KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/325 Esas
- Karar no
- 2024/328
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 24/05/2023
Karar Metni
2.043 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26/06/2022 tarihinde davalı ...
Şti. “ye ait ...plakalı ZMMS poliçesi ile teminat altında olan araç ile yaşanan 3 araçlı trafik kazası sonrası sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu ve kazada ... ve ...plakalı araçlarda oluşan maddi hasarın ZMMS poliçesinden karşılandığını, zarar gören ... plakalı araç sahibi ...'a 39.999,99 TL 15.09.2022 tarihinde ödendiğini, ... plakalı araç sahibi ...'e 17/10/2022 tarihinde 16.512,00 TL ödeme yapıldığını,
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4. maddesi, "..Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, " hükmünün haiz olduğunu, ...
Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 20.05.2021 2019/318 E., 2021/920 K. Sayılı kararında aşağıdaki şekilde olay yeri terk rücu nedeni olarak kabul edildiğini bu nedenle davalı sigortalıdan işbu ödenen tutarın rücuen tahsili amacı ile ... 12. İcra Dairesinin ... E. dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek, ...
12. İcra Dairesinin ...E. dosyasına havi itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle olay tarihinde aracı kullanan kişi tarafından ZMSS Genel Şartlar uyarınca, olay yerini terk etmek zorunda kaldığını, aracı kullanan kişiye karşı saldırı girişiminde bulunulduğunu, Bu sebeple müvekkilinin can güvenliği nedeniyle olay yerini terk etmek zorunda kaldığını, ZMSS hasar tazmininin ne şekilde yapılacağının poliçede açıkça belirtildiğini, onarım yapılacak olması halinde poliçede, onarımın şirketçe belirlenecek servislerde veya sigortalı tarafından belirlenecek servislerden hangisinde yapılacağı hususunun da açıkça yer aldığını,
ayrıca hasarın tazmininde orijinal parça veya eşdeğer gibi parça seçeneklerinden hangisinin kullanılacağının belirtildiğini, bu yönde bir belirleme olmazsa sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parçanın esas alındığını, onarım masraflarının sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, aracın tam hasara uğramış sayıldığını, aracın tam hasara uğraması halinde, aracın hasar anındaki rayiç değerinin ödendiğini, bu durumda,
aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenemeyeceğini, kısmi onarımlarda parçaların sigorta şirketi tarafından tedarik edilmesi halinde hasarlı parçaların talep ettiği takdirde sigortacının malı olduğunu, sigortalının ve sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişilerin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar sigortalıya tazminat olarak ödenebildiğini,
hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, dosyanın alanında uzman sigorta eksperine tevdii ile birlikte dava konusu araçta meydana gelen hasar miktarının Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ve müvekkili şirket nezdinde tanzim olunan Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi gereğince belirlenmesi gerektiğini,
kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesi ve Kasko Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında,
Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden Seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi ve ayrıca Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi marifetiyle kusur durumu tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunun aşikar olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça sunulmuş olan hasara ilişkin belgelerde belirtilen araç hasarına ilişkin tutarların son derece fahiş olduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların tamamen farazi olduğunu, somut delillere dayanmadığını, eş değer parçayla değişimin mümkün olduğunu, yedek parça ve işçilik bedelleri için iskonto ve KDV hariç hali uygulanması gerektiğini,
kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini bildirip, öncelikle zamanaşımı def’im ve gerekçeli itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti’nden ve Adli tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına karar verilmesini, varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini,
araç hasarına ve var ise sovtaj bedeline ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına karar verilmesini, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 12. İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiştir.
... Birliği'ne müzekkere yazılarak ...- ... ve ... plakalı araçların aktif pasif mülkiyet kayıtlarının gönderilmesi istenilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 26/06/2022 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında meydana gelen trafik kazasının kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.
01/01/2024 tarihinde Sigorta Uzmanı, Trafik bilirkişisi ve Makine mühendisi bilirkişi heyeti tarafından bilirkişi raporu alınmıştır.
04/04/2023 tarihinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesi tarafından kusur raporu alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipteki itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Takip alacağı, davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatı davalı sigortalısına rücu istemine dayanmaktadır. Taraflar arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmaktadır. Davacı, davalıya ait sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 26/06/2022 tarihli kazada, araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle ödenen sigorta tazminatının davalı sigortalıya rücunu talep etmektedir.
01/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının 26/06/2022 tarihli trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu, davacının zarar gören ...ve ...plakalı araçlar için 15/092022 tarihinde 39.999,99 TL ve 17/10/2022 tarihinde 16.512,00 TL ödeme yaptığı ve yapılan ödemelerin kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Davacının rücu sebebi olay yeri terke dayanmaktadır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4. maddesinin f bendinde “Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde” sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği düzenlenmiştir.
İstanbul BAM 9. HD’nin 2021/1646 Esas ve 2023/2246 Karar sayılı ilamında “Davaya konu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücünün firar ettiğinin açıkça belirtildiği görülmektedir.
Öncelikle sigortalının doğru ihbar külfetini yerine getirip getirmediği ve buna göre ispat külfetinin yer değiştirip değiştirmediğinin değerlendirilmesi, sonucuna ve dosya kapsamına göre kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olduğunun ispatı halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” şeklinde olay yerini terk eden sigortalıya rücu şartları belirtilmiştir.
Yine aynı dairenin ispat yüküne ilişkin 2017/610 Esas ve 2017/1036 Karar sayılı ilamında “Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacı sürücünün can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kaza tutanağı tutulmadığı, kazadan 6 gün sonra sigorta şirketine başvurduğu, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde;
haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü olmadığını veya teminat dışı başka bir hal olmadığını ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiğinin kabulü gerekmektedir.” şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve içtihatlar uyarınca somut olay değerlendirildiğinde; davalı sigortalı her ne kadar kaza sonrası can güvenliği sebebiyle olay yerinin terk edildiğini iddia etse de, bu iddiasını gösteren bir delil dosyaya ibraz edilmemiştir. Mahkememizce ön inceleme duruşmasının 3 numaralı ara kararı gereği verilen süre içinde de karakol kaydı veya soruşturma dosyası ibraz edilmemiş; aksine davalı taraf bu hususun re’sen araştırılmasını talep etmiştir.
Dosya içinde bulunan kaza tespit tutanağından davalı araç sürücüsüne herhangi bir saldırı olduğuna dair tespit bulunmadığı görülmüştür. Yine davacı tarafından sunulan hasar dosyasının incelenmesinden, davalı sigortalının kazayı bildirmediği, zarar gören üçüncü kişilerin talebi ile hasar dosyasının açıldığı anlaşılmıştır. Davalı sigortalı ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair bir delil dosyaya sunmamıştır.
Bu kapsamda davalı sigortalının ihbar yükümlülüğüne aykırı davranması ve can güvenliği riskine ait soyut beyanlar dışında bir delil veya emare bulunmaması sebebiyle ispat yükünün davalı sigortalı üzerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Araç sürücüsü hakkında re’sen araştırma yapılması talebi hem iddiasını ispatla tarafın mükellef olması hem talep edilen husususun re’sen araştırılabilecek bir husus olmaması hem de sürücünün dosyada taraf olmaması ile kimlik bilgisi bildirilen kişinin kaza yapan sürücü olduğuna dair bir bilgi sunulmadığından 09/11/2023 tarihli talep mahkememizce uygun görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketinin zarar görenlere yaptığı toplam 56.511,99 TL ödemeyi, davalı sigortalıya rücu şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. İşlemiş faiz talebine yönelik; yapılan iki ayrı ödeme için ödeme tarihinden takip tarihine (09/12/2022) kadar %15.75 avans faizi üzerinden yapılan hesap sonucu toplamda 1.870,37 TL işlemiş faiz talep edilebileceği hesaplanmıştır. Netice itibariyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebi reddedilmiştir.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/325, K. 2024/328, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama