KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/366 Esas
- Karar no
- 2025/244
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/06/2023
Karar Metni
1.916 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirketle imzaladığı 01.10.2020 tarihli sözleşme ile, ...
Yerleşkesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Fakültesi ile Mühendislik Fakültesi İnşaatı Temel ve Perde İzolasyonu işini yüklendiğini, taahhüdü altındaki işi ve sözleşme dışında talep edilen bazı işleri de tamamlayarak teslim ettiğini, müvekkilinin, yüklendiği işi sözleşme gereği tamamlayarak teslim etmiş olduğu halde, davalı şirket tarafından geçici kabul işlemleri yapılmadığını, nakit teminat kesintileri iade edilmediğini, gerek sözleşme gereği yapılan iş gerekse sözleşme dışında bulunup tutanakla yapılan iş ve malzeme bedellerinden doğan cari hesap alacağı ödenmediğini,
müvekkilinin sözleşmeden doğan alacaklarının ödenmemesi ve teminatın iade edilmemesi üzerine davalı şirkete 25.07.2022 tarihli , ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, kabul işlemlerinin yapılması, 36.984.86.-TL teminatın iade edilmesi ve 285.464.78.-TL alacağın ödenmesi hususunun ihtar olunduğunu, ihtarnamenin 27.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, daha sonra borçlu aleyhine .... İcra müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, cari hesap alacağı, teminat, ihtarname masrafı ve temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faiziyle toplam 366.8867.41.-TL.nin tahsili talep edildiğini, borçlu tarafça 06.03.2023 tarihinde borca ve faize itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalı tarafça icra takibine itiraz üzerine,
tarafınca dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak, anlaşmaya varılamadığını, borçlu davalı , borcu bulunmadığından bahisle icra takibine itiraz etmişse de alacağımızın varlığı sözleşme, cari hesap ekstreleri, faturalar, tarafların ticari defterleri ve kayıtları ile sabit olduğunu bildirip, tüm bu nedenlerle, davalı borçlunun itirazının iptali, ile takibin devamını sağlamak için huzurdaki davayı açmak zorunluluğu doğduğunu bildirip, ....İcra Müdürlüğünün ...
E., sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında, davalı-müvekkil şirketin genel inşasını üstlendiği İstanbul Üniversitesi - Avcılar Yerleşkesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Fakültesi ile Mühendislik Fakültesi İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamında davacı tarafın "Temel ve Perde İzolasyonu İşleri" ne ait malzemelerin temini ve montajına ilişkin sözleşme imzalanmıştır.
Anılı sözleşmenin "Sözleşme Bedeli, Ödeme Usulü ve Şartları" başlıklı 19. maddesi uyarınca sözleşme bedeli 1.164.548,70 TL 4 KDV olarak belirlenmiş olup sözleşme ilişki boyunca müvekkil şirket tarafından bu madde kapsamındaki düzenlemelere göre davacı şirkete ödemeler yapıldığını, aynı maddenin 19.1 sekizinci paragrafında.
Altyüklenici” nin Sözleşme konusu işler nedeniyle SGK'ya olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan yasal vergi kesintilerini geçici kabul tarihine kadar ödememesi halinde kesin hakedişinde bu tutarlar kesileceğini, SGK cetvellerine göre işin konusu icabı ödenmesi gereken yüzdeye tekabül eden prim SGK'ya ödeneceğini, çalıştırılan işçilerin primi bu yüzdeyi karşılamadığı takdirde işin sonunda eksik prim miktarı Altyüklenici tarafından SGK'ya yatırılacağını, SGK primleri birim fiyatlara dahil olup eksik primlerin tamamlanmasından dolayı Altyüklenici' ye ayrı bir bedel ödenmeyeceğini,
Altyüklenici SGK'dan "ilişiksiz belgesini" almadan ve bunu Yüklenici ye iletmeden önce kesin hakediş ödemesi yapılmayacağını, davacı tarafın anılan hüküm gereğince ibraz etmesi gereken belgeleri de süresinde ve eksiksiz olarak müvekkili şirkete teslim etmediğini, müvekkili şirketin halen işçiler nedeni ile aleyhine dava açılması tehlikesi ile karşı karşıya olup, davacı taraf sözleşmenin amir hükmüne aykırı davrandığını, sözleşmenin "İşe Başlanması,
İşin Süresi, İş Programı” başlıklı 7. Maddesi uyarınca sözleşme konusu işlerin tamamlama tarihi olarak 31.12.2020 tarihi belirlenmiş olup davacı taraf işin tesliminde bu süreye riayet etmediğini ve işi zamanında teslim etmediğini, taraflar arasında işin teslimine ilişkin bir tutanak bulunmadığı gibi davacının ibraz etmiş olduğu ve tek taraflı imzasını taşıyan 21.03.2022 tarihli belgede kesin hakediş faturasının 30.11.2021 tarihinde düzenlendiği ifade edildiğinin, işin teslim tarihini 30.11.2021 olarak kabul etsek dahi davacı tarafın işi 11 ay gecikmeli olarak teslim ettiği kendisinin de kabulünde olduğunu,
davacı tarafın işin teslimini geciktirmesi nedeniyle müvekkili şirketin ana işveren idareye karşı zor duruma düştüğünü, müvekkili şirketin de işi idare'ye teslim sürecinde gecikmeler yaşandığını, kamu zararının meydana gelmemesi için müvekkili şirketin davacı-altyüklenici işi bir an evvel tamamlayıp teslim etmesi yönündeki talepleri de sonuçsuz kaldığını, nihayetinde de müvekkil şirket ile ana işveren İdare arasında yapılan protokol uyarınca ana sözleşme 05.04.2022 tarihinde tasfiye edilmiş olup huzurdaki dosyanın tarafları arasındaki sözleşme, ana sözleşmeye bağlı bir sözleşme olduğu için aynı tarihte kendiliğinden münfesih olduğunu,
eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebi ile dava açan davacı taraf öncelikle işi sözleşmeye uygun bir şekilde ve zamanında teslim ettiğini ispatlamakla yükümlü olup davacı taraf bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı taraf bu hususta ne icra takibi aşamasında ne de dava aşamasında hiçbir belge ibraz edemediğini, davacı taraf açıkça kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve sonrasında da huzurdaki davayı açtığını, icra takibi yapılmadan önce tarafına ne bir ihtar gönderilmiş ne de sözlü bir talep iletildiğini, bu durum karşısında icra takibi yapılmış olması açıkça kötüniyetli bir davranış olduğunu bildirip,
bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli alacaklı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının gönderilmesinin istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca davacının hak ediş ve teminat alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında 01/10/2020 tarihli eser sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmenin konusu ... Yerleşkesindeki inşaatın temel ve perde izolasyon işidir. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibi konumundadır. Davacı taraf işi tamamlayarak teslim ettiğini, ancak davalı tarafından geçici kabulün yapılmadığını ve cari hesap alacağı ile nakit teminat bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı ise, davacının teminat iadesi için gereken SGK ilişiksiz belgesini sunmadığını, işte gecikme olduğunu savunmuş; gecikme sebebiyle oluşan ceza bedelinin takas edilmesini talep etmiştir.
Dava konusu işe ait ihale evrakları ... Başkanlığı’ndan celbedilmiştir. Dosya kapsamındaki ihale belgelerine göre, davalı şirket 20/03/2020 tarihli sözleşme ile işi yüklenmiş ve 30/03/2020’de davalıya yer teslimi yapılmıştır. Davalı tarafından sözleşme kapsamındaki değişikliğin kabul edilmemesi ve imalat değişikliği ile ilave imalat masraflarındaki artış sebebiyle sözleşme konusu iş 05/04/2022 tarihinde tasfiye edilmiştir. Tasfiye kararının incelenmesinde davacının davalı ile arasındaki sözleşmeye aykırı bir tutumunun veya davacının sorumlu olduğu bir durumun feshe sebep olmadığı görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan 11/02/2025 tarihli bilirkişi raporundaki teknik incelemeye göre, işin %95’nin tamamlandığı, geçici kabulün yapılabileceği, 285.464,78 TL değerindeki 5 adet hak edişin taraflarca imzalandığı, hak ediş ödemelerinin davalı tarafından zamanında yapılmadığı ve bu durumun gecikmeye sebep olabileceği tespit edilmiştir. Aynı raporun mali inceleme bölümünde de tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş, davacı ile davalının kayıtlarının örtüştüğü, her iki tarafın kayıtlarına göre de davalının davacıya 322.399,64 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Teminatın iadesine ilişkin değerlendirmede SGK ilişiksiz belgesinin bulunduğu ve teminatın iade şartlarının oluştuğu rapor edilmiştir.
Davalının gecikme yönündeki savunmasının değerlendirilmesinde; işin devamında ve sonrasında davalının davacıya gecikme sebebiyle ihtarda bulunmadığı, gecikme sebebiyle cezai şartın uygulandığına ilişkin fatura düzenlemediği ya da hak edişlerden kesinti yapmadığı, talebinde de toplam gecikme süresini ve buna göre toplam kesmesi gereken cezai şart bedelini bildirmediği anlaşılmıştır. Bilirkişilerin hak edişlerin davalı tarafından zamanında ödenmemesi sebebiyle gecikme yaşanabileceği hususundaki görüşü de gözetilerek, davalının işteki gecikme savunmasının yerinde olmadığı, gecikmede davacının kusuru olmadığı ve bu sebeple davalının takas def’inin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının takip talebindeki alacak kalemleri ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde onaylı 5 adet hak ediş alacağı miktarı olan 285.464,78 TL ile teminat bedeli olan 36.934,86 TL yönünden, tarafların ticari defterlerinin de bu alacaklar için örtüştüğü gözetilerek, davacının davalıdan 322.399,64 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. 13.423,33 TL yönünden, bu alacağı yansıtan 6 numaralı hak edişin taraflarca onaylanmaması ve bu bedelin ticari defterlerde de görünmemesi sebebiyle talep reddedilmiştir. Noter ihtar masrafına ilişkin 366,69 TL’lik talep ise, noter makbuzunun dosyaya ibraz edilmemesi sebebiyle kabul edilmemiştir.
Davacının işlemiş faiz talebinin değerlendirilmesinde, davacının davalıyı noter ihtarı ile temerrüde düşürdüğü görülmüştür. Noter ihtarı 27/07/2022 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş ve 7 günlük ödeme süresinin sonunda 04/08/2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Mahkememizce kabul edilen asıl alacak bedellerine göre davacının talep edebileceği işlemiş faiz kalemi 26.022,58 TL olarak hesaplanmıştır (04/08/2022-31/12/2022 arası 15,75 ve 31/12/2022/21/02/2023 arası 10,75 faiz oranı esas alınmıştır).
Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar verilen tutar üzerinden alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... Hakim
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/366, K. 2025/244, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama