KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/700 Esas
- Karar no
- 2025/907
- Dava
- Tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Dava tarihi
- 26/11/2024
Karar Metni
2.431 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
07.10.2024 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve şerit ihlali yaparak; müvekkiline ait sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 2918 Sayılı K.T.K.nin 52/1-b hükmü gereğince kazanın oluşmasında asli ve tam kusurlu bulunduğunu, kaza sonra müvekkilinin aracında çok ağır bir hasar meydana geldiğini, onarım bedeli, rayiç bedelin %50'sini aştığını,
bu yönüyle onarılmasında ekonomik bir yarar bulunmadığını, davalı sigorta şirketi, rayiç bedel olarak 550.000,00-TL üzerinden salt 200.000,00-TL pert bedeli teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin gerçek zararının ise bu miktarın çok üstünde olması nedeniyle bu teklifin kabul edilmediğini, müvekkilinin genç yaşta yaşamış olduğu çok şiddetli kaza nedeniyle fiziksel, ruhsal ve psikolojik sarsıntılar ve günümüz enflasyonu ve karşı tarafın ekonomik gücü düşünüldüğünde manevi tazminat miktarına ilişkin taleplerinin olduğunu, davaya konu kazadan kaynaklı müvekkilinin aracının pert olduğunu,
dolayısıyla pert-total işleminin uygulanması ve yeni araç alınması işlemleri süresince müvekkilinin araçtan yoksun kaldığını, müvekkiline ait aracın aynı segment ve marka / modeli veya ona yakın araçların günlük piyasa emsal kira bedeli üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine tüm bilgi ve belgelerle birlikte 10.10.2024 tarihinde mail üzerinden başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketinin bu zamana kadar hiç bir ödeme yapmadığını, KTK m.99/1 hükmü gereğince 23.10.2024 tarihinden itibaren temerrüt başladığını beyanla.
50-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselselen tahsiline, araç mahrumiyet bedeli için 50-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile salt 2 nolu davalıdan tahsiline, 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte salt 2 nolu davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, ... Blv.
No: 78/B, 34180 .../İSTANBUL - ... ...'de bulunan davaya konu aracın bilirkişi tarafından tensip ile birlikte atanarak incelenmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları olduğunu, 02/01/2025 tarihinde davacı vekili ...'ın banka hesabına 15,754.05 -TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, kusur incelemesi yapılmasını gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avans faiz isteminin de haksız olduğunu beyanla; davanın usulden ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ...'nin ...
Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirket çalışanının bir sürücü olarak trafik kurallarına uygun sürüş eylemini yerine getirdiğini, ancak elinde olmayan sebeplerle davaya konu kazanın meydana geldiğini, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının araç mahrumiyet bedeli isteyemeyeceğine ilişkin savunmaları saklı kalmak kaydı ile davacı tarafın sadece ve sadece araç kiralama bedeli talep edebileceğini, bu talebi içinde hem kiralama sözleşmesi hemde kiralamaya ilişkin fatura sunması gerektiğini,
manevi tazminata hükmedilebilmesi için ya ortada cismani bir zarar olacak ya da kişilik hakları açıkça ve hukuka aykırı şekilde tecavüze uğramış olacağını, bu bilgilerle davaya konu olayda, mahiyeti itibariyle şahsiyet haklarına tecavüzün söz konusu olmadığı/ olamayacağını beyanla; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Sigortaya başvuru yapıldığına ilişkin dilekçe örneği ve mail görüntüsü, savcılık ifade tutanak örnekleri, arabuluculuk son tutanak örneği, kaza tespit tutanağı örneği, kaza fotoğrafları, plaka kayıtları, hasar dosyası, kasko poliçesi örneği, Noterler Birliği müzekkere cevabı, SGK müzekkere cevabı, ... Emniyet Müdürlüğü müzekkere cevabı, ... Devlet Hastanesi müzekkere cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 15/01/2025 tarihli celsesinin 10 nolu ara kararı gereğince dosya ve davaya konu araç üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 19/06/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Söz konusu kazanın oluşumunda, davalı ...'nin ... San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. kasko sigortalısı ... plakalı araç ve sürücüsü dava dışı sürücü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu,
Davacı tarafın ... plakalı aracında meydana gelen hasar nedeniyle pert/total olarak değerlendirilmesi gerektiği, oluşan tazminatın, kazadan önceki halindeki rayiç bedeli olan ortalama 500.000 TL'den mahsup edilecek olan 225.000 TL sovtaj/hurda bedeli sonrası bakiye 275.000 TL olduğu,
Davalı tarafa ait ... Plakalı araç 07.10.2024 kaza tarihi itibariyle ... Sigorta nezdinde 200.000,00 TL maddi araç başı teminat limitiyle ZMSS ile ve davalı ... Sigorta nezdinde 2.000,000,00 TL teminat limitiyle İMM(İhtiyari Mali Mesuliyet) Sigortası ile sigortalı olduğu,
Dava konusu kazadan dolayı kusurlu olarak kazaya karışan ... Plakalı aracın ZMSS şirketi tarafından 07.01.2025 tarihinde ZMSS teminat ve limit kapsamında 200.000,00 TL ve İMM sigortacısı davalı ... Sigorta tarafından 02.01.2025 tarihinde 15.754,05 TL maddi tazminat ödendiği ve bakiye maddi zarar bedeli 59.245,95 TL olarak hesaplandığı,
Davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedeli gibi dolaylı zararlar ZMSS teminat kapsamında olmayan zarar bedellerinden olduğu, İMM Sigortası ZMSS teminat kapsamında olan ve limitin tükenmesi halinde devreye gireceğinden davalı İMM sigortacısı ... Sigorta'nında araç mahrumiyet bedeli yönünden İMM Genel ve Özel şartları gereği sorumlu olmayacağı,
Davalı ... Sigorta tarafından tanzim edilen İMM ek teminatında azami 500.000,00 TL manevi tazminat teminat limiti bulunduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacılar vekilinin 07/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile 50,00 TL olarak talep edilen hasar bedeli alacağını 59.245,95 TL'ye artırdığı, araç mahrumiyet bedeli talebini 16.500,00 TL'ye artırdığı, tamamlama harcının yatırıldığı, talep artırım dilekçesinin bir örneğinin davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
Somut olayda, 07.10.2024 tarihinde davacı tarafa ait ... Plakalı aracın sürücü ... idaresinde seyri sırasında davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile ve İMM Ek teminatlı Genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalı ... Plakalı aracın sürücü ... idaresinde seyri sırasında çarpışmaları sonucu meydana gelen kazadan dolayı davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafa ait ... Plakalı araçta oluşan pert hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli, manevi tazminat bedeli ve temerrüt faiz talebi karşı araç maliki ve İMM ek teminatı sunan sigorta şirketinden talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu kazanın oluşumunda, davalı ...'nin ... San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı, diğer davalı ...
Sigorta A.Ş. kasko sigortalısı ... plakalı araç ve sürücüsü dava dışı sürücü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğunun değerlendirildiği; davacı tarafın ... plakalı aracında meydana gelen hasar nedeniyle pert/total olarak değerlendirilmesi gerektiği, oluşan tazminatın, kazadan önceki halindeki rayiç bedeli olan ortalama 500.000 TL'den mahsup edilecek olan 225.000 TL sovtaj/hurda bedeli sonrası bakiye 275.000 TL olduğunun teknik bilirkişi tarafından tespit edildiği; davalı tarafa ait ...
Plakalı araç 07.10.2024 kaza tarihi itibariyle ... Sigorta nezdinde 200.000,00 TL maddi araç başı teminat limitiyle ZMSS ile ve davalı ... Sigorta nezdinde 2.000,000,00 TL teminat limitiyle İMM(İhtiyari Mali Mesuliyet) Sigortası ile sigortalı olduğu, dava konusu kazadan dolayı kusurlu olarak kazaya karışan ... Plakalı aracın ZMSS şirketi tarafından 07.01.2025 tarihinde ZMSS teminat ve limit kapsamında 200.000,00 TL ve İMM sigortacısı davalı ...
Sigorta tarafından 02.01.2025 tarihinde 15.754,05 TL maddi tazminat ödendiği ve bakiye maddi zarar bedelinin 59.245,95 TL olarak hesaplandığı, Davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedeli gibi dolaylı zararlar ZMSS teminat kapsamında olmayan zarar bedellerinden olduğu, İMM Sigortası ZMSS teminat kapsamında olan ve limitin tükenmesi halinde devreye gireceğinden davalı İMM sigortacısı ...
Sigorta'nında araç mahrumiyet bedeli yönünden İMM Genel ve Özel şartları gereği sorumlu olmayacağı bilirkişi raporu ile de sabit olup, bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve davacı vekilinin 07/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesi doğrultusunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 59.245,95-TL hasar bedeli tazminatının davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 23/10/2024 tarihinden; davalı ...'nin ...
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden kaza tarihi olan 07/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 16.500,00-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 07/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nin ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine dair maddi tazminat talepleri yönünden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda ayrıca davacılar uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Buna göre manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyuan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir.
Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır.
Manevi tazminatının miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23/06/2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; 'Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir.
Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değiltir.
Burada amaçlanan sadece ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir.
Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla; caydırıcı olabilmektir.' denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır.
Davaya konu somut olay, anılan yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu araçla çarpma olayının davalı ...'nin ... San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. kasko sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile gerçekleştiği, davacı ...'nin kusursuz olduğu, ayrıca davaya konu kazanın oluş şekli, ...
Devlet Hastanesi tedavi kayıtları, kaza tarihi, tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kazanın davacı üzerinde yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınmış, taleple bağlı kalınarak davalı ...'nin ... San. ve Tic.
A.Ş. yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile 15.000,00-TL manevi tazminatın 07/10/2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nin ... San. ve Tic. A.Ş.'nden alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 2021/1765 Esas 2024/1668 Karar sayılı ilamında "...Davacı tarafından sunulan fatura içeriğine göre yapılan ekspertiz giderinin ve otoparktan servise çekim ücretinin kusur oranında davalı tarafa yükletilmemesi doğru olmamıştır.
(Benzer Yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07/03/2016 tarih, 2015/14634 Esas ve 2016/2848 Karar sayılı kararı)..." şeklindeki kararı da nazara alınarak davacı tarafça talep edilen 18.000,00 TL ekspertiz gideri ve 10.800 TL çekici ücretinin kusur oranı dikkate alınarak davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın otopark ücreti talebi yönünden ise dava tarihinde ya da öncesine ilişkin sunulan belgenin bulunmaması, talebe ilişkin sunulan faturaların ise dava tarihinden sonrasına yönelik olması sebebiyle ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu kanaatine varıldığından otopark ücreti talebi yönünden tespit yapılmamıştır.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14).
Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2024/... sayılı dosyasından arabulucuya 3.800,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş,
davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek arabuluculuk giderlerinin sorumlulukları dahilinde davalılar aleyhine yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI (MADDİ TAZMİNAT)
427,60 TL BAŞVURMA HARCI 427,60 TL PEŞİN HARÇ 427,60 TL PEŞİN HARÇ 427,60 TL TAMAMLAMA HARCI 60,80 TL VEKALET HARCI + 4.319,00 TL EKSİK HARÇ 10.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 5.174,20 TL KARAR VE İLAM HARCI 261,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 427,60 TL TAMAMLAMA HARCI
11.604,60 TL TOPLAM
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/700, K. 2025/907, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama