KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/254 Esas
- Karar no
- 2025/432
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 03/05/2024
Karar Metni
1.145 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, davalı şirket ile ... tarihleri arasında Almanya'da düzenlenecek fuarda sergileyeceği ürünlerin taşınması, geri getirilmesi, forklift ile yükleme ve boşaltmaları, Almanya Türkiye gümrükleme hizmetleri dahil olmak üzere anlaştıklarını, müvekkilinin yüklendiği tüm işleri sorunsuz yerine getirdiğini, yapılan işler içerisinde 10 adet boş palet 400,00 Euro, 3 saat forklift ücreti 510 Euro, giriş çıkış gümrükleme işlemleri ile ilgili | 103,90 Euro, servis ve sorumluluk ücreti 258 Euro olmak üzere toplam 2.281,90Euro tutarındaki ... nolu faturayı davalı şirketin ödemediğini,
alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının vaki itirazı üzerine takibin durduğunu, başvurular arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını, davalı şirketin takip sonrası 1.053,90 Euro haricen ödeme yaptığını, kalan bakiye alacak tutarı üzerinden işbu davanın ikame edildiğini beyan ederek, takibe vaki itirazın iptalini, haksız olarak itiraz eden davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşme ile anlaşılan tutarı davacıya ödediğini, davacı tarafin icra takibine konu ettiği ancak müvekkil şirket tarafindan kabul edilmeyen, 460 Euro giriş çıkış gümrükleme bedeli, 653,90 Euro gümrük resmi, 400 Euro 10 adet boş palet bedeli, 258 Euro servis ve sorumluluk ücreti, 510 Euro 3 saat forklift çalışma bedeline ait faturayı icra takibine konu ettiğini, davacının talep ettiği ek masraflardan giriş çıkış gümrükleme bedelinin anlaşma bedeline dahil bir kalem olduğundan müvekkil şirket tarafindan kabul edilmediğini,
bir diğer ek talep olan 3 saat forklift çalışma bedelinin yine davacı tarafından bildirilen fiyat teklifinde de açıkça belirtildiğini, 258 Euro servis ve sorumluluk ücreti hakkında önceden müvekkil şirkete herhangi bir bilgi verilmediğini, müvekkili şirket tarafindan özellikle belirtilmiş olmasına rağmen bu ücretin fiyat teklifine dahil edilmediğini, davacının fazladan talepettiği alacak tutarları yönünden takibe itiraz etmekte haklı olduklarını, davacının ise huzurdaki davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, somut olayda icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasın gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 08/02/2025 tarihinde Mali Müşavir ve taşıma Uzmanı bilirkişi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca düzenlenen fatura alacağına dayanılarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu; takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki hukukî ilişki taşıma sözleşmesine dayanmaktadır. Davacı taşıyıcı, davalının Almanya’da katılacağı fuar sebebiyle Türkiye-Almanya arasında 3.400,00 EURO bedel karşılığı taşıma işini üstlenmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, sunulan mail görüntüleri ile iddia ve savunmalar kapsamında taraflar arasındaki hukukî ilişki, işin yerine getirilip getirilmediği ve kararlaştırılan ücretin ödenip ödenmediği konularında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sonradan fatura ettiği ek işlere yöneliktir. Davacı taşıyıcı, anlaşma kapsamı dışında ek işlere yönelik 2.281,90 EURO’luk fatura düzenlemiştir.
Bu fatura konusu ek işlerin gümrük hizmeti, boş palet ücreti, forklift çalışma hizmeti ve servis ve sorumluluk ücretine ilişkin olduğu açıklanmıştır. Takipte de aynı miktar talep edilmekle birlikte, davalı takipten sonra 1.053,90 EURO’luk ödeme yapmıştır. İşbu dava da bakiye kalan 1.228,00 EURO yönünden açılmıştır.
Davalı yaptığı ödemenin 400 EURO’sunun palet ücreti ve 653,90 EURO’sunun gümrük hizmetine ilişkin olduğu açıklamıştır. Buna göre dava konusu alacak bakiye kalan gümrük hizmeti, forklift hizmet bedeli ve servis ve sorumluluk ücretine ilişkindir. Taraflar arasındaki maillerin incelenmesinde davacı tarafından davalıya verilen fiyat teklifinde, gümrük hizmetinin ve 2 saat forklift hizmetinin dâhil olduğu görülmüştür.
Dolayısıyla davacının, davalıdan ek olarak gümrük hizmeti bedeli talebi yerinde değildir. Yapılan incelemede 2 saatlik forklift hizmetinin ücrete dâhil olduğu, davacının basiretli bir tacir olarak yapılacak yüklemenin ne kadar süreceğini önceden araştırarak fiyat teklifi vermesi gerektiği, davacının sözleşme kapsamı dışında verilen hizmeti ispatlayamadığı ve forklift ücretinin de sözleşme bedeline dâhil olması sebebiyle davalıdan talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Servis ve sorumluluk bedeline ilişkin 08/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda sektör teamülü gereği, bu işin fuar katılım sözleşmesine dâhil olduğu ve davacı tarafından talep edilemeyeceği tespit edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereği sözleşme bedelinin davalı tarafından ödendiği, ek hizmetlere ilişkin düzenlenen 2.281,90 EURO’luk faturanın 1.053,90 EURO’luk kısmının da davacı tarafından ödendiği ve kalan fatura bedelinin sözleşme içeriğine dâhil olması ile davacı tarafından talep edilemeyecek olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının takip başlatmakta kötü niyetli oluğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebi kabul edilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/254, K. 2025/432, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama