KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/71 Esas
- Karar no
- 2024/29
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/02/2023
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye'nin önde gelen pazar yeri sitelerinden “....com” (....com) internet sitesinin sahibi olup 5651 Sayılı Kanun'a dayalı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu nezdin: YS-(...) numaralı “Yer Sağlayıcı Belgesi” ile sektörde yer sağlayıcı hizmetini sağlayarak faaliyetlerini devam ettirmektedir.
(Ek-1: Yer Sağlayıcı Faaliyet Belgesi) Müvekkil Şirket 6563 sayılı' kanun kapsamında araçı hizmet sağlayıcı, 5651 sayılı kanun kapsamında da yer sağlayıcı sıfatına sahip olduğunu, müvekkili şirketin yukarı da belirttiği üzere “....com” alan adli alış veriş platformunu işlettiğini, bu sıfat ile de İnternet'ten ürün satışı yapmak isteyen satıcılarla üyelik sözleşmesi akdederek,
onlara platformda yer vermek ve satıcılar da platform aracılığıyla ürünlerini halka arz ettiğini, ....com online bir alışveriş merkezi olup, açık pazar modeli ile çalıştığını, ....com üye olan satıcıların açtıkları sanal mağazalar aracılığıyla ürünlerini nihai tüketiciye satmaları için İnternet sitesi hizmetleri vermekte kendi uhdesinde stok tutmamakta herhangi bir satış sözleşmesine taraf olmamakta dolayısıyla da doğrudan ürün satışı yapmadığını, ....com üzerinden yapılan tüm satışlar siteye üye olan satıcılar tarafından gerçekleştirilmekte, mesafeli satış sözleşmesi üye satıcılar tarafından gerçekleştiğini,
mesafeli satış sözleşmesi üye satıcılar ve aracılar arasında akdedildiğini, alınan ürün için de satıcı tarafından alıcıya fatura kesildiğini, ....com bir online alış veriş merkezi, diğer bir deyişle aracı platform görevi gördüğünü, ve satıcılar ise bu alışveriş merkezinin mağazaları ve üyeleri olduğunu, her ne kadar davalı tarafça yetkiye itiraz edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2 maddesi" gereği sözleşmeden kaynaklı tüm ihtilaflar için İstanbul Adliyesi ve İcra Müdürlükleri'nin yetkili olduğu kabul edilmiş olmakla;
gerek tarafların tacir olması sebebiyle yetki sözleşmesinin geçerli olması gerekir, para alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olması sebepleriyle Davalı tarafça yapılan yetki; itirazının geçersiz olduğunu, nitekim zorunlu arabuluculuk aşamasında yapılan yetki itirazı da .... Sulh. Hukuk Mahkemesi'nin 2022/... E. 2022/...
K. sayılı kararıyla reddedildiğini, müvekkili şirketin yukarıda anlatıldığı üzere ürün satmak isteyen satıcı firmalara sahibi olduğunu, www. ... ..com üzerinden satış yapmasına aracılık ettiğini, dava konusu olayda da davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen ve işbu dilekçe ekinde sunulan Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi: kapsamında Davalı ....com üzerinden ürün satışı yapmaya başladığını, davalının ....com aracılığı ile işbu dilekçe ekinde sunulu işlem detaylarından da görüleceği üzere: müşterilerine ürün satışı yapmış,
yapılan satışlar kapsamında ürün bedelleri öncelikle müvekkili şirketin hesabına geçmiş davalıya ilgili alış veriş bedellerinin gönderildiğini, ancak alıcılar tarafından muhtelif tarihlerde iptal ve iade taleplerini oluşturduğunu, müvekkili şirket işbu dilekçe ekinde sunduğu, siparişler hakkında iade talebinde bulanan tüketicilere bedel iadesini sağladığını, ancak davalının müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilebileceği bir bakiyesinin kalmaması nedeniyle müvekkilinin iade işlemleri üzerine ödemesini gerçekleştirdiği bedeli tahsil edemediğini, tüm bu açıklanan nedenler ile, ....
İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasında, davalının takibe konu borca yönelik itirazının iptalini takibin devamını, borca haksız yere itiraz eden Davalı aleyhine alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmasına rağmen süresi içerisinde davaya cevap vermemiş olduğu görülmüştür.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Mahkememizin 26/09/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereği, dosya bilirkişilere tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi ...' ın 30/11/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"Tüm delillerin münakaşası, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme'nize ait olmak üzere, dava dosyasına sunulu belgeler ile davacı şirketin yerinde incelenen ticari defter kayıtları ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda detayları yukarıda açıklandığı üzere; Davacı taraf ... Hizm.A.Ş.nin 66 160,23 TL alacaklı olduğu.." yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporlarının taraflara ayrı ayrı tebliğ edildiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/...-... E. ve 2020/... K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın davalı ile yaptığı iş ortaklığı ve ilan sözleşmesi gereğince, davalı sahibi olduğu ... platformunda satıcılık yapmaya başladığı, yine yapılan sözleşmeler gereği söz konusu platformdan, davalı tarafın satış sonrasında elde ettiği gelirlerin öncelikle davacı tarafa geçtiği, daha sonrasında bu ücretin satış yapan temsilciye somut olayda da davalı tarafa transfer edildiği, fakat müşterilerin iade talep etmesi sonucunda ücret iadelerinin davacı tarafça yapıldığı ve bazılarının mahsuplaşma ile kapatıldığı fakat dava konusu borcun mahsup herhangi bir borç bulunmadığı gerekçesiyle davalı taraftan tahsilinin gerçekleşmediği nedeniyle davalı tarafa takip başlattığı anlaşılmakla,
Mahkememizce bilirkişi marifetiyle yapılan ticari defter ve kayıtların incelenmesine karar verilmiş olup, usulüne uygun olarak tebliğ yapılan inceleme gününde davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmadığı dolayısıyla bu kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı taraf ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucunda açılış ve kapanışlarının kanuna uygun olarak yapıldığı, dolayısıyla sahibi lehine delil niteliği taşıdığı saptanmış olup, yapılan incelemede taraflar arasında ticari ilişkinin kesin olarak saptandığı ve davacı tarafın kayıt altına aldığı kesinleşmiş faturalar neticesinde davacı tarafın davalı taraftan alacağı bulunduğu kanaatine varılarak,
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerektiği de göz önüne alındığında mevcut alacağın en baştan beri belirlenebilir likit bir alacak olduğu ispatlandığından icra inkar tazminat talebinin kabulü ile birlikte aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya Numarası ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 3.120.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 05/05/2023 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine ara buluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/71, K. 2024/29, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama