KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2021
- Esas no
- 2018/705 Esas
- Karar no
- 2021/426
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 25/12/2018
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılma davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ... ile ... (Y.kımlık no: ...) ve ... (Y.kımlık no: ... ) isimli Cezayir vatandaşlarının birlikte ...ni 1 Haziran 2017 tarihinde kurmuş olduklarını ve bu şirketin ... Mah. ... Cad. ...
Fatih-İstanbul adresindeki restorantın ruhsat sahibi olduğunu, ... ve ... isimli Cezayir vatandaşları diğer iki hissedarın kaldıkları otel ücretlerini bile ödemeden ülkeyi terk ettiklerini ve yaklaşık bir yıldır haber alınamadığını, müvekkilinin restaurantı tek başına işletmekte zorlandığını ve artık üstesinden gelemediğini, müvekkili açısından bu şirketin devamı ya da ortaklığın devamı ile ilgili herhangi bir umut kalmadığını,
bu tarihten sonra ortak karar alma ve birlikte faaliyet yürütmenin imkansız hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile dava süresince müvekkilinin ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya müvekkilinin durumunun teminat altına alınmasına, müvekkilinin %33 hissedarı olduğu ...nin feshine, müvekkilin payının gerçek değerinin ödenmesine ve müvekkilinin şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesine,
mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun olarak tebligatın yapıldığı ancak davaya beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava: şirketin feshi veya ortaklıktan çıkarılma talebine ilişkindir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün yazı cevapları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı davanın delillerini oluşturmaktadır.
Dava konusu olayda, şirket müdürünün 26.05.2017 tarihinden itibaren ... olduğu tespit edilmiş olup, TTK md 636/2 uyarınca limited şirket müdürüne davetiye çıkarılmış, çıkarılan davetiyenin bila tebliği üzerine, adresinin tespiti için kolluğa yazı yazılmış ancak yazılan yazıya da bila ikmal yanıt verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, dosya kapsamı ile uygun olup objektif bilimsel verilere dayanması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde, davalı şirketin 2018-2019 yılları mali tablolarının uzman bilirkişi tarafından irdelenip incelendiğinde; 500 hesap kodunda kayıtlı sermayesinin 100.000,00 TL. 501 hesap kodunda ödenmemiş sermayesinin 75.000,00 TL. 331 hesap kodunda ortaklara borçlar 40.000,00 TL. olduğu, davacı şirket ortağı ...’ın % 33 oranı ile hissedarı olup, hisse değeri ise 33.000,00 TL. olduğu bildirilmiştir.
... Ticaret Odası ve TTS Gazetesi’nde yer alan kayıtlardan 26.05.2017’den 31.12.2019 tarihine kadar, yaklaşık 3 yıldan bu yana şirketin olağan ve/veya olağan üstü genel kurul toplantılarının yapılamadığının görüldüğü, davacı vekilinin iddialarına göre, şirketin davacı dışındaki iki ortağının yurt dışında olduğu ve şirketle ilgilenmediği, şirketin faaliyetini sürdürmede zorluklar yaşadığı iddiası bulunduğu,
TTK m. 636/2' de, “Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.” hükmünün yer aldığı, TTK 636/2 hükmünde, anonim şirketlere paralel şekilde, organsızlık halinde ortaklara ve şirket alacaklılarına mahkemeden şirketin feshini isteme hakkı tanındığı,
limited şirketlerin sona ermesini düzenleyen bu hüküm ile anonim şirketlerin “organların eksikliği” sebebiyle sona ermesine göndermede bulunulduğu, Anonim şirketlerin organ eksikliğine ilişkin olarak ise kanun koyucu tarafından getirilen açıklamalar şu şekildedir: “Gerekli organın mevcut olmaması” ile kastedilen bu organın gerçekten bulunmaması olduğu,
yönetim kurulunun süresi sona ermiş olmasına rağmen, yeni bir yönetim kurulu seçilememiş olması veya yönetim kurulu üyelerinin istifaları ile kurulun boşaldığı ve yerlerini doldurma imkânının bulunmadığı hâllerde yönetim organının mevcut olmadığının kabul edilmesi gerektiği, yönetim kurulunun mevcudiyetine rağmen, hiç veya gereği gibi toplanamaması somut olayın özelliklerine göre maddenin kapsamında kabul olunabileceği, ancak şirketin kanunen gerekli organlarından birinin mevcut olmamasının veya genel kurulun toplanamamasının “devamlılık” göstermesi gerektiği anlaşılmıştır.
Haklı sebeple fesih açısından değerlendirme. TTK m. 636/3 hüküm ve fıkrasında, “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir.
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.” ifadelerinin yer aldığı, davacının iddiasının şirket müdürünün bulunduğu, buna karşın yaklaşık 3 yıllık süre zarfında şirket genel kurul toplantısının yapılamadığı ve şirket ortaklarıyla iletişim kuramaması yönünde olduğu, bu hususun dosyaya gelen yazı cevapları ile de doğrulandığı, şirkette çoğunlukta bulunan pay sahiplerinin davaya cevap vermek suretiyle şirketin faaliyetlerini sürdürmeye yönelik somut bir istekte bulunmadığı,
bu haliyle davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi için gerekli koşulların oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır Üye ... · ¸e-imzalıdır Üye ... · ¸e-imzalıdır Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/705, K. 2021/426, 27 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama