KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2022
- Esas no
- 2021/241 Esas
- Karar no
- 2022/83 Karar
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 27/12/2018
Karar Metni
1.490 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılamalar neticesinde ;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket işe davalı firma arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişki bulunduğunu, son olarak...Üretim Tesislerinin işleri için yükleniciliğinin müvekkil firma tarafından üstelendiğini, müvekkili firma taraflar arasındaki sözleşmeler ve siparişler kapsamında üstlenmiş olduğu işleri sözleşmeye uygun olarak yaptığını ve teslim ettiğini,
davalı firma tarafından yapılan imalatların kabul edildiğini ve ödemelerin Eylül 2018 tarihine kadar yapıldığını kısmen yapıldığını ancak bu tarihten sonra ödeme yapılmadığını ve müvekkilinin 404.238,50 TL alacağının bulunduğunu,...İşleri Alt Yüklenici sözleşmesinin uyuşmazlıkların çözümü başlıklı 30 nolu maddesinde taraflar arasındaki ihtilafların çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, açıklanan nedenlerle şimdilik 200.000,00 TL temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle, davacı şirketin müvekkili şirket aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını müvekkil şirket tarafından itiraz edildiğini, ödeme emrinde dayanak olan faturaya itiraz edilmemiş olmasının davaya konu hizmetin alındığının tek başına ispat etmediğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca yapılan iş ve hizmetlere karşılık gelen kısmı için borcunu ödediğini, tek yanlı olarak düzenlenen faturaların ispat şartını yerine getirmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, itirazın kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP
Davalı tarafın davaya konu hizmete dair tüm ödemelerin yapıldığı savunmalarının haksız olduğunu, faturaya süresinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, faturanın sözleşmeye aykırı düzenlendiğini faturayı alan davalı tarafın ispatlaması gerektiğini, her sipariş formunu onaylayan, yapılan işi ve faturaları kabul eden davalının itirazlarının kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın kısmı ödemeler yaptığını ve bunların bir kısmının da davalının süresinde itiraz etmeyerek içeriğini kabul ettiği faturalardan kaynaklı borçlara ait olduğunu, davalı tarafından imalatların kabul edildiğini, faturaların işlendiğini ve ödemelerin davalı tarafça Eylül 2018 tarihine kadar kısmen yapıldığını, davanın kabulünü talep etmiştir.
KARŞI CEVAP
Faturaya itiraz edilmemiş olmasının davaya konu hizmetin alındığını tek başına ispatlamayacağını, cari hesap alacağına konu hizmetin verildiğini davacının ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının HMK 318 maddesi uyarınca hizmetin verildiğine dair hiçbir delil sunmadığını ve yeni delil sunmasına da muvafakatlarının olmayacağını, verilen hizmetlere ilişkin borcun ödendiğini, davacının vermediği hizmet için ücret talep etmesinin haksız olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davadaki uyuşmazlık; Taraflar arasında ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı cari hesap uyarınca bakiye borcunun bulunup bulunulmadığı var ise miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizin ... Esas... sayılı kararında, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile; 404.238,50 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine kararının verildiği, davalı ...Anonim Şirketi vekilince istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizden verilen 03/11/2020 tarih ve ...Esas... sayılı DAVANIN KABÜLÜ kararının davalı vekilinin talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2021/333 Esas 2021/428 Karar sayılı 02/03/2021 tarihli ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmiş olup, yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın mahkememizin 2021/ 241 Esasına tevzi olunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen duruşma ara kararı gereğince, mevcut bilirkişi heyetinden tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda yapılan ödemelerde dikkate alınarak tekrardan bu hususlarda değerlendirilme yapılarak mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/12/2021 tarihli raporda sonuç ve özet olarak, Dava tarihi olan 27.12.2018 itibariyle Davacı Şirketin Davalı şirketten alacağı 404.238,50 TL bakiye alacak 219.453,20 TL teminat bedeli 184.785,30 TL hesaplandığı, Son ödeme tarihi olan 20.02.2020 itibariyle Davacı Şirketin Davalı Şirketten (404.238,50 TL -52.579,02 TL = 351.659,48 TL) alacağının bulunduğu,
3.3- Sözleşmenin 6.maddesinde gereğince aylık hakkedişlerden % 5 nakit teminat kesintisi yapmış olması ve m.6.3.1 gereğince teminat mektubu veya teminat çeki verilmemiş olması sebebiyle kesin hak edişin % 10 tutarındaki davacı alacağının ödenmeyebileceği kanaatinde olması halinde, dava dilekçesinde belirtilen 2.194.532,06 TL toplan yapılan iş bedelinin % 10'u olan 219.453,20 TL teminat bedeli olduğu hesaplanmış olup bu durumda davacının alacağı son ödeme yapılan tarih olan 20.02.2020 tarihi itibariyle;351.659,48 TL bakiye alacak-219.453,20 TL teminat bedeli=132.206,28 TL bakiye alacak hesaplanacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 21/12/2021 tarihli dilekçesi ile bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz etmiştir. Davalı vekili 04/01/2022 tarihli dilekçesi ile bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, Taraflar arasındaki sözleşme gereğince işin yapılıp yapılmadığına dair tespitlerin yapılması için Söke ...Asliye Hukuk Mahkemesinin...
Tespit sayılı dosyasına ibraz edilen 23.02,2020 tarihli heyet bilirkişi raporu sonuç kısmında " Taraflar arasında 06.09.2017 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında Davacının davalı fabrika mahalindeki sözleşmede belirtilen bütün işleri ekipmanlarıyla birlikte eksiksiz ve çalışır halde yapıp davalıya teslim ettiği..." tespit edildiği gözlemlenmiştir.
Davalı tarafın yapılan işlerle ilgili sözleşmeye aykırı iş yapıldığı, işin süresinde yapılmadığı veya işin kontrolü ile ilgili aykırılık veya uygun olmayan iş yapıldığı veyahut cezai şart tahakkuk ettirildiğine dair itirazının olmadığı, davalı işveren şirket tarafından davacı alt yüklenici şirkete işin yapılması yönünde herhangi bir ihtarda gönderilmediği anlaşılmıştır.
Sözleşme konusu işlerin tamamının sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlandığı tespit edilmiş olup davalı tarafın davacı alt yükleniciye yükletebileceği herhangi bir zararının olmaması ve nakit ve kesin teminatların iadesi şartlarını düzenleyen sözleşmenin 6.6.2.
Ve 6.6.4 maddelerinde garanti süresi boyunca teminatların davalı uhdesinde kalacağına dair bir düzenleme de olmaması nedeniyle davacı tarafın teminatlarını davalının irat olarak kaydetmesinin sözleşmeye göre uygun düşmeyeceği tespit edilmiştir.
Dava tarihinden sonra davalı şirket tarafından davacı şirkete sgk borçlarına karşılık kısım kısım ödemeler yapıldığı ve toplamda 52.579,02 TL ödeme yapıldığı anlaşılmış olup davalı şirketin tespit edilen 404.238,50 TL borcundan düşümü gerekmiş ve kalan 351.659,48 TL'nin talep edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur.
Davalı taraf ticari defterlerini haklı bir mazereti olmaksızın ibrazdan kaçınması nedeniyle davacı tarafından usulüne uygun kaydedilmiş ticari defter kayıtları HMK:222/3 maddesi uyarınca davalı aleyhine delil teşkil etmiş sayılmıştır. Taraflar arasında e-fatura düzenlendiği ve fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil de ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Davacı şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi bulunduğu, fatura konu hizmetin tam ve eksiksiz verildiği kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından yargılama sırasında davacıdan alınan teminat mektubunun da davalı tarafça iade edildiği,
iş süresi boyunca hakedişlerin %5 oranındaki teminatların sgk ya borcu olmadığına dair belge ibrazı sonrası 10 iş günü içeriinde iade edileceğinin sözleşmede kararlaştırıldığı ve garanti süresi boyunca kesilen teminat bedellerinin iadesinin yapılmayacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin rapora itirazlarına itibar edilemeyeceği, belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkün olduğu,
belirsiz alacak davasına konu alacaklar bakımından faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve yine davacının dava dilekçesinin netice talep kısmında talep ettiği alacağa temerrüt tarihi belirtmeden faiz talebinde bulunduğundan dava tarihinden itibaren, tarafların ticari şirket olması ve yapılan işlerin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca, avans faize karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi ek raporunun ilk hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/241, K. 2022/83, 1 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama