İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/381 K.2022/279

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması yargılaması neticesinde;

Esas2020/381Karar2022/279Tarih29 Mart 2022Okuma11 dk · 2.202 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
29 Mart 2022
Esas no
2020/381 Esas
Karar no
2022/279
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
19/08/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.202 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması yargılaması neticesinde;

DAVA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket’ten mubayaa ettiği

edeceği emtia bedellerinden, keşideci, aval veren ve kefil sıfatıyla veya imzalayacağı

kambiyo senetlerinden doğmuş ve doğacak olan borçlarının teminatı olmak üzere maliki

olduğu taşınmaz üzerinde 10.04.2018 tarihli ve 3200 yev. nolu ipotek belgesi ile davalı

şirket lehine 1. derecede 400.000,00 TL. bedelli ipotek tesis edildiği, davalı ...

Mimarlık Tas. İnş. San. Ve. Tic. Ltd. Şti.’nin davacı şirkete cari hesaptan doğan

1.188.110,59 TL borcu olduğunu ve davalılara borcun ödenmesi aksi taktirde ipoteğin

paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçileceği hususunda Bakırköy ... Noterliğinden

13.12.2019 tarihli ve ... yev. nolu ihtarname keşide edildiği, ancak ihtarnameye

rağmen ödenmemesi üzerine Davalı aleyhine İst. ...İcra MD. ...E. sayılı dosya

ile icra takibine geçildiğini, davalının borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyan ve gerekçelerle davalılar aleyhine ayrı ayrı takip miktarının %20’si oranında icra inkar

tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya

yüklenmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ...

... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın dava şartı yokluğundan reddini ve

devamında dava usulden reddedilmeyecek olsa dahi mahkemenin yetkisiz

olduğunu beyan etmiştir. 10.04.2018 tarihli ipotek akit tablosunda; ipoteğin paraya

çevrilmesi yolu ile icra takibine geçilmesi ancak ...Şti.’nin borçlarının vadesini

geçmesi ile ...Şti.’ye ve ...’ya yapılan ihbar ve ihtara rağmen 1(bir) ay içinde ödenmemesi halinde mümkün olacak şartı olduğunu, davacının keşide ettiği

13.12.2019 tarihli ihtarnamede 1 ay (bir) süre olarak tanınması gereken süre 2 (iki) gün

olarak tanınmış ve 08.01.2020 de de icra takibine geçilmiştir. böylelikle 10.04.2018

tarihli resmi senede göre (davacı alacaklı olsa dahi) 13.12.2019 tarihli ihtarnamenin

tebliği sonrasında asgari 1 ay beklenmesi gerekmekte idi ki buna göre ipoteğin paraya

çevrilmesi yolu ile icra takibine geçilmesi için 1 (bir) ay beklenmemiş 08.01.2020 de

takibe geçildiğini, davacı haksız ve kötü niyetli olarak

takibe geçtiğini, ipotek akit tablosunda düzenleme ile haksız şart mahiyetinde

olduğundan hukuken geçersiz olduğunu, ortada usule uygun bir tebliğ, muacceliyet ve

temerrüt durumu bulunmadığını, icra takibi ve dava haksız ve kötüniyetli ikame

edildiğini, olmayan bir borç için öncesinde icra takibine geçilmiş ve sonrasında itirazın

iptali davası açıldığını beyan ve gerekçelerle davanın reddini, alacağın %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama

giderinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Uyuşmazlığın konusunun, taraflar arasındaki emtia alım satımı sonucu cari hesap borcunun bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı yetkili icra dairesinde takibin başlatılıp başlatılmadığı ihtarın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.

Dava dilekçesi, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.

Dosyamıza getirtilen İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 400.000,00 TL toplam ipotek alacağı üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce oluşturulan ara kararı gereği dosyanın kök rapor için Bilirkişiler Borçlar Mev. Nit. Hes. Uzm.... ve SMMM ...'nın 05/10/2021 tarihli raporunda; Davacı şirketin incelenen ticari defterlerinden açılış- kapanış tasdiki zorunlu

olan yevmiye ve defter-i kebir defterlerinin 2017,2018 ve 2019 mali yıllarına ait

defterlerin e-defter olarak tutulduğu, 2017, 2018 ve 2019 mali yılların ilişkin

envanter defterlerinin de noter tasdiklerinin de süresinde yapıldığı görülmüş olup

tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyid ettiği, genel kabul görmüş muhasebe

esas ve tekniğine uygun tutulduğu, davacı şirketin kayıtlarına göre davalıdan toplam faturalara konu cari hesap

alacağının 1.188.110,59 TL alacaklı olduğunu davalı şirkete Bakırköy ...

Noterliğinden 13.12.2019 tarihli ve... yev. nolu ihtarname ile tebliğ edilmesine

karşılık faturalara konu cari hesap alacağının ödenmediği belirttiğini,

davacı ticari defterleri üzerinde davalı ile ilgili olarak davalı ile ilgili cari hesap

alacak bakiyesine temel teşkil eden faturaları bağlı olduğu büyük mük. vd.'ye verdiği BS formunda beyan ettiğinin görüldüğü davalı şirketin merkezinde yapılan yerinde incelenen davalı ticari defterlerinden

açılış- kapanış tasdiki zorunlu olan yevmiye, defter-i kebir ve envanter

defterlerinin 2017, 2018 ve 2019 mali yıllarına ait açılış ve kapanış noter

tasdiklerinin tam olduğu görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini

teyid ettiği görülmüş, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun

tutulduğu, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın sebebinin davacı tarafından iade olarak

görünen senetlerin, davalı kayıtlarında iade olarak görünmemesi olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde verdiği cari hesap tablosu ile “yerinde inceleme”

sonucu oluşan cari hesap dökümleri göre davacı, davalıdan 1.188.110,59 TL

alacaklı olduğu görülmediğini, ancak söz konusu cari hesap dökümünün alınan ve

vadesinde ödenmeyen kambiyo senetlerinin iadesinden kaynaklandığı belirtilmekle

birlikte, söz konusu senetlerin bu sebeple iade edildiğine yönelik ticari defter

kayıtlarına dayanak oluşturabilecek nitelikte bir bilgi ve belge sunulamadığını, sözlü olarak bir kısım senedin icra takibine konu olduğu yönünde açıklama

yapılmışsa da, bu yönde de bir bilgi sunulmadığını, bu haliyle davacının cari hesaba dayalı alacağının varlığı, söz konusu cari

hesaba dayanak oluşturacak “senet iadesine yönelik” belgelerin bulunmaması

sebebiyle ispatlanmış kabul edilemeyeceğinin sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.

Mahkememizin 09/11/2021 tarihli ara kararı gereğince. "Tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda ve iade olunan senetler ile iade edilen senetler ile yeni alınan senetler ile ayrı ayrı gösterilip tarafların cari hesaplarında karşılaştırılma sureti ile tekrardan inceleme yapılarak mevcut bilirkişiye dosya tevdi edilerek ek rapor aldırılmasına" karar verilmiş olup bilirkişilerce hazırlanan 27/01/2022 tarihli ek raporda;

davacı tarafından alınan ve davalı tarafından ödenmediği gerekçesi ile iade edildiği ifade edilen senetlerle ilgili davacı ticari defter kayıtlarına geçirilen senetlerin iade edildiklerine yönelik ispatlayıcı evrakların bulunmadığını, davalının söz konusu senetler iade edilmeden ödeme yapmak zorunda olmadığını, davacı tarafından iade kaydı düşülen çek ve senetler yerine yeni çek ve senetler alınmadığı, davacının 2016 yılından aldığı malların bedeli olarak çek ve senetlerin verildiği ve ödenmediği iddiası ile kayıttan düşürüldüğü ve bu belgelerin iade edildiği yönünde davacının kayıt oluşturduğu,

davalının bazı aylarda fatura miktarının üzerinde çek ve senet teslimi gerçekleştirdiği ancak bu fazlalığın 2017 yılında iade kaydı düşülen çek senet miktarlarından çok düşük olduğu, davalı kayıtlarında iade çek ve senetlerin yer almaması söz konusu çek ve senetlerin ödendiğini gösterdiğini, davacı kayıtlarında bunların iade edildiklerine ilişkin kayıtlar bunların ödenmediğini gösterdiğini, her iki defter kaydı arasında mutabakatsızlık bulunduğunu, davacının ticari defterlerine dayanarak, cari hesap sebebiyle alacaklı olduğunu

ispat edemediği yönünde görüşlerinin devam ettiğinin kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyet ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve taraf vekillerince beyan ve itirazlarda bulunulmuştur.

Tüm dosya kapsamındaki belge, beyan ve deliler değerlendirildiğinde.

İpotek akit tablosunun incelenmesinde, 10.04.2018 tarihli 3200 yevmiyeli işlem ile davacı ...A.Ş.'ye davalı ...'nin doğmuş ve doğacak borçlarını konu almak üzere 400.000 TL bedel ile ipotek verildiği, ipotekli taşınmaz malikinin diğer davalı ... olduğu, ipotek resmi senedinde davalı şirketin borçlarının vadesinin geçmesi ile ipotek veren ... ile borçlu şirkete yapılan ihbar ve ihtara rağmen 1 ay içerisinde ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla icra takibine geçileceğinin kararlaştırıldığı,taraflar arasındaki cari hesaptan doğan alacaklar için kambiyo senetleri verildiği ancak ödemelerin yapılmadığından bahisle Bakırköy ...

Noterliği 13.12.2019 tarih ve... yevmiye tarihli ihtarname ile ihtar çekildiği ve tebliğden itibaren 2 iş günü içerisinde borcun ödenmesinin ihtar edildiği, tebligatın 27.12.2019 tarihinde davalı ipotek veren ...'ya Tebligat Kanunu 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edildiği, 16.01.2020 tarihinde İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2020/207 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapıldığı tespit edilmiştir.

Kural olarak alacağın muacceliyetinin, bir ihbarın yapılmasına bağlı olduğu durumlarda, alacaklının hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine, muacceliyet ihbarında bulunmadan icra takibi yapması mümkün değildir. (M.K. 802 md., TMK. 887 md.) Zira, Borçlar Kanunu'nun 117/2.maddesinde yer alan borcun ifa edileceği gün (vade tarihi) sözleşmede yer almamıştır.

Bu durumda, borçlunun temerrüdünün ne zaman gerçekleştiğinin saptanmasında Borçlar Kanunu'nun 117/2.maddesinin (818 Sayılı BK'nun 101/1.maddesi); “muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü dikkate alınmalıdır.

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde takip talebi kural olarak genel haciz yoluyla takipteki gibidir.Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin ilamsız icra takiplerinde takip talebinin verileceği yetkili icra dairesi, ilamsız icrada yetkili olan icra dairesi (İİK.m.50) ve ipotekli taşınmazın bulunduğu yerdeki icra dairesidir (İİK.m.148)Dolayısıyla alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin ilamsız takip yolunda takip talebini, borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği, sözleşmenin yapıldığı veya ipotekli taşınmazın bulunduğu yerdeki icra dairesine verebilir.

Bu doğrultuda sözleşmenin ifa edileceği yer resmi ipotek senedinin 11. Maddesi uyarınca İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin olacağı kararlaştırıldığı ve mahkememizin yetkili olduğu, icra takibinin yetkisine yönelik itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır.

Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde -şart olmamakla birlikte- genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır.

Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir.

Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur.

Kambiyo senedi düzenlenmesine neden olan hukukî ilişkinin, karşılıklı borç yükleyen sözleşme olması ve bu sözleşmeden doğan borcun ifası için kambiyo senedinin düzenlenmesi hâli ise sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

(TBK m. 133) maddesi ile düzenleme altına alınan “tecdit-yenileme” kavramı ve şartları üzerinde durmakta yarar vardır. Yenileme, dar anlamda borcu sona erdiren sebeplerden biridir. Borcun yenilenmesi alacaklı ile borçlu arasında yapılacak bir sözleşme ile gerçekleşir. Bir borcun yerine yenisinin geçerek eski borcun sona erdirilmesi sözleşmesine yenileme sözleşmesi denir. Bu sözleşme tarafların önceki borç yerine yeni bir borcu geçirme iradelerinden oluşur.

Borcun yenilenmesi için her şeyden önce taraflar arasında mevcut ve geçerli eski bir borç bulunması, borçlunun sözleşme ile yeni bir edim üstlenmesi (böylece yeni bir borcun doğması) ve tarafların eski borç yerine geçecek yeni bir borç kurma iradesine sahip olmaları gerekmektedir. Bahsedilen bu irade, yeni bir borç kurmak suretiyle eski borcu ortadan kaldırma, onu sona erdirme iradesidir. Borcun yenilenmesi karine olarak kabul edilemez.

Yenileme, tarafların açık iradesine dayanmalıdır (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2018, s. 1293 vd.). Bu kuralı teyit eden BK’nın 114. maddesinin 2. fıkrasına (TBK m. 133/2) göre; mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme ....

Buna karşılık, tarafların kambiyo taahhüdünde bulunmak suretiyle eski borcun (asıl borç ilişkisinin) sona erdiği ve yenilemenin olduğu hususunda anlaşmış olmaları hâlinde kambiyo taahhüdü ifa yerine yapılmış sayılır ve borç yenilenmiş sayılır. Bu yenilemenin sonucu olarak da asıl borç ilişkisi ile ona bağlı teminatlar ortadan kalkar ve asıl borç ilişkinin yerine kambiyo ilişkisinden doğan borç geçer.

Kural olarak, bu nitelikte bir anlaşma bulunmadığı veya durum şüpheli olduğu sürece yenilemeden söz edilemez (Bozer/Göle, s. 68). Somut olayda; iade edilen kambiyo evrakları yerine yeni kambiyo evrakları alınması borcun yenilenmesi niteliğinde olmayıp, mevcut borcun vadeye yayılarak temditi (ötelenmesi) veya borcun yapılandırılması niteliğini taşıdığı anlaşılmaktadır.

Ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması, birbirini tutması ve doğrulaması şarttır.

Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir.

İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur.

Bu doğrultu da; taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ancak hesap mutabakatının bulunmadığından defter kayıtlarının tarafların lehine delil olarak değerlendirilemeyeceği, davacının iade edilen ve yerine yeni düzenlenerek alınan kambiyo senetleri nedeniyle alacağının bulunduğunu başkaca delillerle de ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddi , davalı tarafın talep ettiği kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından bu yöndeki taleplerinde reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.

HUAK 18/A-(14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak... Dava Şartı Dosya No:.. sayılı dosyasından arabulucu ...'e ekte sunulan 1.360,00 TL tarife bedeli üzerinden kesilen 28/09/2020 tarihli ... sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek arabulucuk giderlerinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın REDDİNE,

2- Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,

3-Alınması gereken 80,70 TL harcın peşin alınan 4.831,00 TL harçtan mahsubu ile 4.750,30 TL nin davacıya iadesine,

4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 36.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6-Davalılar tarafından yapılan 7,80 TL vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/03/2022

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/381, K. 2022/279, 29 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Deliller Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/381
Karar No
2022/279
Tarih
29 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/381 K.2022/155
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/381 K.2022/225
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/381 K.2022/326
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/382 K.2022/129
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/382 K.2022/202
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/383 K.2022/243

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.