KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/747 Esas
- Karar no
- 2024/137
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 16/12/2019
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil şirket arasında ... abone numarası ile ... Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme uyarınca davalının almış olduğu hizmet karşılığında her bir fatura dönemindeki kullanım bedelini son ödeme tarihinden önce ödeme edimi bağıtlandığını, davalı borçluya ait hattın kullanımı neticesinde fatura tutarlarına ilişkin olarak herhangi bir ödeme davalı tarafından yapılmadığı, faturalarda davalının faturadan kaynaklanan borçlarının muaccel olduğu, davalı borçlu ile borçlu birçok kez görüşme sağlandığı, herhangi bir sonuç elde edilemediği, borcun ödenmediği anlaşılarak davanın kabulüne, ... 7. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasındaki takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER
... Sözleşmesi ve fatura örneklerinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür. ... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının bir örneğinin Uyap sistemi üzerinden bir örneğinin gönderilmiş olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan fatura borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İşbu bu dava dosyası ... 12. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas ...
Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilmiş olup, Mahkememizin 16/01/2024 tarihli ara kararı ile dava konusu itibari ile dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı olduğu, davacı tarafından arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunulmadığı görüldüğünden; davacıya, arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması için süre verildiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği,
ancak verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından arabuluculuk işlemlerine ilişkin arabuculuculuk son tutanak aslının sunulmamış olduğu görülmüştür.
HMK'nun 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir." hükmü amirdir. Yine aynı madde uyarınca eksikliğin giderilmesinin mümkün olması halinde davacıya kesin süre verileceği hüküm altına alınmıştır.
19/12/2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7155 sayılı kanunun 20. maddesiyle 6102 sayılı TTK 5. maddesinden sonra gelmek üzere dava şartı olarak arabuluculuk getirildiği, söz konusu düzenleme ile "Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü amirdir.
Arabuluculuğa ilişkin esaslar ise, 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesinde “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Dava dosyasının yapılan incelemesinden; davacı tarafça, dava dilekçesinde arabuluculuk faaliyetine başvurulduğunun belirtilmediği, buna ilişkin olarak arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, dava açıldıktan sonra zorunlu arabuluculuğa başvuru yapılması tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından bu haliyle davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı açıkça anlaşıldığından; açılan davanın Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesi ile HMK'nun 115/2. maddesi hükmü gereğince, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imza Hakim · ¸e-imza
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/747, K. 2024/137, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama