KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/1141 Esas
- Karar no
- 2019/477 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2018
Karar Metni
1.400 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılamalar neticesinde ;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket düğün sektöründe faaliyet gösteren işletmelere düğün.com portalı üzerinden reklamasyon ve tanıtım hizmeti verdiğini, Müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...
E.Sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, Borçlu, icra takibinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu,Müvekkilinin alacağının sözleşmeye ve cari hesaba dayandığını, Müvekkili ile davalı arasında 28/02/2018 Tarih ...
Sözleşme no'lu sözleşme ile toplam 5.750,00 TL ödenmesi kararlaştırıldığını, Bunun üzerine 28/02/2018 Tarihinde 3.390,00 TL ve 2.360,00 TL tutarlarında e-faturalar davalı ... adına müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini ve davalının sözleşmede belirttiği e-posta ([email protected]) adresine gönderildiği,
davalıya iletildiği ve davalı bu mailleri okuduğunu, faturalar her hangi bir itiraza uğramadığını, Ayrıca davalı ... tarafından doldurulan Kredi Kartı Mail Order Formlarında vade günleri belirtilerek yazılı ödeme tutarının belirtilen kredi kartından tahsil edilebileceğine dair davalı tarafından ordino verildiğini, Ancak davalı kredi kartıyla ilk taksit olan 500 TL yi 03/03/2018 Tarihinde ikinci taksit olan 500 TL'yi 28/03/2018 Tarihinde ödendiğini ancak 2 taksitin kaldığı ve toplam 4.750 TL'nin ödemesi kredi kartından gerçekleştirilemediğini, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.7.
Maddesi hükmü gereğince davalı, müvekkili şirketin defter ve muhasebe kayıt ve belgelerini kesin delil olarak kabul ettiğini, Müvekkili şirket, sözleşmeye ve sözleşme eki tasarım formuna uygun olarak sözleşme imzalandıktan sonra davalı şirketin işletmesi olan "..." e kendi internet sitesi düğün.com portalında 2 kategoride.
DÜĞÜN MEKANLARI-KIR DÜĞÜNÜ ve KINA VE BEKARLIĞA VEDA kategorilerinde oluşturduğu 2 sayfa üzerinden reklamasyon ve tanıtım hizmeti vermeye başladığını, Davalı sonradan işletme isim değişikliğine gitmiş ve işletme ve reklam ismini "...
CLUP" olarak değiştirmiş ve yayına böyle ettiğini, sözleşme süresi 1 yıl olup, sözleşme 28/02/2019 tarihinde sona ereceğini, Ayrıca düğün.com Google arama motoru üzerinde arama motoru reklamcılığı ve arama motoru optimizasyonu olan bir web sitesine sahip olduğu,
müvekkili şirketin firmalarla müşterilerin iletişime geçebileceği bir alan olarak bir kullanıcı paneli oluşturduğu ve bu panel üzerinden internet sitesini ziyaret eden kişilerle reklamasyon ve tanıtım hizmeti alan firmalar iletişim kurabilmekte olduğunu, müvekkili şirket davalı şirket adına bir kullanıcı paneli oluşturmuş ve borçlu davalı şirket bu kullanıcı paneli üzerinden site ziyaretçisi 87 çift firmayla iletişime geçmek istediğini, firma 11 çift ile iletişime geçtiğini, Müvekkil şirketin internet sitesinde,
davalının işletmesinin yer aldığı sayfa 02/03/2018-12/12/2018 tarihleri arasında KIR DÜĞÜNÜ KATEGORİSİ VE KINA BEKARLIĞA VEDA KATEGORİSİNDE yer alan sayfaların sayfa istatistikleri mevcut olduğunu, sayfa istatistiklerine ait görüntüler dilekçeye sunulduğunu,
müvekkil şirketle davalı arasında imzalanan sözleşme davalının ticari işletmesiyle alakalı olduğunu bu sebeple aradaki ilişki ticari bir iş olduğunu ve talep edilen faiz de ticari işlerde uygulanan avans faizi olup hiçbir şekilde yasaya ve usule aykırı olmadığını,Müvekkili tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yetiri getirildiği fakat sözleşmede kararlaştırılan bakiyeye ilişkin toplamda 1.000 TL Ödeme haricinde başkaca herhangi bir ödeme yapılmadığını, Davalı, takibi sürüncemede bıraktığını ve nihayetinde borcu ödemeye çalışmadığını,
iş bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E.Sayılı dosyası ile icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'si olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi delilde bildirmemiş yargılama yokluğunda yapılarak karara bağlanmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap ve fatura alacağına dayalı icra takibine yapılan itirazın iptaline yöneliktir. Dava dilekçesi,deliller, icra takip dosyası, faturalar, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı değerlendirilmiştir. İstanbul....İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takip dosyasından 05.09.2018 tarihinde takip başlatılmış ve ödeme emri 11.09.2018 tarihinde borçluya tebliğ olmuş ve borçlu tarafından 14.09.2018 tarihinde borca, faize ve ferîlerine itiraz edilmiştir. Süresinde yapılan itiraz doğrultusunda takip durdurulmuş ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 28.12.2018 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır.
Bilirkişi Kurulu raporunda; davacı şirketin kesilen e arşiv faturasını yevmiye defterine kaydettiğini,ticari defterlerini e-defter olarak tuttuğunu, davalının davacı şirketin kayıtlarında 4.750,00 TL borçlu gözüktüğünü, 28.02.2018 tarihli 2.360,00 TL ve 3.390,00 TL miktarlı düzenlenmiş e-arşiv faturalarının elektronik ortamda iletildiği,
karşı tarafça okundu bilgisinin davacı şirketin sistemlerinden görüldüğü ve faturalara herhangi bir itirazın olmadığını, davalı tarafından doldurulan kredi kartı mail order formlarında vade günleri belirtilerek ödeme tutarlarının belirtilen kredi kartından 03.03.2018 tarihinde 500,00 TL ve 28.03.2018 tarihinde 500 TL olarak ödendiğini ancak kalan 2 taksit toplamı 4.750,00 TL nin ödemesinin yapılamadığını, davalı tarafın ...
Club isimli işyerinin google arama motorunda aratıldığında davacı şirketin sahip olduğu düğün.com internet sayfasının ilk sayfasında çıktığını, davacı tarafından davalı tarafın işletmesinin tanıtımının yapıldığı sayfalardaki müşteri ziyaretleri ve geri dönüşlerine ait analiz, veri ve raporların davacı şirket merkezindeki yerinde incelenen sistem kayıtlarındaki verilerle karşılaştırıldığı, tüm değerlendirmeler sonucu davalının borçtan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, belirtilmiştir.
Davacı şirket ticari defterlerinin TTK:67. Maddesi uyarınca usulüne uygun tutulduğu ve HKM:222 uyarınca lehine delil oluşturduğu anlaşılmaktadır.Takibe konu asıl alacak miktarı davacı ticari defterlerine usulüne göre işlendiği sabittir. 6762 Sayılı TTK’nın 23. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gereklidir.
Bu doğrultuda faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın miktar ve fiyat yönünden içeriğini kabul anlamını taşır. Bu durumda faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta. Davalının tebellüğ ettiği ve kayıtlarına aldığı e-faturalara süresi içerisinde itiraz ettiği yönünde bir beyan veya belge ibrazında bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla davalı, faturanın miktar ve fiyat yönünden içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır.
Ayrıca hizmetin verildiğine ilişkin internet sitesinde müşteri görüntülenme, beğeni ve geri dönüş hareketleri mevcut olup kullanıcıların davacı şirketin sağladığı sistem üzerinden davalının işletme sayfasından sözleşme tarihi boyunca aktif olarak fiyat teklifi alabildiklerine ilişkin internet sayfası ekran görüntüleri ile de mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar tacir olup, yapılan iş de ticari işletmesi ile ilgili ticari iş olduğundan talep edilen alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 2/II. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi isteyebileceği ve davacı da takip talebinde ticari avans faizi talep ettiğinden, kabul edilen alacağa takip tarihinden sonra avans faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlıkta; davalı borçlu icra takibine itiraz dilekçesinde tüm borca itiraz etmiştir.
Gene davacı şirket ticari defterlerine takibe konu alacak miktarını usulüne uygun kaydettiği, davalının ise ticari defterlerini bilirkişi incelenmesi için mahkememiz dosyasına ibraz etmekten kaçındığından kayıtların aleyhine delil teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Hizmetin alındığı, hizmet fiyatının ne kadar olduğu karşılıklı imzalanmış sözleşme hükümleri ve kredi kartı mail order formları kapsamında bellidir.
Böylelikle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumdadır. İcra inkar tazminatı şartları oluşmuştur.
Davalının HMK:128 maddesi uyarınca dava konusu iddia olunun hususları inkar etmiş sayıldığı , dosyadaki mevcut delil ve değerlendirme sonucuna göre inkar ettiği durumlara itibar edilmemiştir. Aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1141, K. 2019/477, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama