KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/375 Esas
- Karar no
- 2024/486
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 02/07/2024
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan “... Mah. ... Cad. No: /İstanbul" adresinde kain iş yerinde 29.12.2023 tarihinde davalı ...'ın sorumluluk sahasında gerçekleşen voltaj dalgalanması nedeniyle elektrik panosunda çıkan yangın neticesinde hasar meydana geldiğini, davalı ...'ın, gerek TBKnun 49. maddesinin.
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren. bu zararı gidermekle yükümlüdür. şeklindeki düzenlemesi gereğince ve gerek TBKnun 69. maddesinin.
Bir bina veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür... şeklindeki düzenlemesi karşısında vuku bulan hasardan mükellef olduğunun aşikar olduğunu, müvekkili şirketin, 38.125,00 TL tutarında hasar tazminatı bedelini ödemek zorunda kaldığını, yapılan ödeme müvekkil şirket Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsilini talep ettiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine, ...İcra Müdürlüğü 2024/...
E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, konuya ilişkin yapılan arabuluculuk görüşmeleri de anlaşmama ile sonuçlandığını, bunun üzerine işbu davayı açma zarureti doğduğunu bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamına karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ödenen sigorta tazminatının rücu talebine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalısına yaptığı ödeme sebebiyle halefiyet ilkesi uyarınca işbu davayı açmıştır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
Davanın görüleceği mahkeme de halefiyet ilkesi uyarınca dava dışı sigortalı ile davalının hukuki durumuna göre tespit edilir. Bu hususta dosyaya sunulan evrakların incelenmesinde dava dışı sigortalının avukat olduğu ve rizikonun meydana geldiği avukatlık ofisi olduğu görülmüştür. Avukatlar serbest meslek kazanç defteri tutmakla yükümlü olup, tacir değillerdir. İstanbul BAM 3. HD’nin 2023/1911 Esas ve 2023/2701 Karar numaralı ilamında serbest meslek kazanç defteri tutmakla yükümlü mükelleflerin tacir sayılmadığı vurgulanmıştır. İstanbul BAM 14. HD 2022/2228 Esas ve 20221835 Karar, İstanbul BAM 12. HD 2018/1226 Esas ve 2019/1451 Karar ve İstanbul BAM 13. HD 2018/983 Esas ve 2019/1233 Karar sayılı ilamlarda da avukatların tacir olmadığı belirtilmiştir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır.
Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Somut olayda da voltaj dalgalanması sebebiyle meydana gelen zararın tazmini talebinde, ayıplı hizmet söz konusudur. Dava konusu itibariyle mutlak ticari davalardan değildir. Yukarıda açıklandığı üzere dava dışı sigortalının tacir olmaması sebebiyle davanın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir. Açıklanan sebeplerle mahkememizin görevsizliğine, riziko adresinin avukatlık ofisi olması ve gelir getirici faaliyet söz konusu olması sebebiyle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Katip Hakim ... · ¸
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/375, K. 2024/486, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama