KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/724 Esas
- Karar no
- 2025/672
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/06/2025
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2016/...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalı tüm fer'ileri ile birlikte borca itiraz ettiğini ve icra dairesi davalının itirazı üzerine söz konusu takibi durdurduğunu, borçlunun icra takibine itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçlu/davalının müvekkili kurum ile elektrik abonelik sözleşmesi ile adresine elektrik perakende satışı yapıldığını, davalı tarafından takibe konu aylık fatura tüketim bedelleri ödenmediğini,
davalıya karşı tahakkuk ettirilen fatura bedelleri insan müdahalesi olmaksızın endeksör cihazı ile davalı adına kayıtlı elektrik sayacından ölçülen tüketim endeks değerlerine göre tahakkuk ettirildiğini, borçlunun ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, borçlunun tamamen haksız ve kötüniyetli işbu icra takibine itirazıyla kullandığı elektrik borcundan kurtulmaya çalışmakta, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını,
hal böyle iken haksız ve kötüniyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu, somut olayda HMK 6. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı değil TBK 89. Maddesindeki özel yetki kuralını nazara alarak para borçlarında borcun ifa yerinin yetkili olacağı değerlendirmesini yapmak gerektiğini, borçlu/davalı tarafından yapılan itiraz sonrası ilgili yasal düzenleme gereği dava konusu alacağın taraflar arasındaki abonelikten kaynaklanması ve bir miktar alacağın ödenmesine ilişkin olması sebebiyle davalı ile anlaşma sağlanamadığını, borçlunun itirazının yerinde olmadığını,
bu sebeple borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına, AAÜT 16/2. Maddesinin C bendi uyarınca arabuluculuk avukatlık vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE : Deliller : Dosya mevcudu, müzekkere cevabıdır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde. Uyuşmazlığın taraflar arasında 19/06/2003 tarihli Abonelik sözleşmesinden kaynaklı 2006 yılına ilişkin tüketim faturaları talebine ilişkin olduğu, TTK 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı, davacı tacir ve abonelik konusu iş yeri aboneliği ise de mahkememiz görev alınına girmesi için davalının da tacir olması gerektiği, iş yeri vergi mükelleflerinin, tacir olma kriterinin VUK 177.
Maddesi 18/06/2007 tarih 2007/... sayılı Bakanlar kurulu gereği, her yıl belirlenen toplam satış veya alış rakamlarına ulaşmaları ya da bilanço esasına göre vergilendirilmiş oları geretiği, somut olayda celp edilen vergi dairesi cevabi yazısı ile davalının ilk mükellefiyet tarihinin takip konusu 2016 yılına ilişkin olan faturalardan çok sonra 01/01/2020 yılında başladığı ve mükellefiyetinde kendine ait gayrimenkulün kiralanmasın ilişkin olup 31/12/2020 tarihinde sonlandığı,
iddia edilen alacak tarihi itibariyle davalının tacirlere özgü usule göre vergilendirildiğine dair bir kayda rastlanmadığı görülmekle, mahkememizin görevsizliğine ve takip halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/724, K. 2025/672, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama