KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/539 Esas
- Karar no
- 2025/254
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Dava tarihi
- 09/09/2022
Karar Metni
3.551 kelime·18 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 08.02.2022 günü meydana gelen trafik kazasında, ... ...
Ticaret Aş adına kayıtlı olan ve ... yönetimindeki ... plakalı araç sabah saatlerinde işe gitmek için yola çıkan davacıya yaya geçidinde çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davalı araç sürücüsünün kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, 01.09.1982 doğumlu davacı ...'ın, geçirdiği kaza nedeniyle, beden gücü kayıp oranı henüz belli olmamakla birlikte meydana gelen kaza nedeniyle ... ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındığı kazadan bu yana geçen 7 aylık süre zarfında halen yürümesinin mümkün olmadığını, tedavilerinin halen devam ettiğini, tedavisi için gereken bazı ilaçlarını SSK karşılamadığı için kendisi satın aldığını,
kaza tarihinden bu yana 4 adet ameliyat geçirdiğini, kazadan önce tekstil sektöründe yıkama takip uzmanı olarak çalışan müvekkilinin aylık 12.000 TL civarında maaş almakta olduğunu ancak meydana gelen kaza nedeniyle kaza tarihinden bu yana çalışamadığını, kaza yapan aracın ... nolu trafik sigorta poliçesi ve ... numaralı Kasko Karma poliçesi ile davalı sigorta şirketinden poliçelerinin bulunduğunu, adı geçen şirket hakkında maddi tazminatlar yönünden işbu davanın açılması gerektiğini,
Sigorta şirketine ....Noterliğinin 07.04.2022 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini fakat sigorta şirketinin buna rağmen ödeme yapmadığını belirterek, 08/02/2022 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacılar için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik.
70.000,00 TL sürekli maluliyet, 10.000,00 TL geçici işgöremezlik, 10.000,00 TL bakıcı giderleri ve 10.000,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 100.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itiabren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili ...
Sigorta A.Ş. nezdinde ... poliçe numarası ile 08/12/2021-08/12/2022 tarihleri arasında teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, kaza sonrası 12 ay süre ile ancak malul kişinin stabil hale gelmesi sonrası Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenecek rapor ile maluliyet oranının kaza tarihi itibarı ile ilgili yönetmelik hükümlerine göre belirlenebileceğini, geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin 6111 sayılı yasa ve Genel Şartlar gereği teminat dışı olduğunu,
hesaplamanın genel şartlarda belir şekilde 1,8 teknik faizle ve aktücryal teknikle yapılması gerektiğini, dava öncesi usulüne uygun başvuru yapılmamış olması ve maluliyet raporunun bulunmaması nedeni ile temerrütten söz edilemeyeceğini, ancak dava tarihinden itiabren yasal faiz işletilebileceğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... TİC. VE SAN. A.Ş. vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasına karışan ve sürücüsü diğer davalı ... olan ... plakalı aracın, müvekkil ... ... TİC. SAN. A.Ş. tarafından davanın ihbarı talep olunan ... SAN. VE TİC.
A.Ş.'ye uzun dönem kiralama sözleşmesiyle kiralandığını, bu bakımdan davalı müvekkilin ... plakalı araç hakkında işleten sıfatı bulunmadığını ve müvekkili şirkete davada husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müvekkiline ait aracın kaza tarihinde sigortalı olduğunu, davacının zararlarından öncelikle sigorta şirketlerinin sorumlu olacağını, davacının maddi ve manevi zararlarının dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik,
tedai giderleri zararı ve bakıcı giderleri zararının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davaya konu olayda kaza sırasında kullanılan ... plakalı araç hakkında hem zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi hem de genişletilmiş kasko poliçesinin mevcut olduğunu, bu nedenle sigorta poliçesinin muhatabının ...
Sigorta A.Ş. olduğunu, buna rağmen davacının taleplerini sigorta şirketinden talep etmek yerine müvekkiline yöneltmelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kazaya karışan aracın işletenin ... SAN. VE TİC, A.Ş.'ne ihbarını taleple; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Olay anına ilişkin kamera görüntüleri ve ifade tutanakları incelendiğinde 08.02.2022 tarihi sabah saat 07.05 sularında müvekkili araç sürücüsünün sol şeritte hız kurallarına riayet ederek seyir halinde iken, orta refüjde bekleyen davacının müvekkilinin sürücüsü olduğu ve aracın geçişini beklemeksizin yola atlayarak söz konusu kazanın gerçekleşmesine sebep olduğunu, kazanın gerçekleştiği gün havanın yağmurlu olması ve kışın sabahın erken saati sebebiyle de son derece karanlık olan caddede, sol şeritte seyir halindeki müvekkilinin;
yaya geçidinin 30 metre ilerisinden karşıya geçmek için kendisini bir anda refüjden yola atan siyah kapüşon, siyah pantolon ve siyah montlu kısacası havanın karanlığında iyice kamufle olmuş davacıyı fark etmesinin imkansız olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde en büyük etkenlerden birinin, davacının karşıdan karşıya geçerken yaya geçidini kullanmayıp kendisini bir anda refüjden yola atması olduğunu, yaşanan kaza sonrası müvekkili tarafından;
davacının hastane masraflarının karşılandığını, süreç boyu hastane ziyaretleri gerçekleştirilerek manevi destek verilmeye çalışıldığını, ameliyat sonrası hastanın evinde düzenli olarak pansumanlarının yapılması için sağlık hizmeti aldırıldığını ve süreç boyu çokça medikal malzeme temini yapıldığını, kazada herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkilinin, davacının daha çabuk iyileşmesi için de elinden gelen tüm desteği verdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanak örneği, tedavi kayıtları, hasar dosyası örneği, SGK müzekkere cevabı, davacı ve davalı ...'nun sosyal ve ekonomik durum araştırması, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Ceza dava dosyası örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Dosyanın kusur yönünden rapor aldırılmak üzere Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17/07/2023 tarihli raporunda;
"Davalı sürücü ...'nun %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu,
Davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu" kanaatine ulaşıldığının bildirildiği görülmüşttür.
Dosyanın maluliyet yönünden rapor aldırılmak üzere Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesine gönderildiği; Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 21/02/... karar nolu raporunda;
"Kişinin tüm vücut engellilik oranının %9 (Yüzdedokuz) olduğu,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 21/12/2022 tarihli celsesinin 9 nolu ara kararı gereğince; dosyanın SMMM (Karayolları konusunda uzman) bilirkişiye tevdi ile davalı ... ... TİC. VE SAN. A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davaya konu araca ilişkin kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat, cari hesap hareketleri, kira bedeline ilişkin faturalar gibi belgelerle bir bütün olarak değerlendirilerek davalı ... ... TİC. VE SAN. A.Ş.'nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hakkında rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi 26/04/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davalı ... ... TİC. VE SAN. A.Ş. 'nin kazaya karışan ... plakalı aracın maliki olduğu, uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.' ye kiraladığı, dava dışı firmaya araç kiralama faturaları düzenlendiği, dolayısı ile işletenlik sıfatının dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye geçtiği, kaza tarihinde ... plakalı aracın işleteninin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu, aracın fiili hakimiyetinin ve iktisaden yararlanma hakkının dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'de olduğu" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 22/05/2024 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararı gereğince dosyanın aktüer bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi 06/06/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;"Davacının 08/02/2022 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası:
9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 75.005,68 TL olduğu, SGK tarafından davacıya ödenen toplam 33.603,45 TL geçici iş göremezlik ödemesinin tenzili ile davalılardan 41.402,23 TL talep edilebileceği,
% 9 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 938.032,07 TL olduğu,
İş bu zararın azami 500.000,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinden sorumlu olduğu, dosyada davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesinin bulunmadığı, işbu poliçenin dosyaya kazandırılması ile İMM teminatında bedeni zararlar için verilen azami limit dahilinde 500.000,00 TL ZMMS teminatı üzerinde bulunan tutar 438.032,07 TL bakiye maddi zarar yönünden değerlendirilmesi,
3 Ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının kazada davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 15.012,00 TL olduğu, sürekli bakıcı gideri zararının bulunmadığı,
Davacının yukarıda hesaplanan geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği işbu teminatında ayrıca azami 500.000,00 TL olarak bulunduğu ve hesaplanan tutarların tedavi giderleri teminatı içinde bulunduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 18/12/2024 tarihli celsesinin 18/12/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince; Davalı sigorta şirketi vekiline, ... ...-F-...-0 acente ve poliçe yenileme nolu, 01/01/2022-01/01/2023 poliçe vadeli ... 5 ... şasi ve motor nolu ... plakalı aracın kasko poliçesinin ve işbu kasko poliçesine ilişkin başvuru, ödeme vs. tüm belgelerin, ayrıca kasko poliçesi ile birlikte verilen ihtiyari mali mesuliyet sigorta teminatının sunulması hususunda 2 haftalık kesin süre verildiği, davalı ... SİGORTA A.Ş. vekilinin 13/02/2025 tarihli dilekçesi ile ... plakalı aracın Genişletilmiş Kasko Poliçesinde İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı verilmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Bunun üzerine aktüer bilirkişisinden ek rapor aldırılmış 23/02/2025 tarihli ek raporun sunulduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; 08/02/2022 günü saat 07:20 sıralarında, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Caddesini takiben ...yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalli No:108 önlerine geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, istikametine göre sol tarafından orta refüjden kaplamaya girip yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'a çarpması neticesi dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, işleten ile sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 vd. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar.
Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
İhtilaf, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi, bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dosyada mevcut tüm deliller, kusur raporu, maluliyet raporu, bilirkişi raporu, aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. 08/02/2022 günü saat 07:20 sıralarında, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ...
Caddesini takiben ...yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalli No:108 önlerine geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, istikametine göre sol tarafından orta refüjden kaplamaya girip yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'a çarpması neticesi dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmakla; mahkememizce öncelikle husumet yönünden rapor aldırılmış, davalı ... ...
TİC. VE SAN. A.Ş.'nin kazaya karışan ... plakalı aracın maliki olduğu, uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye kiraladığı, dava dışı firmaya araç kiralama faturaları düzenlendiği, dolayısı ile işletenlik sıfatının dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye geçtiği, kaza tarihinde ... plakalı aracın işleteninin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu, aracın fiili hakimiyetinin ve iktisaden yararlanma hakkının dava dışı ... San. ve Tic.
A.Ş.'de olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir.
2918 sayılı KTK'nun "işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlığını taşıyan 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Aynı Kanunun 3. maddesi gereğince işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda, KTK'nun 3. maddesi gereği, uzun süreli kiralamanın bulunduğu durumlarda, aracı kiralayan işleten sıfatı kazanmakla birlikte; ... ... TİC. VE SAN. A.Ş.'nin kazaya karışan ... plakalı aracın maliki olduğu, uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.' ye kiraladığı, dava dışı firmaya araç kiralama faturaları düzenlendiği, dolayısı ile işletenlik sıfatının dava dışı ... San. ve Tic.
A.Ş.' ye geçtiği, kaza tarihinde ... plakalı aracın işleteninin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu, aracın fiili hakimiyetinin ve iktisaden yararlanma hakkının dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'de olduğu, zilyetliğinin kiracıya geçtiği anlaşılmış olup bu haliyle, husumetin yöneltilemeyeceği anlaşılmakla davalı ... ... TİC. VE SAN. A.Ş. yönünden uzun süreli kiralama sebebiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının, araç maliki olan davalıya karşı dava açmasında kusurunun bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı ... ... TİC. VE SAN. A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. (Yargıtay 17.HD'nin 2014/21009 Esas 2014/17379 Karar sayılı ilamı - İstanbul 8.HD'nin 2024/2288 Esas 2025/325 Karar sayılı ilamı)
Kusur yönünden ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, kusur raporunda "Davalı sürücü ...'nun %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu " yönünde rapor tanzim edildiği, maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumu ...
İhtisas Dairesinin aldırılan raporda; "...'ın tüm vücut engellilik oranının %9 (Yüzdedokuz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği" yönünde rapor tanzim edildiği görülmekle;
davacının uğramış olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının tespiti için mahkememizce dosya aktüer bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkememizce de hükme esas alınan, bilimsel, denetime açık 06/06/2024 tarihli rapordan da anlaşıldığı üzere,
"Davacının 08/02/2022 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası:
9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kuşunun bulunmadığının kabulü ile 75.005,68 TL olduğu, SGK tarafından davacıya ödenen toplam 33.603,45 TL geçici iş göremezlik ödemesinin tenzili ile davalılardan 41.402,23 TL talep edilebileceği,
% 9 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 938.032,07 TL olduğu,
İş bu zararın azami 500.000,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinden sorumlu olduğu, dosyada davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesinin bulunmadığı, işbu poliçenin dosyaya kazandırılması ile İMM teminatında bedeni zararlar için verilen azami limit dahilinde 500.000,00 TL ZMMS teminatı üzerinde bulunan tutar 438.032,07 TL bakiye maddi zarar yönünden değerlendirilmesi,
3 Ay süre ile geçici bakıcı giderleri zararının kazada davacının kusurunun bulunmadığının kabulü ile 15.012,00 TL olduğu, sürekli bakıcı gideri zararının bulunmadığı,
Davacının yukarıda hesaplanan geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararının davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği işbu teminatında ayrıca azami 500.000,00 TL olarak bulunduğu ve hesaplanan tutarların tedavi giderleri teminatı içinde bulunduğu" hususu sabit olmakla; davalı sigorta şirket yönünden temerrüt başlangıcının dava tarihi, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olduğu kabul edilerek, davacının 06/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda ve açıklanan gerekçelerle; davalı ... ... yönünden; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ...
Sigorta Anonim Şirketi ve ... yönünden davanın kabulü ile.
41.402,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 15.012,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 09/09/2022, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 08/02/2022'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin 500.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına), 938.032,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 09/09/2022,
diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 08/02/2022'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin 500.000,00 poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına) dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davasını kısmi dava olarak açmıştır. Dava belirsiz alacak davası olarak değil kısmi dava olarak açılmış olduğundan davacı vekilinin sadece bir kez ıslah hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davacının talep artırım hakkı bulunmadığından ve ancak bir kez ıslah yapabileceğinden, davacı vekili tarafından sunulan ve aynı zamanda harçlandırılmayan 03/03/2025 tarihli talep artırım dilekçesi hükümde nazara alınmamıştır. Davacı vekilinin 31/10/2024 tarihli dilekçesinde belirttiği hususlar ise maddi hatanın açıklanması olarak değerlendirilmiştir.
Somut olayda davacı uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Buna göre manevi tazminatın miktarının tayini hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyuan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir.
Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır.
Manevi tazminatının miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23/06/2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede. "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir.
Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değiltir.
Burada amaçlanan sadece ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir.
Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla; caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davaya konu somut olay, anılan yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu olayda davacı yaya ...'ın kusursuz olması, davalı sürücü ...'nun %100 oranında kusurlu olması, davaya konu kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kazanın davacı üzerinde yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/02/2022'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-11. fıkrası ;"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." ve (14).
Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.600,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilmiş, tarafların arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın davalılar ...
Sigorta Anonim Şirketi ve ... yönünden kabulüne karar verildiği gözetilerek, bu davalılar yönünden arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI (MADDİ TAZMİNAT)
80,70 TL BAŞVURMA HARCI 409,86 TL PEŞİN HARÇ 409,86 TL PEŞİN HARÇ 3.203,00 TL TAMAMLAMA HARCI 11,50 TL VEKALET HARCI +64.317,76 TL EKSİK HARÇ 7.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 67.930,62 TL KARAR VE İLAM HARCI 970,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ 3.203,00 TL TAMAMLAMA HARCI
+ 6.815,00 TL ATK KUSUR RAPOR ÜCRETİ
18.490,06 TL TOPLAM
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/539, K. 2025/254, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama