya haricen asıl alacağın ödenmesi üzerine asıl alacağın ferilerine yönelik davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemiyle işbu davanın açılmış olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde "... Dava konusu icra takibi 13.05.2025 tarihinde açılmış olup, 16.07.2025 tarihinde müvekkilin hesabına davalı tarafından haricen ana para bedeli olan 2.589.000,00-TL gönderilmiştir.
Ancak takip masrafları, takip öncesi ve sonrası işlemiş faiz, yasal vekalet ücreti vb. tutarlar ödenmemiştir. Davalı yanca ödenmesi gereken tutar tarafımızca 697.590,69-TL olarak hesaplanmış ve dava da bu bedel üzerinden açılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
İcra takibi incelendiğinde davacı tarafından 2.589.000,00-TL asıl alacak, takip öncesi işlemiş 6.277,44 TL faiz olmak üzere toplam 2.595.277,44 TL üzerinden davalı aleyhine takip başlatıldığı, asıl alacak miktarının haricen davacıya ödendiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf davalının takip öncesi işlemiş faiz ve takip sonrası alacağın ferilerinden sorumlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
İcra takip tarihinden sonra, ancak dava tarihinden önce yapılan ödemenin, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır.
Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır.
Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır.
Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır.
Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir.
Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E., 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
"..İtirazın iptali davasında, icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından, asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddi gerekir.
Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır.
Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." (Yargıtay HGK'nın 2020/(19)11-445 Esas, 2022/1077 Karar sayılı kararı)
Somut olayda davalı tarafından taraflar arasındaki mutabakat kapsamında asıl alacak miktarının tamamının ödenmiş olması sebebiyle bu hususta mahkememizce bir araştırma yapılmamış olup davacı vekili tarafından dava açılmadan önce davalı tarafa ....
Noterliğinin ... yevmiye numaralı 25/04/2025 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek tebliğden itibaren 7 günlük sürenin verilmiş olduğu, ihtarnamenin davalıya 29/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, bu hali ile +7 günlük sürenin son gününün 06/05/2025 tarihine tekabül ettiği, davalının bu hali ile 07/05/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmekle temerrüt tarihi ile icra takip tarihi olan 13/05/2025 tarihi arasında geçen sürede tarafların tacir olması sebebiyle avans faizi (takip talebinde talep edilen oran üzerinden hesaplama yapıldığında) talebi üzerinden hesaplama yapıldığında 18.832,32 TL talepte bulunulabileceği,
davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin 6.277,44 TL olduğu görülmekle taleple bağlı kalınarak takip öncesi işlemiş bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline; takip sonrası alacağın ferilerine ilişkin itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından yapılan incelemede; asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan ve takip öncesi mahkememizce kabulüne karar verilen işlemiş faiz üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İşbu davadaki taleplerin asıl olarak asıl alacağın ferilerine ilişkin itirazın iptali istemi olması sebebiyle işleyecek faiz, icra harç ve vekalet ücreti, dava değerinde dikkate alınmayacağından, dava değeri olarak takip öncesi kesinleşen ve bu davaya konu edilen işlemiş faiz tutarı olan 6.277,44 TL esas alınarak bu tutar üzerinden harç, vekalet ücreti hesaplaması yapılmış, emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1097 Esas, 2024/1480 Karar Sayılı, 05.12.2024 Tarihli ilamı ve "İcra takibinde talep edilen tutardan daha fazla bir değer gösterilmesinin bir kıymeti olmayıp,
fazla dava değeri gösterilmesi fuzulen yapılan bir işlem niteliğindedir." şeklindeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/551 Esas, 2024/497 Karar Sayılı, 29/03/2024 Tarihli ilamı da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/671, K. 2025/990, 30 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama