KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/845 Esas
- Karar no
- 2025/907
- Dava
- Yargılamanın Yenilenmesi.
- Dava tarihi
- 13/11/2025
Karar Metni
2.743 kelime·14 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkili şirketin ortaklık yapısının 2015 yılında %100 değiştiğini, yeni ortaklık yapısına göre 2015 yılında yeni yönetim kurulunun oluşturulduğunu, ortaklık yapısı ve yöneticilerinin değiştiğini, 2016 yılında şirket kayıtlarına bakılarak davalı faktoring firmasına verilen çek ve senetler olduğunu, ancak şirkete bu çek ve senetlerin karşılığının ödenmediğinin görüldüğünü, buna bağlı olarak da, 12.02.2016 yılında ....
Asliye Ticaret Mahkemesinde ...
Esas dosyası ile dava açıldığını, Yapılan yargılamada; şirket kayıtlarında mevcut olmayan ve şirketin yeni sahibi ve yetkililerince dahi bilinmeyen 1 nüsha olarak düzenlendiği anlaşılan "Garanti Sözleşmesi"nin dosyaya sunulduğunu ve bu sözleşmeye dayanılarak ikame ettikleri davanın reddine karar verildiğini ve yine işbu garanti sözleşmesine göre müvekkili şirketin borçlu olduğu yönünde hüküm kurulduğunun, davanın kararına dayanak teşkil eden işbu garanti sözleşmesi ile ... ….
Ltd.
Şti. ve ... ... ….A.Ş firmalarının borcuna 858.933.-TL garanti verildiğinin görüldüğünü, son bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda olduğu gibi, verilen çek ve senetlerden 472.736.- TL tahsil edilmesine rağmen, garanti sözleşmesi kapsamında düşünüldüğünde 386.196.59- TL müvekkilinin borçlu olduğunun tespit edildiğini, gerekçeli kararda; davacının davalıya garanti sözleşmesi kapsamında 312.875,59 TL, faktoring sözleşmesi kapsamında ise 73.321,00 TL borcunun bulunduğunun bilirkişi raporu ile anlaşılmış olduğu sonucuna varıldığını, ikame ettiğimiz davanın, 17.09.2020 tarihinde sonuçlanrdığını, İstinaf ve Yargıtay aşaması sonrası akabinde.
15.05.2024 tarihinde de işbu yerel mahkeme ilamının kesinleştiğini, sonuç olarak müvekkilinin, davalıya 312.875 TL borçlu olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir ilam olduğunu, işbu ilamın kesinleşmesi sonrası; yaptıkları araştırmalar sonucu davalının daha önce garanti edilen borca istinaden, ...
1. İcra Müdürlüğü ... talimat dosyası ile, icra satışı ile borca mahsuben 264.000.- TL bedelle kendisinin satın aldığı ve garanti sözleşmesinden doğan borçtan, bu satış bedelini hiç düşmediğinin kayıtlarına geçmediğinin öğrenildiğini, bu somut durumun, yargılamanın hiç bir aşamasında ortaya koyulmadığını, davanın kararında dayandığı "Garanti Alanın Yükümlülüğü" başlığı altında ; ".... A.Ş. ... ...Ltd.Şti ve ... .....Ltd.
Şti.'nin borçlarından dolayı alacağına mahsuben satın aldığı ve maliki olduğu ... ilinde bulunan gayrimenkul için garanti veren tarafından... İşbu maddeye göre; ... İlindeki taşınmazın devri amacı ile yapılacak ödemeler, yukarıda yazılan borç bakiyesinden düşülecek olup, ...
A.Ş. ye yapılacak ödeme kadar işbu protokol ile verilen kıymetli evrakı Garanti Verene iade etmeyi kabul beyan ve taahhüt eder..." hükmünün bulunduğunu, davalının icra yoluyla satın alma işlemi sonucu elde ettiği alacağı sonrasında dava konusu edilen borçtan düşmediğinin açık olduğunu, garanti sözleşmesinde, garanti alanın yükümlülüğü kısmında bu taşınmazın alacağa istinaden borca mahsuben alındığı , bu taşınmaz ile ilgili yapılacak tahsilatın aynı sözleşmede mutabık kalınan borçtan düşüleceğinin açıkça yazıldığını, hayatın olağan akışında;
eğer bu taşınmaz satışı ile ilgili tahsilatın ,mutabık kalınan borçtan düşülmesi halinde, garanti sözleşmesinde bu taşınmaz ile ilgili tahsilatın sözleşmede mutabık kalınan borçtan düşeceğinin yazılması gerektiğini, davalının, bu taşınmazı 990.000 TL'ye sattığını ve bu miktarı borçtan düşmediğini, garanti sözleşmesine konu olan taşınmazı ilk olarak önceki ünvanı ... Faktorik A.Ş olan davalı firmaya , garanti sözleşmesi ile kefil olunan ... ....ltd.şti.
Firmasının lehine 3. şahıs tarafından (sahibinin ...daha sonra ...olduğunun öğrenildiğini) ipotek verilen arsa olduğunu, ilk tapu kaydının "... ili , ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, Pafta No 151, parsel No 1, ada No 932" olduğunu, davalının bu ipotek ile ilgili, .... İcra Müdürlüğü, ... Esas numaralı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi takibi ile satış yoluna gittiğini, ...
1. İcra Müdürlüğü ... talimat dosyasından da, borca istinaden satın alındığını ve 07.07.2008 tarihinde tapuda o zamanki ünvanı olan ... A.ş. adına tescil edildiğini, daha sonra bu taşınmaz imar parselizasyonuna uğradığını, 2 ayrı parsele bölündüğünü; satın aldığı 932 ada 1 parselin 2010 yılında ifraz edildiğini, 232 ada 17-18 parsel şekline dönüştüğünü, 17 nolu parselin imar uygulamasına girdiğini, 5138 ada 1 parselin 165 metre² olarak kaldığını, yeni tapu bilgilerinin "...
İli ... İlçesi, ... Mahallesi , 5138 ada, 17 parsel, 509 pafta"16515 / ... hissesi ve diğeri "... İli ... İlçesi, ... Mahallesi 932 ada, 18 parsel 151 paftadaki" tam hissesinin davalı ... adına tescil edildiğini, bu taşınmazlardan 17 parseldeki 16515 / ... hissesini.
16.03.2012 tarihinde 150.000 TL bedelle ...’na, diğer 18 parseldeki tam hissesini ½ si, yine 16.03.2012 tarihinde 420.000 TL bedelle ...’na, ½ hissesi de, yine aynı tarihde, 420.000 TL bedel ile ...’ye satıldığını, davalı tarafından toplam 990.000.- TL tahsilat yapıldığını, davalının daha önce borca mahuben satın alıp; borçtan düşmediği ve buna bağlı olarak borca mahsup edeceğinini kabul ettiği 990.000.-TL'yi, sözleşme hükümlerine rağmen hiç bir şekilde kayıtlarına intikal ettirmediğini, eğer sözleşme hükümlerine, yasalara, ve finans şirketinden beklenecek özen ve güvene göre tahsilatını, garanti edilen borçtan mahsup etseydi;
yapılan yargılamada, hesap bakiyelerinin buna göre değişeceğini, HMK 375/1-ç bendine göre yargılama sırasında , aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilmeyen bir belgenin , kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olmasının yargılamanın iadesi nedeni olarak düzenlendiğini belirterek , yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilerek , taraflar arasındaki sözleşmenin garanti alanının sorumluluğu maddesi gereği tahsil edilen ,
sebepsiz zenginleştikleri 990.000,00TL'nin hesaplara intikal ettirilerek mahkeme kararı ile tespit edilen 312.875,59TL borçtan mahsup edilip kalan 677.124,41TL alacağın kayıtları girilmediği tarihten itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davacı şirket vekilince mahkemeye sunulan dilekçe ile yargılamanın yenilenmesini istediğini, talep gerekçesinin ise ...'de bulunan taşınmazın satış bedelinin, davaya konu alacak/borç ilişkisinde mahsup edilmediği bu konudaki belgelerin yargılama sonrasında ele geçirildiği iddiası olduğunu, öncelikle davalının HMK 375/1/ç maddesi uyarınca;
bildirdiği belgenin "elde olmayan sebepler ile elde edilemeyen bir belge" olmadığını, taşınmazın kaydı aleni olup dileyen herkes tapudan bu bilgileri alabileceğini, zaten var olan bir belgenin sonradan ele geçirilmesi gibi bir sebebin yargılamanın iadesi nedeni olamayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/5-392 esas 2022/1150 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ; "...Yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra elegeçirilmiş olması yargılamanın yenilenmesi sebebidir.
Yeni bir belgenin ele geçirilmiş olmasının yargılamanın yenilenmesi sebebi teşkiledebilmesi için, belgenin davanın bakıldığı sırada mevcut olması, hükmü etkileyecek nitelikte olması, belgenin hükmün verilmesinden sonra elegeçirilmesi, belgenin yargılama sırasında bir mücbir sebepten veya lehine hüküm verilen tarafın eyleminden dolayı elde edilememiş olmasıgerekmektedir (Kuru, s. 5176 vd.).
Sadece mevcut belgenin sonradan bulunmuş olması vakıası, başlı başına yargılamanın yenilenmesi sebebiolarak kabul edilemez. Mücbir sebepten maksat, tarafın elinde olmayan ve bütün çabalarına rağmen aşamadığı bir engel ile karşı karşıyakaldığını iddia ve ispat etmelidir...Tapu sicili kurumunun amacı, taşınmaz üzerindeki ayni hakları açıklamak olduğu göz önünde tutulursa, bu sicilin ilgili kişilerin incelemesine açık olması gerektiği kolayca anlaşılır....
Kamuya açıklık prensibinin sonucu olarak, ilgili her kişi sicili incelemek imkânına sahip olduğu için, bu imkânı kullanan kişi sicildeki kaydı göreceğinden, imkânı kullanmayan kişi ise gerekli özeni sarfetmiş olmayacağından kimse sicilde var olan bir kaydı bilmediği hususunda iyi niyetiddia edemez (Kemal Oğuzman, Özer Seliçi, Saibe Oktay Özdemir, Eşya Hukuku, İstanbul 2017, s. 154 vd.)....kamuya açıklık prensibi gereği somut olayda aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin bulunmadığı,
bu nedenle anılan hususun yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilemeyeceği açıktır." denildiğini, dosyaya dayanak garanti sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin 04.03.2010 tarihinde imzalandığını, sözleşmeye uygun hareket edilmesi halinde;
borçlular lehine ödeme avantajı tespit edilerek bakiye borç miktarlarının belirlendiğini, borcun tahsili için kıymetli evraklar alındığı ve faktoring işlemine konu edildiği ancak borcun kapanmadığını, kıymetli evrakların büyük kısmının ödenmediğinin görüldüğünü, bu nedenle garanti sözleşmesindeki hükümlere uyulmadığı için müvekkilinin kendi envanterinde olan taşınmazı sattığını, satış bedelinin garanti sözleşmesindeki borçtan düşüleceği konusunun, garanti verenin taahhütlerine aykırı davranması halinde geçerli olabilecek bir koşul olmadığını, bu nedenle davacının bu yöndeki iddialarının da dinlenebilir olmadığını,
garanti sözleşmesinde davacıya tanınan bazı koşulların ancak ilgili sözleşmenin yükümlülüklerine uygun davranılması halinde geçerli olduğunu, davacının ise garanti sözleşmesi hükümlerine uygun davranmadığını belirterek yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Deliller ; Mahkememizin ... karar sayılı kesinleşmiş dosyası, 04/03/2010 tarihli garanti sözleşmesi, tapu kayıtları, ... icra müdürlüğüne ait 2010/... esas sayılı dosyası, ... 1 İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası, ....Ltd şti - ... .... İle .... Aş'nin sicil kayıtları ve sicil dosyaları , HMK hükümleri,
Mahkememize ait ... karar sayılı dosya alınıp incelendiğinde, davacısının .... Aş , davalısının ... Faktoring A.ş.
Olduğu, söz konusu dosyada davacı tarafın dava dilekçesinde, davalı tarafın ise cevap dilekçesinde, "Davacı vekili mahkememiz ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, davalı Faktoring firmasına iskonto amaçlı toplam 472.200,00 TL bedelli 11 adet çek verildiğini, davalı tarafından bu çeklerin tahsil edilmesine rağmen müvekkili şirkete 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye çek bedellerinin ise ödenmediğini,
çıkartılan ihtarnameye rağmen ödemenin yine yapılmadığını ayrıca davalıya yine iskonto işlemi için toplam 1.103.169,36 TL bedelli 400 adet müşteri senedi verildiğini bu senetlerin iskonto işlemine tabi tutulmadığı gibi iade de edilmediğini belirterek 372.200,00 TL ödenmeyen çek bedelinin faiziyle birlikte ödenmesi yine iskonto için verilen toplam 1.104.167,00 TL bedelli 400 adet senedin iadesine ya da tahsil edilenlerin bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından harcı eksik yatırdığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili arasında müvekkili nezdinde borçları bulunan bir kısım şirketlerin borçlarının ödenmesi konusunda garanti sözleşmesi imzalandığını buna göre ..... Ltd.
Şti ile ... .....A.Ş'nin müvekkilinin müşterisi olduğunu, müvekkili ile bu firmalar arasında imzalanan Faktoring sözleşmeleri nedeniyle bu firmaların müvekkiline borçlarının bulunduğunu, bu süreçte müvekkiline intikal eden ve davacının keşide ettiği bir kısım çeklerden davacı yetkilisi ... ...'na (... ...'nun aynı zamanda ...-Ltd.
Şti ile ... .....A.Ş'nin bir dönem hissedarı olup aynı zamanda yönetici olarak çalıştığını) ulaşıldığını ve müvekkilinin ... ve ... şirketlerinden doğan alacaklarını yapılandırılması konusunda davacı ile mutabakata varıldığını ve söz konusu borçlara davacı şirketin ve şirketin yetkilisi Mustafa ...'un garantör olması konusunda 04/03/2010 tarihli garanti sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte ... şirketinin borcunun 595.231,00 TL , ... ...'ın borcunun 263.702,00 TL olarak tespit edildiğini ve toplamda 858.933,00 TL borcun aylık %1.25 faiziyle ödenmesinin kararlaştırıldığını,
sözleşmenin garanti verenin yükümlülüğü başlıklı maddesi uyarınca söz konusu borcun "senetlerin, garanti veren ile akdedilecek faktoring sözleşmesi çerçevesinde garanti alana ciro edilmesi suretiyle yapılacağı, ... Söz konusu senetlerin tahsil edilmesi halinde garanti verene herhangi bir ödeme yapılmayacağı...
Tahsil edilen bedellerin mutabakata varılan borçtan mahsup edileceği " belirtildiğini, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yaklaşık 400 civarında senedin müvekkiline dayanak faturalar ile birlikte teslim edildiğini, müvekkilince yapılan değerlendirme neticesinde senetlerin tahsil kabiliyetlerinin zayıf bulunduğu, vadelerinin uzun olduğu, genelde kira alacağı için tanzim edildiği,
bunun üzerine davacı şirket yetkilileri ile görüştüklerini, söz konusu senetler yerine 90-120 gün ortalama vadeli başkaca çeklerin müvekkiline teslim edildiğini, davacı şirketin nakit ihtiyacının bulunduğunu bildirmesi üzerine çeklere ilişkin olarak 08/03/2010 tarihinde 100.000,00 TL , 09/03/2010 tarihinde ise 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL davacı şirkete ödeme yaptıklarını, taraflar arasında imzalanan garanti sözleşmesi gereğince 858.933,00 TL borca garantör olduğunu, garantör olunan borç nedeniyle müvekkiline toplam 1.135.812,36 TL bedelli 407 adet senet temlik edildiğini,
söz konusu senetlerden 264.593,73 TL bedelli 99 adedinin tahsil edildiğini aynı şekilde davacı şirketten 592.060,00 TL bedelli 15 adet çek temlik alındığını bu çeklerden 200.000,00 TL'sinin davacıya para olarak ödendiğini, söz konusu çeklerin 10 tanesinin 279.460,00 olarak tahsil edildiğini, halen davacının müvekkiline borcunun bulunduğunu, tahsil edilen senet ve çek bedellerini garanti sözleşmesi kapsamında borca mahsup edildiğini belirterek davanın reddini karar verilmesini istemiştir." şeklinde beyanda bulundukları,
mahkememizdeki söz konusu dosyada davanın Faktoring Sözleşmesi kapsamında alındığı ve tahsil edildiği iddia edilen çek bedellerinin tahsili, iskonto amacıyla davalıya teslim edilen senet bedellerinin tahsili, tahsil edilmediyse senetlerin iadesine ilişkin olduğu, söz konusu dosyadaki delillerin , ..., ... ... ve davacı ile imzalanan Faktoring Sözleşmeleri, Garanti Sözleşmesi,
davacıdan teslim alınan senet listesi, ödenen senet dökümleri ile ilgili belgeler, çek listesi, ticari defter ve belgeler, bilirkişi incelemesi olarak karara yazıldığı ve mahkememizce yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu da alınarak yine taraflar arasındaki sözleşme , 04/03/2010 tarihli garanti sözleşmesi birlikte değerlendirilerek.
"Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında BDDK'ya yapılan şikayet dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacı şirket yetkilisi ... ... tarafından verilen vekaletnameye istinaden davacı şirket vekilince yapılan şikayet dilekçesinde açıkça garanti sözleşmesinden bahsedilerek dilekçe ekine de eklendiği anlaşıldığından,
garanti sözleşmesinin geçerli olduğu sonucuna varılarak en son bilirkişi heyetince yapılan incelemeye göre davacının davalıya garanti sözleşmesi kapsamında 312.875,59 TL, faktoring sözleşmesi kapsamında ise 73.321,00 TL borcunun bulunduğu bilirkişi raporu ile anlaşılmış olup ayrıca garanti sözleşmesi incelendiğinde garanti edilen borç toplamı bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 858.933,00 TL olup,
garanti sözleşmesinin konu başlıklı maddesinde bu miktara garanti sözleşmesinin imzalandığı 04/03/2010 tarihinden itibaren aylık %1,25 (yıllık %15) faiz oranı uygulanacağından garanti edilen miktara yıllık %15 faiz uygulandığında alacak miktarının çok daha fazla olduğu ayrıca alınan çek ve senetlerden hangisinin tahsille sonuçlanacağı belli olmadığından tüm bu nedenler dikkate alınarak davacının davasının" reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen ... karar nolu ilamı karşı .... Aş vekilince 25/11/2020 tarihinde dilekçe verilerek istinaf yoluna gidildiği, istinaf dilekçesi incelendiğinde, yargılamanın iadesine gerekçe olarak gösterilen tüm hususların istinaf nedeni olarak gösterildiği tespit edilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 16 H.D.2021/138 esas 2022/2001 karar sayılı ilamı ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir. İstinaf kararına karşı .... AŞ vekilince aynı nedenler ileri sürülerek ve yargılamanın iadesine sebep olarak dayanılan hususlarında temyiz nedeni olarak gösterilmesi sureti ile Yagıtay'a Temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 11 H.D.'nin 2023/378 esas 2024/3940 karar sayılı ilamı ile davacının temyiz isteminin reddine karar verilerek BAM kararının onandığı ve böylelikle mahkememiz kararının 15/05/2024 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Davacının yargılamanın iadesi nedeni olarak gösterilen garanti sözleşmesinin mahkememizin önceki kararında delil olarak gösterildiği ve mahkememizce incelenerek sonucuna göre karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılamanın iadesine ilişkin talep dilekçesine eklenen 04/03/2010 tarihli garanti sözleşmesi incelendiğinde, ... ... Hiz. Aş (Eski Ünvanı ... Faktoring Hizmetleri Aş) ile .... Aş arasında imzalandığı, ... ... Hiz. Aş'den garanti alan .... Aş'den ise garanti veren olarak bahsedildiği , protokolün amacının ... ...Ltd Şti ve ... ....Ltd Şti'nin ... ... Hiz.
Aş'ye olan borçlarının, söz konusu borcun temdidi ve tecdidi anlamına gelmemek kaydı ile tasfiyesi ve ödenmesine ilişkin olduğu, protokolün konu başlıklı maddesinde ise "iş bu sözleşme çerçevesinde garanti veren , 04/03/2010 tarihi itibari ile ....Ltd Şti'nin ... ... Hiz. Aş'ye olan borçlarını 595.231,00TL ve ... ... ... Ltd Şti'nin ... ... Hiz.
Aş'ye olan borçlarının 263.702,00TL olarak toplamda 858.933,00TL olarak sabitlenmiş olan ve bu tarihten itibaren aylık %1,25 faiz oranı uygulanacak iş bu borcu aralarındaki sözleşmeye göre ödeyeceğini, garanti beyan ve kabul edilmesidir. " denildiği,
garanti verinin yükümlülüğü başlıklı maddesinde ise garanti edilen borcun ödemelerinin ekte belirtilen vade ve miktarlı senetlerin garanti veren ile akdedilecek olan faktoring sözleşmesi çerçevesinde garanti alanın ciro edilmesi sureti ile yapılacağı söz konusu senetlerin tahsil edilmesi halinde garanti verene herhangi bir ödeme yapılmayacağı, garanti edenin yukarıda belirtilen ve mutabakata varılan borçtan muhsap edileceğinin kararlaştırıldığı, garanti alanın yükümlülüğü başlıklı madde de ise ; " ... ...
Hiz. Aş, ... ...
Aş ve ... ....'nin borçlarından dolayı alacağına mahsuben satın alıp maliki olduğu , ... ilinde bulunan gayrimenkul için garanti veren tarafından 500.000,00TL ve gayrimenkulün devir işlemi sırasında oluşacak vergi , harç ve diğer masrafların ödenmesi halinde söz konusu taşınmazın garanti verenin veya garanti verenin yazılı olarak bildirdiği gerçek yada tüzel kişiye üzerindeki ipotek , haciz ve diğer kısıtlayıcı şerhlerden ari olarak devretmeyi kabul ve beyan ve taahhüt eder , iş bu maddeye göre ... ilindeki taşınmazın devri amacıyla yapılacak ödemeler yukarıda belirtilen borç bakiyesinden düşülecek olup , ... ...
Hiz. Aş yapılacak ödeme kadar iş bu protokol ile verilen kıymetli evrakı garanti verene iade etmeyi kabul ve beyan eder." denildiği tespit edilmiştir.
Davacı firmaya ayrıca ... Ltd Şti'ye yine ... ...'a ait yıllara yetkililerini gösteren sicil kayıtları alınarak dosyaya bırakılmıştır. Yine iddiaya konu taşınmazın tapu kayıtları ile ... icra müdürlüğüne ait ... esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden alınarak dosyaya bırakılmıştır.
Yargılamanın iadesi talebine ilişkin dilekçe de belirtilen ... , ... 932 ada 1 parsel üzerinde 29/05/2006 tarih ... yevmiye numarası ile ipotek bulunduğu, söz konusu taşınmazın ... ... Aş ile .... Ltd Şti arasında imzalanan sözleşme gereğince ...'ün ... olan borçları nedeniyle ipotek edildiği daha sonra da taşınmazın 08/07/2008 tarihinde satış sureti ile ... ... Hiz. Aş'ye satıldığı tespit edilmiştir.
Yargılamanın iadesine dayanak gösterilen garanti sözleşmesi önceki yargılama aşamasında da değerlendirilmiş ve hükme esas alınmış olup, yargılamanın iadesi isteminde bulunan tarafça aynı nedenlerin istinaf ve temyize konu edildiği görülmüştür.
Söz konusu 04/03/2010 tarihli garanti sözleşmesi incelendiğinde konu kısmında, ...'ün ve ... ... ... ... Hiz. Aş'ye (önceki ünvanı ...) olan borçlarının dökümünün yapıldığı ve miktarının belirlendiği, garanti alanın yükümlülüğü başlıklı madde de ise , davacının iddia ettiği ...'deki taşınmazın borçlarına mahsuben ... ... Hiz. Aş tarafından satın alındığının açıkça yazılı olduğu, dolayısı ile söz konusu satım alım akabinde borç dökümünün yapılarak kalan borç miktarının sözleşmenin konu kısmında belirtildiği , garanti alanın yükümlülüğü başlıklı maddenin devamında garanti veren tarafından taşınmazın geri alınmak istenmesi halinde ödenecek bedel ve tapu masraflarının maddeye eklendiği görülmüştür.
Yukarıda da belirtildiği üzere garanti sözleşmesi daha önceki kararda da mahkememizce değerlendirilmeye alınmış olup, yargılamanın iadesini isteyen taraf ... ve ... ...'ın ... ... Hiz. Aş'ye olan borçları nedeniyle garanti veren konumunda olduğu, şirketlerin yetkililerinin iç içine geçmiş durumda bulunduğu, garanti sözleşmesinde taşınmazın ... ... Hiz. Aş tarafından satın alınarak borca mahsup edildiğinin yazılı olduğu ayrıca HMK 375/1-ç kapsamında ele geçirilen bir belge olmadığı, zaten söz konusu belgenin daha önceki yargılama sırasında da delil olarak gösterildiği, tüm bu nedenlerle yargılamanın iadesi nedeni de oluşmadığı anlaşıldığından davacının yargılamanın iadesine ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/845, K. 2025/907, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama